Beyaz Diş Hakkında Konu Özet İnceleme Jack London

Ekleyen : ESA , 29 Haziran 2019 Cumartesi aaa Beğen 1
 
Yazıda “  Beyaz Diş , White Fang,  Jack London “  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, “Beyaz Diş , White Fang,   Jack London   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,   Jack London’un   hayatı,  “Beyaz Diş , White Fang,  Jack London, adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ROMANIN YAZARI YAZIMI BASIMI VB HAKKINDA BİLGİLER 
 
Beyaz Diş özgün adı ile White Fang, Jack London ’un kahramanı vahşi köpek olan Vahşetin Çağrısı   gibi romanlarından biridir. Beyaz Diş ilk olarak 1906 Mayıs ve ekim ayı arasında The Outing Magazine adlı dergide tefrika edilmiş daha sonra da kitap olarak da basılmıştır. Eser yayınlandıktan sonra oldukça ilgi görmüş pek çok dile çevrilmiş yazarın en çok satan ve sevilen romanlarından biri olmuştur.
 
 Amerikan romancılığının gerçekçi yazarlarından ( asıl ve tam adı John Griffith London)  olan
 Jack LondonVahşetin Çağrısı Beyaz Diş ve Deniz Kurdu adlı romanları ile popüler olmuş eserleri pek çok dile çevrilmiş uluslararası bir romancı olmak başarısını elde etmişti.  Roman, Buck adlı bir köpeğin kutuplarda altın arayan insanlar ve kızak köpekleri arasındaki yaşadığı maceraları anlatmaktadır. 
 
Amerikan Gerçekçiliği denilen roman stilinin başlıca yazarlarından olan Jack London çocukluk ve ilk gençlik yıllarında serseri bir hayat yaşamış[1]  o günlerini de Demiryolu Serserileri adlı romanında dile getirmişti. Daha sonra ilk romanları ile meşhur olan yazar Alaska Kolondike de altın bulunduğu haberi ile oraya akın eden altın arayıcılarının arasına katılarak Alaska’ya gitmişti. [2]Alaska daki günlerinde altın arayıcılarını taşıyan köpekleri uzun uzun inceleme fırsatı bulan J. London hiç altın bulamamış ama orada şahit olduklarını kitaplar ve dolar haline çevirmeyi başarmıştı.
Bu nedenle tıpkı Beyaz Diş adlı romanı da yazarın , Vahşetin Çağrısı adlı romanı gibi Jack London’un hayatının bir döneminden kesitler taşıyan bir romandır.
 
Yazar romancı olarak şöhret kazanmaya başladığı yıllarda”, zengin olma hayaliyle Alaska' da altın arama serüvenine katılmış, hiç altın çıkaramamasına rağmen doğa ve insan üzerine büyük bir bilgi birikimiyle geri döndü. Alaska'daki gözlemleriyle, yaklaşık bir ay gibi kısa bir zamanda Vahşetin Çağrısını “  daha sonra da Beyaz Diş adlı romanını yazmıştı.
Beyaz Diş adlı romanı Tıpkı Vahşetin Çağrısı romanındaki gibi yazarın da altın aramaya gittiği Kuzey Kanada faunas ve Alaska’daki coğrafyayı ve oradaki keskin soğuklar ile  kış şartlarını anlatan bir romandır.  Beyaz Diş adlı roman bu bölgede yaşayan Kızılderili kabileler, yöreye altın aramaya gelen madenciler ve köpeklerinin yaşam şartlarından kesitler ve zengin gözlemler sunmaktadır.  Roman yabani hayvanlarla yabani insanların ortaklaşa yaşadıkları coğrafyada meydana gelen olayları ve vahşi doğa koşullarını ortaya koymadaki başarısı ile dikkat çeker.
 
Yazarın Bu romanındaki Beyaz Diş adlı köpek ile Vahşetin Çağrısı adlı romandaki Buck adlı köpeğin birçok ortak noktası da vardır. Lakin Beyaz Diş, Buck’un tersine Vahşi ortamdan gelip, şehirli hayat alışırken Buck ise vahşi doğayı tercih etmiştir.
 
KONUSU
 
Yazar bu romanında yarı köpek yarı kurt olan Beyaz Diş’in farklı efendileri ile yasadıkları, hayat kavgası ve en sonunda evcilleşmesi sürecini anlatmıştır.  Roman sürükleyici bir dille ve Beyaz Diş, White Fang'ın bakış açısıyla anlatılmıştır.
 
