"Böyle Buyurdu Zerdüşt" Nietzsche Hakkında ve Eserden Alıntılar

Ekleyen : ESA , 12 Mart 2015 Perşembe aaa Beğen

 

"Böyle Buyurdu Zerdüşt" Nietzsche Hakkında ve Eserden Alıntılar

 
Yazıda, "Böyle Buyurdu Zerdüşt" Nietzsche adlı eserin hakkında bilgiler verilecek,  "Böyle Buyurdu Zerdüşt" Nietzsche adlı eserin özeti,  konusu, , ana fikri, kısa tahlili yapılacak; Böyle Buyurdu Zerdüşt" adlı eserden alıntılar verilecek, yazar " Nietzsche hayatı hakkında bilgiler verilecek, eser ve yazarı hakkında yorumlar yapılacaktır.
 
"Yazılarımın içinde Zerdüşt'ün ayrı bir yeri vardır. Onunla insanlığa şimdiye dek verilen en büyük armağanı sundum. Binyılları aşan sesiyle Zerdüşt yazılmış en yüce kitap, gerçekten yüksekler kitabı olduğu gibi - insan denen olguyu uçurumlar boyu aşağısında bırakmıştır - hem de kitapların en derini, doğrunun en derin hazinelerinden doğmuş olanıdır; bir tükenmez kuyudur, içine daldırılan kova ancak altın dolu, iyilik dolu olarak çıkar'”Friedrich Nietzsche
 
Friedrich Nietzsche’nin   (1883–1885). Edebiyat ve  felsefe  konulu belli bir türe ve kategoriye konulamayan bir kitabıdır. Nietzsche’nin kendisi dahi bu eseri belli bir yere koyamamış,  kitabı : "yazılmış  en derin" eser olarak tanımlamıştır.[1]
Eser dört  bölüme ayrılır. Her bölümde değişik insan davranışları  ele alınmış eser  toplam 83 başlık altında yazılmıştır. Nietzsche eserinin  ilk iki kısmını 1883'te, üçüncü kısmını 1884'te, dördüncü ve son bölümünü ise 1885'te kaleme almıştır.[2]
 
Eser, birçok farklı konu ve tarzı ihtiva etmiş Nietzsche'nin felsefî görüşlerine yer veren bir kitap olarak kabul görmüş ve pek çok eleştiri almıştır.   Nietzsche  bu kitabında şiirsel bir üslupla felsefi meseleleri kendi felsefi düşüncelerini ve kavramlarını dile getirmiştir.
 
Nietzsche’nin varoluşçu felsefesini dile getiren eser sadece konu ve düşünceleri sırlamak için yazılmamış yazar bu eserinde “ yeni düşünceleri yeni söyleyişlerle dile getirme “ düşüncesi ile hareket ederek eserinde farklı bir ifade ve üslup oluşturmaya çalışmış; “Böyle Buyurdu Zerdüşt”, felsefeye ve anlatıma yeni bir tarz getirmek amacıyla yazılmıştır.   Bu eserinde şiir, düzyazı veya şiir ile düzyazı karışımı farklı bir söylem kullanan yazar, anlatmak istediği konuyu, benzetmeler ya da imalar kullanarak aktarmıştır. Bazı bölümler şiirden çok düzyazıya, bazı bölümler ise düz yazıdan çok şiire yaklaşır. Fakat eserin bütünlüğünde şiir niteliği ağır basar.   Bu eserini bir şiir uyumu içinde ve dil bilgisi kurallarını bir yana iterek, aforizmalar şeklinde yazmış;   cümlelerini imalarla, alaycı  ve iğneleyici ipuçları ile doldurmuştur.
 
Zerdüşt, Nietzsche felsefesinin ana yapıtıdır. Nietzsche bu eserini e “Yazılmış en yüce kitap, insanlığa şimdiye dek verilen en büyük armağan” [3]olarak tanımlarken eserindeki anlatımı da kast etmiş olmaktadır.
 
“Kitap “Üstinsan” ve “Bengi dönüş” kavramları üzerine kuruludur. Zerdüşt herhangi bir topluma ya da herhangi bir çoğula hitap etmekten ziyade, tekil olarak sadece insanı ele alır. Bu yönüyle bir psikologdur. Ona göre kişinin en büyük düşmanı, yine kendisidir. İnsana hedef olarak “Üstinsan” ı gösterir. Bu kavram üstün ırk ya da herhangi bir çoğulu anlatan bir kavram değildir[4] İnsanı, hayvan ile Üstinsan arasında gerili bir ipolarak tanımlayan Zerdüşt, kişinin sürekli olarak “Üstinsan” a doğru kendisini aşması gerektiğini söyler. Fakat kişinin kendisini aşması için, ilk önce insanın aşılması gereken bir şey olduğunu kabul etmesi gerekir. Başka bir deyişle yükselmek için, önce alçakta olduğunu kabul etmesi gerekir. Bu nedenle  insan kavramını alçaltarak, sadece ‘Üstinsan’a giden bir köprü’ olduğunu savunur. Üstinsan’ın var olma sebebi ise; insanın kendisini aşmasının, farkına varmasının gereğidir.”[5]
 
 
Eserin Önsözü  

Nietzsche, “Beni ancak geleceğin, bir yüzyıl sonrasının insanı anlayacaktır’ derken, etkisinin de ne denli geniş olacağının farkında mıydı?
Böyle Buyurdu Zerdüşt, Nietzsche’in en temel düşüncelerinden biri olan “bengi dönüş” kavramı üzerine kurulmuştur. Her insanın yaşamının baştan sona belirlenmiş bir bütün olduğunu, İnsanın yaşamını bütünlüğü içinde, olduğu gibi kabullenirse büyük bir özgürlük kazanacağını ileri süren Nietzsche’ye göre bu noktaya ulaşmış İnsan “üstinsan” olacaktır. Bu kitapta Nietzsche, hitap üslubunu ve monologları ustaca kullanması sayesinde düşüncelerini ve kurguladığı “üstinsan” kavramını başarıyla verebilmiştir.
Felsefeyi sistematik ve rasyonel düşünme etkinliği olarak tanımlamak, bu tanım çerçevesinde Nietzsche’yi anlamaya çalışmak çabasını zora sokabilir. Yapıtlarındaki tarzı ve belli bir yazın sistematiği olmayışı, Nietzsche’yi felsefe tarihinde Özgün bir yere koymaktadır.... Nietzsche, Batı felsefesi geleneklerinin, değişmeyen töz arayışlarının “Nihilizmle sonuçlandığını ifade eder. Metafizik geleneğinin varlık oluş ayrımı; dünya reel dünya; numen fenomen gibi şekillerle işlenegelmiştir; fakat metafizik düşünce ekolleri, insanlığı “Nihilizm”e taşımışlardır. Nietzsche kendi felsefesini bu noktaya koyar. [6]
 
Nietzsche’nin  Hayatı
15 Ekim 1844′te bir Alman kasabası olan Röcken’de dünyaya gelen Nietzsche, Lutherci Protestan, dindar bir ailenin çocuğuydu. Küçük yaşta babasını kaybedince annesi ve kız kardeşiyle ilköğretimini göreceği Noumburg’a yerleşti. Daha sonra 1858′dc burs kazanarak gittiği Protestan Yatılı Okulu Schulpfortay’da üstün başarı göstererek eski Yunan ve Roma Klasikleri üzerine temel bir eğitim aldı. 1864′te aile geleneği gereği papaz olmak üzere Bonn Üniversitesi’ne gitti; ama burada filoloji bilgini Friedrich Wilhelm Ritschi’in etkisiyle klasik eserlere ilgi duydu. Burada müzikle de uğraşan Nietzsche kompozisyon çalışmalarının ardından 1868′de Prusya Ordusu’nda askerlik yaptı. Ancak çeşitli nedenlerle bu görevinden alındı. Aynı yıl Basel Üniversitesi’nde filoloji profesörü olarak çalışmaya başladı. Bu yıllarda Arthur Schopenhauer’in Felsefesini derinlemesine inceledi. Ertesi yıl İsviçre vatandaşı oldu ve FransaPrusya savaşında gönüllü olarak cepheye gitti; fakat dizanteri ve difteriye yakalanınca Basel’e geri döndü. Sağlığının giderek bozulması sebebiyle 1879′da görevinden ayrıldı. Bundan sonraki son on yılını yalnız, fakat yogim bir düşünsel çaba içinde geçirdi. Klasik filolojiden tümüyle uzaklaşıp kendini felsefeye vermesi ve bunun yaşamında kısa ama yoğun bir şekilde yer alması, başyapıtı olan Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü yazmasını sağladı. Bu yapıtta, daha sonra ustalığım kanıtladığı “aforizma üslubunu” geliştirdi. ( Kitabın önsözünden ) [7]
 
