Dostoyevsk Yeraltından Notlar Hakkında Konu Özet Tahlil

Ekleyen : ESA , 07 Şubat 2019 Perşembe aaa Beğen 1
 
 
Yazıda,  Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar  adlı eserin hakkında bilgiler verilecek,  Dostovyevski’nin Yeraltından Notlar  adlı eserin özeti,  konusu, kahramanları,  Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar  ana fikri, kısa tahlili yapılacak, roman ve yazar Dostoyevski’nin hayatı ve diğer eserleri hakkında bilgiler verilecek, eser ve yazarı hakkında yorumlar yapılacaktır
Yeraltından Notlar, büyük Rus romancısı   Dostoyevski 'nin, ilk Yayınlanma Tarihi 1864 yılı olan Petersburg'da basılmış bir eseridir.
 
ROMANIN YAZIMI BASIMI VE ETKİLERİ HAKKINDA BİLGİLER 
 
Bu roman yazarın Sibirya’daki sürgün ve mahkûmiyet yıllarından sonra yazdığı üçüncü romanıdır. Bu roman yazara büyük bir şöhret kazandıracak olan Suç ve Ceza adlı romanından önce yayınlanmış çıktığı Avrupa gezisinde sonra basılmıştır. Bu geziden sonra sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntılı günler yaşamaya başlayan yazar, yazacağı romanlar için yayıncılardan aldığı avanslar ile ayakta durmaya çalışıyordu. Bu nedenle bu romanı da çabuk çabuk yazıp bitirmek  zorunda kaldığı günlerde yazılan bir romanıydı.  Nitekim bu romanından sonra Suç ve Ceza  adlı romanını yazmış akabinde Kumarbaz  adlı eserini de 25 gün içinde yazıp bitirmek zorunda kalmıştı.  Çünkü yayıncı ille yaptığı sözleşme gereği  “Kumarbaz romanının 25 gün içerisinde yazmaması halinde Dostoyevski ileride yazacağı romanlardan herhangi bir hak talep edemeyecekti.” [1]
Yazacağı romanların avanslarını da hastalığı ve kumar tutkusu için tüketen yazar bu romanı ile Gogol’un etkisinden kurtulduğunu ve kendi edebi kimliğini de bulduğunu kanıtlamış bu eseri ile “zihnin derinliklere de inmiş, “  yazdığı bu romanı ile sürrealist ve varoluşçu romanların da önlerini açmış oluyordu.  Yazarın “ Yeraltından Notlar” adlı romanı  “varoluşçu edebiyatı müjdeleyen bir roman” olmuştu. Bu roman A. Camus gibi bir çok varoluşçu yazar ve  bir çok düşünürün  ufkunu açan bir yapıt olarak kabul edildi.
 
Yazar bu romanı ile Gogol’un tahtını sallamaya başlamış, Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" [2] ifadesini de aşarak Gogol’dan da önemli romancı olduğunu artık kabul ettirmeye başlamıştı.  Önceki romanlarında Gogol’un izinden gittiğine dair bariz işaretler gösteren Dostovyevski  bu romanı ile artık Gogol’un izinden gitmediğini şahsi üslubunu ve şahsi romancılığını kurduğunu göstermiş oluyordu.  Nitekim bu romanından sonra Suç ve Ceza , Kumarbaz ,  Karamazov Kardeşler, ve  Budala  gibi en önemli romanlarını yazmıştı.
 
Dostoyevski, bu eserini köleliğin ortadan kaldırıldığı 1861 yılından sonra yazmıştı. Kimi eleştirmenlere göre ise bu Çernişevski'nin Sosyalist düşünceler ile yazdığı "Nasıl Yapmalı" adlı ütopik sosyalist eserine bir nevi cevap vermiş, “Çernişevski'nin romanındaki iyimserliğin karşısında Yeraltı'nın karanlık gurultusunu seslendir” mişti.[3]
 
Yazar kitaptaki  “yeraltı”  ifadesi ile bilinçaltı ve kişilerin iç dünyasını kast etmişti.  Eserini yeraltı diye ifade ettiği kötümser, karamsar ruh hali ile yazan romancı,  bu eserinde kendini maddi âlemden kopararak kendi “yeraltına” iç dünyasına kapanan insanlardan tiksinen, insanları hiç sevememiş bir kişinin iç çatışmalarını ve hezeyanlarını dile getirmeye çalışmıştı.  
Roman  “yeraltı” ve yer üstü olarak nitelendirilebilecek iki bölüm halindeydi Eserde "Yeraltı Adamı" olarak tanınan karakter romanının ilk bölümüne  “ Ben hasta bir adamım “ diye başlıyordu. Yeraltındaki bu karakter bir takım itiraflar yapıyor, serzenişlerde bulunuyor, ahlakı ve diğer insanları yargılıyor, ikiyüzlü insanlara hakaretler ediyor, iç konuşmaları ile şikâyetlerini, isyanlarını ve hayıflanmalarını anlatıyordu.
 
İkinci bölümde ise Yeraltı Adamı kısa bir müddet yer üstüne çıkmış,  önceden arkadaşı olduğu anlaşılan kişilerle hesaplaşmalara başlamıştı.
Roman belli bir başlangıcı ve sonu olmayan  yapısı nedeni ile Cehov tarzı durum hikayeciliğine de  bir ilham vermiş oluyordu. Daha sonra Camus ve S. Becket gibi varoluşcu yazarların kullandıkları roman tekniği ve kurgu yapılarının öncüsü olmuş oldu. 
 
