Gazap Üzümleri ve Özeti John Steinbeck

Ekleyen : ESA , 24 Temmuz 2013 Çarşamba aaa Beğen




Gazap Üzümleri

  • Gazap Üzümleri
  • Orjinal isim: The Grapes Of Wrath
  • John Steinbeck
  • Remzi Kitabevi / Dünya Klasikleri Dizisi
  • Çeviri : Gülen Fındıklı
  • İstanbul, 2012, 1. Basım
  • ISBN : 9789751410412
Yazıda John Steinbeck'in Gazap Üzümleri (İngilizce: The Grapes of Wrath),, romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, John Steinbeck'in  hayatı , romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, Gazap Üzümleri (İngilizce: The Grapes of Wrath),adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 “Genç yaşlı, kadın erkek, binlerce emekçinin verimli topraklara yolculuğunu ve bir ulusun yaşadığı dönüşümü işleyen bu roman, aynı zamanda iyi bir yaşam düşüyle Oklahoma'dan kalkıp Kaliforniya'ya doğru yola çıkan Joad ailesinin öyküsüdür.
 Steinbeck'in Büyük Bunalım dönemi sırasında Amerika'da var olma savaşı veren insanların yaşamından yarattığı bu dram, toplumsal içeriği ve etik bakışıyla görkemli bir atmosfer yaratırken, getirdiği insani boyutları ve yalınlığıyla da içten bir yapıta dönüşüyor.”  (Arka Kapak)
 
 ESERİN  KENDİSİ VE KONUSU HAKKINDA
 
Gazap Üzümleri (İngilizce: The Grapes of Wrath), John Steinbeck'in Amerika'da 1930'lu yılların ekonomik kriz dönemini realist bir bakış açısı ile ve etkileyici bir dille anlatarak yazdığı bu  roman 1939 yılında yayınlanmış ve  eser Pulitzer Ödülü kazanmıştır.[1]  Yazar, bu romanında Amerika'daki 1930'lu yıllarda ortaya çıkan ekonomik kriz dönemini ve insanlığın dramını Amerikan Gerçekçiliği sıfatıyla anlatılan gerçekçilikle yazılmıştır. O yıllarda yazarın da yaşantısında buna benzer şeyler olmuş, kriz dönemlerinde yazar bir müddet bu tip tarlalarda çalışmış,  bu sayede yoksul insanların hayatını hayallerini, umutlarını, yaşam koşullarını kendisi de gözlemlemiş ve yaşamıştı.  Kriz yıllarında öğrenci olan yazar sık sık bu romanda da adı geçen Sanilas vadisine geliyor; çiftlik işlerinde çalışarak harçlığını kazanıyordu. Roman bu nedenle yazarın gerçek hayatta tanıdığı insanlar ve yaşadığı olaylardan izler taşıyarak oluşmuştu.
 Roman bu nedenle bir yandan yazarın kendi biyografisinden izler taşımış olmakla diğer yandan da anlattıklarının doğallığı sayesinde ayaklarını yere basmasıyla gerçek bir başarı elde etmiş oluyordu.
 Gazap Üzümleri dünyanın önde gelen ve en çok okunan klasiklerinden birisi kabul edilir. Eser Pulıtzer ödülü almış[2]olduğu gibi Le Monde’unYüzyılın 100 Kitabı listesine de seçilmiştir. [3]
Kitap ilk kez ABD'de Viking Press tarafından New York'ta 1939 tarihinde basılmıştır. Çok çeşitli dillere çevrilen kitap Amerika da ve diğer ülkelerde de yüzlerce kere yeniden basılmıştır. Bu eser Türkiye'de ilk kez Remzi Kitabevi tarafından Rasim Gürhan'ın çevirisiyle ve "Gazap Üzümleri" adıyla okurla buluşmuştur.
Eser sinema filmi olarak da çekilmiştir: “1940 ABD yapımı dramatik filmdir. Özgün adı The Grapes of Wrath'tır. Senaryosunu Nunnally Johnson'ın uyarlayıp yazdığı filmi John Ford yönetmiştir[4]
 
