Martı Konusu Özeti İncelemesi ve Çehov'un Oyun Yazarlığı

Ekleyen : ESA , 19 Kasım 2019 Salı aaa Beğen
 
 
MARTI ADLI OYUN VE ÇEHOV'UN TİYATROCULUĞU 
 
Martı adlı oyun Modern Tiyatro’nun öncü yazarlarından Rus asıllı yazar Anton Çehov’un (1860-1904)’un yazmış olduğu ikinci  tiyatro oyunudur. Anton Çehov’un yazdığı ilk oyun olan  “Martı” ilk kez 1898‟de Moskova Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenmiş oyun daha ilk gösteriminde büyük bir ilgi görmüş, yazarın bu türde de eserler vermesine öncülük eden bir oyunu olmuştur.  
Anton Çehov’ un yazmış olduğu ilk büyük tiyatro oyunun adı ise  "İvanov"dur . Yazarın bu ilk büyük oyunu  Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda 1887 yılında sergilenmiştir. [1]
 
Anton Çehov’ bu oyununun büyük bir ilgi görmesi sonrasında, Vanya Dayı  Üç Kız Kardeş ve   Vişne Bahçesi  adlı oyunlarını da yazmış bu oyunları da Moskova Sanat Tiyatrosu’nda sahnelenmişti. [2]
Çehov  dünya edebiyatında daha ziyade öyküleri ile tanınmış olan ve kendi adı ile anılan hikâye tarzı ile meşhur olmuş ve dünya edebiyatına adını yazdırmış bir yazardır. Buna rağmen yazdığı dört oyun ile de tiyatro yazarı olarak da tanınmış hem dünyanın hem de Rus edebiyatının en önemli ediplerinden birisi olarak anılmayı başarmıştır. ( bkz  Çehov Tarzı Durum Kesit Hikayeciliği ve Örnekleri )
 
Çehov’un hem Martı, hem , Vanya Dayı  hem de Vişne Bahçesi  adlı oyunları Çarlık Rusya’sın çöküş dönemlerindeki büyük toprak sahiplerinin ilkesiz,  işsiz güçsüz, üretimden uzak yaşantılarını dile getiren, servetlerini tüketmekten başka eylemleri olmayan soylu ve toprak zengini üşengeç insanların hayatlarını konu edinmektedir.  Bu oyunlarındaki edilgen karakterler aşkları ve umutsuzluk vaat eden hayatları, hazır yiyici, üretmekten ve çalışmaktan uzak yaşayan insanlardır. Yazar bu aile modelleri ile bir anlamda Çarlık Rusya’sının çöküşüne yol açan etkenleri betimlemiş ve Sosyalist devrimine götüren toplumsal yapıyı da ortaya koymuş olmaktadır.
 
Nitekim Çehov, Vişne Bahçesi   adlı oyununda da “Çarlık Rusya’sını sosyal yapısına , değişen sosyo – ekonomik hayatına, yükselmekte olan burjuva hayatı ile birlikte yok olmaya başlayan aristokrat kesime göndermeler “  yapmış ,[3]  Vanya Dayı, adlı oyununda değişen koşullara ayak uydurmak için ömrünü tüketen kahyaların  dramlarını aktarmıştı.  Oyunlarında mutluluk ve hayatın amacı sorgulayan Çehov tiyatro oyunlarında çöküşe geçen toprak sahipliğine dayalı küçük burjuva hayatlarını anlatırken, hazır yemeye alışmış bu insanların mutsuzluklarının nedenlerini seçtikleri üretimsiz, amaçsız, gündelik alışkanlıkların devamından yana olan edilgen  hayatlarından  kaynaklandığını anlatmak istemişti.  Nitekim  Vanya Dayı,  adlı oyununda da “ Hayatta mutlu olabilmek kişilerin iradesinde değil, sosyal şartlarda ve yaşam koşullarının içinde saklıdır.”   Ana düşüncesini işlemiş , hayatı güzel yaşamak için güzel ve doğru tercihler yapılmasını her şeyden önce toplumsal çürümenin giderilmesini önermişti.
 
