Dava Romanı Özeti Ve Hakkında Franz Kafka

Ekleyen : ESA , 01 Nisan 2015 Çarşamba aaa Beğen 1


Dava Roman ile ilgili görsel sonucu
 

 
DAVA ROMANI VE FRANZ KAFKA HAKKINDA 
 
Dava, özgün adı ile (Der Proze), bir sabah uyandığında kendisini sebebini anlamadığı bir suç nedeniyle dava edilmiş bulan Josef K. adlı kahramanın absürt durumunun anlatıldığı bir Franz Kafka romanıdır.[1]
Dava adlı eser Frnaz Kafka’nın absürd bir anlayışla yazdığı  “Ulaşılamayan otoritenin aldığı keyfi ve adaletsiz bir karara karşı verilen mücadelenin romanıdır.”
 
Gerçekdışı ve  abzürd özellikleriyle  Kafka’nın şaşırtıcı yapıtları arasında önemli bir yeri olan Dava adlı eseri tamamlanmamış bölümleriyle birlikte yazarın ölümünden iki yıl sonra, yakın arkadaşı Max Brod’un katkılarıyla, 1925′de [2] yayımlanmıştır.
Kafka’nın kahramanları sonlarının  nereye varacağını bilmedikleri labirentlerden geçerler ve sonunda bilinmeyen bir kudrete veya zayıf bir umuda sığınırlar.
 
Kafka, kötü bir çocukluk dönemi geçirmiş,  özellikle de babasıyla hiç anlaşamamıştır.   Annesi babasının değer yargılarını ve düşüncelerini kabullenmiş babasının otoritesi karşısında zayıf kalmış bir kadındır. , Kafka gençken, babasından korkmamış  fakat  babasına mesafeli yaklaşmıştır. Babasından nefret  etmektedir.  “Babasının Kafka’nın üzerinde yarattığı baskı, onun kendi kendini eleştirmesine sebep olmuştur ve Kafka kendinden nefret eden biri haline gelmiştir. Şüphesiz bu derin özeleştiri Kafka’nın yaşamına ve eserlerine yansımıştır.” [3]
Babasının baskısı eserlerinde değişik şekillerde karşımıza çıkarlar. Bu   baskı şekilleri, hükümet, büyük adamlar, mevcut rejim, polis, hâkim veya kanunlar şekline dönüşmektedir.  Bu eserde mahkeme ve kendini yüceltici mimari unsurlarıyla aşağıdakilere tepeden bakmaktadır. Bu bakış ve tavrın  birey üzerinde kurduğu hâkimiyeti ile baskıyı fark ederiz. Bu baskı karşısında ise birey  dilini bilmediği bu hâkimiyet karşısında bocalamakta, gücüne teslim olmakta ve onunla iletişim kurmamaktadır.

Kafka’nın Dava’da betimlediği yargılama süreci,  eserin yazıldığı dönemin ve korku çağının simgelerinden biridir. Dava adlı eser  20 yy ilk çeyreğindeki korku dolu atmosferin  insan ruhuna yansımış aynasıdır.
Roman 1962′de Orson Welles tarafından filme de uyarlanmıştır.

ŞAHISLAR
  • Joseph K. : Otuz yaşında bir bekar ve başarılı bir bankacı. Renksiz bir insan. Belirli kötülükleri veya erdemleri, kişisel bağları yoktur.
  • Frau Grubac : Joseph’in ev sahibesi. Joseph’e anasıymış gibi davranır. Ayrıca diğer insanlara da saygıyla yaklaşan biri.
  • Fraulein Brüstner : Joseph’in kiralik evinde oturan bir daktilograf.
  • Huld : Joseph’in daniştiği bir avukat. Mahkeme çevrelerinde etkisi olduğu iddia ederse de hiçbi şey başaramaz.
  • Leni : Huld’un dadısı ve ev işlerine bakan kadın. Şuh bir kadındır. Patronun tüm müvekkillerine kur yapar.
  • Titorelli : Joseph’e yardım etmek isteyen bir ressam.
  • Papaz : Katedralin papazı. Joseph’e, her fırsatta, durumun kötü olacağini anlatmaya çalışır.
 
ÖZETİ
Joseph K. otuz yaşında, bir bankada çalışan iyi bir insandır.  Kiralık bir evde oturan , yemeklerini sakin yerlerde yiyen, geceleri dokuza kadar çalışan, İçine kapanık ve   bir boşluk içinde yaşayan bir bekardır.Bir sabah ansızın tutuklandığını; ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenen Josef K., neyle suçlandığı bildirilmediği için önce bunu bir şaka sansa da, kısa sürede durumun ciddiyetini kavrar. Önceleri tutuklanma nedenini merak etse de bu saçmalığı merak etmeyi anlamsız bulur. Ancak tüm yaşamı da davasına odaklanır. Artık yaşamının geriye kalan bir yılını bu davaya harcayacaktır.
 
