Germinal Hakkında Konu Özet Tahlil Emile Zola

Ekleyen : ESA , 22 Haziran 2019 Cumartesi aaa Beğen
 
 
Yazıda  “Germinal   Emile Zola romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Germinal   Emile Zola”    hakkında bilgiler “  Germinal   Emile Zola”  romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “ Germinal   Emile Zola  ”  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ESERİN YAZARI KONUSU DÖNEMİ TÜRÜ HAKKINDA
 
Germinal,  Natüralist akımın en önemli temsilcisi olan Emile Zola’nın ilk baskısı 1885 yılında yapılan bir romanıdır. Roman sanayileşme sürecinde ortaya çıkan emek çi sermayedar çatışmasını konu alan ilk romanlardan birisi olmuş, Rusya’da ekim devrimi ortaya çıkmadan 30 yıl önce yazılmakla birlikte adeta sosyalist bir ihtilalin ortaya çıkacağını ilan eden bir eser de olmuştur.
 
Germinal adlı roman Emile Zola’nın Meyhane ve Nana adlı romanları ile birlikte en önemli romanıdır. Bu romanı Fransa'daki maden işçilerinin yaşadıkları ağır sorunları ve ücretlerini artırmak için giriştikleri mücadeleleri,  grevler ve çatışmalar yolu ile haklarını aramaları üzerine kurgulanmıştır.  Germinal emekçi sömürücü çatışmasını ele alan hem en ilk hem de en gerçekçi roman olma özelliği taşır. Yazarın bu romanı dünya edebiyatına tesir eden en mühim eseri olmuş, yazılanlara göre Zola öldükten sonra ahali onu “Germinal” nidaları ile mezara uğurlamıştır.
 
Dünyada belki de en önemli işçi romanı olarak kabul edilen Germinal yazar tarafından içinde yaşanılarak, hissedilerek, çok detaylı gözlemlenerek yazılmış bir romandır.  Romanlarını tam bir gerçeklikle ve determinist ilkelerle yazan Zola, bu romanının 9 Şubat 1884’te Anzin Maden Ocakları’nda patlak veren grev sırasında oraya giderek grevcilerin arasına karışmış,  fakat bu romanını 1860'larda kuzey Fransa'da ortaya çıkan ve uzlaşmaya yanaşmayan maden işçilerinin grevlerinin öyküsünü dile getirecek şekilde yazmıştır.
 
Zola, bu grev esnasında sürekli olarak madencileri ve hayatlarını gözlemlemiş, meyhanelerde madenciler ile konuşmuş notlar almış, açılan maden galerilerine dahi girmiş “Güldükleri zaman zenci sanılan”  madencilerin çalışma şartlarını da yakından gözlemlemiştir.  Madencilerin yaşadıkları barakalarda da kalan ve onların gündelik hayatlarını da detaylı olarak inceleyen Emıle Zola’nın  bu romanı açlık sınırında yaşayan işçilerin, iş kazalarının ve hayat mücadelelerinin doğal bir romanıdır.
 
Roman ismini veren Germinal tohum anlamına gelmektedir. O dönem işçiler bir tohum olarak görülmekte geleceği inşa edecek insanlar olarak değerlendirilmektedir.
 
Roman filme de uyarlanmış 1993 yapımı filmin de konusu olmuştur. Romanın  mekânı ve konusu 1860 yılların sonunda Fransa’nın Montsou kasabası olarak seçilmiştir.
 