Konusu
1929 Ekonomik Bunalımı,  Amerika'da başlamış tüm dünyaya yayılmıştır. Küçük toprak sahipleri bankalar ve tüccarlar tarafından aldatılmakta, insanlar, kuraklık, yoksulluk, zorbalık veya açlık yüzünden evlerini terk etmektedir. 1930'larda 3 milyon insan Kaliforniya’ya yeni bir yaşama başlamak için yerleşmiştir.  Eser Büyük bunalımdan etkilenen Joadları yakından inceleyerek bu çiftçilerin de insan olduklarını hatırlatmaya çalışmakta, vahşi kapitalizmin insanları ne hallere sürüklediğini vurgulamaktadır.
“Bu romanda yazar, hızlı bir sanayileşme süreci yaşayan Amerikan toplumunda, toprağa bağlı yaşamaya alışmış büyük bir ailenin değişim rüzgârları karşısında acımasızca savruluşunu ve tükenişini anlatmaktadır. Başka bir deyişle, bu roman, ayakta kalma mücadelesi veren insanların destanıdır” [5]
 
KARAKTER TAHLİLLERİ
Tom Joad: cinayetten hapse girmiş, cezasını çektikten sonra ailesinin yanına dönmek istemiştir. Ancak ailesini bulamamıştır. Tom vaftiz babası olan köylerinin eski papazı Casy’den  ilesinin yaşadığı ve çalıştığı toprakların sahibinin makineli tarıma geçtiği için, artık Joad ailesine ihtiyacı kalmadığını ve Joad ailesini topraklarından çıkarmış olduğunu öğrenir.
 Tom, cesur ve hiçbir şeyden sakınmayan birisidir. İnsanların topraklarından kovulmaları ve göçebe hale gelmelerini düzenin suçu ve insanlık dışı olarak görmektedir. Ona göre kötülüğü yaratan yoksulluktur. Yoksulluktan kurtulmak için elinden ne gelirse yapacaktır.  
Tom düzene karşı isyankârdır. Ne zaman ileri doğru bir adım atılsa insanlık geri kalabilir ama hiç bir zaman başlanılan yere dönülemez şeklinde bir fikir içindedir. Bu da yapılanın doğru olduğunu gösterir ve aslında yitirilen bir şeyin olmadığını göstermiş oluyor inancındadır.  Tom’a göre insanlar bir araya gelip sesini yükseltmelidir. Zenginler yan gelip yatarken binlerce namuslu insan açlıktan ölmesi, göçe zorlanmasına son verilmelidir. Ona göre ortalıkta tabancalarıyla oynayan polisler olmayınca düzen daha kolay sağlanacaktır.
Papaz Cosy:  Tom’un vaftiz babası olan Papaz Cosy yıllarca papazlık yapmış fakat daha sonra bir sürü günaha ve günah saydığı fikirlere kapılmış, bu yüzden de papazlığı bırakmış bir kişidir. 
Cosy’e göre insanlarda din korkusu diye bir şey kalmamıştır. Kendisi de bunu yitirmiştir. Yaptığı duaları bile isteyerek yapamamaktadır.  Cosy insanlara günah olan şeyleri bir bir sıralarken kendisinin ikiyüzlü biri olduğuna inanmaya başlamış ve bu duygudan kurtulmak için papazlığı bırakmıştır.
İyi niyetli bir papaz olan Cosy yaptığı işi tam bir inanç içinde yapamadığı için suçluluk duymakta ve kendini çok aciz hissetmektedir. ( Cosy romanın ilerleyen bölümlerinde Tom’un suçunu üzerine alacak ve onu yerine hapishaneye girecektir. Bu ona göre yaptığı en iyi iş olacaktır.)
Cosy’e göre birleşen insanlık kutsaldır. Ancak zavallı, bir insan lokmasını ağzına alıp kaçtığında veya bu küçük lokma için diğerleri ile bağırıp çağırarak dövüşmeye başladığında bu kutsallık yitmektedir. Bu tür insanlar kutsallığı mahvetmektedirler. Ama insanlar birbirleri için değil tüm insanlık çalışırlarsa işte doğru olan, kutsallık ortaya çıkacaktır.
Anne: Yüzü hiç de yumuşak olmayan, kendinden emin, iradeli biridir. Bütün acıları gördükten sonra sıkıntıları ve kederleri adım adım aşarak yüce bir sakinliğe insanüstü bir anlayışa ulaşmıştır.  Ailenin direği haline gelmiş ve bunu hoşnutlukla karşılıyor gibidir. Acıyı ve korkuyu kabullenmedikçe ne Tom’un ne de çocukların acı ve korkuyla karşılaşmayacağını düşündüğünden acı ve korku duygusunu hissetmemektedir.  Onun için huzur mutluluktan daha önemlidir.  Soğukkanlı, ela gözlü ailesini sukunet ve huzur içinde yaşatmak isteyen bir kadındır.  Soylu ve sakin bir güzelliğe sahiptir. Yaraları hep o sardığı için heyecansız, emin ve sessizdir. Son söz onun olduğu için kararlarında isabetli ve haklıdır. Kendisi sallandığında ailenin sarsılacağını, umutsuzluğa düştüğü an yıkılacağını, dağılıp gideceklerini iyi bildiği için bu konumunu her zaman korumak gerektiğinin bilincindedir.
Onun için tek önemli şey şartlar ne olursa olsun ailesinin dağılmasına izin vermemektir. Yaşamdan beklediği, karınlarını doyuracak kadar aş, başlarını sokacak kadar bir ev ve çalışacak kadar bir topraktır. Onun için toplumda herkes aynıdır. Belli bir sınıflandırma yapmaz ama zaman zaman kurulan dünya düzenine isyan eder.
Noah: Ailenin ilk çocuğu, uzun boylu ve içine kapanık bir delikanlıdır. Yaşamı boyunca hiç sinirlenmemiştir. Yavaş hareket edip az konuştuğu için aptal zannedilmektedir. Ailesini çok seven ama bunu asla belli etmeyen bir delikanlıdır. Cinsel dürtüleri olmayan, umursamaz, sessiz sakin garip bir insandır.
Rose of Sharon: Evin genç ve evli kızıdır. Hamile olduğu için bütün düşünceleri ve davranışları bebeğe yöneliktir. Aklında yanlızca üreme ve çocuk doğurma vardır. Yanlızca önemli olmayan ufak tefek şeylerden yakınır. Onun tek istediği California’ya gitmek, çok para kazanıp ev, araba alıp çocuğunu yetiştirmektir
Connie: Rose of Sharon’un kocası evin damadıdır. Bu yolculuğa çıkarken bu kadar zor olacağını düşünmez ve pişman olur. Hamile karısı işsizlik ve göçebelik ona zor gelir ve aileyi yarı yolda sorumluluklarından kaçar.
 
