Bir İdam Mahkumunun Son Günü Hakkında Özet İnceleme VİCTOR HUGO “

Ekleyen : ESA , 31 Temmuz 2019 Çarşamba aaa Beğen
 
 
 
Yazıda “Bir İdam Mahkumunun Son Günü VİCTOR HUGO “ romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, , Bir İdam Mahkumunun Son Günü VİCTOR HUGO,  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ROMANIN YAZARI KONUSU TEKNİĞİ BASIMI  HAKKINDA ÖNEMLİ NOTLAR
 

Bir İdam Mahkumunun Son Günü,  özgün adı ile  Le dernier jour dun condamné, Romantizmin en önemli temsilcilerinden birisi olan Fransız asıllı yazar Victor Hugo (1802-1885) nun bir eseridir.  Roman ilk kez 1829 yılında yayıncı Charles Gosselin tarafından basılmış,  yazarın en az tanınmış eserlerinden olan bu roman buna rağmen dünya klasikleri arasında gösterilen bir romanı olmuştur.
 
Victor Hugo Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı romanının yazarken henüz 26 yaşındadır.   Yazar bu romanının kendi adını koymadan yazılmış o nedenle bu romanı takma bir adla yayımlanmıştır. Yazar bu romanını Grene Meydanında gerçekleşen bir idam sahnesini seyrettikten sonra yazmış,  etkilendiği bu olayı bu romanında kurgulayarak bir roman haline getirmiştir.
 
Romanın yazılış gayesi ise ap açık bir şekilde idam cezasını zevkli bir eğlence imiş gibi izleyen insan yığınlarını eleştirmek, ayrıca idam cezasının saçmalığını hem de trajik yanlarını ortaya koymak olmuştur.    Roman yazarın insancıl duygularını öne çıkaran acıma duygusunun sevki ile yazılan romantik bir eser özelliği taşır. Eser, idamını bekleyen mahkûmun zihninden ve birinci tekil kişinin anlatımı üzerinden yazılmıştır.  Roman, adam öldürmek suçundan hüküm giymiş ve idam cezasına mahkûm olmuş bir adamın ağzından ve birinci tekil kişinin bilincinden aktarılmaktadır. Eser, özellikle idamını bekleyen bir mahkûmun düşünceleri ile duygudaşlık kurma başarısı ve ölüme doğru yaklaşan insanın psikolojisini ortaya koyması bakımından önemlidir.  
 
Yazarın  bu romanı Hugo’nun Notre Dame'nin Kamburu  ve Sefiller  adlı romanı kadar başarılı olmasa da  romancılığının ilk örneklerinden birisi olarak önem kazanmış pek çok dile de çevrilmiş , dünya klasikleri arasına da girmiştir.
 
 
ROMANIN ÖNSÖZÜ
 
Bu kitabın ortaya çıkış nedenini anlayabilmemiz için önümüzde iki seçenek var: Ya gerçekten sefil bir adamın son düşüncelerini yazmış olduğu sararmış; düzensiz bir kağıt tomarı söz konusudur ya da bu adam; bir insana, sanatın yararına doğayı inceleyen bir hayalpereste, bir filozofa, bir şaire rastlamıştır, kim bilir? Belki de kendisine egemen olan ya da daha doğrusu kendisini teslim ettiği ve ancak bu kitaba aktararak kurtulabildiği bir düşlemdi onun bu düşüncesi. Okur, bu iki açıklamadan istediğini seçebilir, istediği gibi yorumlayabilir.” Victor Hugo
 
KONUSU
 
Bir cinayet işleyerek idama mahkum edilen bir  adam ölümü beklemektedir. İlk önceleri kurtulacağına dair bir umudu varken bu umutları da sönmüş geride bıraktığı annesi eşi ve kızını düşünmeye başlamıştır.  Sonunda beklenen an gelmiştir.
 
ANAFİKİR
 
İdam gibi korkunç bir cezanın insanlığa hiçbir faydası yoktur. İnsanların böyle bir olayı  zevk alarak izlemesi insanlık için çok üzücü bir durumdur.
 
ROMANIN ÖZETİ
 
 
 
Cinayet suçu ile yargılanan mahkûm, mahkeme edildikten sonra idam cezası almıştır.  Mahkeme, bu mahkûma beş hafta sonra idam kararı vermiştir. İlk sıralarda halen affedileceği umudunu da taşımakta,  bu süre içinde bir af çıkabileceği veyahut ta idam cezasının hapis cezasına çevrilebileceği ihtimali içinde kendini oyalamaktadır.
 
Mahkûm idam kararı sonrasında tam beş hafta boyunca sürekli olarak ölümü düşünür.  Daha ölüm gelmeden idam edilerek ölmek düşüncesi onu öldürmeye başlamıştır.  Tüm ruhu daralmış, tüm ruhu iyice ölüm düşüncesine saplanmış, ölecek olmak korkusu benliğinin her noktasına işlemiştir. Yaşadığı her saniyede ölümü ile ilgili detayları kurgulamaktadır.  Ölümünü bekleyen mahkûm ruhi olarak pek çok değişime nde uğramakta, hayata ve insanlığa karşı tüm duyguları da değişmektedir.
 
Nihayet idam günü gelmiş, oluşan değişimlerden idam edileceği günün geldiğini o da anlamıştır. Gardiyanlar mahkûmu almak üzere hücresine gelirler.  Korkudan titremeye başlayan mahkûm arkasında bıraktığı kızı eşi ve annesini düşünür am en çok da kızını düşünüp çok üzülür Adam en çok kızını düşünmekte ve onun için üzülmektedir. Çünkü kızını son kez görmesi için  onu yanına getirmişler ve küçük kız babasını tanıyamayarak  ona  “Bilmiyor musunuz bayım? Babam öldü.” Diye cevap vermiştir.
 Mahkûm idam edileceği yere götürülmeden önce bir odada bekletilirken onun idamını izlemek için gelen kalabalığı görmüştür.  “Ah! Sırtlan çığlıkları atan halk. Ondan kaçamayacağımı, kurtulmayacağımı, bağışlanmayacağımı kim biliyor? Beni bağışlamamaları olanaksız! Ah! Sefiller! Merdiveni çıkıyorlar galiba...”
 
Bu oda da idama götürtülmeden önce tutulan kişilerin duvarlara yazdığı yazıları dikkatle okur.  Yazıları okudukça daha çok tedirgin olmuştur. Dışarıda toplanan halk ise idamı beklemekte kimleri bağırıp çağırıp ortalığı bir panayır yerine çevirmektedir.   Pek çoğu idam sahnesini seyrederken alacağı zevki bir an önce duymak için sabırsızlık etmektedir.  İnsanların bir idamı seyretmekten zevk alması ne kadar insanlık dışı bir şeydir.
 
“Bağlayın ellerini, çırpınmasın ölüme giderken! Saçlarını da tıraş edin, kesilen kafası güzel görünsün! Gömleğinin boynunu kesmeyi unutmayın, bıçak güzelce koparsın kafasını! 
Ha birde söyleyin dışarıdaki insanlara, az kaldı istedikleri vahşet gelmek üzere!
Merhamet diyorum, doğadaki tüm canlılarda sınırsızca bulunan merhamet neden biz insanoğlunda yok”
 
“Merak ediyorum, giyotinle olmasa da insanların canını vahşice alan ve buna seyirci kalan milyonlar hala neden kana doymuyor?”
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...