Güllerin Fısıltısı Hakkında ve Özeti Teresa Medeiros

Ekleyen : ESA , 11 Mart 2015 Çarşamba aaa Beğen

Güllerin Fısıltısı  Teresa Medeiros ile ilgili görsel sonucu

 

Yazıda Güllerin Fısıltısı romanın hakkında bilgiler, romanının özeti, Güllerin Fısıltısı romanın konusu, ana fikri, kahramanları,  Teresa Mediros’un hayatı,  diğer romanları, serden alıntılar, eser hakkında yorumlar, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi yazar ve eseri arasındaki ilişkiler yer almaktadır. 
 
ESER VE YAZAR HAKKINDA BİLGİLER 
 
Güllerin Fısıltısı 1962/1963 doğumlu  ünlü ABD li  romancı Teresa Mediros’un romanlarından biridir. Romantik konulu romanları ile ünlenen yazarın romanları  yayınlandığı yıllarda çok sayıda baskı yapmış yazar romanları ile pek çok ödüller alarak ülkesinde en çok satan romancılar arasına girmiştir. Tanınmış bir romancı olmadan önce hemşirelik yapan yazar. Ünlü bir romancı olduktan sonra hemşireliği bırakmış yazmış olduğu  yirmiden fazla basılmış ve romanları best seller listelerine girerek sekiz milyondan [1]fazla satmıştır.
 
Yazar halen kocası, kocası ve nevrotik kedisi ile  Kentucky’de yaşamaktadır. [2] [3]
Bugüne kadar yazmış olduğu romanların pek çoğu New York Times Best Seller listesine girmiş,  iki defa  ABD de verilen büyük bir ödül olan PRISM  ödülün almıştır.  İki kez de Waldenbooks  kurgu ödülünü  de alan yazar  Amerika Roman Yazarları Birliği ve Kentucky Romance Yazarlar ve Romancılar, Inc.'in üyesidir.[4]
 
Güllerin Fısıltısı adlı romanı  yazarın en sevilen romanları arasındadır. Roman  pek çok dile olduğu gibi Türkçe’ye de çevrilmiş,  yazarın ABD deki ününe parelel olarak ülkemizde de  sevilmiştir.
"Teresa Medeiros'un mükemmel hikâye anlatıcılığına harika bir örnek daha. Karakterleri, hayal gücünüzü ve yüreğinizi yakalamak için sayfalardan dışarı fırlıyor. Aşkın büyüleyici gücü ve kapsamlı bir arka plan, muhteşem ve unutulmaz bir hikâye yaratmak için bir araya geliyor." Romantic Times
 
KARAKTERLER
 
Morgan McDonnell: Mc Donellerin patavatsızi, kaba saba, nezaketten anlamayan, oğlu ve Sabrina’nın kocasıdır. Sabrina onu eğitmeye çalışacaktır.
Sabrina Cameron: Zenginlik içinde sevgi ile ve prensesler gibi büyümüş bir kızdır. Neşeli canlı ve herkesi temiz kalbi, güzelliği ve sevimli  gülüşüyle cezbeden bir kadındır. Kişiliğine hiç uymayan Morgan ile ailelerin arası düzelsin diye evlendirilir.
 
KONU
McDonneller ve Cameronlar asırlardan beridir. İki rakip aile, iki büyük klandır. Zenginlik ve sevgi ile büyüyen, Cameron Klanı'nın prensesi Sabrina, güzelliği ve neşesiyle her kesi etkileyen sevecen bir kızdır.  Sabrina’nın etkileyemediği tek canlı kalanların ezeli düşmanları olan McDonnell’erin patavatsız oğlu Morgan McDonnell olmuştur.
Sabrina ile Morgan McDonnell, büyüdüklerinde, aileleri arasındaki düşmanlığı sona erdirmek için bir araya getirilirler. Bir Prenses gibi yetişmiş, Sabrina  bir dağlıyla evlenmiştir.  Morgan,  onu  bakımsız kalesine götürür. Fakat bu evlilik klanların ezeli  rekabeti  evli çiftlerin yetişme tarzı ve yaşam biçimlerinin çatışmalarına sahne olacaktır.