ÖZETİ [6]
 
Bir cinayet işlediği için on yedi yıl hapse mahkûm edilen, fakat dört sene sonra şartlı serbest bırakılan Tom Joad, bir kamyon ile evine dönmektedir. Tom, tarlalar arasında yürürken, bir kaplumbağa görür. Kabuğuna yulaf ve arpa tohumları gömülmüş olan bu kaplumbağa, tekrar ayakları üzerine gelmeye çalışırken, bu tohumlardan bazılarını yere bırakır. Tom, kaplumbağayı cebine koyar. Hayvanın kabuğunda şimdi, başka bir yerde toprağa bırakılacak tohumlar vardır. Bu olay Tom için b ir hayat dersi olacaktır.
 Tom Joad ailesinin yanına döner. Ancak ailesini bulamaz. Joad ailesinin çalıştığı toprakların sahibi makineli tarıma geçmiş, Joad ailesine ihtiyacı kalmadığı için ve Joad ailesini topraklarından çıkarmıştır. Tom Joad kendisini de vaftiz etmiş olan köylerinin eski papazı Casy’in yanına gider.
Papaz Casy, Tom Joad’a ailesinin John amcasının çiftliğine gittiğini de söyler.
Papas Josy, Tom’a dini inanışlarını kaybettiğini itiraf eder. Fakat insanlara yardım etmek için kendisine yeni bir yol bulacağına da kesinlikle inanmaktadır. Tom, Casy’yide yanına alarak amcasının çiftliğine gider.
 
