Mrs. Dalloway Romanı ve Özeti Virginia Woolf

Ekleyen : ESA , 16 Mart 2015 Pazartesi aaa Beğen 1

 

İlgili resim

 

Yaşamı ve ölümü vermek istiyorum, sağlığı ve çılgınlığı; toplum düzenini eleştirmek istiyorum, işler halinde, en yoğun biçiminde." Virginia Woolf

 

Roman Hakkında

Mrs. Dalloway, Virginia Woolf'un en ilgi çekici romanlarından biridir.  Lezbiyen bir cinselliğe sahip olan Virginia Woolf bu romanında da bu duygularını açığa çıkarabilecek işretler vermiş kadın kahramanı Dallowoy’ı da kendisi gibi bu tür duygular taşıayn bir kadın olarak yansıtmıştır.

Clarissa Dalloway ve Septimus Warren Smith aslında Virginia Woolf'un  lezbiyen ruhundaki erkek ve kadın yönlerini karşılayan ve bu iki yönünü yansıtan kişilerdir.”  Özellikle Septimus, Virginia Woolf'un karakterini daha iyi yansıtmaktadır”[1]

Roman, özgür yanı ile aritokrat olma seçimi arasında kalan Mrs Dalloway’ın iç dünyasını, erkelere ve kadınlar arasında seçim yapmakta zorlanan yanını  bir gün boyunca yaşadıkları ve  düşündükleri çercevesi içinde  geriye ve o güne dönüş gel gitleri içinde anlatmaktadır.  Romanda tıpkı Deniz Feneri adlı eserinde de olduğu gibi belli bir olay örgüsü yoktur. Roman  12 saatlik zamanda geri dönüşlerle şimdiki zaman ve geçmişi bir arada anlatmaktadır.

Roman 1925 yılında tamamlanmasına rağmen yayınlanmadan önce Virginia Woolf tarafından üç kez tekrar yazılmıştır. Yazar, Mina Urgan’ın belirttiğine göre [2]başlangıçta eserine  "Saatler" ismini vermek istemiş ama "Mrs. Dalloway" isminde karar kılmıştır.[3]

Romanın mekanı Londra’dır Romanın zamanı ise  Birinci Dünya Savaşı'nın sonudur.  Romandaki olaylar,  Sıcak bir yaz günü ve Londra da geçer. Romanın ana mekanı ise Mrs Dalloway’ın evi ve partidir. Roman, tek bir gün içinde geçer . Fakat bu gün içinde Falsh back yöntemi ile geçmişe gidip gelinmekte, Mrs Dalloway’ın tüm hayatı , düşünceleri, seçimler,i toplum ve savaş yılları sorgulanmaktadır.

Geçken özgür ve ucarı bir yaşam süren  ama sonradan aristokrat olmayı seçen  Clarissa Dalloway, o akşam vereceği büyük partiye hazırlanmaktadır.   Ama aynı gün Hindistan'dan beklemediği bir tanıdığı gelmiştir. Bu kişi  İlk aşkı Peter Walsh’dır.  Onun apansız gelişi  Mrs Dallwoy’u uzak bir geçmişin anılarınıa, eski arkadaşlıkları ve Clarissa'nın gençliğinde yaptığı tercihlere götürmüştür.  Dalloway böyleklikle  bütün yaşamı, ilişkileri ve evliliğine götüren olayları hatılamak zorunda kalmıştır.

 

Romanın Teması:

Roman, her seçim bir vazgeçiş tir. Ana fikir üzerine kurulmuştur.. Hem Mrs. Dalloway, hem Septimus Smith, dramatik bir seçim yapmışlardır. Septimus, hiç bir zaman burjuva toplumu içinde kabul görüp anlaşılmayacağını düşündüğü için, bu hayattan vaz geçerken,  Mrs. Dalloway de burjuvada bir yeri olamayacağından çekindiği için  , uçarı ve çılgın hayatından vazgeçerek burjuva olabilmek seçimine kapılmıştır. Mrs. Dalloway   burjuva olmayı seçip topluma uyduğu için , Septimus’da burjuva olmaktan vaz geçip topluma uyduğu için acı çekmektedir.  Mrs. Dalloway, yaşamı seçmiş gibi görünse de aslında ruhunun özünü öldürürken , Septimus’da  toplumundan koptuğu için delirmek üzeredir.