 
ROMANIN ÖZETİ
 
Etienne, ,sosyalist düşüncelere sahip iş arayan bir işçidir. Önceleri makine şefliği yaparken işinden kovulmuş ve yeni bir iş bulabilmek için arayışlara girmiştir. Şimdi ise yayan yapıldak yola düşmüştür. “Kara bir mürekkep kadar yoğun ve karanlık bir gecede, düz ovada, Marchiennes'le Montsou'yu birleştiren ve pancar tarlaları arasında ip gibi uzanan yolda bir adam tek başına yürüyordu.” Sonunda kuzey Fransa'daki Montsou'ya kadar yürüyerek gelmiştir.  Buradaki madenlerde iş bulmayı umut etmektedir. Lakin bu madende çalışan işçilerin çok ağır şartlarda çalıştıklarına şahit olur.  “ yarın korkusuyla yaşamaya devam edip, alanını terk edememek, başkaldıramamak kişinin özgürlüğüne vurulan en derin ketlerden birisidir. İtaat bekliyorsan fakirleştir, kafalarına buyruk yaşamalarını istemiyorsan sadece ölmemeleri için yetecek kadar tayın ver...”
 
İlk önce maden ocağı “Voreux” a gelir ve iş olup olmadığını sorar; çaldığı kapılar yüzüne kapanmış ona iş yok demişlerdir. Ama madende çalışan işçi bir kadın ölünce onu işe alırlar. İşe girmesini sağlayan kişi ise Maheu adında bir işçidir. Maheu, yedi tane çocuğuna bakmak zorunda olan bir adamdır. Üstelik evinde yaşlı babası Bonnemort ‘e de bakmak zorundadır.
 
Babası Bonnemort Baba da Maheu gibi ömrünü bu madenlerde tüketmiş bir adamdır. Bonnemort Baba daha sekiz yaşındayken madenlerde çalışmaya başlamış,  bu madenlerde en az üç kez ölmek üzereyken son anda kurtarılmış,  her seferinde sağ kurtulmayı başardığı için kendisine dokuz canlı Baba lakabı takılmış birisidir. Fakat artık çok yaşlandığı için çalışamamakta buna rağmen ömrünü verdiği şirketi onu emekli etmemek için bin türlü bahane uydurmaktadır.
 
Maheu  ve ailesinden beş kişi bu madenlerde çalışmaktadır.  Aile üyeleri sabah dört ile öğleden sonra üçe kadar vardiyalı olarak çalışmakta maden çıkarmak için yerin beşyüz metre altına inip çıkmaktadırlar. Kışlar çok ağır geçmekte maden ocaklarının zemini ıslanınca,  kömür dehlizleri kayganlaşmakta, işçilerin yüzleri zenci gibi kapkara olmaktadır.  Yazın ise sıcaktan bedenler kavrulmakta akan terler kömür karasından kanallar açmaktadır.  Ailenin geçim dertlerine çare bulmaktan başka ve çocukları ile kendilerinin karınlarını doyurmaktan başka yapabilecekleri veya yapabildikleri hiçbir şey yoktur. Hayat onlar için karınlarını doyurmayı başarmaktan ibarettir.
 
Evin annesi olan bayan anne Maheude'nin de tek derdi ailesinin karnını doyurmaktan ibarettir.  “Ne yazık ki yemeden yaşamanın yolu henüz bulunmamıştır” . Bu evde kömür madenlerinde çalışmayan üç tane de küçük çocuk vardır. Aileden beş kişi kömür madeninde çalışmasına rağmen aile evde kalan üç çocuğun karınlarını doyurmakta çok güçlük çekmektedir.  Bu yüzden bakkala yalvarmak zengin evlerinden yemek dilenmek zorunda kalmaktadırlar.
 
Kömür madenlerinden simsiyah yüzlerle çıkıp eve geldiklerinde ise yıkandıkları eşya ise ortadan kesilmiş bir fıçıdan ibarettir.  Yeterli su olmadığından aynı fıçıdaki aynı suda beşi de yıkanmaktadır. Başka odaları da olmadığından bu fıçı oturma odasında durmakta herkes aynı zamanda banyo olarak kullandıkları bu odadaki fıçıda yıkanmaktadır.
 
Evin büyük kızı on beş yaşına basmış olan Catherine’dir. Catherine genç bir kız olduğu halde yeterli beslenemediği için yaşından küçük gösteren, zayıf ve nazik bir kızdır. Catherine  her sabah saat dörtte kalkıp erkekler gibi işçi tulumunu giyerek madende çalışmaktadır.  Kömür arabası itmek ve sağlıksız ortamda yaşamak işçileri ve aileyi oldukça zorlamaktadır.
 
Etienne ilk gördüğünde Catherine’i erkek zannetmiş ama daha sonra Maheu’nun en büyük kızı olduğunu öğrenince de çok şaşırmıştır. Maheu’nun büyük oğlu Zacharia küçük oğlu ise kötü ruhlu Jenalin’dir. Maheu ailesinin diğer bir ferdi ise,  dünyaya kambur olarak gelmiş olan Alzire'dir.
 
Maheu ‘nun büyük oğlu Zacharie, Philomene adlı kadınla evlenmiş ve iki çocukları olmuştur. Zacharie evlendikten sonra ondan kalan boş yere Etienne kiracı olarak gelir. Fakat başka yer olmadığı için Etenine kötü ruhlu Jeanlin ile beraber aynı yatakta yatmak zorunda kalmıştır.
 
Maheu ‘nun boşalan odasına yerleşen Etenine zamanla evin büyük kızı Cathreine'ye aşık olur. Fakat Catherine kaba ve küstah bir adam olan Chaval'ı tercih etmiş ve onunla yaşamaya başlamıştır.

Madendeki işçiler, ücretlerinden kesintiler yapmaya başlanınca artık tamamen para yetiştiremez ve geçinemez hale düşmüştür. Zaten sosyalist düşünceli anarşist karakterli ve haksızlıklara tahammülü olamayan Etienne yardım sandığı projesi ile işçileri organize etmeye başlamıştır.  Arkadaşları ile konuşarak bir grev yapmaları gerektiğini söyler. Erternasyonal'in de yardımıyla işçiler greve gider
 
Montosu'da başlayan grev diğer kömür madenlerine de sıçrar. Destek olmayanlara, grevdeki işçiler müdahale etmekte çalışmalarını engellemektedir. Fakat i sermaye  sahipleri işçilerin istediklerini kabul etmeyeceklerini açıklamış grev süresince işçilere yardım yapacak olan sermaye sandıklarında hiç para kalmamıştır.  
 
Etienne artık işçilerin lideridir.  Jean-Bart'taki rakip ocağın da grev yapmasını isteyen grevciler buradaki binalara da saldırırlar çıkan çatışmada Chaval ve Catherine kıl payı kurtulmuş, maden ocağı sahibini iflasa doğru giderken insanlar “ekmek isteriz” diye sokağa dökülmüştür. bağırır. En sonunda ordu devreye girmiş, askerler ocağa dönün diye çağrılar yapmaya başlamıştır. Ülkede ki tüm madenlerde artık grev vardır. Etienne tüm işçilerin kahramanı olmuştur.
 
 Bazı işçiler de maden sahiplerinin yanında yer almıştır. Bunların içinde Chaval da vardır. Grevdekiler çalışmaya başlayan işçiler ve askerlerle çatışmaya başlar. Çıkan çatışmalarda Maheu ölür.
 
 Bunun üzerine grevcilerle şirket anlaşmaya varmış fakat eski bir anarşist olan Rus asıllı Souvarine borulara sabotaj yapmıştır. Bu sabotaj sonrasında. Etienne, Chaval ve Catherine madende sıkışıp kalırlar. Çıkan kavgada Chaval ve Catherine ölmüş,  Etienne yaralı kurtulmuştur.
 
Etienne iyileşir ve Paris'teki yoldaşı Pluchart'ın yanına gidip Enternasyonel'de çalışmaya karar verir. Bir gün bayan Maheuda ile karşılaşır. Kadın, kocasının ve iki çocuğunun ölmesinden sonra dahi her bir umut içindedir.
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...