Diğer çiftçiler gibi Joad’lar da kurumuş topraklardan ürün alamadıklarından ötürü, toprak ağasına borçlarını ödeyememiş ve bu yüzden çiftlikten atılmışlardır.  Pamuk yetiştirmeye mecbur kalan ortakçı çiftçiler, değişik ürün yetiştiremediklerinden, toprağı yozlaştırmışlardır. Para babaları ortakçıları topraktan atarak ve tek bir traktör kullanarak, sadece bir kişiye ücret ödeyerek bu işleri yapmaya ve bütün ürünü kendileri almaya başlamışlardır.
Tom ve Papaz Jim, çiftliğe vardıklarında ailesini yolculuk telaşı içinde ve yolculuk için hazırlanırken bulur.   Joad ailesi, makineli tarıma geçilmesiyle birlikte kovuldukları toprakları terk edip California’ya göç etmek hazırlığı içindedir. Tom önce bu yolculuğa karşı çıkar, ancak anne Joad, yaşamak için ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini düşündüğü California’ya gitmeye Tom’u da ikna eder. Çünkü California toprakları verimlidir ve meyve bahçerinde çalıştırılmak üzere binlerce işçi alınacağına dair ilanlar dağıtılmaktadır
Joad’lar, kalabalık oldukları için hep birlikte çalışırlarsa kısa sürede California’da yerleşik hayatı geçeceklerine inanmaktadır. Aile Jim Casyi’ de yanlarına alarak ve on üç kişi, kırık dökük, bir kamyonla yola çıkar. Bu kamyonu alabilmek için hemen hemen bütün eşyalarını da satmışlardır. Büyükbaba gitmek istemez. Fakat aile, yaşlı adamı zorla kamyona bindirip Batıya doğru yola çıkar.
Kamyon, eyalet sınırına doğru yol almaktadır. Tom, sınırı geçtiği zaman tahliye edilmesinin şartını çiğnemiş olacağını bilmektedir.  Fakat ailenin kendisine ihtiyacı olduğunu da bildiğinden riski göze almaktadır. Eyalet sınırına varmadan, büyükbaba kalp krizi geçirerek ölür. Gömme işlemini normal yoldan yapmak için paraları olmadığından, Joad’lar büyükbabayı yol kenarında kazdıkları bir çukura gömer. Dini ayini Casy yapar.
Üçüncü oğul Al’ın kullandığı eski kamyonetle yapılan California yolculuğu, havanın çok sıcak ve kuru kamyonetin hızının da çok düşük olması nedeniyle zor ve yavaş gitmektedir. Köhne bir otomobille aynı yolda giden Wilson adındaki iyi bir karı koca da Joad lara katılmıştır. Benzin istasyonlarında ve hamburgercilerdeki herkes, insan dolu bu kamyonu hayretle süzmekte,  bazı yerlerde onlara acıyan garson kızlar, onlara ucuz ekmek ve, kurabiye vermektedir. Fakat Batıya doğru devam ettikçe, halk, onları kuşku ve düşmanca karşılamaya başlar. California yolculuğunun Joad ailesini kurtaracağına olan inanç kırılmaya başlamıştır.
Texas eyaletinde Wilson’ların otomobili bozulur. Baba Joad ve Tom, zaman yitirmemek için yola devam etmek ister. Anne Joad, ailenin parçalanmasına izin vermeyeceğini belirterek elindeki krikoyu sallar. Wilson’ların otomobili onarılıncaya kadar bir kamp yerinde beklemeye razı olurlar. Ailenin azmini kıracak olaylara rağmen, annenin sarsılmaz inancı aileyi ayakta tutmaktadır.
California’dan dönen bir işçi, el ilanlarının halkı yanılttığını, bir işyerinin 800 işçiye ihtiyacı varsa 5000 kişinin müracaat ettiğini, karınları aç olan işçilerin az para ile çalışacaklarına emin olan patronların ücretleri olabildiğince azalttığını anlatır.
Aile, New Mexico ve Arizona eyaletleri üzerinden California çölüne ulaşırlar. Orada, Okie kelimesini ilk kez işitirler. Bu,  sözcük Oklahoma göçebe işçilerine hakaret olarak kullanılan ve fazlalık, gereksiz varlık anlamına gelen bir kelimedir. Çöle girmeden biraz önce, nehrin kenarında, oğulluları Noah, anne Joad’ın bütün ısrarlarına rağmen yola devam etmeyeceğini, nehir boyunca yürüyeceğini, böylece nehrin kendisini verimli bir toprak parçasına götüreceğini söyleyerek aileden ayrılır.