KONUSU 
 
Bir adı olmayan kırklı yaşlarındaki kahraman ilk önce bizlere, isyanlar, hezeyanlar, tiksinmelerle dopdolu yeraltı dünyasını tanıtır.  İkinci bölümde yer üstüne çıkan kahraman gençlik dönemlerini gözden geçirip önceden arkadaş olduğu birkaç kişi ile yarım kalmış hesapları görmeye çalışıp,  neden bu hale geldiğini anlamaya çalışır.
 
YERALTINDAN NOTLAR ÖZETİ
 
Roman “ Ben hasta bir adamım “ ifadesi ile başlar.  Kendini dış dünyadan koparmış olan kahraman iç konuşmaları ile kendini maddi dünyadan soyutlamış olarak iç çatışmalarının, öfkelerini, kırgınlıklarını, isyanlarını vb dile getirmektedir. Kahramanımız kırklı yaşlarındadır ve gençlik günlerini de sorgulamaktadır.  '' Yeraltına'' sığınmasının nedenleri ise her zaman geri planda kalmış olması,  zeki biri olduğu halde toplum ve arkadaşları tarafından dışlanmış olmasıdır. Yalnızlık ve itilmişlik duyguları içinde suçu diğer insanlara atmış onlardan hem korkmakta hem de tiksinmekte hem de insanları küçümsemektedir.
Bu duygular içinde kendini bir böcekten de değersiz gören kahraman, insanların da kedinden iğrendiğini sanmaktadır.  Nefreti yüzünden bakışlarını insanlardan kaçıran kendini '' hasta bir adamım ben '' diye tarif eden biridir. Ancak içindeki çelişkilerle de uğraşmak durumundadır.  Kendine hiç güveni hiç olmadığını tespit etmiş bunu itiraf ederken bile bunun sebebinin diğer insanlardan daha bilinçli olduğuna bağlamıştır.  Herkesten daha zeki ve bilinçli olduğu için kendine güvenememektedir ama bu bile bir çelişkidir. 
Ona göre insanlar ne kadar ahlaklı, erdemli, dürüst ve mantıklı gözükürse gözüksün sonuçta insanların hepsi nankördür.  Tüm insanlar bu değerleri çıkarları için kullanmakta, erdemi ve ahlakı değil çıkarlarını ön planda tutmaktadırlar. Kahraman kişisel çıkar nedir diye düşünmekte bu olgunun değişken bir kavram olduğunu varsaymaktadır.

Okul ve iş arkadaşlarından uzaklaşmış kendi içine kapanmıştır.  Tanıdığı herkesten ve arkadaşlarından da nefret etmektedir.  Onlar kendisini anlamamışlar, onu hep hor görüp onunla alay etmişlerdir. Hâlbuki arkadaşları daha zeki olduğu için onu kıskanmaktadır. Arkadaşlarının hepsi daha küçük bir çocuk iken edebiyat, sanat veya bilimin değil rütbenin ve paranın peşine düşmüş akılsız insanlardır. Bu yüzden onlardan nefret eder. Hepsi onun aksine para, ün, şöhret… gibi şeylerin peşine kapılmışlar, ama o bilime, edebiyata ve kitaplara önem vermektedir.

Kitaplara sığınmış,  okuduğu kitaplardan, karakterlerden etkilenmiş pek çok hayale dalmıştır. Düşüncelerini hislerini kimseye açamadığı için sarsıntı içindedir. Uygarlık insanları yalnız bırakmakta insanların duygularındaki çeşitliliği de çoğaltmaktadır.

Kahraman zaman zaman yeraltından dışarı çıkmayı düşlemektedir. Bir gece bir meyhanenin içinden camdan atılan bir sarhoş görüp kavgaya karışmak ister. Ancak hiçbir şey yapamaz, üstelik ona çarpıp geçen subaya da karşılık verememiştir.  Bu olayı da unutamayan kahraman subayla bir kez daha karşılaştıklarında subaya yol vermez ve subayla omuz omuza çarpışmayı göze alır.  Ki böylece artık gururunu kurtarmıştır.

Çok zaman birilerine ihtiyaç duyup onlarla birlikte yemek içmek sohbet etmek arkadaşlarının arasına girmek istemektedir ama ne yazık ki hepsinden hüsranla ayrılmıştır. Çünkü diğerlerine benzemeyi becerememekte onlardan çok farklı bir dünyada yaşamaktadır. Bir gün eski arkadaşlarıyla karşılaşmış, bir veda yemeğinde buluşmuş,  ama onlarla birlikte olmaktan son derece rahatsız da olmuştur. Arkadaşları onunla alay etmişler, onu küçümsemişler ve onun gururunu kırmışlardır.
O da buna dayanamamış, çok içip sarhoş olup her şeyi berbat etmiştir. Bunun üzerine kendince intikam planları kurmuş,  onların peşinden gitmeye karar vermiş ve yapamayacağını bildiği bir çok şeyler düşünmüştür.

Gittiği yerde bir kızla tanışmış kıza ev adresini de vermiştir.  Bir yandan kızın gelmemesini dilerken bir yandan da her gün onu beklemiş kıza âşık olduğunu dahi kendine itiraf edememiştir. Ona göre aşk ve evlilik birinin diğerinin üzerinde üstünlük kurma hakkı kazanmasıdır.
Bir sabah yardımcısı Apollo ile tartışırken kız çıkıp evine gelir. Bu durum onu daha da öfkelendirmiş, başkaları onun kalbini ve gururunu nasıl kırdıysa o da kızın kalbini ve gururunu  sözleriyle, tavırlarıyla kırmış ve her şey daha başlamadan da bitmiştir.

Dostovyevski’nin Diğer eserleri
 
[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fyodor_Dostoyevski
[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yeralt%C4%B1ndan_Notlar





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...