Şevket Dağ Hayatı Sanatı Taploları


Şevket Dağ

1875- 1944 Türk ressam ve milletvekili.

Şevket Dağ'ın ailesi Kafkasya’dan göç eden bir ailedir.  Babası, deniz önyüzbaşılarından Çerkez İsmail Kaptan'dır.

İstanbul'un Küçük Mustafa Mahallesinde doğmuştur. 1875. Kimi kaynaklara göre doğum tarihi, 1876 veya 1874 olarak gösterilmektedir. [1] İlköğrenimini Hacı Ferhat Okulu'nda, orta öğrenimini ise Dar-ül Muallimin'de (İstanbul Öğretmen Okulu) tamamladı. [2] Unkapanı’da gemi ve harita resimleri çizen Halk ressamı Emin Baba sayesinde resim sanatına karşı ilgisi ortaya çıktı.[3]

Harb okulları, Galatasaray Lisesi, Darüşşafaka Liselerinde öğretim veren ilk Fransız ressam öğretmenleri ve Fransa’ya gönderilen öğrencilerimizden resim sanatına ilgi duyarak resim öğrenimi görüp gelen, Primitif ressamlarımız Tanzimat’tan sonra resim sanatını ülkemize kazandırmaya başlamışlardı. Bu ressamlarımızın öğretim verdiği Askeri liseler, harp okulları, Darüşşafaka, ve Galatasaray liselerinden sonra 3 Mart 1883’de eğitime başlayan Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi, Türk resim sanatına yeni bir yön kazandırmıştı. [4] Ressam Şevket Dağ ise işte bu okulun verdiği ilk mezunlardan birisidir. Şevket Dağ çoğunluğu azınlıklardan seçilen ve ilk yıl sadece 20 öğrenci alınan bu okula yetenek sınavını kazanarak girdi.

Resim sanatını ise Osman Hamdi Bey'in öğretmenlik yaptığı 1883 yılında açılan Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’sinden (İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi)  Osman Hamdi Bey ve Valeri'nin öğrencisi [5] olarak mezun oldu. 1897 Karakalem hocası Zarzecki, yağlıboya hocası ise Valery idi. Şevket Dağ Sany-i nefise okulunda öğrenci iken okulun amiri Osman Hamdi Bey idi. Şevket Dağ 1897 yılında bu okulu birincilikle bitirmişti. [6]

Okul arkadaşlarından bazıları ise şunlardı:  İbrahim Çall , Celal Esat Erseven, Sami Yetik' ,  Ali Sami Boyar,  Hikmet Onat ve Hüseyin Avni Lifij ...[7] Şevket Dağ ,Hüseyin Avni Lifij,ve  Namık İsmail   ile birlikte Sanayi-i Nefise Mektebi’nden mezun olan  Çerkez kökenli ressamlardan biri oldu.

 

Osman Hamdi Bey ve Valeri' den klasik- akademik çizgide bir resim eğitimi aldığı artık bu günlerde Eski Şark Eserleri Müzesi olarak kullanılan binadaki eğitimi ardından 1897 yılında, 21 yaşındayken Sanayi-i Nefise Mektebi Âli’si resim şubesinden mezun olmuştu. [8]

Bir süre Evkaf'ta memur olduktan sonra, 1902 yılında başlayan ve yirmi üç yıl süren resim öğretmenliğine Mahmudiye Rüştiyesi'nde başladı. [9]

Sırasıyla Galata, Nişantaşı, Aksaray, Feriköy, Koca Reşit Paşa ve Kadıköy Numune Okulları ile Vefa, Nişantaşı ve Galatasaray Lisesi'nde çalıştı. Dar-ül Muallimin'de (İstanbul Öğretmen Okulu) resim öğretmeniyken 1918 , Malik Aksel 'in, Galatasaray Lisesi'nde ressam   Fikret Muallâ 'nın hocası oldu.