“İki baş kişi birbirini tanımazlar ancak ikisi de reklam uçağını görür. Bir lastik patlamasını duyarlar ve resmi bir araba görürler. Birbirlerine yakın ama birbirlerini tanımadan yaşarlar aynı günü. Daha da ilginci ikisi de Shakespeare’in sözlerini anımsarlar. "Şimdi ölmek, şimdi çok mutlu olabilmek demektir.”

 

“Romanda Big Ben’de önemli bir roldedir. Saatin kaç olduğunu o bize söyler.Kitapta Big Ben'in her çalışında bir karakterden diğerine geçiş yapılmaktadır.”

Romandaki temalar kısaca,  Feminizm, eşcinsellik, varoluşçuluk ve zihinsel problemler olarak ifade edilebilir.

 

Romanın Karakterleri

Mrs. Dalloway:  Clarissa Dalloway yüksek sınıftan ellili yaşlarında bir ev hanımıdır.  Genç iken Özgürlüğüne düşkün Peter’la  yakın ilişkide olan  ama onunla evlenmek fikrinden uzak duran bir kadındır. Özgür ama,  Lady Baxborough gibi ağır ve soylu bir kadın olmak istemiştir. Richard Dalloway ile olan evliliği, kendini zaman zaman bir kafeste hissetmesine neden olmaktadır. Kadınlara  âşık olma potansiyeli olan Dallawoy, hayatta tek ilgi duyduğu erkek olan Peter’ı reddetmiştir. Peter Walsh’a kafa tutacak kadar önde bir kadın iken , evlendikten sonra burjuva hayatının kalıpları içinde kalmıştır.

Septimus Warren Smith : Septimus 30 yaşında ve bir İtalyan ile evlidir. Bir şirkette çalışmakta, Sık sık hezeyanlar yaşamaktadır.  Mrs. Dalloway’in diğer yanını temsil etmektedir. Savaşın etkisiyle ruhsal bir bunalıma sürüklenen Septimus, delilik derecesine yaklaşan ruh haliyle kendini burjuva hayatına kaptırmamaya çalışmaktadır. Clarissa ise, Peter’la bir maceraya atılmak ya da Sally’ye âşık olmak yerine, burjuvanın uygun gördüğü ve beğendiği bir kadın olmayı seçer. Septimus, topluma uymadığı için, Mrs. Dalloway de uyduğu için acı çekmektedirler.

Peter Walsh:  Başka bir kadınla evlenmiş olsa da, Clarissa’ye aşıktır. Peter, Mrs. Dalloway’in yaşamına dışarıdan bakan ve onu eleştiren  biridir. Clarissa’nın içindeki arzularını ve yeteneğini bir tek o bilmektedir.

 

Özet:[4]

Yirmi yıldır Londra’da oturan Clarissa Dalloway (Mrs. Dalloway), , akşam, büyük bir parti verecektir.  Vereceği  partiye lazım olan  çiçekleri satın almak için  dışarı çıkar. Her zaman gittiği çiçekçi dükkânına doğru  giderken geçmişini hatırlamaya başlar. Roman boyunca Clarissa’nın o gününü yaşarken, bir yandan da geçmişi hayatını  ve   düşüncelerini öğrenmeye başlarız.

Mrs. Dalloway çiçekçiye giderken, yolda çocukluk arkadaşı Hugh Whitbread ile karşılaşır. Clarissa’nın çocukluğu Bourton’da geçmiştir.

Yolda bir arkadaşı ile karşılaşır. Bu arkadaşı ona ilk aşkı Peter’i hatırlatır. Arkadaşı Peter Walsh,  bu günlerde Hindistan’dan dönmek üzeredir. Peter Walsh’ı ve onunla olan mektuplaşmalarını hatırlar.  Clarissa, Peter’ı unutamamıştır. On sekiz yıl önce Bourton’daki yazlık evde, o zamanlar idealist ve kültürlü bir genç olarak bilinen Peter’la yaptığı derin sohbetler ve kavgalar gözünün önüne gelir. İkisi arasındaki ilişki, Clarissa’nın Peter’ı reddetmesi yüzünden, yürümemiştir. Clarissa, Muhafazakâr Parti üyesi Richard Dalloway’le evlenmiştir ve her zaman aykırı fikirlere sahip olan Peter Walsh’la evlenmeyerek doğru bir iş yaptığını düşünmektedir.