ÖZET
 
'MacDonnell'ler geliyor ! 'MacDonnell'ler geliyor !
Bağırtı uykudaki Cameron Vadisi köyünde top atışı gibi patladı köylüler hayvanlarını mı yoksa çocuklarını mı saklayacaklarını bilmeyerek yollarda deli gibi koşmaya başladılar. Perdesi bir kaç evde perdeler hızla çekildi. Cameronlar ile MacDonnell' lar uzun zamandır düşmandı. Köylüler için toprak sahiplerinin kavgası beşeri olmaktan ziyade efsaneydi. Eğer bir köylü kız dağdan saçı başı dağılmış ve sersemleşmiş bi halde dönerse köyde bir kaç ay sonra karnının şişeceği ve sarışın bir bebek dünyaya geleceği konuşulurdu.
Sabrina annesi ile kalsaydı bahardaki Londra yolculuğuna kadar çıkmayacağını biliyordu. Annesinin en büyük arzusu Sabrina’nın şen dayısı Willie'nin onu İskoçya’nın haritada dahi bulunamayacak dağlık bir bölgesinde sakin bir papazla tanıştırmasıydı. Sabrina annesini neşelendirmek için şöminenin üzerindeki ucundan bir kristal gül aldı. Bu gül bir Belmant gülüydü. Anneannesinin keyfinin yerine gelmesiyle yüreklenen Sabrina gülün pürüzsüz sapını parmaklarının arasında döndürerek merdivenlerden yukarı çıktı. Sabrina pencereye doğru gitti. Kar beyazı bulutlar zirveleri kaplıyordu. Sabrina aniden gelen ürpermeyi üzerinden atarak ne babası ne kendi için bu barışın ağır olmasını diledi.
Bir  ziyafet esansında Morgan ın babası öldürülmüş ve suç Sabrina’nın babası üzerinde kalmıştı. Morgan ise bunun üzerine Sabrina’yı rehin almış  ama kızın annesi Elizabeth  Sabrina’yı kurtarmıştı.  Morgan hücreye atılmış ve kinle dolmuştu.  Sabrina’nın babası ortaya çıkacak olan oyları engellemek için Sabrina’yı  Morganla evlendirmek zorunda kalmıştı.
Cemoranlar ise tepelerin arasına yerleşmiş ve bir kuleyle taçlandırılmış bir malikânede oturuyorlardı. Sabrina'nın Belmont'ta kuzeni Enido elinde  bir sandık ile  Willie dayıdan ve bir rezaletten üstü kapalı biçimde  bahseden bir mektupla kapılarında belirmişti.  Morgam deri ciltli bir kitap çıkarttı.  Elizabeth Cameron'a zaten biraz aşıkken kadın birde ona okuma yazma teklif edince Morgan gururlu bir şekilde reddetmişti.
Morgan annesi hakkında babasının söylediklerinden başka bir şey bilmiyordu. Morgan dünyaya gelmek için verdiği yabani ilkel mücadele sırasında onun canını almıştı.  Angus bunu anlatırken sesindeki gurur Morganı tiksindiriyor ve utandırıyordu. Morgan o kadar uzun süre sessiz kaldıki Sabrina onu yeniden gücendirdiğini düşünmeye başladı. Sonra Morgan uzanıp sağlam eliyle bir saç lülesi tutarak parmağı arasında ovaladı yüzünde belirsiz bir zafiyet ifadesi belirip kayboldu.  Sabrina gözlerini açtığında kendini adeta onun ayaklarının dibine diz üstü çökmemek için Morgan’ın şalına sıkıca yapışmış halde buldu.
Morgan’ın kirişleri sarsan ızdırap dolu haykırışı Sabrina’nın feryadı dışındaki bütün sesleri bastırdı. Morgan babasının cesedinin üzerine eğilerek zaman kaybetmeyecek kadar çok ölüm görmüştü. Açılmış gözleri Sabrinaya döndü.  Sabrina’nın babası avuçlarını masaya koydu. Sabrina daha önce onu bu kadar bitkin görmemişti. Macdonnell'ler beklenen katliamdan mahrum edilmiş canı sıkkın çocuklar gibi homurdanarak dışarı çıktılar.  Arkadaşlık ettikleri kadınlar bir erkeği yatağa atabilir vurabilirdi bu yüzden Cameron’un karısının farklı olabileceğine inanmaları için hiç bir sebep yoktu. Cameron klan'ın ümitlerinin hem de kızı için hayallerinin gerçekleştirme  fırsatının Angusun cesedi ile birlikte kucağına düştüğünün fark etmesi bir fırsattı.  Sabrina bir deli ile evlenmişti. Sabrina’nın düşünceleri birbiri ile yarış ediyordu.
Biz Macdonnell'ler bile bizimle yatağa girmek yerine bizi öldürmeye tercih eden bir eksik eteği isteyecek kadar şehvet düşkünü değiliz. Vücudu acıdan tortop olmuştu ama onu üzerinden atmak için hiç bir harekette bulunmadı. Sabrina uyandığında kendinin saçıyla Morgan’ın elleri arasında meydana gelmiş bir örümcek ağına takılmış halde buldu. Sabrina ağabeylerinin neden kavga ettiklerini anlamıştı. Onlara yaklaşınca oğlanlar generallerinin karşısında hazırola geçen askerler gibi omuzlarını dikleştirdiler. Orman zemininde yer yer kemikleri sızlatan sis sızıyor, Sabrina’nın ayak bileklerine dolanmak için pusuya yatan yılanlar gibi kıvrıla kıvrıla yükseliyordu.  Sabrina,  Angus’a bir bakış attı ve rüzgârın onlardan Angus’a doğru esti.  Macdonnell'ler üç özellikleri ile tanınırlardı. Vahşilikleri, doymak bilmez şehevi iştahları ve Cameronlara nefretleri.