 
ANAFİKRİ:
Hayattaki zorluklara karşı ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerektiğini ayrıca doğadaki her canlının vahşiş bile olsa sevgiye muhtaç olduğunu aşılamaktadır.
 
ROMANDAKİ ŞAHISLAR
  • Beyaz Diş: Zeki, çevik, vahşi yarı kurt yarı köpek, yırtıcıbir hayvan. Yarı kurt olduğu için diğer kurtlar gibi taze ete ihtiyaç duyan ve soğuk yerlerde yaşayan yarı köpek olduğu için de evcilleşebilen bir hayvan. Dişleri bembeyaz olduğundan sahibi adını ‘Beyaz Diş’ koyar.
  • Kische: Beyaz Diş'in annesi olan tıpkı yavrusu Beyaz Diş gibi yarı kurt yarı köpek, dişi koşum köpeğidir.
  • Tek göz: Beyaz dişin babası olan kurttur. Dişi kurtla çiftleşmesinden romanın başkahramanı olan Beyaz Diş doğmuştur. Bir kıtlık sırasında av peşinde koşarken ölür.
  • Lip Lip: Beyaz Diş'in kamptaki peşini bırakmayan düşmanıdır.
  • Gri Kunduz: Beyaz Diş'in ve annesinin sahibi aynı zamanda güçlü, adil, cesur bir insan.
  • Matt: Scott'ın yardımcısıdır. Beyaz Diş'in ilk başta sevmediği fakat sonra onun iyi bir insan olduğunu fark ettiği bir kişidir.
  • Scott: Beyaz Diş'in en son sahibidir. Beyaz Diş ondan sevginin ve koşulsuz itaatin ne olduğunu öğrenmiştir.
ÖZETİ
 
Beyaz Diş yarı kurt ve bir yarı köpekti.  Henüz anne Kiche ile yeni yeni ava çıkmakta vahşi yaşama uyum sağlamayı öğrenmekteydi. Beyaz Dişin babasının adı Tekgöz'dü.  Çünkü babası bir gözünü kaybetmişti.
 
 Her şey, Bili ve Henry adlı iki adamın koşum köpekleri ile bir adamın cenazesini M’Gurry adlı şehre götürmeye kalkıştıkları o soğuk günlerdeki vahşi yolculukta başlamıştır. Bil ve Henry’in koşum köpeklerinin çektiği kızağı takip eden kurtlar vardı.  Çıkan solukların havada donduğu bu kış günlerinde onları takip eden aç kurt sürüsü kızağı çeken köpekleri yemeye başlamıştı.   Koşum köpeklerini yemeye başlayan bu kurt sürüsü içindeki bir dişi kurt Bili ve Henry’in yaktığı ateşe kadar yaklaşabilmekteydi. Bili ve Henry, yaktıkları ateşin yanlarına kadar sokulabilen bu dişi kurdun yarı köpek yarı kurt olduğunu anlamıştı.

Bili köpeklerini yiyen bu vahşi kurt sürüsünü ürkütmek ve onları öldürmeye kalkışınca, dişi kurt Bili’yi parçalamıştı. Bili’nin kurtlar tarafından canlı canlı yendiğini gören Henry daha da bir korkmaya başlamıştı. Henry gece olunca hiç uyumamakta ateşin başından kalkmamaktaydı. Bir kaç gece sonra uykusuzluktan ölmeye razı olmaya başlayan Henry ile kızağında kalan iki köpeğini onları tesadüfen bulan birileri kurtarmıştı.
 
Bili’yi öldürüp Henry’i taciz eden Bili ve Henry’in kızak köpeklerini yiyen bu kurt sürüsünün başı olan Dişi Kurt, Beyaz Diş’in annesi Kiche’nin ta kendisiydi.  Kıche’nin sürüsündeki erkek köpekler Kıche’ye sahip olabilmek için kavga etmek zorundaydı.  Mücadeleyi Tekgöz kazanmış ve Kıche ile Tekgöz beraber olmaya ve ava birlikte çıkmaya başlamışlardı. Dişi kurt hamile kalmış ve bir mağaraya çekilmişti. Yaşlı kurt onu beslemeye başlamıştı. Tekgöz ile Dişi Kurttan beş adet yavru kurt dünyaya geldik. Baba kurtlar aç kaldıkları zamanlarda kendi eniklerini yediği için Dişi Kurt, erkek kurdu eniklerin yanına sokmuyordu. Yaşlı kurdun getirdiği tavuk ve kuş gibi avlar anne kurt ile yavrulara yetmiyordu.   O kış Müthiş bir kıtlık olmuş Dişi Kurt ile Tekgöz’ün beş yavrusundan dördü soğuktan ve açlıktan ölmüşlerdi. Hayatta kalan boz enik işte o Beyaz Diş’ti.
 