Gece konaklamak için dururlar. Şerifler onları tutuklamakla tehdit eder ve zararlı yaratıklarmış gibi davranır. Anne Joad bir şerife sinirlenir ve elindeki tava ile üzerine yürür.
Büyükanne de, kendini bilemeyecek derecede aklını kaybetmiş ve kuvvetten düşmüştür. Noah’ın ayrılması anneyi çok çok üzmüştür.
Hamile olan büyük kız Rose Of Sharon ve kocası Connie bu yolculuktan sıkılmışlardı.  Connie ve karısı Sharon’a geçtikleri şehirlerden birine yerleşmeyi ve orada bir iş bulup kalmayı düşünüyordu. Bayan Wilson’un hastalığı yüzünden Wilsonlar yolculuğa devam edemedi. Anne Joad, kızı ve damadını da ikna ederek ailesini kamyona bindirir ve aile yola koyulur.
Çölün öteki ucunda California vadisi önlerine açılır. Hepsi hayret, heyecan içindedir. Fakat, geceleyin çölü geçerlerken büyükanne ölmüştür. Anne Joad bu haberi gecikmelerinden korktuğu için ailesine bildirmemiş, bütün gece ölü kadının yanında yatmış, kamyonun bir köşesinde Connie ve Rose Sharon ise aşk yapmıştır. Fakat aile her şeye rağmen artık California’ya ulaşmıştır.
Hooverville kampında çadır kurarlar ve Anne Joad ailenin işlerini düzene koymak için harekete geçer. Fakat iş yoktur. Bu hayal kırıklığı üzerine John Amca kendisini içkiye vermiş, damatları Connie ise gebe karısını ve aileyi terk etmiştir. Ailesine çok bağlı olan Sharon ise aileden ayrılmak istememiş, bunun üzerine Connie, Sharon’a kendisini daha sonra bulabileceğini söyleyerek aileden ayrılmıştır.
Anne Joad’a rağmen aile dağılmaya başlamıştır. California’da umduklarını bulamadıkları gibi, beklediklerinden çok daha kötüsünü bulmuşlardır.  On işçiye ihtiyacı olan bir işveren, yirmi işçiye ihtiyacım var diye ilan vererek, bölgedeki emek gücünde talep fazlası oluşturup işgücü ücretini düşürmektedir. Böylece daha fazla kar etmekte, değişik yerlerden göç etmiş işçiler ise çaresiz kalarak  karın tokluğuna çalışmaktadır.
Şeriflerden biri,  gözdağı verir ve bir kadına ateş eder. Tom onun elindeki silahı alır ve tekmeleyerek Şerif’i bayıltır. Serbest bırakılma şartını ihlal eden Tom’un yeniden hapsedilmesini önlemek için Casy bütün suçu yüklenir ve polise teslim olur. Papazlıktan kopmuş olan inançları ile çelişkiye düşen Papaz Cosby böylece vicdanını susturmuş ve hayatta en yararlı bir işi yapmış olduğunu düşünmektedir.
Amerikan Lejyonerlerinin kampı yakacakları öğrenilince,  aile kamptan ayrılmaya karar verirler. Joad’lar kamptan ayrıldıkları sırada Tom, polislerin güneye gitmeleri için verdikleri emri dinlemez, kamyonu kuzeye sürer. Anne Joad, onu yatıştırır ve onları yollarından hiçbir şeyin geri çeviremeyeceğini belirtir.
Weedpatch denen bir hükümet kampına gelmişlerdir. Burada işler biraz daha iyi gider. Şeriflerden korunan göçebe işçiler burada kooperatif kurmuşlar ve çocukları okuma-yazma öğrenmiştir. Bir işveren Tom’a iş verir. Cumartesi gecesi danslı bir eğlence yapılacaktır. Eğlence sırasında kabadayıların zorluk çıkarmaması için kendisini uyarır; kampta kalanlar da, herhangi bir olay sırasında nasıl hareket edeceklerini planlamışlardır.
Silahlı şerifler isyan işaretinin verilmeden kampa girmeye yetkili değildir. Eğlencede serseriler olay çıkarır onların ancak İsyan işareti verilmez. Tom ve arkadaşları olay çıkarmak isteyenleri kaldırıp kaldırıp kampı çevreleyen çitin öte yanına fırlatırlar ve eğlence olaysız devam eder.