Sabrina üçünü birden bu huysuz devin elinde öğreneceğinden korkuyordu. Macdonnell'ler yavaş yavaş dağılarak Morgan’ı yalnız bıraktılar.  Morgan onların peşinden kaleye gelmeyip poakah’a atladı ve ormanın kasvetli karanlığında kayboldu. Sabrina merdivenlere yanaşırken yarı boğuk keskin bir çığlık onu durdurdu.  Sesi tanıdı kaşlarını çatarak en yakınındaki kapalı kapıya doğru sessizce yaklaştı. Kulağını kapıya dayadı, alçak sesli bir ses geldi. Bunu  Enidin Cameron da örümcek tarafından köşeye kıstırıldığında attığı korku dolu çığlığın aynısının olduğunun hatırlayınca Sabrina’nın her yerindem soğuk terler boşandı. Sabrina kapıya deli gibi vurmaya başladı, gözlerinden boşanan yaşlar onu kör etti bağırmaktan boğazı ağrıyıncaya kadar bağırdı ve yerinden kımıldayan kapıyı süzdü.  Ona tek yardım edebilecek kişi Morgan’dı. Kocasının adını bağırarak merdivenlerden aşağı indi. Kemerli kapıdan son hızla geçtiğinde karşısına nemli bir yer kömürlü dumanıyla pis adamlar çıktı.  Bunlar ter ve viski kokuyordu.
Sabrina’nın midesi bulandı onları iterek kendine yol açıyordu.  Bir yandan da Morgan’a sesleniyordu.  Ayağı takıldı oradaki adamlardan biri kolundan yakalayarak düşmesine engel oldu.  Güzelim,  Morgan yoksa ben varım. Sabrina’nın öfkesi taşmak üzereydi.  Adamaları görmezden gelerek ilerledi. Sabrina kalabalıktan kurtulunca rahatladı.  Morganı ortalıkta göremeyince ferahlığı uçuverdi. Kocam nerede diye haykırdı. Kahkahasını tutan bir erkek sesişaşkınlık dolu sessizliği bozdu . “Arkanı dön güzelim tam arkanda “.
Sabrina ertesi gecesi kocasına satrancın özelliklerini öğretmeye ayırdı . Morgan yumruğunu satranç tahtasına indirip her parçayı ayrı bir köşeye fırlatırken Sabrina gözlerini kırpmadı bile. Morgan öfkesinin sebebi olan nesneyi elinde sıkarak sinirli sinirli odayı adımladı.  “Nasıl “ diye köpürdü şah nasıl bu kadar güçsüz olabilir.
Morgan dalgın hareketle satranç tahtasını ters çevirmesine yardım ederken gözleri devirdi.  Sabrina ertesi akşam Morganı, Homeros'a tanıştırmaya kalkıştı.  Yunan şairin Morganın ilgisini çekmesine ama arzularının uyarmasını diliyordu.  O arzular Sabrina’nın hem uykuları hem akıl sağlığına zararlıydı.  Sabrina yüzünü Morgana döndü cesaretiyle Kirke kadar azametliydi.
Ertesi gün öğleden sonra Sabrina kararlı adımlarla odasından çıktı. Macdonnell hanımefendisi olarak hayatın odasında Morgan’ın seyrek ziyafetlerini bekleyerek geçirecek değildi. Sabrina dumanlı odaya girdiğinde neşeli bir beklentiyle ellerini birbirine sürtmemek için kendını tuttu.  Ortadaki masadan yükselen bir kahkaha Sabrina’nın dikkatini çekti. Enido  odayı Sabrina’nın istediği gibi hazırlamıştı . Valen Ciennes masa örtüsünün üzerinde zarif bir porselen çay takımı yerleştirmişti.  Morgan salondan geçerken herkesin gözünü çıplak teninin üzerinde hissederek adımlarını daha hızlı atmaya başladı. Arkasından heyecanlı fısıltılar halinde bahisler  havada uçuşuyordu.  Morgan vefasız karısını boğacak mıydı?  Yoksa taştan kalbine bir gülle mermi mi gömecekti?
Morgan’ın  göğsüne garip bir ağırlık çökmüştü. Sabrina’nın gözleri parlıyordu.  Dudaklarından hasret dolu bir tebessüm belirmişti.  Morgan bu ifadeyi yüzünden Macdonnell kalesini ilk gördüğün dede tespit etmişti. Bu ifade çocukken Morganı harap eden ifadeydi.  Karnına çocugumu koyacağım Sabrina Cameron babana torun olarak bir Macdonnell bebeği vererek klanlarımızın arasındaki barışı korumak senin görevin dedi.  Sabrına kendını bildi bileli onundu.  Morgan onun ilk ve tek aşkıydı.  Sabrina bir tek top atışı yapmadan Macdonnell kalesini feteden ilk Cameron'dı . Morgan'ın kabilesinin adamlarının gözlerinde beliren şüphe ve kana susamışlığı da görmemiş olacaktı.
Macdonnell'lar kendilerinin olanı korumak için onu bir anda gözden çıkarırlardı.  Aptallığından ve değersizliğinden utandı.  Bir kaç komik şarkı ve bir iki defa sevimli hareketle asırlarca süregelmiş nefret ve güvensizlikle savaşabileceğini sanacak kadar saftı.  Gerçek ona ağır bir darbe olmuştu. Sabrina’nın artık kendine ait bir klanı yoktu. Sabrina dışlanmış biri Cameron ile Macdonnell arasındaki geçmişe dayanan düşmanlığı siyasal kefaleti ve Morgan Macdonnell cinsellikteki ustalığının kölesiydi.
Sabrina mücadele halinde bir reisin acımasızlığıyla Macdonnell'ları ailesini ağırlamaya hazırlanıyorlardı. Macdonnell'lar zengin Cameron reisinin onları beğenmemesinden fakirliklerinden cehdetlerınden ve kalabalıklarından ötürü olay konusu olmaktan korkuyordu.  Dougal kızının geleceği hakkında açık sözlülüğü Sabrina’nın indirdiği darbeyle kıyaslanınca ayıplayıcı bir şamar gibi kalmıştı. Sabrina zarif yumruguyla onu sarsmıştı.  Morgan bu darbeyle yıkılmamak için iradesinin tümünü kullanmak zorunda kalmıştı.
 
