Betty Mahmudi Kızım Olmadan Asla Hakkında Konu Özet İnceleme

Ekleyen : ESA , 28 Mart 2019 Perşembe aaa Beğen
 
 
Yazıda “Betty Mahmudi , Not Without My Daughter” “ Kızım Olmadan Asla ”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Betty Mahmudi , Not Without My Daughter” “ Kızım Olmadan Asla ” hakkında bilgiler “Betty Mahmudi , Not Without My Daughter” “ Kızım Olmadan Asla “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ Betty Mahmudi , Not Without My Daughter” “ Kızım Olmadan Asla “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ESERİN İÇERİĞİ KONUSU YAZARI BASIMI SATIŞI HAKKINDA 
 
Özgün adı “Not Without My Daughter” Türkçe çevrisi “ Kızım Olmadan Asla” adlı roman Betty Mahmudi’nin yazmış olduğu bir eserdir.
Romanın da ana kahramanı olan Betty Mahmudi, Amerika’da hemşire olarak çalışırken İran asıllı bir doktorla evlenmiş olan bir yazardır.  Yazar, sadece tatil amaçlı olduğu söylenerek gittikleri İran'da, eşi tarafından kızı Mehtap ile birlikte İran’da tutsak kalmış acılar dolu yılardan sonra kızını da alarak kaçmayı başarmış ve başından geçenleri gerçekte de olduğu gibi bu romanına aktarmıştır.
Gerçek bir hayat hikâyesine dayanan ve yazarının başından geçen olayları anlatan bu roman özellikle batı ülkelerinde büyük bir ilgi görmüş, zaten İran’a karşı nefret duyan Amerika’da bu roman yazarın iki milyon dolardan fazla para kazanmasına da vesile olmuştu.
Yayınlandıktan sonra Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde haftalarca en çoksatanlar listesinde bir numarada kalan roman, sadece Fransa’da  iki  milyondan fazla okur bulmuş, fakat bu romanın filmi ve kendisi  pek çok Müslüman ülkesinde yasaklı eserler ve filmler arasında olmuştur. [1]
Betty Mahmudî'nin  bu romanı gördüğü ilgi karşısında filme de alınmış, Betty Mahmudi  kazandığı bu serveti ile  çocukları kaçırılmış ailelere yardım için bir fon kurmuştu. Betty Mahmudi, tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanan kızı ile halen Amerika’da hayatını sürdürmekte, kurduğu bu fon yardımı ile çocukları kaçırılan ailelere yardım etmeye devam etmektedir. [2]
 
KONUSU
 
Kocası tarafından kızıyla birlikte Tahran'a götürülen Amerikalı bir  kadın olan Betty’in İran’da tutsak kalması ve bu kadının kızı ile birlikte  iran’dan  ve kocasından kaçıp kurtulmak için verdiği mücadele bu romanın konusu olmaktadır.
 
ÖZETİ
 
Betty Mahmudi, İranlı bir Doktor Mudi ile ikinci evliliğini yapmış 3 çocuk annesi Amerikalı bir kadındır. Betty, diğer iki çocuğunu Amerika’da bırakıp kızı ve kocasıyla uçakla  iki haftalığına  İran’a gitmektedir.   Betty’in kocası  (Seyit Bozorg Mahmudi ) Dr. Mudi İran asıllı bir Amerikan vatandaşıdır. Kocası yıllardır,  Betty’i İran’a götürmek için gayret etmiş ama Betty, İran’a giderlerse bir daha dönmeyeceklerinden korkmuş ama en sonunda kocası gidip geri dönmeye onları ikna etmiştir. Oysaki dostları Dr. Mudi'nin İran’a ayak bastıktan sonra alıkonulacağını söylemişler, fakat kocasına inanan Betty, buna ihtimal vermemektedir.
Kızı Mehtap uykuya dalmış kocası Dr. Mudi ise İranlıların Amerikan pasaportlarına el koyabileceğini söyleyerek Betty’in pasaportunu almıştır.  Betty’in İran’a geliş nedeni ise kızına babasının ülkesini göstermek istemesidir.
Mehtap, Farsça’da  ' ay ışığı ' anlamına gelen adı ile henüz dört yaşında neşeli, konuşkan, girişken anne ve babasının çok sevdiği bir çocuktur. Uçaktan inip otobüse giderlerken Tahran’ın yakıcı sıcakları onları etkilemiştir.
İran’na gelen kadınların kapalı giyinmeleri gerektiğini de bilmektedir.  Fakat havaalanında görevli kadınların bile ağızlarına ve burunlarına kadar kapalı olduğunu görünce yine de çok şaşırır. Havaalanında onları Dr Mudi’nin yeğeni Ziya Hâkim karşılar. Havaalanı dışında Dr. Mudi’nin başına bir yığın insan toplanmış,   bazıları Betty ve Mehtap'a sarılıp öpmeye başlamıştır.
Dr. Mudi, Amerika’da bir anestezi uzmanı İran’da ise Emine Bozorg'un küçük kardeşi bir adamdır, Emine Bozorg'un evine giderlerken, Emine Bozorg, arabada Betty'e bir paket verir.  Bu paketin içinde kafaya takılan rusari ile manto vardır. Dr. Mudi, eşine İran’da “bunlarsız gezemeyeceğini” söylemiş giymesini tembih etmiştir.  
Emine Bozorg'un evi bahçesi havuzlu ve bahçeli bir evdir. Betty, kızı Mehtap'ı banyodaki Amerikan tarzı tuvalete götürüp çıktığında Dr. Mudi, onlar için kesilmiş yerde yatan bir koyun göstermiştir. Adetlere göre Betty ve Mehtap bu kurbanın üzerinden atlayıp geçmelerini bunun bir gelenek olduğunu söylemiştir.  Yemekte Betty ve Mehtap çok yağlı yapılmış olan yemekleri yiyemezler. Üstelik yemek yere bağdaş kurulmuş şekilde yenmektedir. Zaten herkes Dr. Mudi ile ilgilenmekte kimse Betty ve Mehtap’a aldırış etmemektedir.
Ertesi gün Betty, Dr. Mudi'nin telaffuzunun değiştiğini fark eder.  Mudi ülkesine dönünce Amerika'da ki hayatını unutmuştur.  Bir müddet sonra Dr. Mudi onun evde de, İranlı kadınların giydiği çarşafı giymesini rica eder. Çünkü Hacı baba öyle istemektedir.  Betty, bu isteğe de uyar.
Emine Bozorg, onların her gün duş almalarına karşı çıkmış ama Dr. Mudi ilk defa ablasını onaylamamış ama kocası Mudi’de artık diğer İranlılar gibi davranmaya başlamıştır.  Betty, İranlıların ayda bir kere yıkanmalarına, yemeklerini yedikten sonra ellerini kıyafetlerinde silmelerine çok sinir olmaktadır.
İran’dan dönecekleri günün öncesinde Dr Mudi, Betty ile gezintiye çıkmış ve onun elini tutarak Amerika’daki işinden atıldığını Betty'e itiraf eder. Betty çok şaşırmıştır.  Planlarına göre dönecekleri gün ise Dr Mudi,  eve dönmeyeceklerini, ailesini ve oğullarını bir daha göremeyeceğini ona itiraf eder.  Betty, çok şaşırmış ve çok büyük bir hayal kırıklığına kapılmıştır.
Dönme şansını kaybeden Betty, Emine Bozorg'un evinde hapis hayatı yaşamaya başlamıştır. Bir gün annesi onu telefonla arayıp, ona elçiliğin telefon numarasını vermiştir. Fereşte, onun telefonla konuştuğunu Dr. Mudi'ye söyler.  Bunun üzerine Mudi telefonla konuşmasına da yasak koymuş olur.  Fakat bir müddet sonra evde herkes uyurken evden çıkıp ve İsviçre Elçiliğine gitmiştir. Orada ailesi ile konuşmak dışında bir fayda görememiştir. Eve döndüğünde Mudi olanları anlamış her şey daha da kötüye gitmeye başlamıştır.
Aslında İran’daki hayat kocasını da sıkmaya başlamıştır lakin Dr. Mudi’nin geriye dönme şansı hiç kalmamıştır. Üstelik Betty’nin gizlice Amerika’ya kaçmak için uğraştığının da farkındadır.  Betty ‘in evden dışarı çıkması da yasaklanmıştır. Plan yapabilmek için Mudi'ye iyi davranmaya başlar. Betty’in  İran’dan kaçamaya çabaladığını anlayan Mudi , Betty'i çok kötü dövmüş ve hiç kimse Mudi’nin yaptığına karşı çıkmamışlardır. Çünkü İran’da kocaların kadınlarını dövebilme hakkı vardır.  Üstelik bu dayaktan sonra Mudi her geçen gün biraz daha kötüleşmekte işleri de yoluna girmediği için git gide asabi bir adam haline gelmektedir.
Mudi bir gün Mehtap’ı okula göndermiştir.  Fakat Mehtap, her gün ağlamakta okulda kalmak istememektedir.  “Bir anne için en büyük acı , yavrusu acı çekerken hiçbir şey yapamamaktır.” Betty ders saatlerinde okulda kalarak Mehtap’ın ağlamasını önlemeye çalışır.  Fakat kocası Mudi'nin tutarsız halleri yüzünden İran’dan kaçmanın yollarını aramaya devam eder. Üstelik bomba sesleri de duyulmaya savaş yaşadıkları kente kadar yaklaşmaya başlamıştır.
Mehtap'ın okulunda ki bir öğretmen olan Alev Hanım onlara yardım etmeye karar vermiştir. Betty, İran’dan kaçabilmek için muhtemel bir yol bulmuştur.  Fakat Mudi, Mehtap’ın okula yalnız gitmesi gerektiğini söyleyerek Betty’e tekrar bir yasak koyar. Mehtap ağlamaya başlayınca Mudi kızına bir tokat atmış, Betty ‘de Mudi'ye saldırmıştır.  Bunun üzerine Mudi, zorla Mehtap’ı alarak götürür Mehtap’ı geri getirmez. Betty, artık kızını da kaybetmiştir. Bir gün Alev Hanım gelmiş kaçmaları için, her şeyin hazır olduğunu söylemiştir. Betty, durumu anlatarak kızını almadan gidemeyeceğini söyler.  Alev Hanım, Mehtap'ı da bulacağını söyleyerek Betty’e bir umut verir.
Betty namaza ve Kuran kursuna başlamış hem Mudi’yi, hem de Allah'ı memnun etmek çabasına girişmiştir.  Bir müddet sonra Mudi, Mehtap’ı alıp getirir. O günden sonra kapıyı da kilitlemeden gidip gelmeye başlar.  Buna rağmen Betty evden çıkmamıştır.
Emine Bozorg'un evinde ailesi ile telefonda konuşur. Babası hastadır ve bir an önce onu görmek istemektedir.  Betty ve Emine Bozorg; Zühre ve Fereşte'nin yardımı ile bir müddet konuşurlar, Emine Bozorg, kardeşi Mudi'ye kızmış, Mehtap'ı n evine gelmesini de sağladığını söylemiştir.  
Bir gün kaldıkları o evin başkasına ait olduğunu ve evden çıkmaları gerektiğini de öğrenir.  Kendilerine güzel bir ve yeni bir ev bulurlar. Mudi, bu evi muayenehane olarak da kullanacaktır.  Dr Mudi Üç gün hastanede iki gün ise bu evde çalışmaya başlamış, böylece Betty oldukça özgür olabilmeye başlamıştır. Her işi artık o yapmaya başlamıştır ama Alev Hanım'dan ise hiç ses çıkmamaktadır. Bir gün eline bir adres geçmiş ve o adrese gitmiştir.  O adreste bulunan Amahl adlı dalavereci bir adamla karşılaşır.  Bu adam uzun sürecek olsa bile Betty’i İran’dan çıkaracağı vaadinde bulunmuştur. Betty’in bu adama güvenmekten de başka bir şansı yoktur. Mudi'nin komşuları Şemsey ve Zühre ile arkadaş da olmuş ve Betty bir bakıma Amerika'da ki hayatına benzer imkânlara kavuşmuşdur. Buna rağmen Mudi’den nefret etmesi ve korkması nedeni ile buradan gitmeye kararlıdır.   
 