Martı adlı oyununda da yazar, sanayileşmenin değişen koşulların farkında olmayan çitlik sahiplerinin ve küçük burjuvaların edilgen yaşamları, işsiz, güçsüz, üretimsiz, hayallere dayalı, can sıkıcı ve mutsuz hayatları dile getirilmiştir.  
Martı adlı oyundaki ana karakterlerin sanata düşkün kişiler olması, Bunlardan Arkadina ve Trigorin’in aktrist ve yazar olarak hedeflerine ulaşmış ama yaşlıların bu başarısına karşın  genç Nina ve Treplev’in başarısızlıkları da dikkat çeken bir husustur. Oyundaki dört ana karakterin  dördü de arayış içinde olan  Arkadina, Treplev, Nina ve Trigorin’dir. Eski kuşak bir yere gelmeyi başarmış, yeni kuşak ise  hem sanatsal açıdan hem de  başarılı bir hayat kurmak açısından başarısız kalmışlardır.  
Martı adlı oyundaki olayların mekânı Sorin’in çiftliği ve malikânesidir.  Feodal yapının küçük zenginlerinden birisi olan Sorin ile şöhretli bir oyuncu olan ve genç Treplev’in annesi olan kendisini beğenmiş Arkadina kardeştir. Olayların geçtiği zaman ise Çarlık Rusya’sının son demleri 1880 li seneler olmaktadır. Feodal yapının çöktüğü sanayileşmenin yayılmaya başladığı feodal devrin zenginlerinin değişen koşullar karşısında çöküşe geçtiği küçük burjuvaların ve şehirlilerin atağa kalktığı sosyal bir zemin  oyunun fonunu teşkil eder.
 
 
OYUNUN  KARAKTERLERİ
Sorin:  Olayları geçtiği çiftliğin sahibi, Arkadina’nın abisidir. Ailesinden gizli olarak tiyatro oyunculuğu yapar.
İrina Nikolayevna Arkadina:  Eskiden meşhur bir oyuncu olan ve halen de bununla övünen bir aktris. Yazar olma hayalleri kuran tiyatro aşığı Treplev’in annesi, ünlü yazar Boris Alekseyeviç Trigorin’in sevgilisi
Treplev:  Arkadina’nın  yazar olma hevesleri  olan tiyatroya yeni bir biçim getirme hayalleri kuran çocuğu .
Nina: oyuncu olmak hayalleri kuran zengin bir çiftlik sahibinin kızı. Fakat ailesi buna karşıdır. Şamrayev : Sorina’nın çiftliğinde kahyalık yapan emekli teğmen
Andreyevna: Kahya Şomrayev’in karısı.
 Maşa: Kahya  Şamrayev ve karısı  Andreyevna’nın kızı.
Boris Alekseyeviç:  doktor ve ünlü yazar. Arkadina’nın da sevgilisi  
Medvedenko : öğretmen.
Yakov: Çitliğin uşağı
 
 
1. PERDE
 
Bir vakitlerin ünlü oyuncusu Arkadina ve yeni sevgilisi Boris Alekseyeviç Trigorin  kardeşi Pyotr Nikolayaviç Sorin’i n çiftlik ve malikanesine kısa bir tatil için gelmişlerdir.  Bu malikanede Arkadina’nın oyun yazarı olma hevesi ile yanıp tutuşan oğlu Konstantin Treplev’in yazdığı ve yönettiği oyunu seyretmek için toplanmıştır. Derme çatma bir sahnede oynanan bu oyun denemesini n adı “ Oyun içinde oyundur “ ve komşu malikânenin kızı Nina bu oyundaki Dünya’nın Ruhu adlı rolü oynamaktadır. Oyunu seyredenler arasında Dorn dışında hiç kimse bu oyunu beğenmemiş, Arkadina da oyunu beğenmediği gibi oğlu Treplev ile de dalga geçmiştir.
 
Bunun üzerine Treplev’in hem gururu kırılmış, hem oyun yazma hevesi darbe yemiş, hem de annesine karşı büyük bir kin duymaya başlamıştır. Oyunu seyretmeye gelenler hepsi de karşılıksız bir aşk içindedir. Öğretmen Medvedenko, Maşa'yı, Maşa Treplev'i,  Treplev ise Nina'yı sevmektedir. Fakat üçünün de aşkları karşılıksızdır.
 
2. PERDE
 
Treplev’in  kendisini beğenmiş  annesi Arkadina , Maşa, Nina, Dorn ve Sorin’in ile eski güzel günlerden söz ederlerken e çiftliğin kahyası  Şamrayev ile kavga eder.  Bunun üzerine Arkadina derhal çiftliği terk etmeye karar verir.
Bu sırada Treplev  vurduğu bir martıyı Nina’y getirip vererek ona kur yapmak ister. Ama Nina bundan tedirgin olmuş, hatta bu sırada Treplev vurduğu martıyı ona getirir. Nina bu durumdan tedirgin olur, o sırada Treplev,  annesinin sevgilisi ünlü yazar Trigorin’in geldiğini görünce kıskançlık duygusuna kapılır ve orayı terk eder.
 