Josef K. tutuklanmasına rağmen,’nın işine gitmesine ve normal hayatına devam etmesine izin verilmektedir. Tutuklama görevlisi olan ve en alt kademede bir görevde olduğunu belirten kişi, Josef K.’ya, makamın suçluyu değil,  suçlunun makamı seçtiğini söylemiştir.
 
Saray görevlileri mahkemede görülmekte yargılama beklenmedik zamanlarda ve yerlerde yapılmaktadır. Hiç kimse de işin iç yüzünü anlamamıştır.  Yargılama yıllarca sürmesine rağmen kimse beraat etmez. Bir yıl boyunca temyize gitmek için elinden geleni yapar.  Mahkeme salonuna geldiğinde salonda kimse yoktur. Salondaki hukuk kitaplarını gözden geçirir. Bu kitaplarda  çocukların çizdiği  resimler vardır.
 
Ancak ne mahkemeye çıkarılır ne de savcılarla görüşebilir. Josef K.  Böyle bir sorunla karşılaşmasına rağmen  rutin hayatına devam etmektedir. Örneğin  kahvaltısını iştahla yapmaya devam eder. Roman boyunca K.’nın karşısına, görünmez mahkemenin, sadece en alt kademesinde olan temsilcilerinin temsilcileri çıkmaktadır. Karşılaştığı herkes onun suçlu olduğunu kabul etmiştir.
 
Josef K. suçunu öğrenebilmek her türlü mücadeleye girer. Nerede olduğu  söylenmeyen mahkemeyi bulmak için araştırır. Yoksul evlerinden birinin içinde, K’nın karşısına duruşma salonu çıkar. Locadakiler, aşağıdaki Josef K.’ya tepeden bakmaktadır. Mimari üslubu kullanarak, “ kendini yüceltme isteği içerisinde olan bir otorite “ karşısında durmaktadır.
 
Çalıştığı bankada, kaldığı pansiyonda ve nereye giderse oradaki herkes  anlaşılmaz bir biçimde bu davadan haberdardır.  Kaderin bir tür oyunuyla sürüklenir durur, savunma gücü yoktur. Bütün mücadelesine rağmen K., görünmeyen mahkemenin dilini  ve mantığını çözememktedir.
 
K. Titorelli adındaki bir ressamın ona yardımcı olabileceğini söylerler. Saray ressamı olan Titorelli K.ye aleyhindeki davanın üç ihtimalini söyler: Kesinlikle beraat ki buna imkân yoktur; şartlı beraat ki herhangi bir anda tevkif edilebilir; süresiz erteleme ki ne beraat demektir ne de mahkûmiyet. K. ümitsizlik içinde ressamın yanından ayrılır.
Daha sonra, avukatının davayı ihmal ettiğini  düşünmeye başlar.  Papaza dahi danışır. Papaz, K.ye bir hikâye anlatır. Bir adam hukukçu olmak için yalvarır. Kapıda bir bekçi vardır. Adama, o nada hukuk kapısından içeriye giremeyeceğini anlatır. Adam yıllarca kapıda bekler. Bekçiye rüşvet verir. Bekçi parayı alır, fakat kapıdan içeri sokmaz. Adam  ölüm döşeğinde bekçiye, hukukçu olmak isteyen pek çok kimse olmasına rağmen,  neden kimsenin başvurmadığını sorar. Bekçi: Bu kapıdan sizden başkası geçemez. Çünkü bu kapı, sadece sizin için yapılmıştır. Şimdi kapıyı kapatacağım.’ K. papaza, adamı aldattıklarını anlatmaya çalışır. Fakat papaz, hikâyeden kendince öyle yorumlar çıkarır ki, K. gerçek sorunun niteliğini ve bu hikâyenin kendisiyle olan ilişkisini anlayamaz.
Sonunda bu görünmezlik ve bilinmezlik karşısında teslim olur. Yavaş yavaş bir saplantı haline getirdiği davasıyla arasında hiçbir aracı bulunmadığını, kaçınılmaz bir biçimde bu davanın tam merkezinde kendisinin yer aldığını anlamıştır. Artık boyun eğmiş ve cezasını beklemeye başlar.
 
Josef K. sonunda idam edilir. Fakat infaz sırasında, bitişik binanın üst katında yanan  bir ışık ve açılan pencereden kollarını uzatabildiği kadar uzatan bir insanı fark eder.  Bu kol  Josef K. Için bir umuttur.
Aslında ortada gerçek bir dava da yoktur. Kafka’nın burada anlatmak istediği Bay K. zaten yaşamı kader, baskın yönetim, ya da dünya tarafından tutuklanmış; fakat bunun bilincine hiçbir zaman varamamış olmasıdır. Bu gizemli baskı ise belki de otoritenin kendisidir.
 
[1] http://edebiyatvesanatakademisi.com/TartismaPlatformu/98-kitap_dergi_yayinlar.html
[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Dava_(roman,_Kafka)
[3] http://tr.wikipedia.org/wiki/Franz_Kafka


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...