Beyaz Diş,  mağaradan çıkamadığı ve dünyayı tanımadığı için henüz çok toy bir yavruydu.  Ama annesi yavaş yavaş onu mağaradan çıkarmaya ve yavrusuna tehlikeli dünyayı tanıtmaya başlamıştı. Beyaz Diş’in ilk avı bir tavuk ile onun kanlı etleriydi.   Beyaz Diş, annesi ile ava çıkmaya da başlamıştı.  Bir gün annesi bir vaşağın yavrularını bulmuş ve yavruları yemişlerdi. Vaşak yavrularının annesi son anda yetişmiş Beyaz Dişi’in gözü önünde annesi ile vaşak boğuşmaya başlamıştı.  Bu korkunç bir savaştı< Kıche,  o zorlu boğuşmada yavrularını korumak isteyen vahşi vaşağı öldürdü. Beyaz Diş, vaşak yavrularını yerken hayatın ne kadar acımasız olduğunu anlamıştı.  Beyaz Diş işte tam o gün bir gerçeği anlamıştır “sen yemezsen seni yerler
 
Bir gün annesi Dişi Kurt ile ormanda ateş yakan insanlarla karşılaştı. Bu insanlar annesini tanımış ve annesine Kısche diye seslenmişlerdi. Kızılderili olan bu insanlar hem annesini hem de Beyaz Diş’i yanlarına alıp onları diğer insanların olduğu yere getirmişlerdi.  Annesi ile birlikte bir çadırın yanında yaşamakta, sahibi ona Beyaz Diş demeye başlamıştı.
 
Fakat yaşadığı çadırın etrafında diğer çadırlar ve çadırların etrafında yaşayan diğer köpekler de vardır. Komşu çadırlarındaki köpekler, kurt gibi koktuğu için Beyaz Dişi dışlamakta, kurt soylu olduğundan ondan hoşlanmamaktadır.  Beyaz Diş evcilleşmiş ama diğer köpeklerle sürekli kavga etmiştir. Sahibi onu dövmesine rağmen sahibine alışmıştır.  Köpeklerin çoğu ile baş edebilmekte ama bazılarına boyun eğmek zorunda kalmaktaydı.  Beyaz diş günden güne vahşi  bir köpek oluyor,  Lip lip'in ve diğer köpeklerin öfkesini üstüne çekiyordu. Çünkü onun babası bir kurttu.  
 “Kuvvetliye boyun eğmek, zayıfı ezmek kuralını öğrenmişti. Gri kunduz kuvvetli bir tanrıydı. Bu yüzden Beyaz Diş ona boyun eğiyordu. Fakat kendisinden küçük olan köpek, ezilmesi gereken zayıf bir yaratıktı. Onunki kuvvet yönünde bir gelişmeydi. Devamlı acı çekmek, hatta mahvolmak tehlikesine karşı koyabilmek için, yırtıcı ve savunmacı özellikleri aşırı derecede gelişmişti. Diğer köpeklerden daha çabuk hareket ediyor, daha hızlı koşuyordu
 
Gün geçtikçe Beyaz diş, çadırlardan yiyecek çalmaya başlamış, civardaki köpekleri teker teker hırpalayan ünlü bir köpek olmuştu.  Bir gün Beyaz Diş ile annesi Kishe ayrıldı. Kitse onu bırakarak farklı bir yere gitmişti. Kıtlık zamanı olunca Kitse kaptan gidiyordu. Çünkü insanlar aç kaldığında köpekleri yiyorlardı.  Beyaz Diş annesinin peşinden gitmek istemiş ama sahibi onu bırakmamıştı. Vahşi içgüdülerine rağmen insanların ve sahiplerinin isteklerine boyun eğmesi gerektiğini öğrenmişti.
Diğer köpeklerden daha çabuk hareket ediyor, daha hızlı koşuyordu. Onlara oranla daha hileci, daha çevikti. Çelik gibi kasları, ipince sinirleri olan, cesur, zalim, yırtıcı ve akıllı bir hayvan olup çıktı. Bütün bu niteliklere sahip olması şarttı.”
 