Mrs. Dalloway çiçekçiye varır. O sırada çiçekçinin bulunduğu sokaktan geçmekte olan Septimus Warren Smith ve İtalyan karısı Lucrezia’yı tanırız. Septimus, Birinci Dünya Savaşı’na katılmış ve çok yakın bir arkadaşının ölümüne şahit olmuştur. Geçirdiği sarsıntı yüzünden aklı bir gidip bir gelmekte, ölen arkadaşıyla ilgili sanrılar görmektedir. Kocasına çok âşık olan Lucrezia, Septimus’u çok tanınmış bir psikiyatr olan Sir William Bradshaw’a gitmeye ikna etmiştir; beraberce adamın muayenehanesine gitmektedirler. Doktor, muayene sonrası, Septimus’un durumunun ciddiyetini Lucrezia’ya anlatır. Septimus’un kendi gözetiminde bir kliniğe yatırılması gerektiğini söyler. Günün ilerleyen saatlerinde, Septimus, hiç sevmediği eski doktoru Holmes evlerine geldiğinde, bir kliniğe yatmaktansa, pencereden atlayarak intihar etmeyi seçer.

Mrs. Dalloway çiçekleri alıp eve dönünce, tavan arasındaki odasına çıkar. Diğer bir çocukluk arkadaşı, uçarı Sally Seton’u ve onunla olan ilişkisini hatırlar; kadınlara olan ilgisini ve erkeklere olan mesafesini düşünür. Odada, akşam giyeceği kıyafetini onarmaktayken, Peter Walsh çıkagelir. İki eski dost biraz sohbet ederler; fakat gerçek düşüncelerini birbirlerinden gizlerler. Clarissa, Peter’ı akşamki partisine davet eder. Daha sonra Peter evden ayrılır ve bir parkta uyuklar. Bu yürüyüş sırasında Peter’ın Clarissa hakkındaki düşüncelerini ve kendi hayatındaki hayal kırıklıklarını anlarız.

Arada, kızı Elizabeth, kızının tarih öğretmeni olan Mrs. Kilman ve Mrs. Dalloway arasındaki gergin ilişkiye ve Elizabeth üzerinden yaşadıkları çekişmeye şahit oluruz.

Akşam olduğunda parti başlar. Başbakan dâhil, birçok aristokrat ve önemli devlet görevlisi, eşleriyle birlikte Dallowayler’in evine gelirler. Mrs. Dalloway bu partiyi çok önemsemektedir ve iyi geçmeyeceğinden korkmaktadır. Peter Walsh’la birlikte, sürpriz bir şekilde, Sally Seton da partisine gelenler arasındadır. Mrs. Dalloway her iki çocukluk arkadaşını da partisinde gördüğüne çok sevinir. Fakat ikisiyle de çok fazla konuşamaz; çünkü tüm misafirlerle tek tek ilgilenmektedir. Her şey yolunda ve partisi umduğunun aksine güzel geçiyor gibi görünmekteyken, partiye geç gelen Sir William’ın bir hastasının intiharını haber vermesiyle Mrs. Dalloway’in morali bozulur.

Eski dostları bir araya gelmişken ve kocası ile birlikte içine girdiği burjuva hayatını taçlandırdığı sırada gelen bu haber, Mrs. Dalloway’in bir odada tek başına, gün boyu düşündüğü yaşam, ölüm, seçimler ve kendini gerçekleştirme konularına dalmasına neden olur. İntihar eden Septimus’la kendini özdeşleştirir. Kendi partisinden bir süreliğine kopar.

Güzel geçen parti sona ererken, misafirler uğurlanır. Richard Dalloway’in, kızı Elizabeth’e duyduğu sevgiyi ifade etmesiyle ve Mrs. Dalloway’in, en son dakika, Peter ve Sally’nin yanına geri dönmeyi başarmasıyla roman son bulur

 

 

  • [1] http://bellanomismaninkitapligi.blogspot.co.uk/2012/02/mrs-dallowayvirginia-woolf-saatler.html
  • [2] http://thalassapolis-neokudum.blogspot.co.uk/2010/10/virginia-woolf-mrs-dalloway.html
  • [3] http://tr.wikipedia.org/wiki/Mrs._Dalloway
  • [4] Emre Seles, http://eseles.blogspot.co.uk/2010/12/roman-inceleme.html

 

 

 

 

 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...