ESERDEN ALINTILAR
1
Ölüm Öğütleyenler Hakkında
Ölüm öğütleyenler vardır. Dünya, hayattan çekilmelerini önerdiğimiz böyleleriyle
doludur. İşte böyle gereksiz insanlarla doludur dünya. Bu fazlalar yüzünden hayat
bozulmuştur. Bunları "sonsuz hayat" sözleriyle kandırıp bu dünyadan ayırmak gerek
Ölüm öğütleyenlere sarı veya kara diyorlar. Fakat ben onları size başka renklerde de
göstermek istiyorum.
İşte içlerinde vahşi hayvan taşıyan, keyfetmek ve kendini yemekten başka bir şey
yapamayan korkunçlar. Onların keyifleri de, bir kendini yemedir. Bu korkunçlar daha
insan bile olamamışlardır. Varsın ölüm vaat etsinler ve kendileri de göçsünler.
İşte ruhu veremliler: Daha doğmadan, ölmeye başlarlar ve yorgunluktan bir tarafa
çekilip kendi kendine özlem çekerler. Onlar ölmeyi istiyorlar. Bizim de onların bu
arzusunu onaylamamız gerekir. Bu ölüleri diriltmekten ve bu canlı tabutları
zedelemekten sakınalım.
Karşılarına bir hasta, bir ihtiyar, bir cenaze çıksa hemen "hayat boştur" derler. Fakat
kendileri ve varlığın yalnız bir yüzünü gören gözleri boştur.
Yoğun bir kedere bürünmüş ve ölüm getirecek küçük rastlantılara inanıp böyle
beklerler ve dişlerini gıcırdatırlar. Yahut şekerlemelerine uzanırlar ve çocuklarıyla alay
ederler: Bir saman çöpü gibi olan hayatlarına asılırlar. Ve bir saman çöpüne asılı
durmakla alay ederler.
Onların hikmeti şudur : "Yaşamak isteyen delidir. İşte biz bu kadar deliyiz ve hayatta en
büyük delilik budur."
"Hayat yalnız acıdır" ; Bazıları böyle derler ve bu yalan değildir.
Öyleyse bu hayatın bitmesine çalışın. Öyleyse yalnız acı olan bu hayatın bitmesine
çalışın.
Erdemleri onların şu öğüdü vermelidir: "Sen kendini öldürmelisin. Sen kendini bu
hayattan çekmelisin."
Ölüm öğütleyenlerden bazıları, "Şehvet günahtır" derler. "bırakın kenara çekilelim ve
çocuk yapmayalım."
Bazıları da: "Doğurmak güçtür," derler. Ve niye doğurmalı? "Bütün doğanlar mutsuz
oluyorlar" Bunlar da ölüm öğütçülerdir.
Yine bir kısımları: "Acımak gerek. Neyim varsa alın. Ben ne isem alın ki hayata daha az
bağlanayım." der.
Fakat tam merhametli olsalardı en yakınlarını hayattan bıktırırlardı. Kötü olmak,
- "Ben uyurken tanrının biri benden gizlice bir şey mi çaldı ne? Evet, kendine bir kadıncık yapmaya yetecek kadar! Şaşılacak bir yetersizliği var kaburgalarımın." Böyle demiştir bugünün kişileri. (s. 147)
- Biraz şehvet, biraz can sıkıntısı: şimdiye dek en iyi düşünenleri bunlar olmuştur. (s. 154)
- İnan bana, dostum Cehennem gürültüsü! En büyük olaylar, en şamatalı saatlerimiz değil, en sessiz saatlerimizdir. (s. 157)
- Geçmişi kurtarmak ve her "böyle idi"yi "böyle istedime çevirmek, - kurtarma diye buna derim ben! (s. 166)
- Öc şudur, evet, yalnız şu: istemin, zamanda ve zamanının "böyle idi" den tiksinmesi... Hiçbir eylem yok edilmez: ceza ile nasıl yok edilsin! Varlık cezasında sonrasız olan şudur, şu: varlık, sonrasıza hep eylem ve suç olmak zorundadır! (s. 167)
- İnsanlar arasında yaşamak güçtür, susmak çok güçtür de ondan, - hele geveze bir için." (s. 168)
- Benim alnıma böyle yazılmış, ben tedbirsiz olmak zorundayım... Hayatı seyretmenin güzel olması için, hayat oyununu iyi oynamak gerekir; ama bunun için de iyi oyuncular ister. (s. 170)
- Ve gerçek erdem, kendini farketmiyen erdemse, -tamam, büyüklenen kişi de alçak gönüllülüğünün farkında değildir!.. Gerçek, en iyilerle doğrular! Sizde gülünecek çok şey var, - hele şimdiye dek "şeytan" denen şeyden korkmanız! (s. 171-172)
- Büyük işler başarmak güçtür: fakat büyük buyruklar vermek daha güçtür. Senin en bağışlanmaz yönün şu: gücün var, fakat egemenlik sürmek istemiyorsun. (s. 175)
 
 
[1]  http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%B6yle_Buyurdu_Zerd%C3%BC%C5%9Ft
[2]  http://www.forumalew.org/ucretsiz-e-kitaplar/372812-boyle-buyurdu-zerdust-friedrich-nietzsche
[3] Friedrich Wilhelm Nietzsche, “Ecce Homo”, Önsöz 4. Bölüm, Sf:9
[4] http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%B6yle_Buyurdu_Zerd%C3%BC%C5%9F
[5] Friedrich Nietzsche, “Böyle Buyurdu Zerdüşt” / Ön söz 4. Bölüm, Sf:19
[6] Böyle Buyurdu Zerdüşt , Friedrich NietzscheFelsefe, İSKELE YAYINCILIK, 2005,
[7] Böyle Buyurdu Zerdüşt , Friedrich NietzscheFelsefe, İSKELE YAYINCILIK, 2005,
 
 

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...