Aradan bir ay geçmesine rağmen Joad ailesinde, Tom dışında hiç kimse iş bulamamıştır. All, baba ve Jon amca kamyonete atlayarak iş aramaya koyulmuş. Ama geçtikleri yerde ”yardıma ihtiyaç yoktur“ yazısını görüp  akşama doğru iş bulamayacaklarını anlayarak tekrar kampa dönmüşlerdir
Anne Baba Joad yaşama şevki ve arzusunu kaybetmemek için başka tarafa gitmekte ısrar etmektedir.  .Joad’lar kuzeye hareket eder ve bir şeftali fidanlığının sahibi onlara iş verir. Adam her üç kova sağlam, lekelenmemiş şeftali için beş sent ödeyecektir. Bütün aile güneş batana kadar çalışır, fakat sadece bir dolar kazanırlar. İşin kötüsü çevredeki lokantaların fiyatları öylesine yüksektir ki bir dolarla doğru dürüst bir yemek bile yiyemeyeceklerini görürler.
Tom o gece gizlice kamptan çıkar. Kamp dışındaki silahlı bekçiler, kamptaki meyve toplayıcılarını dış tahrikçilerden koruduklarını söylerler. Tarlalar arasındaki bir çadırda Tom,Jim Casy’i görür.Casy, şimdi liderdir. Çiftlik ve bahçe sahiplerinin işçi ücretlerini indirmek için kullandıkları yolları engellemeye çalışan bir grev düzenleyicisidir. Tom ve Jim konuşurlarken, yakınlarda sesler işitirler ve birdenbire yüzlerine ışık tutulur. İki kişi Casy’nin üzerine atlar. Bir tanesi elindeki kazma sapını Casy’nin kafasına indirir. Tom, adamın elindeki sopayı alır ve kafasına vurur. Olay yerinden kaçan Tom, kimseye görünmeden Joad ailesinin kaldığı çaldığı çadıra girer. Olup bitenleri aile bireylerine anlatır ve ayrılması gerektiğinde ısrar eder. Joad Anne ve doğurmak üzere olan Rose Sharon; kalması için Tom’a yalvarırlar. Tom sonunda kalmaya razı olur.
Çalıştıkları yerde ücret iyice düşürülmüş, üç kova şeftali için verilecek para iki buçuk sente indirilmiştir. genç Winfield açlıktan bayılır ve polisler de Tom’un üzerini ararlar. Çılgına dönen Joad’lar,Tom’u iki yatak şiltesi arasında gizleyerek kamptan ayrılırlar.Aile kuzeye doğru devam eder.Bir pamuk kampına vardıklarında kendilerine bir tren vagonunda kalmaları söylenir.Yüzü hala şişkin olan Tom,bir su yatağında saklanır.Bir çocuk kavgası sırasında,Ruthie bir çocuğa ağabeyinin bir şerifi öldürdüğünü gururla anlatır.Bunu duyan Anne Joad,Tom’a kaçmasını söyler.Tom,Anne Joad’a Jim Cay’nin görevini devam ettireceğini belirtir. Endişe içindeki Anne Joad,Tom’u kaçması konusunda ikna eder ve biraz da para verir.Tom işlerini yoluna koyduktan sonra parayı ödeyeceğine dair söz verir ve kaçar.
Baba Joad ise, ailesinin yönetiminin elinden kaçtığını hisseder. Daha da kötüsü Baba Joad aileyi yönetmek de istemez. Joad’lar kısa bir süre daha pamuk toplamaya devam ederler. Sağanak halinde yağan mevsim yağmuru bu işe son verir. İşçiler arasında hastalık baş gösterir. Onur ve gururun yerini hırsızlık ve dilencilik alır. Yerli Californialılar göçebe işçilere eskisinden de çok düşmanlık beslerler; polisin Okie’leri dövmesini ve eyaletten sürmesini isterler. Baskı altındaki bu göçebe işçilerin hissettikleri gazap onları bir arada tutar.
Hayatın ve ölümün karşıt noktası, kaplumbağa ve tohumun imajını yansıtır. Yağan sağanak yağmurlar suların yükselmesine neden olur. Erkekler yükselen suları önlemek için setler kazarken, Rose Sharon vagonda çocuğunu doğurur. Bebek ölü doğmuştur. Taşan sular vagona doğru yükselirken Baba ve Anne Joad ,Rose Sharon’u kuru bir samanlığa götürürler. Orada yaşlı bir çiftçinin açlıktan ölmek üzere olduğunu görürler. Bu adamın yanına yatan Rose Sharon süt dolu göğüslerini hastaya uzatarak ona meme vermeye çalışır. Onu ölümden kurtarır.
 