Trigorin, popüler ama kültür düzeyi düşük bir yazardır. Nina onunla konuşmaya başlar ve ünlü birisi olmanın nasıl bir duygu olduğunu sorar.  Nina, halk yardakçısı konularda yazan Trigorin’i gözünde büyütmektedir. Trigorin ünlü olmanın ve ünlü biri olarak yaşamanın kolay olmadığını anlatır. Nina aktrislerin hayatlarının zor olduğunu bildiği halde aktris olmayı çok istediğini anlatır. Bu sırada Trigorin, az önce Treplev’in vurduğu martıyı görmüş ve bu martı ile ilgili bir öykü yazacağını söylemiştir.  Yazacağı bu öykü bu martı gibi özgür olan genç bir kızın bir adamla tanışıp hayatını bu martı gibi mahvedeceğini anlatan bir öykü olacaktır.  
 
Bu sırada Arkadina, Trigorin’i arayarak,  uzun bir süre dönmeyeceğini söylemiş Nina ‘da bu durumdan memnun kalmıştır. Çünkü Nina , Trigorin’in alçak gönüllü oluşundan , fikirlerinden ve şöhretinden etkilenmiştir.  Nina’da  Trigorin’e aşık olmaya başlar.
 
3. PERDE
 
Arkadina ile  sevgilisi  Trigorin malikâneden ayrılıp gitmeye karar vermişler, Treplev  ise intihara kalkışmış ama ölmemiştir.  Malikânedekiler kahvaltı yaparlarken Nina ilgi duymaya başladığı Trigorin’e bir madalyon hediye eder.  Bunu hediye ederken bir kitaptan okuduğu “Bir gün hayatıma ihtiyacın olursa onu gel ve al” cümlesini de kullanır. Gitmeden önce son bir kez daha Trigorin’i görmek istediğini söyler. Trigorin eşyalarını toplamak için gidince Arkadina bu defa da Sorin ile tartışır. Sorin Arkadina’ya oğlu Trapleve  karşı  anlayışlı olmasını hatta ona biraz dah fazla maddi destek vermesini rica eder. Ama Arkadina bunu reddeder ve kardeşinin sitemlerine ve kaprislerine dayanamayan Sorin bayılır.
 
Medvedenko  Sorin’e yardım ederken bu defa da Treplev annesi ile  Trigorin yüzünden tartışır. Arkadina,  âşık olduğum adam olan Trigorin hakkında bu şekilde konuşamazsın diye oğluna sinirlenmiştir.
 
Treplev ağlayarak odayı terk eder. Trigorin,  Nina’ya aşık olduğunu ve bir süre daha malikânede kalmak istediğini söyler ama Arkadina onun hoşuna gidecek güzel sözlerle Trigorin’i ikna eder. Trigorin de bunun üzerine gitmeye karar verir. Nina kez vedalaşmak için Trigorin’in yanına gelir ve ailesine rağmen oyuncu olmak istediğini söyleyip onunla öpüşür. Nina ile Trigorin Moskova’da buluşmak üzere anlaşırlar.
 
4. PERDE
 
Aradan 2 yıl geçmiş,  Maşa ile  Medvedenko’nun evlenme teklifini kabul etmiş ve 2 çocukları olmuş,  ancak hala Treplev’i sevmektedir.  Nina ile Trigorin’in bir süre Moskova'da birlikte yaşamış ancak Trigorin onu terk edip tekrar Arkadina ile birlikte olmaya karar vermiştir.  Nina ise başarılı bir aktirist olamamış küçük turnelerde oyunculuk yapmaktadır.  Treplev ise küçük öyküler yazan başarılı olmayan git gide depresyona kapılan bir durum içine düşmüştür.
Sorin iyice hastalanmış ve kardeşi Arkadina’ya telgraf çekmiş, Arkadiya ile Trigorin çitliğe gelmişlerdir. Treplev odasında iken Nina onun yanına gelerek son iki yılda başından geçenleri Treplev’e anlatır.  Treplev ona halen aşıktır ve burada kalması ister ancak Nina bağlı olduğu tiyatro topluluğu ile sözleşmesi olduğunu ve turneye çıkması gerektiğin anlatır. Üstelik de Nina hala Trigorin’ âşıktır ve bunu Treplev’e de itiraf eder.  Nina,  yeniden Treplev’i yalnızlığı ile baş başa bırakıp gitmiş ve Treplev daha da derin bir üzüntüye kapılıp yazdığı bütün yazıları yırtıp atmıştır.  Malikâne sakinleri akendi aralarında oyun oynarken bir silah sesi duyulur. Treplev kendini vurmuştur!
 
[1] BURÇ GÜRAY DİNÇOL, ANTON ÇEHOV’UN “MARTI” OYUNUNDA KARAKTER ÇÖZÜMLEMESİ, Yüksek Lisans Tezi, BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL, 2009, s.3


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...