Hermann Hesse'nin Siddhartha Romanı Hakkında Bilgiler Özeti ve Konusu

Ekleyen : Sibel Çolak , 07 Eylül 2019 Cumartesi aaa Beğen
 
ESERİN YAZIMI BASIMI KONUSU TEKNİĞİ TÜRÜ YAZARI HAKKINDA  BİLGİLER  
 
 Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse'nin (1877 – 1962) ilk baskısı 1922 yılında yapılmış olan bir romanıdır.[1] Romanın ilk baskısı Berlin’de S. Fischer Verlag isimli yayınevi tarafından yapılmış,  roman Budist inancını ve felsefesini Avrupaya tanıtan bir eser olarak önem kazanmış, Hermann Hesse'nin de Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasında em önemli etkenlerden birisi de olmuştur
 
Siddhartha, Hermann Hesse'nin, Siddhartha Gautama'nı hayatını konu aldığı, Budizm felsefesinin içrek yönlerini işleyen, yazarın en ünlü eserleridir. Berlin’deki S. Fischer Verlag isimli yayınevi tarafından 1922 yılında ilk defa yayımlanmıştır.
 
Siddhartha sözcüğü Sanskrit dilindeki sözlük anlamları ile  "siddha" elde etmek, başarmak, anlamlarına gelmektedir. Roman bu sözcük ile Budistlerin nihai hedefi olan Nirvanayı ve Nirvana’ya ulaşmak hedefini anlatır.
 
Nirvana kelimesinin Hint dilindeki anlamı:  "patlatılmak" ya da "söndürülmek"  manasına gelmektedir. [2] Nirvana ise Budistlerin ulaşmak için hedefledikleri en ulu mertebeyi ifade etmektedir.  Budizim öğretilerinde Nirvana, nefsinden, nefsin isteklerinden, arzulardan , ac gözlü olmaktan, kurtulan, ruhunu nefret, kin, intikam, aldatma gibi duygulardan arındıran, cehaletten kurtulan, böylece tüm hayvani duygulardan uzaklaşılarak ulaşılan en yüce, erdemli olmanın zirvesi ve en büyük mertebedir.  Nirvana, kelimesinin söndürmek anlamı kin nefret, aldatma, intikam vb gibi nefsin tüm kötü isteklerini söndürmek, sonlandırmayı başarmak anlamındadır.[3] Tüm bu olumsuz düşüncelerden arınmayı başarmış olan kişi en sonunda Nirvana’ya ulaşacak huzurlu, mutlu ve kutlu bir ruh haline ermeyi başaracak, tüm acılardan da kurtulacaktır.
 
Herman Hesse , 1910, 1914 yılları arasında Hindistan'a yaptığı bir ziyaret sonrasında bu romanı yazmış,[4] yazarın bu romanı , Avrupalılar tarafından büyük bir ilgi ile karşılanmış,  roman çevrildiği  çeşitli Avrupa dillerinde Budizmi ve Nirvana’yaı batı kültürüne anlatan ilk önemli eserlerden birisi olarak kabul edilmiştir.  Edebiyata hayatına şair olarak başlayan Herman Hesse’nin bu romanı şiirsel bir dil ile yazılmış olması ile de dikkatleri çekmiştir.
 
“ Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım." (Tanıtım Bülteninden)
 
KARAKTERLER
 
Kamaswami,
Gotama:  Buda’ya inananların adı
Siddhartha'nın Babası: Yöresinde tanınan önemli bir brahman
Govinda:  Siddhartha’ya gittiği her yerde eşlik eden en yakın dostu
Vasudeva: Irmak tanrısı
Kamala: Siddhartha’ya dünyevi zevkleri tattıran fahişe
Siddhartha . Hayatın amaçlarını sorgulayan, Nirvana’ya ulaşmayı hedefleyen , bunun için maddi ve manevi yolculuklara çıkan  seyyah bir brahman
 
 
ÖZETİ
 
 
Siddhartha, Buddha gibi delikanlılık çağında yaşamın anlamını sorgulayan hayatın sırrına ermek isteyen yakışıklı bir prenstir. Köydeki herkes Siddhartha'nın babası gibi başarılı bir Brahman olmasını beklemektedir. Tüm dini ritüelleri yerine getirdiği halde dinin ona mutluluk ve huzur getirmediğini fark etmiş ve bir şeylerin eksik olduğunu anlamıştır. Babası ve diğer yaşlıların da hala aydınlanamadığını da düşünmektedir. Onlarla kalarak varlığının doğası ile ilgili sorularını çözmeyeceğini de idrak etmiştir.
 
