Honoro de Balzac Tılsımlı Deri Romanı Hakkında Konusu Özeti


30.6.2020



Tılsımlı Deri özgün adı ile -La Peau de chagrin-  Honoro de Balzac’ın ilk baskısı 1831 yılında yapılmış olan bir romanıdır. Bu roman Balzac’ın 1830 yılından sonra yazamaya başladığı İnsanlık Komedyası adını verdiği ve "Felsefi İncelemeler" başlığı altında bir araya gelen romanlarının ilki olmaktadır.

Balzac bu romanını henüz 31 yaşında iken yazmış,  yazarın bu romanı yazarın ustalık döneminin başlangıcı olan ilk romanlarından birisi kabul edilmiştir. Eugenie Grandet ,  Kuzen Bette ,  Goriot Baba  , Vadideki Zambak  gibi büyük romanların yazarı olan Balzac’ın bu eseri   Tefeci Gobseck, ile birlikte ustalık dönemine adım attığı romanlarından birisi olmaktadır.

Realist edebiyatın önemli yazarlarından olan Balzac , bu romanında biraz fantastik bir konu seçmiş fakat , insanı insana anlatmak için önemli yöntem bulmayı başardığı gibi önemli  bir yaklaşım da sergilemeyi başarmıştır. Roman, 19. yüzyılın başlarında Paris'te geçmektedir.

Roman ilginç konusu, büyülü gerçekçilik denilen fantastik bir olay örgüsü, insana hayatına dair verdiği dersler ile ilgi çekici bir konuya sahiptir.

 

Romanın Konusu

Kumarda her şeyini kaybeden bir genç, intihar etmek için Siene Nehri kıyısına gelir.  İntihar etmek için vakit erken olunca bir antikacı dükkânına girer.  Bu dükkânda her arzusunu yerine getiren sihirli bir deri bulur.

Bu genç tılsımlı bir deri ile bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşmaya göre genç adam istediği her şeyi elde edebilecektir anacak yerine gelen her isteği karşılığından ömründen ömür gidecektir.


Romanın Özeti

Genç bir adam olan Raphael de Valentin kumarda son parasını oynar ve onu da kaybeder. Daha sonra boğularak intihar etmek için Seine nehrine gider. Ancak hava henüz aydınlıktır ve intihar etmek için akşamın olmasını bekler. Bu sırada nehrin kıyısında bir antikacı dükkânı görüp içine girer.  

Bu antikacı dükkânı dünyanın dört bir yanından gelen antikalar ile doludur. Yaşlı dükkân sahibi onu duvara asılı antika bir derinin yanına götürür. Bu deri cildin üzerinde yaşlı adamın  "Sanskritçe" yazılmış dediği yazılar vardır.  Bu cilt sahibinin herhangi bir isteğini yerine getirmeyi vaat etmektedir.  Lakin yerine getirdiği her isteğin karşısında ömürden ömür alacaktır.

Dükkân sahibi bu cildi ücretsiz olarak ona vermeye razıdır. Fakat bu teklifi kabul etmemesini ister. Valentin, dükkan sahibin uyarılarına aldırmaz. Kitabın kendi kaderini ve hayatını etkileyebileceğine Hem inanmaz hem de zaten intihar etmeyi düşündüğü için umursamaz ve cildi alır.

Valentin’in ilk isteği şarap, kadın ve arkadaşlarla dolu kraliyet ziyafetinde bulunmak olmuştur. Bu dileği diler dilemez de kendisini tam da istediği bir yemekli ziyafetin içinde bulmuş olur.  Onu bu ziyafete davet eden tanıdıkları kapıda karşılamış;  Valentin böylesi bir ziyafette, dostları ve tanıdıkları ile saatlerce yiyip içip eğlenmiştir.

Kitabın ikinci bölümü dramatik bir gerçekle yüzleşmiş olan Valen tin’in geri dönüşlerle birlikte yaşamaya başladığı pişmanlıkla karşılaşılır.  Valentin geçmişini hatırlamaktadır.

Arkadaşı Émile'ye, yaşlı ev sahibi ve kızı Pauline ile yoksulluk içinde yaşadığı günleri hatırlamaktadır.  O günlerde Foedora adında güzel bir kadına âşık olmuştur. Eugène de Rastignac adlı yaşlı bir adam ile yaptıkları konuşmaları ve onun öğütlerini anımsar. Foedora ile ilişki kurmayı başarınca Feodara’nın arkadaş çevresine de girmeyi başarmış,  ancak onun sevgisini kazanamamıştır. Üstelik , Pauline ona aşıktır ama Valentin onunla da gerektiği kadar ilgilenememiştir.

Valentin bu tılsımlı deriyi zengin olmak için de kullanmıştır.  Ancak, her isteğinin yerine getirildiğinde gücünün tükendiğini, derinin kısaldığını ve yaşlandığını anlamaya başlar. Derinin kısalması demek ömrünün kısalması demek olduğunu da anlamıştır.  Üstelik yerine gelen dileği sonrasında sağlığı da bozulmaktadır. Valentin, bu ciltten ve lanetten kurtulmanın yollarını aramaya başlamıştır. Bundan kurtulamadıkça da dehşete düşmeye başlar.

Başlangıçta tılsıma inanmayan ve antikacının uyarılarına aldırmayan Valentin  birçok dilekte bulunmuş ve dileklerinin gerçekleştiğini ve her dileğinin ömründen çaldığını fark edince büyük bir buhrana kapılmıştır. Artık kimse ile konuşmamakta bir dilekte bulunurum korkusu ile iç seslerini bile susturmaya çalışmaktadır. Deriyi odasına asmış ve her gün derinin kısalıp kısalmadığını ölçmeye başlamıştır.  

Üstelik olaylar kontrolünden de çıkmıştır. Valentin, artık hasta ve enerjisi tükenmiş bir adamdır. Ne kadar gayret ederse etsin ister istemez bir dilek ve istekte bulunmakta deri de kısalmaktadır.   Bir çare bulmak umuduyla Aix-les- spa kasabasına gider. Burada bir canlılık bulabileceğini düşünmüştür.

Romanın sonlarına doğru sevgilisi Pauline, onu bulmuş ve gerçeği öğrendiğinde o da dehşete kapılmıştır.  Deri iyice küçülmüş ve artık Valentin’in tek bir isteği kalmıştır.

 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış