Kilimanjaro’nun Karları Hakkında Özet İnceleme Ernest HEMINGWAY

Ekleyen : Emin Ozan , 30 Temmuz 2019 Salı aaa Beğen
 
 
Yazıda “Kilimanjaro’nun Karları Ernest HEMINGWAY “ romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı Ernest HEMINGWAY ‘in hayatı, romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, Kilimanjaro’nun Karları Ernest HEMINGWAY  adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
ROMANIN YAZARI KONUSU TEKNİĞİ BASIMI HAKKINDA ÖNEMLİ NOTLAR
 
Özgün adı The Snows of Kilimanjaro, Tükçesi Kilimanjaro’nun Karları adlı uzun öykü ilk baskısı 1936 da Esquire dergisinde yayımlanan Amerikalı yazar Ernest Hamıngaway’in bir eseridir.  
 
Hemingway’in en çok beğenilen öykülerini içeren bu kitap adını kitaptaki ilk öykü olan Kilimanjaro’nun Karları adlı öyküden almaktadır. Yazarın bu öykü kitabının içerisinde yer alan diğer hikâyeler ise:  Francis Macomber’in Kısa ve Mutlu Yaşamı, Temiz ve Aydınlık Bir Yer, Başka bir Ülkede, Hiç Olamayacağınız Gibi adlı öyküler olmaktadır.  Bu öyküler içerisinde en çok sevilen öyküüs ise The Snows of Kilimanjaro, olmaktadır.
 
Kilimanjaro’nun Karları, adlı eseri yazarın en başarılı hikâye kitabı olarak görülmüş,  bu kitap ilk baskısı 1938'de yapılan "the fifth column and the first forty-nine stories"  adlı eserindeki seçme hikâyelerden oluşmaktadır. Kilimanjaro’nun Karları,  basıldığı ilk günlerden beridir yazarın en çok satan kitapları arasında yer almıştır.
 
Bir yandan habercilik yaparken, öte yandan da edebiyat dünyasının zirvesine konuşlanmasını sağlayan efsane metinler ortaya koyan Ernest Hemingway,” İki dünya savaşına da şahit olmuş, Kenya ve Tanzanya’da vahşi hayvanların peşinden koşturmuş New York’un, Paris’in İspanya’nın vb sosyete çevrelerinde yaşamış tam bir maceraperesttir.  Romanlarında macera, serüven, savaş, avcılık, denizcilik, boğa güreşleri gibi konuları işleyen Hemingway sosyete ve zengin çevreler arasında bunaldığı zamanlarda sık sık seyahate çıkmış, balıkçılıkla birlikte, avlanmanın her türüne ilgi duymuş; çoğunlukla avlanabileceği yerlerde yaşamış, yaşamını bir serüvenler zincirine dönüştürmüştür.  Avrupa’da bulunduğu yıllarda sık sık Afrika’ya avlanmaya gitmiş, bu seyahatlerini ve serüvenlerini Afrika’nın Yeşil Tepeleri  (Kilimanjaro’nun Karları ile Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı)  adlı romanları haline getirmiştir.[1]
 
Hemingway bu hikâyeyi yazdığında otuz yedi yaşındadır, ama bu eserinde sanki kendi ölümünü tasavvur eder gibi, yazmak isteyip de yazamadığı eserlerin üzüntüsü içinde ölmekte olan bir yazarın geri dönüşsüzlük hüznünü dile getirmeye çalışmıştır.
 
The Snows of Kilimanjaro,  adlı öykü gördüğü ilgi karşında birkaç kez filme de uyarlanmış eserin ilk film uyarlaması 1952 yılında Henry King’in yönetmenliğinde Gregory Peck, Ava Gardner ve Susan Hayward’ın başrollerinde yapılmıştır.
 
 
 
KONUSU
 
Bu uzun öykü Afrika'da mahsur kalan Amerikalı yazarın geçmişi ve aşkı olan hesaplaşmasını konu edinmektedir.
Karısı ve hizmetçisi ile Afrika’ da bir safariye çıkan bir yazar kaptığı  bir enfeksiyon nedeniyle ölmek üzeredir.  Yazar bir yandan kendisini hasta haneye götürecek uçağı beklerken diğer yandan tüm hayatını sorgulamakta, Geçmişini hatırlayarak yaşadığı düş kırıklıklarını anımsamaktadır.
 
 
ROMANIN ÖZETİ
 
 Harry, eşi Helen, Afrika ovalarında safariye çıkmış ama artık hasta ve yaralı olarak Kilimanjaro Dağı'na bakarak ölüm döşeğinde yatmakta karsı Helen ile kampın etrafını saran akbabaları izleyerek ölümü beklemektedir.  Kilimanjaro Dağı ise yaklaşık yirmi bin fitte Afrika'nın en yüksek dağıdır.  Harry , eşi ve hizmetçileri Molo bu dağın yakınlarında bir yerde kamp kurmuşlar ve Harry’i götürecek uçağı beklemektedirler.  Harry’in ayağına bir şey batmış ve yanlış tedavi edilen bacağı kangren olmak üzeredir.
 
Harry, bir yazardır ve ölümle burun buruna geldiği bu anlarda tüm hayatını ve geçmişini sorgulamaya başlamıştır. Yazmayı planladığı ama şimdiye dek fırsat bulamadığı yazacağı şeyleri yazamadan öleceği için üzüntü duymaktadır.
 
Karısı Helen böyle bir safariye çıktıkları için Harry’e sitem etmektedir. Harry karısının konuşmalarını dinlemekte, karısının yapmak istediği her şeyi engellediğini düşünmektedir. Harry çok sinirlidir ve karsını sevemediğini düşünmektedir.  Oysaki karısı Helen sayesinde büyük bir servet kazanmış, karısı onu her zaman sevmiş ve yalnız bırakmamıştır.
 
Eşinin kendisi için yaptıklarını anımsayınca eşi Helen’e haksızlık ettiği için de suçluluk duymaktadır. Kilimanjaro ‘nun  “ Tanrı Evi “ denilen karlı zirvelerine bakarken tüm hayatını gözleri önünden geçirmekte geçmişinden çeşitli anları hatırlamaktadır.  Fridtjof Nansen ile Doğu Ekspresi'nde seyahat ederken gördüğü Bulgar dağlarını anımsar.  Avusturya'da bir oduncunun evindeki günlerini,  Avrupa dağlarında kayak yapıp içki içip, avlandığı yılları hatırlayıp hüzünlenir.  
 
Harry, Paris'te yaşadıkları lüks hayatı ve zengin karısının çevresiyle ilgili mevzulara da girip karısı ile alay etmeye de başlar. Harry ve Helen, zengin ama ikiyüzlü dostlarını Paris’te bırakıp buralara gelmişlerdir.  Paris’teki ikiyüzlü çevreleri yüzünden yazmak istediklerini yazıp bitirememiştir.  Bunların suçlusunu ise karısı ve onun zengin dostları olarak görmektedir. Bu sözleri üzerine karısı ağlamaya başlamış Harry de onu kırdığı için daha da bir üzülmüştür.  Eşini bir hayli üzen Harry bu karmaşık duygular içinde uykuya dalar.
 
Şekerlemesinden uyanan Harry, Helen ile buralara kadar maceralar yaşamak ve avlanmak için geldiklerini anımsar. Karısı ve zenginlerin arasında tüm hayatı boşu boşuna tükenmiştir. Bu safariye ise kendisini daha iyi hissetmek bir zamanlar sürdüğü zorlu yaşam tarzına dönmek için gelmiştir. Helen iyi ve güçlü bir kadındır. Harry, zengin kadınları baştan çıkararak hayatını tüketmiş,  kendisi için daha da önemli olan yazarlığı bu yüzden ihmal etmiştir.
 
Helen, Harry için bir çorba yapmak için içeri girdiğinde, karısı ile geçirdiği bomboş kalan yıllar için daha da bir üzülmüştür. Helen,  tekrar yanına gelerek yakında bir uçağın onu hastaneye götürmek için geleceğini daha da fazla üzülmemesini söyler.  Akşam yemeklerini yerlerken bir sırtlanın yaktıkları ateşin etraflarında gezindiğini görür.  Harry, artık ölmeye başladığının farkındadır. Bu sırtlan onun ölmekte olduğu sezmiş ve o yüzden bu kadar sokulmuştur.
 
Harry, sevdiği ve kaybettiği kadınları aklına getirmektedir.  Terk ettiği ilk karısını, şahit olduğu savaşları  "boğmaca" geçirdiği günleri anımsamıştır. Paris'teki kafelerde alakasız entelektüellerle giriştiği tartışmaları eşiyle ettiği kavgaları düşünür. Bunların hiç birini henüz yazamamış, üstelik artık yazabilme şansını da kaybetmiştir.
 
Helen, Harry'e bir bardak su getirmiş Harry tekrar içinde olduğu işte bu ana dönmüştür. Helen'e hayranlıkla bakarken ölümün yaklaşmakta olduğunu hissetmektedir. O arada, dedesinin kütük evini  ve o vadide alabalık avladığı günlerini de hatırlar. Paris’in gecekondu mahallelerinde geçirdiği zamanları ve fakirlerin hayat mücadelesini detaylarıyla anımsar.
 
Helen verdiği içeceklerin etkisi ile tekrar uykuya dalar.  Uykusu esnasında dahi yarı uyanıktır. Bu halde iken Birinci Dünya Savaşı yıllarında Williamson’ı hatırlar.  O savaşta korkunç şekillerde ölen askerlerin ölümü ile şu andaki ölüm anlarını kıyaslar. Kendi ölümünün nispeten kolay olduğunu düşünmüştür.  
 
Onu götürecek uçak henüz gelmemiş ama ölüm Harry’in başucuna sokulmuştur. Ama Harry halen kafasını karyolası üzerinde hissedebilmektedir. Fakat konuşma yeteneğini kaybettiğini acı ile fark etmiştir. Sabah olunca Compton adında bir arkadaşı küçük bir uçak ile Harry'i hastaneye götürmek için gelmiştir.  Yolda Kilimanjaro Dağı'nın parlak beyaz karları üzerinden geçerlerken Harry hastaneye yetişemeyeceğini ancak dağın kenarında huzur içinde yatacağını fark eder.
 
Oysaki bu ölüm öncesi rüyadır. Helen sırtlanın çığlıkları ile uyanmış ve Harry’in öldüğünü anlamıştır.
 
[1] https://edebiyatvesanatakademisi.com/yabanci-roman-ozetleri/afrika-nin-yesil-tepeleri-hakkinda-ve-ozet-ernest-hemingway/65236


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...