Bir gün, Samanas adlı bir münzevi grup ile tanışır. Aç ve çıplak gezen bu dervişler yemek için dilenmektedirler. Aç ve çıplak dolaşarak ve dilenerek nefislerini öldürmeye çalışan bu dervişler nefislerini ve bedensel ihtiyaçlarını öldürerek huzura ereceklerine inanmaktadırlar.  Samanas'ların düşüncelerinden etkilenen Siddhartha aradığı cevapların bazılarını bu yoldan elde edebileceğini düşünüp bu yolu izlemeye karar verir. Siddhartha'nın babası onun Samanas'a katılmasını istemez ama  Siddhartha yakın dostu Govinda  ile bu dervişlerin arasına katılır.  Böylece aydınlanmanın yolunu bulabileceğine inanır.
Önce ormanlara çekilir.
 
Brahmin geleneğinden öğrendiği sabır ve disiplin ile Samanas'ın yöntemlerine hızla uyar. Böylece hayatın geleneksel sıkıntılarından kurtarmayı öğrenir. Artık, mal,  mülk, kıyafet, cinsellik ve yaşamak için gerekli olmadıkça nefsin gereksiz isteklerinden arınmayı başarmıştır. Benliği ortadan kaldırarak aydınlanmayı bulmak ve dünyanın zevklerini terk etmeyi öğrenmek üzeredir.
 
Güneşten yanmış ve yarı açlıktan ölmüş nefsine ağır gelecek hallerde yaşarken dostu Govinda, ile Samanas'ın öğretilerden elde ettikleri kazançları fark edecek tartışmalar yapmaktadır. İkisi de  i ahlaki ve manevi yönden bir hayli geliştiklerini düşünmektedirler. Ancak tüm bunlar da Siddhartha’yı hala tatmin etmemiştir. Kendini reddetme yolu onun için kalıcı bir çözüm değildir. Samanas'ın öğretilerinin de gerçek manevi aydınlanmayı kazandırmadığı görüşündedir.
 
Siddhartha Nirvana adı verilen manevi aydınlanmaya kavuşmuş olan Buda Gotama adında kutsal adamın adını duymaya başlamıştır.  Siddhartha ve Govinda, Samanas’ların liderlerine ayrılmak istediklerini bildirirler. Samanasların lideri bundan hiç hoşnut olmaz ama   Siddhartha büyülü ve hipnotize edici bir bakışla lideri susturmayı başarmıştır. Bunun üzerine Govinda  ile Siddhartha Samanas'tan ayrılırlar ve Gotama'yı aramaya başlarlar  
 
Siddhartha ve Govinda yola çıkarak Gotama’nın takipçilerin olduğu yere gelip onlara katılırlar. Siddhartha başlangıçta Gotama'dan memnun kalır.  Onların sekiz yol ve dört ana kaidelerine ve Budizm'in diğer yönlerine biat eder. Bununla birlikte, Siddhartha hala tatmin olmamıştır. Gotama'nın öğretilerinde bir çelişki olduğunu fark etmiştir.  Siddhartha, mutlak varlık ile bütünleşmenin nasıl olacağını ve Nirvana’ya nasıl ulaşılacağına dair henüz bir cevap bulamamıştır. . Siddhartha, Budizm'in kendisine ihtiyacı olan cevapları vermeyeceğini fark eder ve  Govinda'yı da terk eder.  Artık dini öğretiler ile yaşamın anlamını öğrenemeyeceğini de fark etmiştir.
 
Siddhartha meditasyon ve diğer ruhani ibadetler ile hedefe varmayacağına kanaat getirdiğinden dünyanın zevklerine dalarak ve bedenin arzularını fazlası ile yerine getirerek hayatın anlamanı bulmaya karar verir.  Siddhartha, basit yaşamından tamamen memnun, arkadaş canlısı bir feribotla tanışır. Siddhartha bir nehri geçerek bir şehre gelir. Burada Kamala adında güzel bir fahişe ile tanışır.  Kamala, ona aşk dünyası ve cinsellik hakkında her şeyi öğretecek ve tattıracak en uygun kişidir. Onun yardımı ile de Kamaswami adlı bir tüccarla tanışır ve ticareti öğrenmeye başlar. Siddhartha iş dünyasının bilgeliğini öğrenirken ve Kamaswami'nin ona öğrettiği becerilerde de ustalaşır.
 