 
JOHN STEİNBECK (1902-1968)
 
Öğretmenlik yaparak geçimlerini sağlayan bir anne babanın çocuğuydu. Alman asıllı olan ailesi ona iyi bir tahsil yaptıramadı. Steinbeck hem okuyor, hem de çiftliklerde ayak işleri yaparak para kazanıyordu. Stanford üniversitesine yazıldığı gün annesine şöyle demişti: “ ancak ilgimi çeken derslere devam edeceğim; diploma alıp alamayacağım umurumda değil. ”
Sık sık okulu bırakıp Sanilas vadisine dönüyordu; çiftlik işlerinde çalışarak harçlığını kazanıyordu. 23 yaşındayken, kazandığı parayla Newyork’a gitti. Okuduğu kitapların tesirinde kalmış, yazar olmak istiyordu. Ancak gazetelerde muhabirlik işi dahi bulamayıp boyacı çıraklığına başladı. İnşaat işçiliği, gazete dağıtıcılığı, eczacı çıraklığı dahil bir sürü işe girdi çıktı. Sonunda California’ya döndü. Yazarlık fikrinden bir türkü vaz geçemiyordu. Yazı denemeleri için ona bol zaman verecek bir iş arıyordu. Çiftlik bekçiliğinde karar kıldı. Korsan Morgan’ın hayatını konu alan Altın Kupa (cup of gold) roman denemesi bekçilik denemesinin ilk meyvesi oldu. Evlendi ve Hacific Grovea’ ya yerleşti. Maddi sıkıntılarla geçen ilk evlilik yıllarında Cennet Çayırlarını (pastures of heaven) ve Bilinmeyen Bir Tanrıya’yı (to a god unknown) yazdı. 3 kitabı da ona para ve şöhret kazandıramadı. Devamlı para sıkıntısı çeken Steinbeck, ayak takımının bulunduğu meyhanelerde gece sohbetlerine katılmaya başladı. Bu sohbetlerin bir ürünü olan Yukarı Mahalle çok beğenildi ve ona ummadığı kadar para kazandırdı. Cesareti artan yazar Bitmeyen Kavga’yı yazdı. Meyve toplayıcılarının hayatını konu alan bu roman satmadığı gibi ona “Komünist” damgasını yedirdi.
Steinbeck’de bitmez tükenmez bir inat vardı. Ben büyük bür yazar olacağım ve sizler de göreceksiniz diyordu. 1937 de kaleme aldığı Fareler ve İnsanlar ona beklediği şöhreti kazandırdı.
1939 da İskandinavya’ya yaptığı gezinin arkasından ünlü romanı Gazap Üzümlerini neşretti. Toprakları alınan ve tarım işçisi olarak Oklohama’ya göç etmek zorunda kalan insanların trajedisini konu alan bu roman, yazara Pulitzer ödülünü kazandırdı. Kitabında küçük toprak sahiplerinin bankalar ve tüccarlar tarafından aldatıldığını, büyük sermayenin küçükleri yutarak beslendiğini, sanayi tarımının sömürüye dayandığını açık bir dille anlattı.
Amerikan toplumunun çeşitli kesimlerinden örnek alarak insan hayatının trajik yönlerini romanlaştırdı.
Diğer eserleri: Aybattı, Sardalya Sokağı, Dik Başlılar Otobüsü, Cennet Yolu, Uğurlu Perşembe, Rusya Seyahati
Steinbeck 1962 de Nobel ödülü almış, hem toplum hem fert psikolojisini konu alan değerli eserler vermiştir.
 
 
[1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Gazap_%C3%9Cz%C3%BCmler
[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Gazap_%C3%9Cz%C3%BCmler
[3] http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/443-yuzyilin_100_kitabi.html
[4] http://tr.wikipedia.org/wiki/Gazap_%C3%9Cz%C3%BCmleri_(film)
[5] http://mutimar.blogcu.com/gazap-uzumleri-kitap-ozeti/483186
[6] http://www.frmtr.com/kitap-ozetleri/767979-gazap-uzumleri-john-steinback-kitap-ozetleri.html


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...