Mehtap birinci sınıfa başlamış, kızını duraktan almadan önce Alice isminde bir bayanla tanışmış ve bir gün kocasından da izin alarak onu eve çağırmıştır.  Komşuları Şemsey ve Zühre'de, Alice’i çok sevmişlerdir.  Bir gün Amahl ona haber göndermiş Şükran Günü onu evine göndereceği müjdesini vermiştir. Şükran günü geldiğinde gidemeyeceğini öğrenir. Üstelik ailesine de geleceği müjdesini vermiş onu bekleyen ailesi ve hasta babasını da üzmüştür.
Betty;  babasının ameliyat olacağını öğrenmiş Mudi de babasını görmeye gidebileceğini söylemiştir. Betty, bir takım dolapların döndüğünden kuşkulanmaktadır.  Amahl  da herşeyin hazır olduğunu söyler fakat: Betty tek başına gidecek,  Mehtap, Mudi’nin yanında kalacaktır. Mudi’nin onu göndermesinin nedeni ise açıktır. Betty, oradaki evi satacak, parayı ona gönderecek ve bu şartlar yerine gelirse Mehtap’ı da Betty’e gönderecektir.
 
Mudi 31 Ocak gününe ona bilet almış, pasaportunu çıkarmıştır. Mehtap da onu bırakıp gideceğini düşünmeye başlamıştır.
Bir gün Fereşte ile çiçek almaya çıkar ve Fereşte’den kurtulup kaybolur. Amahl'ın dediği bir evde saklanıp, Mudi'yi, görüşelim diye oyalar. Türkiye üzerinden kaçmak için yola çıkmışlar, Tahran'dan çıkıp, Tebriz'e varmışlardır. Mosehn adlı birisinin evinde kalıp,  kıyafet değiştirirler. Sınırdan geçecekleri için ziynet, para ve pasaportlarını Mosehn’e bırakmak zorunda kalır. Bir cipin bagajında sınıra kadar gelirler. Türkiye sınırını at üstünde geçmişler,  Betty'nin refakatçisi ' Türkiye! Türkiye! ' diyerek müjde vermiştir.  Çok zorlu dağ yollarından sonra bir köye gelirler, oradan da araba ile Van'a kadar ulaşırlar. Üstelik Mosehn ona eşyalarını da geri vermiş, onları Ankara’ya giden otobüse bindirdikten sonra ortadan kaybolmuştur.  Amerika elçiliğine ulaştıklarında ise yeni bir döneme başlamışlardır.  
 
 
 
[1] https://www.idefix.com/Kitap/Kizim-Olmadan-Asla/Edebiyat/Roman/Dunya-Roman/urunno=0000000400443
[2] http://beyazkitaplik.blogspot.com/2015/03/kizim-olmadan-asla-betty-mahmudi.html


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...