Fikret Muallâ, Şevket Dağ ile ilgili olarak anılarında şunları söylemiştir: "Pehlivan yapılı, zarif, iri gözlü ve pos bıyıklı idi. İlk dersimize girdiğinde; cebinden üç kurşunkalem ile bir çakı çıkarttı. Kurşunkalemin nasıl açılacağını ilk ders olarak gösterdi. Şevket Bey her konunun alfabesinden başlayan bir eğitimciydi." diye bahseder.[10]

Bundan sonra Evkafta (vakıflarda) küçük bir memuriyetle görevine başlamış, ardından Galatasaray Sultanisi’nde resim öğretmeni olarak çalışmış ve kendisi de resim yapan okulun müdürü  Tevfik Fikret’in  takdirini kazanmıştı. Bu okulun Beyoğlu'ndaki binası bir yangında yanmış okul Beylerbeyi'ne taşınmış, ülkenin en seçkin okulu eğitim disiplin vb yönlerinden de içler acısı bir hale düşmüştü.  Tevfik Fikret, eski binanın yeniden inşasını çok kısa sürede tamamlatıp disiplini sağlayarak okulu eski haline getirmeyi başarmış, okula bir de resim atölyesi açmıştı. Bu atölyenin sorumlusu da Şevket Dağ olmuştu.  Yine Özsezgin’in aktardığına göre Şevket Dağ, öğrencilerine doğadan resim çalışma alışkanlığını kazandırmakta etkili olmuştur. Daha sonra Dar’ ül- Muallimin (İstanbul Öğretmen Okulu)’de resim öğretmeni olmuş ve burada bir resim atölyesi kurmuştur.

Türk resminden söz eden hemen her eserde Şevket Dağ'ın adının anılmasına rağmen hayatı ve sanatı hakkında detaylı araştırmalar yapılmamıştır. Şevket Dağ ile ilgili olarak başlıca kaynaklar Taha Toros ve Malik Aksel'in çalışmaları ile Hatiçe Şimsek'in yaptığı tez çalışmaları ile birkaç kaynaktan oluşmuştur.

1909 yılında Mehmet Ruhi Arel'in Şehzadebaşı’ndaki evini mekân olarak seçerek toplanan dönemin sanatçılarıyla kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Şevket Bey 1909 Münih Sergisi'nde altın madalya kazanmış,

 1919 yılında arkadaşları İbrahim Çallı ve Hikmet Onat'la birlikte Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'ni kurdu. Bu cemiyet Şehzade Abdülmecid Efendi'nin de maddi desteği ve Ressam Ruhi’ Arel'in önerisiyle çoğunluğu Sanayi-i Nefise Mektebi mezunu  Sami Yetik Şevket Dağ     İbrahim Çallı , Agah Bey, Mehmet Ruhi Arel, Ahmet Ziya Akbulut , Halil Paşa, Hüseyin Zekai Paşa, Nazmi Ziya Güran,   Hüseyin Avni Lifij Feyhaman Duran Mehmet Ali Laga  gibi ressamlar tarafından oluşmuştu.

 Bu cemiyet ressamların kurduğu ilk cemiyet olarak tarihe geçmiştir. Cemiyet'in 11 Mart 1920 tarihli ilk toplantısında şu kararlar alındı:

Türk Ressamlar Cemiyeti'nin İlk Toplantı Tutanağı.

Şevket Dağ'ın "Palet" İmzası

  1. Veliaht-ı Saltanat (Geleceğin padişahı) Abdulmecit Efendi'ye Cemiyet'in kurulduğunu bildiren bir mektup yazılması,
  2. Eserleri ile tanınan meslektaşlara da bilgi verilmesi,
  3. Kurucu üyelerden Şevket Dağ'ın genel sekreterliğe seçilmesi,
  4. Cemiyete mahsus etiketli zarf ve kâğıt bastırılması.

Ressamlar cemiyeti daha sonra bir gazete de yayımlamaya başlamış ve Galatasaray Lisesi salonlarında sergiler açmıştı. Bu gazete ve sergilerde Şevket Dağ'ın eserleri de bulunuyordu.