Sabrina üç gün sonra kocasıyla görüşmeye karar verdi.  Bir hafta sonra Sabrina yatağında oturmuş onu Cameron’a götürecek arabayı bekliyordu.  Dougal ona çocukken göstermiş olduğu sabır ve sefkatle giyindirmişti. Babası ona elbisesinin kollarını giydirir gibi bacaklarındaki çıtaları saklamak için kadife pelerininin eteklerini düzeltti.  Sabrina kırık bir oyuncak kadar hareketsizdi.  Sabrina’yı buradan götürmekle yine büyük bir hataya düşmüş olmaktan çok korkuyordu.
 
Macdonell'den ayrılmak için ısrar eden  sabrina’ydı.  Sabrına’nın geçirdiği kazanın sonuçlarına şahitlik etmek hepsi için zor bir durumdu. Yaklaşık bir saat sonra sabrina’nınn sevinçlerinden kaplarına zor sığan annesiyle babası hanever meydandaki evin kapısında belirdiler.  Onları kahvaltı odasına aldı sabrına onlardan ayrılalı haftalar değil bir kaç saat olmuşçasına sakindi. Annesiyle babasını öptü. Ses hem güzeldi hem korkunç. Bu malikâne duvarlarını aşan bir sesti Sabrina’nın ilk tepkisi elleriyle kulaklarını kapatmıştı. Bu Cameron Macdonnell klanları arasındaki anlamsız kin yüzünden babasını kardesını kocası ya da oğlunu kaybetmişti. Bütün kadınların sesiydi Sabrina şaşkınlıktan haykırmamak için ağzını sıkıca kapattı.
 
Morgan için yüreği acıdı. Enid  kiliseninnin arka tarafında görününce gösterişli peruğunun altındaki sevinçle gülümsedi. Hem Cameronlar hemde Macdonnell'ler her anda huşu içinde kalmışlardı. Sabrina bembeyaz olup elbisesi ile ortaya çıkmıştı. Morgan yüzünden kimse yorum yapmaya cesaret edemedi.  Tam Moragan’ın karşısına geldiğinde cesaret almak için gülleri sıkıca tutarken ayağı halıdaki bir bombeye takılarak sendeledi ve o anda eline batan bir diken yüzünden ağzından küçük bir çığlık kaçıverdi.  Aralarında ezilen güller bir fısıltı bir çığlık ve aşkları kadar tatlı ve ebedi bir şarkı halinde güzel kokularını bırakıyordu.
 
YAZAR:TERESA MEDEİROS
 
Özet : EZGİ OSMA
 
 
[1]  http://en.wikipedia.org/wiki/Teresa_Medeiros
[2]  http://en.wikipedia.org/wiki/Teresa_Medeiros
[3]  Teresa Medeiros Official Biography
[4]  Published Authors". Kentucky Romance Writers. Retrieved 2010-11-01.

 

 

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...