Bu ülkenin Kuzey yarısı altın arayıcıları ile dolup taşıyordu. Buraya eşya satmaya giden sahibi onu da götürmüştü. Beyaz Diş altın arayıcılarının köpekleri ile kavga etmiş oradaki köpeklerin hepsini de pataklamıştı. Bu yüzden Yakışıklı Smit adlı bir madenci Beyaz Dişe göz koymuştu.   Fakat sabi Gri Kunduz onu vermek istemiyordu. Bunun üzerine Smith sahibi Gri Kunduz’u kumara alıştırıp onu çok borçlandırmış alacaklarının karşılığı olarak Beyaz Dişi istemişti. Bu nedenle sahibi de onu Yakışıklı Smith adındaki bu çirkin ve gaddar adama satmak zorunda kalmıştı.
 
 Beyaz Diş yakışıklı Smit’ten hoşlanmamış bu nedenle sık sık eski sahibinin yanına gidiyor ama Yakışıklı Smith gelerek onu tekrar alıyordu.  En sonunda Beyaz Diş, Yakışıklı Smith’ten feci bir dayak yedi Üstelik yeni sahibi onu kafese kapatarak dövüş köpeği olarak kullanmaya karar verdi.  Kafesin içindeyken eski sahibi Gri Kunduz’a kendini sattığı için öfke duymaya da başlamıştı.
Yeni sahibi ise onu daha da vahşileştirecek onu diğer köpeklerle kavgalara sokuyordu.
 
Beyaz Diş karşısına kim çıkar da öldürmek zorundaydı.  Ölmezse kendisi ölmek zorunda olduğunu biliyordu.  Yaşam için öldürmek kuralını biliyordu. En sonunda karşısına koca bir doberman çıkmış,  o Doberman,  Beyaz Diş'in boğazına yapışmıştı. Beyaz Diş ne yaptıysa ondan kurtulamıyordu.
Beyaz Diş'i satın almak isteyen altın arayıcıları Beyaz Diş’in yardımına koşup onu Doberman’ın elinden kurtarıp az bir paraya sahibinden almışlardı.
 
Ağır yaralı bir halde olan Beyaz Diş yeni sahibi Scott’u da ilk başta hiç sevmemişti.  Beyaz Diş’in boğazındaki yara hayli derindi.  Beyaz Diş yaşamayı başarmış ama başlangıçta Scot’a iyi davranmamıştı. Çünkü insanlardan ve diğer hayvanlardan hep kötülük beklemeye alışmış ola Beyaz Diş yeni sahibini de öyle sanıyor, ona karşı da yırtıcı davranıyordu.  Fakat yaşadığı o şokun etkisi ve yeni sahibinin insancıl sevgisiyle yavaş yavaş daha uysal bir hayvana dönüşmüştü.  Beyaz Diş’in yeni görevi Scot’un evini korumaktı. Yeni sahibi Scot ona iyi bakıyordu.   
 
Beyaz Diş yeni sahibi Scot’un aynında hayatının en güzel günlerini yaşıyor Scot’u çok seviyordu. Bir gün Scot, ailesinin yanına gitmeye karar vermiş Beyaz Diş’ de Scot’un onu terk edeceğini sezmişti. . Bu nedenle onu bir hüzün kaplamış ağlamaklı hallerle beklemeye başlamıştı.  Scot,  Kaliforniya’nın sıcağına alışamayacağını hatta insanlara zarar verebileceğini düşünüyor Beyaz Diş de bunları sezerek anlıyordu.
 
Scot’un gideceği gün Beyaz Diş görmesin diye bir kafese sokmuşlardı. Fakat Beyaz Diş kapatıldığı yerin camını kırıp ve sahibinin gemisine yetişmeyi başarmıştı. Bu nedenle de Scott’un evine kadar gitti. ,
 
Scot’un ailesi ondan çok korkuyordu. Fakat Beyaz Diş,  şehirdeki diğer köpeklerle kavgaya girişmemiş tavukları yememiş, kimseyi korkutmamıştı. Buna rağmen insanlar ona zor alışmışlardı.
 
Bir gün Scott’ın babasının mahkûm ettiği bir katil hapisten kaçmış Scot’u öldürmek için evlerine saldırmıştı.. Ev halkı o gece büyük bir gürültü ve iki el silah sesiyle uyandı.  Herkes salona girdiğinde Beyaz Diş'i yaralı katili ise kanlar içinde bulmuştu.  Yaralı Beyaz Diş'i  veterine götürüp ameliyat etmişler ama veteriner yüksek ihtimalle artık yaşamaz demişti. Fakat Beyaz Diş hayata tutunmuş evine tekrar dönmüştü.
 
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Orhan Özer
29 Haziran 2019 Cumartesi 22:00:26
"Beyaz Diş" yakın zamanda kitap fuarından alıp okuduğum bir roman. Gerçekten de sürükleyici bir hikâye.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...