Yıllar geçer ve Siddhartha'nın iş zekâsı artar.  Zengin bir adam olur ve zengin hayatın nimetlerinden de faydalanır. Hatta kumar, içki ve dansa da başlar.  Artık maddi dünyada satın alınabilecek her şeyi alabilecek güçtedir. Fakat tüm bunlar onu mutlu etmemekte, tüm bunları oyun olarak görmektedir.  Bu oyunu kazanmak veya kaybetmek umurunda da değildir. Tüm bu maddi eğlenceler onun ruhuna hitap etmemekte hatta onu örselemekte ve rencide etmektedir.  Bunların ruhu üzerinde kalıcı etkiler bırakmadığını da görmüştür. Maddi dünyada ne kadar çok kazanırsa, onu o kadar az tatmin etmektedir.  Hatta daha fazla kumar oynamak, içki içmek ve seks yapmak hırsına kapılmış, bu kısır döngü içinde kendini harap etmeye başlamıştır. Tüm bunlar onu bir mutsuzluk döngüsüne kaptırmıştır.  Bu yüzden tüccarlığı da bırakıp Kamla’yı da terk eder.
 
Siddhartha bir nehir bulana kadar dolaşıp kendini nehre atmaya karar vermiştir. Ancak bunun yerine nehir kıyısında uyur. Uyurken, Budist bir keşiş kılığında olan Govinda yanına gelir. Govinda her halli ile değişen Siddhartha'nın son halini görünce çok şaşırmıştır. Siddhartha, uyandığında Govinda'yı görünce çok sevinmiş ama Govinda, zengin bir adam gibi göründüğünden dolayı çok şaşırdığını anlatır.  Siddhartha bu halinden de hiç mutlu olmadığını yeni biri olmak istediğini söyler. Govinda yolculuğuna devam etmek için ayrılır ve Siddhartha nehrin yanına oturup hayatının onu nereye götürdüğünü düşünmeye başlamıştır.
 
Siddhartha, burada ırmak tanrısı Vasudeva ile tanışır. Vasudeva  ona ulaşmak istediği bir iç huzuru yayar. Vasudeva, uzun yıllar boyunca nehri inceleyerek bu barış duygusuna ulaştığını söyler. Siddhartha da bu öğretileri nehirden öğrenmek istediğini söyler.  Bunun üzerine Vasudeva Siddhartha'nın yanında yaşamasına ve çalışmasına izin verir. Siddhartha nehri inceler ve ondan daha önce bildiği hiçbir şeye benzemeyen manevi aydınlanmanın hazlarını öğrenmeye başlar. Nehir kenarında otururken, bütün yaşamın birliğini düşünür ve nehrin sesinden pek çok şeyi hissetmeye başlamıştır.
 
Bir gün fahişe Kamala, Gotama'yı ziyaret etmek için oğluyla birlikte bu nehrin üzerindeki gemiye yaklaşmış ama vapura binmeden önce onu bir yılan ısırmıştır.  Siddhartha ve Vasudeva  fahişe Kamala'yı kurtarmak ister ama Kamala  zehir yüzünden ölür.  Kamala ölmeden önce,  yanındaki çocuğu göstererek on bir yaşındaki oğlunun babasının olduğunu söyler. Siddhartha oğlunu yetiştirmeye başlar.  ama çocuk şımarık ve alaycı bir çocuktur. . Siddhartha'nın oğlu, vapurlar üstünde geçen bir hayatı sevememekte zengin olmak istemekte ve şehirde yaşamayı sevmektedir.
Vasudeva ise Siddhartha'ya oğlunu özgür bırakması gerektiğini söyler.  Ancak Siddhartha henüz oğlunun gitmesine izin vermeye hazır değildir.  Ama bir sabah Siddhartha’nın oğlu Vasudeva'nın tüm parasını çalıp kaçmıştır. Siddhartha oğlunun peşinden gider ama  ama şehre ulaştığında boşuna peşinden gittiğini anlamıştır.
 
Siddhartha yıllarca nehri inceler ve Vasudeva’dan  nehrin anlatması gereken sırları nasıl öğreneceğini öğrenmeye çalışır.Bir gün nehirde düşünürken , Siddhartha'ya  bir vahiy gelir. Nehir bir yağmurdan başlayıp, çay, dere, ırmak olduktan sonra okyanusa karışıp birliğe ulaşmaktadır. Doğum ve ölüm, zamansız bir birliğin bir parçasıdır. Yaşam ve ölüm, neşe ve keder, iyilik ve kötülük bu bütünün parçaları olmaktadır. Siddhartha nehrin tüm derslerini öğrendiğinde Vasudeva, nehirdeki hayatıyla birlikte yaşadığını duyurur. Ormana çekilerek Siddhartha'yı orada bırakmıştır.
 
[1] Hermann Hesse – Vikipedi, tr.wikipedia.org
[2] https://encyclopediaofbuddhism.org/wiki/Nirvana
[3] Johansson, R. Nirvana Psikolojisi . Garden City, 1970;
[4] https://www.britannica.com/biography/Hermann-Hesse


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...