Bir Delinin Hatıra Defteri Hakkında ve Özetleri Nikolay Gogol

Ekleyen : ESA , 06 Ağustos 2019 Salı aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “Bir Delinin Hatıra Defteri  Nikolay Gogol “  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, “  Bir Delinin Hatıra Defteri  Nikolay Gogol “ romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “ Bir Delinin Hatıra Defteri  Nikolay Gogol” adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ROMAN VE YAZAR HAKKINDA  BİLGİLER
 
 
Bir Delinin Hatıra Defteri, İngilizce adı ile “Diary of a Madman” Nikolay Gogol tarafından kaleme alınan ilk baskısı 1842 yılında yapılmış olan içinde beş adet duurm öyküsünün bulunduğu bir öykü kitabıdır. ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’,  adlı eserin içindeki öyküler birçok kez sergilenmiş, tek perdelik, tek kişilik, seyirlik bir oyun olarak tiyatroya da uyarlanmıştır.
 
Ölü Canlar” adındaki bitmemiş romanı ile Dünya edebiyatının önemli romancıları arasında adım atmayı başarmış olan Gogol’un [1]bu eserinden sonraki en mühim çalışması bu öykü kitabı olmaktadır. Yazar bu eserini de Ölü Canlar adlı eserini yazdığı aynı yıllarda yazmıştır. Gogol’un bu kitabı içindeki Palto adlı öyküsüne atıfta bulunan Büyük yazar Dostoyevski'nin "Hepimiz Gogol'ün Paltosundan çıktık" adlı sözü Gogol’un ve Palto adlı öyküsünün yankısını ortaya koyması bakımından manidardır. Gogol bu öykü kitabında “yaratıcı bir zekasının olduğunu” ortaya koymuş, haklı bir ün de kazanmıştır.
 
 
Beş öyküden oluşan bu kitaptaki öyküler sıra ile Bir Mayıs Gecesi Ve Suda Boğulan Kız, Bir Delinin Hatıra Defteri, Neva Bulvarı, Burun ve Palto adlı öykülerdir.
 
Gogol bu romanında o çağdaki Rus devlet dairelerinde çalışan devlet memurlarının ahlaki yapılarını mizahi bir dille ele almış, Çarlı Rusya’sındaki bürokratik yapıyı çarpık işleyişlerini anlatmaya çalışmıştır. Kral ve halk, zayıf ile güçlü,  zengin ve fakir, alt sınıf ve asilzadeler arasında oluşan kutuplaşmaları ele alan Gogol bu öykülerinde -alt sınıf ve memurlar arasındaki statü ve ayrımlar üzerinde durmuş, amirlerin otoritesi, bencilliği, alt sınıfı ezip hor görmesi ve adaletsizliği dile getirmeye çalışmıştır.
 
Anlatılan her beş öykü de delilerin anıları şeklinde anlatılmış öykülerdir.  Yazarın bu öykülerindeki kahramanların ortak özelliği en alt düzeyde memurlar olmasıdır. Yazar devlet dairelerindeki adam kayırma, adaletsizlik, liyakatsiz kişilerin hak etmediği yerlere gelmesini iğneleyici ve alaycı bir şekilde ele almış Çarlık Rusya’sındaki memurluk sistemini ağır bir kara mizahla ti ye almıştır.
 
“  Çarpık bir burna değil, sakat ve sahte bir ruha gülelim." Nikolay Vasilyeviç Gogol
 
 
Bir Mayıs Gecesi Ve Suda Boğulan Kız
 
Gogol bu kitabının ilk öyküsü "Bir Mayıs Gecesi Ve Suda Boğulan Kız" hikâyesidir Bu hikayede  Levko ve Ganna'nın aşkını anlatılır. Levko işçidir ancak zengin babası da Ganna'yı sevmektedir ve bu nedenle oğlu Levko'nun Ganna ile evlenmesine izin vermemektedir. Ancak ki hayalet kız Levko ile Ganna ile evlenmesini sağlar.
 
 
Palto Adlı Öykünün Özeti  
 
Palto hikâyesinin kahramanı sıradan bir memurdur. Vaktini yazıları ve mektupları muntazam bir şekilde kopya etmekle geçirmekte olan işine düşkün, tek işi de bundan ibaret olan bir adamdır. Ancak adı Akaki olan bu memurun akıl sağlığı da yerinde değildir ve oldukça yoksul biridir. Bu adam yıllardır aynı paltoyla işe gidip gelmektedir. Paltosu çok eskimiş olduğundan diğer memurlar tarafından alay konusu olmaktadır.
 
 İş arkadaşları onu küçümsedikleri halde Akaki onlara aldırmamaktadır. Ancak artık paltosu delik deşik olduğu için onu soğuktan koruyamadığından tanıdığı bir terziye bir palto yaptırmaya karar verir. Fakat komşusu terzi Petroviç ondan çok para istemiştir. Bu nedenle tüm parası bu paltoya gitmiştir.
 
Yeni paltosunu giyip heyecanla iş yerine gelir. İş yerindeki diğer memurlar Akaki'nin yeni paltosunu kutlamak için bir parti düzenlediklerini söyleyip Akaki’yi de davet ederler. Akaki bu partinin kendi için düzenlendiğini zannedip partiye gider.  Fakat dönüşte Akaki’nin paltosu hırsızlar tarafından çalınır. İş arkadaşları amirleri olan  "önemli kişi”ye gidip derdini anlatırsa önemli kişi’nin paltosunu bulacağını söyler. Bunun üzerine Akaki de o amire durumu anlatıp paltosunu bulmasını ister. Otoriter sahibi, kendini beğenmiş amir Akaki’yi çok sert bir şekilde azarlayıp onu odasından kovar. Bunun üzerine çok korkan ve üzülen Akaki hastalanır ve ölür.
 
Akaki öldükten sonra bir söylenti çıkmıştır. Söylentiye göre Akaki’nin hayaleti ortalıkta dolanmakta ve insanların paltosunu çalmaktadır. Önemli kişi de Akaki’nin öldüğünü duymuş ve vicdan azabı çekmeye başlamıştır. Ama bir gün o önemli kişi atlı arabası ile  giderken Akaki'nin hayaleti gelip onun paltosunu da alır ve o olaydan sonra da Akaki’nin hayaleti bir daha da gözükmez.
 
 
Bir Delinin Hatıra Defteri  Özeti
 
Öyküdeki deli fakir biridir ve çalıştığı yerdeki albayın kızı Sofi'ye aşık olmuştur.  Bu delinin adı  İvanov’dur ve bu adam sürekli olarak köpeklerle konuşmakta  ve zaman zaman Sofi'ye gelen mektupları çalıp okumaktadır. Bu mektuplardan Sofinin başkasyla eveleneceğini öğrenip evi basar.
 
O sırada İspanya kralı 8. Ferdinand tahtını terk etmiş olduğu için İvanov kendisini İspanya’nın tahta çıkan yeni kralı sanmaktadır.  Artık Kralı olduğunu zannettiği için Sofi ile evlenebileceğini düşünmektedir. Sonunda İvanov'u akıl hastanesine tıkarlar. Ama o İspanya'ya gittiğini ve orada Kral 8.Ferdinand olduğunu sanmaktadır. Akıl hastanesini İspanya, oradaki delileri de kendi halkı saymaktadır.  
 
Burun
 
Binbaşı Kovalev küçük bir memur iken özel eğitim alarak binbaşı rütbesi almayı hak etmiştir.  Fakat tam da rütbesini ahk edeceği günlerde Binbaşı Kovalev bir sabah uyanmış ve burnunun yerinde olmadığını fark etmiştir. Kovalev burnunu aramaya başlar. Bu burun o sabah berber İvan'ın ekmeğinin içinden çıkmıştır. Lakin İvan sarhoş olduğu için o burnu kendisinin kesip kesmediğini anımsayamamaktadır. Üstelik İvan bu burnu bir beze sarıp kaldırıp göle atmıştır.
 
 
Kovalev ise burnu olmadığı için rütbe sahibi olamayacağını ve alt sınıf insanı olarak kalacağından dolayı çok üzüntü duymaktadır. Ama yapacak bir şeyi olmadığından çaresiz bir şekilde kaderine razı olur.  Aradan yedi ay geçtikten sonra Kovalev bir sabah uyandığında burnunun yerine tekrar geri geldiğini görmüştür.
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...