Demir Ökçe Romanı Hakkında ve Özeti Jack London

Ekleyen : ESA , 05 Haziran 2015 Cuma aaa Beğen


Demir Ökçe ile ilgili görsel sonucu
 

 
Yazıda “Demir Ökçe  Jack London  “  romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, “Demir Ökçe   Jack London   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,   Jack London’un   hayatı,  “Demir Ökçe  , adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
Demir Ökçe  özgün adı ile The İron Heel - ABD'li yazar Jack London tarafından ilk kez 1908'de yayınlanan olumsuz yaklaşımlı ütopik  bir romanıdır.
 
ABD li olmasına karşın  serserilikten, gezgin işçiliğe,  doklarda hamallık yapmaktan, gemi işçiliğine hemen her türlü işte çalışmış  olan Jack London  sosyalist eğilimli bir yazardı. Çok satan romanları sayesinde  kendisi de zengin biri olana kadar oligarkların  ezici gücü altında ezilmiş olan Jack London bu romanında  kapitalist sistemin  ezici gücü ve sömürüsünden söz ederken  bencillik duygusunun ortadan kalkmadıkça  ideal sosyalizmin de bir düş olduğunu vurgulamaya çalışmıştır.
Roman Birleşik Devletler’ de oligarşi tiranlığın kronik yükselişinin anlatırken "Modern negatif ütopyalardan en  ilki olma özelliğini de göstermiş, "[1] Jack London bu romanında  sosyalist görüşlerini açıkça ortaya koymuştur.  Roman, Faşist yapılanma ve kapitalizmin ürünü oligarkların  “dünyayı nasıl vahşete sürükleyeceğini ve bunun karşısındaki devrimci duruşun nasıl olması gerektiğini “ kurgu sal olarak anlatmaktadır.
 
George Orwell'in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanına esin kaynağı olan Demir Ökçe, geleceğin dünyasında yer alacak olumsuz değişimleri  konu edinmiştir.  Eserdeki kehanetler Marks’ı bile aşacak boyuttadır.
 
 Jack London bu kitabında “ Tröstleşmiş büyük Burjuva'ya kadar ezen-ezilen ilşkilerini ele alıyor. Jack London ezilen sınıflara yani onun tanımıyla Uçurum İnsanlarına, Köylü Sınıfına, İşçi Sınıfına, Küçük Burjuvaziye; Tröstleşmiş Emperyalist Burjuvazi'ye karşı birlikte mücadele çağrısı yapıyor. Politik-Kurgu sayılabilecek bu roman yazarın isabetli tahminleriyle bir kurgudan öteye geçip doğrulanmış bir kehanet olmayı hak ediyor.” [2]


KAHRAMANLARI
 
  • Ernest : Olayın kahramanı sosyalist düşünceli bir işçi
  • Avis : Ernest’in eşi. Zengin bir ailenin kızıyken sosyalist olur.  
  • Jackson :  Mesai saatinde  kolunu makineye koparttıran  sakat kalan işçi
  • Piskopos Morehouse:  Kilisenin, işçileri savunduğunu, kilisenin kapitalistlerden yana  tavır sergilemediği  görüşlerinden vaz geçtiği için  . Aforoz edilen din adamı
  • Dr. Hammerfield:  kapitalizme kurban olmuş sosyolog
  • Albay Van Gilbert : büyük şirketlerin avukatı
 


ESERİN ÖZETİ
 
Ernest , genç dinamik, yakışıklı atak ve  tutuğunu koparan  bir sendika yöneticisidir. Herşey , Ernest’in  genç,güzel ve kültürlü bir genç kız olan Avis’a aşık olmasıyla başlar. Avis, zengin ve kültürülü bir ailenin kızıdır. Bu sınıf farkına rağmen   Ernest  zekası ve üslubuyla genç kızı etkilemiştir.  Kızın aristokrat  ailesi  Ernest’in sınıf mücadelesine girmesine neden olacaktır.
Ernest’in düşüncelerine göre   kapitalist sistem insanları ayrımcılığasürüklemekte,  sömürdükten sonra bir paçavra gibi nasıl savurmaktadır.  Ernest bu fikirlerini Avis’e  açıklar. Avis’in oligarkbabasına da  bu düşüncelerini cesaretle anlatmıştır.
Avis , Ernest’e aşık olmuş Avis’in babası da  girişken ve nerede ne konuşmasını bilen  bu delikanlıya hayran olmuştur.  Ernest  işçilerin çalışma koşulları, uzun çalışma süreleri, sosyal yönden yetersizlikleri ile kapitalist sistem eleştirmekte , para babalarının,  devletin yöneticileri, askerler; ,kiliseler, basın  ve mahkemelerri elde ederek  oligarşik bir yapı oluşturduklarını ve bu yapı ile işçi kesimi ve halkı  sömürdüklerini  savunmaktadır.
 
Kilisenin dini sömürü, askerin kaba kuvvet, mahkemelerin baskı aracı, basının sansür, devlet yönetiminin de insani sömürüye imza attığını ve bu kurumların  içli dışlı  olduklarını  ve bu makenaizmaların  iş adamlarının ve servetlerinin yörüngesinde hareket ettiklerini dile getirmektedir Ama Ernest’e göre örgütlü bir işçi sınıfı ve  ''Örgütlü bir halkın karşısında hiç bir kuvvet duramaz'' Ernest bu düşüncelerini aktarmak için toplantı üzerine toplantı yapar.
 
Kahramanımızın yanlış yolda olduğunu ve esasında çözümün uzlaşıda olduğunu  savunanlar da vardır. Toplantıların çoğu oligarşik yapı tarafından dağıtılır. Kilise sosyalizmin Tanrı yasalarına aykırı bir ateizmi savunduğunu ortaya atarak kitlelerin katılımını engellemek ister.Asker zor kullanarak bu fikri savunan önderleri tutuklar ve toplantıları kaba kuvvetle dağıtır.Mahkemeler suçlu ilan ettikleri kişileri en üst sınırdan cezalandırır. İş adamları toplantı yapan ve greve çıkan işçileri birer birer işten atar.Basın yayın organları düzen lehine kara propaganda yapıp dilediğince sansür uygular.Devlet yönetimi bütün yazılı dergi ve kitapları toplattırır.
 
''Demir Ökçe'' önüne kattığını yok eden vkitleleri hizaya getiren  oligarşik bir yapıdır. Ernest bürokratlarla,generallerle,valiler ve işverenlerle uzun uzun tartışmış ve düşünceleriniaktarmıştır.  Devrim düşüncesini Amerikanın belirli semtlerinde benimsetir ve Chicago sokak savaşları  çıkar.
 
Am işçi  güruhu  acımasız oligarşinin demir ökçesi altında ezilmiştir.  

 
YAZARIN  DİĞER ROMAN İNCELEMELERİ
 
 
[1] http://www.idefix.com/kitap/demir-okce-jack-london/tanim.asp?sid=Y100OE8K60Q5NUEVJNKN
[2] Deniz Eren ERİŞEN, Demir Ökçe Kitap Özeti (özgün araştırma)
 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...