1914 yılında Harbiye Nazırı olan Enver Paşa, kahramanlık ve savaş konulu resimler yapmaları için Şişli ‘de bir atölyeye tahsis edip ressamları görevlendirmişti. Şişli’deki bu atölyede 1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri):   İbrahim ÇallıFeyhaman Duran  ,  Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail ,  Hüseyin Avni Lifiç,  Sami Yetik',    Mehmet Ruhi Arel, Ali Sami Boyar gibi ressamlara bu konuda resimler de yaptı. [11]

1916 yılından itibaren her yıl düzenlenen "Galatasaray Sergileri" ile 1939 yılında gerçekleşen ilk "Devlet Resim Heykel Sergisi"ne katıldı. Şevket Dağ  daha çok "Enteriyör" (iç mekân) resim türü ile uğraşıyordu.  Cumhuriyet sonrasında yaşanan "Modernleşme" hareketine tepki duysa da, 1920'lerden sonra "izlenimci" (Empresyonist) bir ressam olma yoluna girmişti. Bu nedenle kendisi de 1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri):   İbrahim ÇallıFeyhaman Duran  ,  Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail ,  Hüseyin Avni Lifiç,  Sami Yetik',   Şevket Dağ,  Mehmet Ruhi Arel, Ali Sami Boyar gibi Çallı Kuşağı ressamları arasına katılmıştı.

Atatürk'ün gözüne girmeyi de başaran Şevket Dağ Konya ve Siirt milletvekili olarak parlamentoya da girmiştir. 1938 yılındaki Galatasaray Lisesi Resim sergisini milletvekili ressam sıfatıyla açmıştır.

Zaman zaman eleştirilere de maruz kalan sanatçının resimlerine en keskin eleştiriyi, dönemin genç kuşak ressamlarından cumhuriyet sonrası "Modern Resim" anlayışını savunan Eşref Üren'den aldı:

1927 yılında Japonya'dan Türkiye'ye (Şuin Natyo) adında ünlü bir ressam geld

 “Güzel Sanatlar Akademisi'ni, Galatasaray Lisesi'ni de ziyaret ederek, buradaki resim öğretmenleri ile görüştü. Bu arada ressam Şevket Bey'le tanıştı. Onun cami resimlerindeki ustalığına hayran oldu. Hatta Şevket Bey'i Japonya'ya davet etti.”[12]

"Şevket Dağ Türkiye'de öteden beri ev içi ressamı olarak tanınır. Fakat Fransız'ların bu alanda eserler vermiş Bonnard, Edouard Vuillard (1868–1940)'ından ne kadar uzak. Enteriyör'ler havasız ve içindeki figürler eğreti." Bu eleştiri ile ilgili, Darülmuallimin'de Şevket Dağ'ın öğrenciliğini yapan Malik Aksel "Sanat Hayatı" adlı kitabında onun ağzından "Kuşak çatışmasının yansımasıdır" der.

1933'te Paris'te "Salon des Artistes Français" de üç tablosu sergilenmiş, büyük takdir kazanmıştır.

Atatürk'ün sezişi ve takdiri ile -bir abideler şehri olan- Konya'dan milletvekili seçildi. Bir devre açıkta kalan Şevket Bey, İnönü'nün önerisi ile ikinci kez milletvekili oldu. Bu defa doğuda Siirt'i temsil ediyordu.

5.dönem Konya ve 6. dönem Siirt milletvekilliği de yapan sanatçı, 23 Mayıs 1944 yılında Siirt milletvekili iken vapurda geçirdiği kalp krizi ile hayata veda etmiştir.

   

Şevket Dağ,Türbe Kapısı                                                                        Şevket Dağ, 1917 Harem Dairesi                                                                

 SANATÇI KİŞİLİĞİ     

Şevket Dağ, Türk resim sanatında asker ressamlar kuşağının yetiştirdiği ilk sivil kuşak ressamlarımız arasındadır. Şevket Dağ, yetişme ve sanat ortamının yetersizliğine rağmen kendine özgü bir resim üslubu oluşturmayı başaran Türk resim sanatında kendine yer edinen ressamlarımızdan biridir. 

Türk resim sanatının 1914 kuşağı denilen ressamları içerisindedir. “Şevket Dağ, "Enteriyör" resim türünü kapsamlı olarak işleyen ilk sanatçıdır.” İç mekân ve camilerle ilgili yaptığı resimlerin pek çoğu küçük ebatlıdır. İç mekân resimleri dışında peyzajlar da yapmıştır. Peyzajları ve iç mekân resimlerinde genellikle izlenimci bir ressam olma özelliği taşır. Işık ve gölgelere önem vermiş, iç mekân resimlerinde tarihi öğeleri vurgulamaya veya betimlemeye özel önem vermiştir. Eserlerinde hiç bir yabancı etkinin izlerini hissettirmeyen sanatçının resimlerinde tamamen milli karakterlerle çizilmiş resim teknikleri vardır. Ressamın resimlerinin listesini veren Hatice Şimşek, ressamın hayatı ve sanatı hakkında yaptığı Yüksek lisans tezi çalışmasında onun 124 resminin adını sıralamıştır

Şevket Dağ, iç mekan ve “cami ressamı” olarak ün saldı. Bu “mahalli” ve “dini” bir ressam olarak görüldü. Tekniğiyle klasik geleneğe bağlı olmakla birlikte, cami pencereleri,  cami minberleri, cami avluları, eyvanları veya taç kapıların resimlerini yaptı.  “Şevket Dağ’daki cami konusuna eğilim, bir eski yapı hayranlığından çok, görsel bir içgüdünün, yöresel bir kültür beğenisinin ürünüdür. Cami içlerine pencerelerden sızan ışığın dinsel etkisi, bu bakımdan sanatçının resimlerinde belirgin bir anlam kazanmıştır.”  “Şevket Dağ dikkatini salt cami konusu üstünde yoğunlaştırmış, bu yolda kaba bir betimlemeciliği ve gösterici bir kolaylığı aşarak, Türkiye’de “enteryör” ressamlığının başlatıcısı olmuştur.”

 

KAYNAKÇA

 

  • [1] Taha Toros, web.archive.org/web/20080418094002/http://www.antikalar.com/v2/konuk/
  • [2] Türk Ansiklopedisi, Şevket Dağ Maddesi, MEB ,C12,shf 179,Ank., 1964
  • [3] https://www.kulturportali.gov.tr/portal/sevket-dag
  • [4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/turk-ressamlar/primitif-ressamlarimiz-ve-ozellikleri/2029
  • [5] https://edebiyatvesanatakademisi.com/turk-ressamlar/osman-hamdi-bey-hayati-ve-taplolari/2066
  • [6] Hatice Şimşek, Şevket Dağ (hayatı, eserleri ve sanat anlayışı),Marmara Üvrs. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, shf, 27, İstanb. 2007)
  • [7] Hatice Şimşek, Şevket Dağ (hayatı, eserleri ve sanat anlayışı),Marmara Üvvrs. Türkiyat Araştırmaları Enstistüsü, Yüksek Lisans Tezi, shf, 12, İstanb. 2007
  • [8] rehberim.net/forum/sanat-425/72294-sevket-dag-1876-1)
  • [9] Ankara Resim ve Heykel Müzesi / Editör Zeynep Yasa-Yaman, Fotoğraflar: Sıtkı Fırat, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2012
  • [10] https://www.uyurgezer.net
  • [11] https://edebiyatvesanatakademisi.com/turk-ressamlar/hikmet-onat-hayati-resim-sanati-ve-taplolari/2035
  • [12] Taha Toros, web.archive.org/web/20080418094002/http://www.antikalar.com/v2/konuk/
sevket dag
Şevket Dağ                                                                            Şevket Dağ
       
Şevket Dağ
                                                                                      Şevket Dağ,   Göksu  ve namazgah taşı, Şevket Dağ

Rumelihisarı ve boğaz- Şevket Dağ

LGİ DUYABİLECEĞİNİZ  LİNKLER

1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri):   İbrahim ÇallıFeyhaman Duran  ,  Hikmet Onat Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail ,  Hüseyin Avni Lifiç,  Sami Yetik',   Şevket Dağ,  Mehmet Ruhi Arel, Ali Sami Boyar

 Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği kurucuları :   Refik Epikman ,  Cevat Dereli  ,  Şeref Akdik , Mahmut Cûda,  Nurullah Berk  Hale Asaf , Ali Avni Çelebi  ,  Zeki Kocamemi  Muhittin Sebati  , Ratip Aşir AcudoğlU

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış