Çalınan Taç ( Prens ve Dilenci) Hakkında ve Özeti Mark Twain

Günün Yazısı
Ekleyen : Ali Yıldız , 14 Ağustos 2019 Çarşamba aaa Beğen 1
 
Çalınan Taç ( Prens ve Dilenci) özgün adı  The Prince and the Pauper adlı eser Dünya Edebiyatının en ünlü çocuk romancılarından birisi olan Mark Twain’in yazmış olduğu bir çocuk romanıdır. Eser ilk kez 1881 yılında yayınlanmış yazarın bu eseri yazarın dünya edebiyatında çok büyük üne kavuşan  Tom Sawyer'in Maceraları ve Huckleberry Finn'in Serüvenleri adlı romanları kadar çok tanınmış ve sevilmiştir.
 
Eser dilimize Çalınan Taç veya Prens ve Dilenci adları ile çevrilmiş,  ülkemizde pek çok kez de baskı görmüştür.
 
Dünya genelinde çocuklara ve gençlere okunması için en çok tavsiye edilen eserlerden birisi olan bu roman konusu itibari ile büyüklere de hitap edebilmekte, dünya edebiyatındaki en mühim çocuk romanlarından birisi olarak kabul edilmektedir. Eser verdiği kıssadan hisseler ile barı edebiyatının en güzel çocuk klasiklerinden birisi olarak kabul edilmektedir.
 
 
KONUSU
 
Biri kralın diğeri ise bir dilencinin oğlu olarak aynı günde dünyaya gelen ve ikiz gibi bir birlerine benzeyen Prens Edward ile Dilenci Tom, belli bir yaşa geldiklerinde tanışırlar ve birbirlerinin yerine geçerler. Dilenci Tom Prens,  Prens Edward ise artık dilenci olmuştur.
 
 
 
ÖZETİ
 
16. yy da İngiltere’nin Londra kentinde aynı günde iki çocuk doğmuştu. Bu iki çocuktan biri İngiltere kralının oğlu Edward Tudor’, diğeri ise fakir bir dilencinin çocuğu olan Tom Canty’di.
 
Tom Canty’in büyükannesi ve babası Tom'u dilenci olarak yetiştirmiş ama her şeye rağmen çok iyi bir çocuktu. “Tom her gün açlıkla savaşıp dilenmesi için sokaklara salınırken, Galler’in genç prensi Edward görevleri yalnızca ona bakmak olan bir hizmetkâr ordusuyla yaşamaktadır.”
 
Tom,  güzel masallar okumuş, soylu insanların hayatına özenmişti. En büyük hayali de gerçek bir prens görmekti. Bir gün sarayın önünde prensle tanışmayı başarmıştı. İyi kalpli Prens de ona güzel davranmıştı.
 
Tom, prense ona kendi hayatını anlattı. Fakir ailesini, yaşadığı güzel günleri çamurlar içinde oynadıkları oyunlardan söz etti. Prens ona imrenmişti. " Böyle eğlenebilmek için kral olmaktan bile vazgeçerim." dedi. Tom’un sürekli dilenmek zorunda olduğunu öğrenince de üzüldü.
 
Prens veTom birbirlerine çok benziyorlardı. Dilenci Tom ve Prens Edward;  aynı gün doğmuşlardı ve ikisi de ikiz gibi birbirlerine çok benziyorlardı. Prens onu saraydaki odasına almış kıyafetlerini değiştirip bir birlerinin yerine geçmişlerdi. Prens, odadan ayrılmış ve bir daha geriye dönmemişti.  Çünkü üzerinde Tom'un kıyafetleri vardı. Prens, bu kıyafetleri giydikten sonra İngiltere’nin gelecekti kralı olacağı halde herkes tarafından hor görülmeye başlandığını fark etti Onlara göre bir prens değil, bir dilenci ve bir sokak çocuğuydu. İnsanlar onun gelecekte kral olacağını bilemiyorlardı.
 
Herkes küçük dilenci Tom’un önünde saygıyla eğilmeye başlamıştı. Üstelik Tom ne olduğunu bilemediği bir sürü görgü kuralını öğrenmesi gerektiğini fark etmişti.  Akıl erdiremediği görgü kurallar ve saray incelikleri yüzünden çok bocalamış ve her şeye şaşırıp kalıvermişti.
 
Edward ne yapacağını şaşırmış halde sokaklarda kalmıştı. Daha sonraTom’un anlattıklarından yola çıkarak Tom’’un evini bulmaya çabaladı. Yolda ona birçok çocuk sataşmış onunla alay edenler de olmuştu.  Bu çocukların haline bakarak kral olduğunda herkesi iyi yetiştirmesi gerektiğini anlamıştı. Eğitimsiz çocukların gelişemeyeceğini ve böyle kötü davranacaklarını anladı. En sonunda Tom'un ‘un evini bulmayı başarmıştı. Ama Tom’un babası John çok kötü ve çok eğitimsiz bir adamdı. Ona çok kötü davranmış para getirmediği için kızmıştı. Sadece Tom’un annesi ona iyi davranmış onu kucaklamıştı.
 
 
Edward, Tom’un hayatını yaşarken sarayda kalan Tom’un ise başına çok şey gelmişti. Saraydakiler çocuğun delirdiğini düşünmeye başlamışlardı Çünkü Tom bir prens olmayı beceremiyor, başından geçenleri anlattığı halde onun hastalandığını düşünüyorlardı. Kral çocuğun hastalığının duyurulmasını yasaklamıştı.
 
Edward bu hayata alışmaya çalışırken Tom ise prens olmayı öğrenmişti. Bir süre sonra kral ölmüş bunun üzerine Tom’u kral yapmışlardı. Tom kral olur olmaz. Kral olur olmaz eski kanunları değiştirdi ve insanlara merhamet eden yeni kanunlar koydurmuş, idam edilmekte olan bir soyluyu affetmişti.
 
Edward, sokaklarda çok zor günler geçiriyordu. Bir gün onu dövülmekten kurtaran bir çocuğu da evlatlık almaya karar vermişti. Bu çocuğun adı ise Miles Hendon’du. Edward bu yeni dostuna prens olduğunu söylüyor ama Hendon ise onun aklını kaçırmış olduğunu düşünüyordu.
 
İngiltere'nin acımasız yasalarını kaldırtan Tom eski yasalara göre asılması gereken büyücü olduğu iddia edilen bir kadını da idamdan kurtarmıştı. Çünkü kadının gerçek bir büyücü olmadığını da anlamıştı.
 
Edward, ise arkadaşı Hendon’a bir prens gibi davranıyor Hendon ise arkadaşının bu garip hallerine sabırla tahammül ediyordu.  Bir gün Tom’un babası John Canty bir din adamını öldürmüş, oğlu olarak bildiği Edward’ı yanına alarak ülkeden kaçmak istemişti. Çünkü gittiği ülkede oğlunu dilendirecek ve para kazanacaktı. Fakat Hendon, onların peşine düşerek Edward'ı buldu.
 
Tom,  pek çok kuralı öğrenmiş kral olmayı da becerebilmeye başlamıştı. Ama Edward'ı hatırladıkça vicdan azabı çekiyor onu düşünüyordu. Edward ve Hendon suçlu zannedildikleri için zindana düşmüşler Hendon, biricik dostu yerine kendini kırbaçlatmıştı.
Hendon ve Edward Londra'da taç giyme törenin yapılacağını eski kralın öldüğünü ve yerine oğlunun taç giyeceğini öğrenmişlerdi. Bunun üzerine Edward ve Hendon da bu törene gelmişlerdi.
 
Törende Tom,  Edward'ı görünce çok şaşırmış ahali de afallamıştı. Çünkü ortaya atılan Edward gerçek prensin kendisi olduğunu iddia etmişti. Herkes “bu yalancıyı tutuklayın” deyip üzerine atılınca, Tom müdahale edip “ gerçek prens o “ diye onlara engel olmuştu.
Bunun üzerine Tom, halkın önünde olan biteni anlatmış ama kimse ona da inanmamıştı.
 
Bunun üzerine Edward kralın kaybettiği büyük mühürün yerini hatırladı ve gerçek kral olduğunu kanıtladı. Tüm bunlar olurken Hendon da çok şaşırmıştı.  Kral Edward, Tom'u şövalye yapıp onu kimsesizler yurduna yönetici gönderdi. Hendon'u ise kont olarak ilan etti.
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...