Burma Günleri Özet inceleme ve George Orwell Hakkında


11.7.2020



Burma Günleri ve George Orwell Hakkında 

 Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve  Hayvan Çiftliği adlı romanları ile dünya çapında büyük bir romancı olan  George Orwell  1903 yılında Hindistan’da doğumlu İngiliz asıllı bir yazardır.  

Burma Günleri özgün adı ile” Burmese Days”  adlı roman asıl adı Eric Arthur Blair olan George Orwell'in  basılan ilk romanı olmaktadır.. Burma Günleri yazarın hayatından ve gözlemlerinden derin izler taşıyan ama  Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve  Hayvan Çiftliği adlı romanlarının gölgesinde kalmış önemli bir eseridir.  

Burma Günleri adlı roman ilk basımı 1934 yılında ABD ‘de yapılmış, İngiltere’nin Burma’daki sömürgeci politikasını işlemesine rağmen bu roman 1935 yılında İngiltere’de de basılmıştı. (George Orwell, Burma Günleri, Çeviri: Deniz Canefe, Can Yayınları, İstanbul,  2018, arka kapak)  Ancak yazarın bu romanı Hindistan ve Burma’da yasaklanmış, İngiliz devleti bu romanın Burma ve Hindistan’a girmesine de engel olmuştu.

George Orwell, 1922 yılında Burma'ya giderek,  İmparatorluk polis teşkilatında beş yıl boyunca görev yapmış, bu nedenle Hindistan ve Burma’daki İngiliz sömürüsünü ve yerli halka yapılanlara bizzat şahit olmuştu. Bu nedenle yazarın ilk romanı olmak özelliği de taşıyan bu romanı Orwell’in kendi biyografisinden kesitler de taşıyan,  emperyalist düşüncelere karşıtlığını dile getiren, şahit olduğu İngiliz sömürgeciliğine karşı düşünlerini dile getirmesine olanak sağlayan bir eseridir.

Nobel  Ödülü de almış bir yazar olan George Orwell’in Burma Günleri adlı roman bir yandan sömürü düzenini ele alırken diğer yandan insancıllık konusunu ele almakta, diğer açıdan da sömürgeciler ile işbirliği yapan yerel ahalinin bu tutumlarını da tüm acı çıplaklığı ile ortaya koymaktadır.  

Orwell’in Hayvan Çiftliği adlı eseri de hayalî ve politik konuludur. Yazar bu romanında da İngiliz sömürgeciliğinin Hindistan ve Burma’daki aşağılık düzenini eleştirmiş, yazar bu eserinde  sömürge devletlerin yoksul ve güçsüz devletler ile halkların üzerinde kurduğu hegemonyayı  sert bir şekilde eleştirmiştir. Roman İngilizlerin sömürgeci politikalarına hem Efendiler hem de uşak edilmiş milletler üzerinden başarı ile ve çift yönlü olarak ortaya koymuş olan en başarılı eserlerden biridir.

 

ROMANIN ÖZETİ

Burma’yı (Myanmar) Avrupalılar yönetmekte, Burma’yı yöneten Avrupalı yöneticiler yerli halkı aşağılık görmektedir.  Ten renkleri farklı olan Burmalılar kendi ülkelerinde aşağılanmaya kanıksamışlar, burma’yı hükmü altına almış olan İngilizleri efendileri olarak görmeye, onlar tarafından aşağılık görülmeye de alışmışlardır.

Burmalılar İngilizlere sahip anlamına gelen burra sahip, sahiblog ve benzeri kelimeler ile hitap etmektedirler. İngilizlerin orada olma sebepleri ise Burmalıları sömürmektir "Zavallı siyah kardeşlerimizi soymak için değil de kalkındırmak için burada olduğumuz yalanıyla elbette. Sanırım bu oldukça doğal bir yalan aslında, ama bizi çürütüyor, bizi öyle bakımlardan çürütüyor ki hayal bile edemezsin. Sürekli bir üçkâğıtçı ve yalancı olduğumuz duygusuyla yaşıyoruz."

Avrupalılar, Burmalıları hizmetkâr olarak kullanmaya alışmışlar, onlara çok kötü davranmalarına rağmen hiçbir Burmalı onlara karşı gelememektedir. Çünkü Burmalıların yapabilecekleri en büyük suç herhangi Avrupalı efendiye karşı gelmek veya onlara karşı suç kabul edilebilecek bir davranışta bulunmaktır. Maxwell’in bir isyanda öldürülmesinden sonra küçük bir suç işleyen Burmalıların hemen öldürülmesi adet haline gelmiştir. Bir Burmalının bir efendi tarafından öldürülmesi hiç de önemsenmeyen adi bir vakadan ibarettir.

U Po Kyin, besili İngilizleri gördüğü çocukluk günlerinden beri zayıf ve güçsüz Burmalıların onlarla baş edemeyeceğini düşünüp İngilizlere yaranarak zengin ve saygın olmaya karar vermiş olan üçkâğıtçı açıkgöz ve kendi halkına da ihanet eden biridir. Diğer Burmalılardan daha iyi konuma gelmek için her türlü alçaklığı yapabilecek bir adamdır. U po Kiyn bu yaltaklanmaları sayesinde beyazların kulübünde yer edinerek, saygınlığını arttırmak istemektedir.  U Po Kyin, ... Avrupalılara 'eski dostum' diyecek, viski soda içecek ve yeşil masanın üzerinde beyaz topları ileri geri itecekti!”

U Po Kyin’in karısı Ma Kin ise kocasından daha insancıl yoksulken daha mutlu olduklarını kocasının yaptıklarını şaşkınlıkla izleyen buna rağmen kocasının beyazlar kulübüne üye olma planlarını onaylayan bir kadındır. Çünkü Ma Kin’de böylece saygın İngiliz kadınları gibi giyinip davranabilecektir.  U Po Kyin , beyazlar kulübüne üye olabilmek için kendi halkından olan  insanlara suç atıp mevkisini yükseltmeye çalışan vatan haini biridir.

Mr.Flory, Burmada çalışan Avrupalıdır. Mr.Flory ‘un yüzünde iri bir doğum lekesi bulunmakta  bundan dolayı Mr.Flory kendini ezik ve değersiz gören biridir. Mr.Flory, 20 yaşında Burma’ya gelip yerleşmiş,  

Flo adındaki köpeği ve U po Kiyn hizmetkârı ile birlikte Burma’da yaşamaktadır.   Mr.Flory,  Burma’daki hayattan iğrenmiş, tekrar İngiltere’ye dönmeyi istemiş ama başaramamıştır. Mr.Flory, diğer Avrupalı efendilere nazaran yerlilere iyi davranmaya çalışan biridir.  Mr.Flory, Burmalıların arasına karışmaya, onların eğlencelerine dahil olmakta onlara insan  değeri vermek istemektedir.  Hatta Mr.Flory’un en yakın arkadaşı Dr.Veraswami de  siyah derili bir adamdır.

Mr.Flory’un Burmalılara insan olarak bakması diğer Avrupalıların  garipsediği,  yadırgadığı bir davranıştır. Bu nedenle Mr.Flory, bu düşüncelerini diğer Avrupalılara açmaktan çekinmekte , düşüncelerini de içinde saklamaktadır.  Buna rağmen  Bay Ellis, Mr.Flory’un  Dr.Verasmavi ile arkadaşlık yapmasına çok sinirlenmektedir. Oysaki Mr Flory, İngilizlerin Hindistan’da ve Burma’da olma nedenlerinin sadece bu ülkeleri sömürmek amaçlı olduğu görüp bunu içine sindirememektedir. Mr. Flory bu düşüncelerini de Dr.Verasmavi ile paylaşmaktadır. Oysaki Dr.Verasmavi’de onun gibi düşünmemekte “Kendisinin bir Hintli olarak yozlaşmış ve aşağılık bir ırka ait olduğunu… İngilizlerin ise bu ülkeye medeniyet getirdiğini  “ söylemektedir.

Paris'ten bu kasabaya Elizabeth adında genç ve güzel bir bayan gelir. Mr. Floyd, yüzündeki doğum lekesine rağmen bu kadına âşık olur. Elizabeth, Paris’te iken çok kötü bir hayata sahip olan annesinin ölümü sonrasında da Burma’da yaşayan amcasının yanına yerleşen bir kadındır. Bir İngiliz subay ile evlenerek hayatını kurtarmak isteyen Elizabeth, bu neden ilk başlarda Flory’e umut verir. Fakat Mr. Floyd, bu kadın ile kendi mizacı arasında çok farklar olduğunu aşkı nedeni ile göremez.

U Po Kyin en sonunda hedefine ulaşıp Beyazlar Kulübüne üye olmayı başarmıştır. U Po Kyin, beyazlar kulübündeki tek yerli olmak şerefine de sahip olunca Flory'nin Elizabeth ile evlenmesine mani olacak işler yapar. Çünkü Elizabeth, aydınlardan nefret etmekte,  Hintlileri çirkin, aşağılık ve utanç verici olarak göremeyen Flory’i de bir aydın olarak görmektedir. Elizabeth’e göre Hintliler ancak İngtiliz kölesi olabilecek aşağılık insanlardır. Flory’in Hintliler ile sohbet ederken, konuşurken gören Elizabeth, bu nedenle Flory’den nefret etmeye başlar.

 Oysaki Mr Flory, tüm bunları fark edememiş, aşık olduğu  Elizabeth ile bu nedenle evlenmeyi başaramamıştır.  En sonunda   görüp şahit olduğu olaylara katlanmayan Mr. Flory, intihar eder.

 

Kaynaklar:

 

George Orwell, Burma Günleri, Çeviri: Deniz Canefe, Can Yayınları, İstanbul,  2018,

https://www.kulturpark.net/kitap/burma-gunleri-1585757340

 Hayvan Çiftliği Romanı Hakkında ve Özeti George Orwel, https://edebiyatvesanatakademisi.com/

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört Hakkında Özeti George Orwell, https://edebiyatvesanatakademisi.com/



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış