Salambo Hakkında Konu Özet Tahlil Gustave Flaubert “

Ekleyen : ESA , 29 Temmuz 2019 Pazartesi aaa Beğen
 
 
 
 
Yazıda “Salambo , Gustave Flaubert “ romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı, , Gustave Flaubert ‘in hayatı, romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  , Salambo , Gustave Flaubert adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
“Flaubert mi? O bir devdir ki bir kutu yapmak için bir orman devirir!” Dumas
 
ROMANIN YAZARI KONUSU TEKNİĞİ BASIMI  HAKKINDA ÖNEMLİ NOTLAR
 
Salambo, Fransız asıllı yazar  Gustave Flaubert ‘in ilk kez 1862 yılında yayımlanan bir eseridir. 
Edebiyatta gerçekçilik akımının kuramcısı ve ilk başarılı uyarlayıcısı olan Gustave Flaubert [1]bu eserini Maxime du Camp ile birlikte iki yıl süren Yunanistan, Anadolu, Mısır, Filistin, Suriye ve İtalya’yı kapsayan seyahati esnasında tasarlamıştı Fakat bu romanındaki ana karakter olan Salambo karakterinin ortaya çıkması daha da farklıydı. Yazar 1851’de Roma’da genç bir kadına rastlamış, bu rastlaşma onun zihninde Salambo’nun fiziksel görünüşünü canlandırmıştı.[2]
 
Kaynaklardan çıkan bilgilere göre Gustave Flaubert “Salambo”yu tam altı yılda yazmış,  24 Kasım 1862’de yayımlanan eser,  yazarın Kartaca tarihi ile ilgili okuduğu pek çok eserden süzülmüş bilgiler gerçekçi ve iç gözlemlere dayanan bir tutum ile ortaya çıkmıştı.
 
Yazar bu romanında da Madam Bovary  adlı eserindeki gibi parlak bir başarı göstermiş, kocasını başkaları ile aldatan tutumlarını realist bir yaklaşımla analiz ettiği Madam Bovary romanındaki gibi güçlü bir etki yaratmayı başarmıştı. Fakat yazarın bu romanı Madam Bovary romanı kadar ses getirmemiş, hakkında bir o kadar patırtı oluşmamış, yazarın bu romanı kamu ahlakını suçlamaktan kovuşturmasına dahi yol açan Madam Bovary  kadar çok öfke uyandırmamıştı. [3]
Buna rağmen bu roman beklenenden daha da çok ilgi görmüş Gustave Flaubert'i dahi bu ilgiye şaşırarak "Toplumun belli bir zümresi için yazmış ve bunun dışında büyük beklentiler içerisinde olmamıştım. Fakat her sınıftan insan Salambo'yu beğenerek okudular." Diye itiraf etmişti.
Yazarın bu romanı ilginç konusu, çarpıcı vaka düzeni,  eski medeniyetlere has karakteristik özellikleri ve ilginç detayları ortaya koyabilmekteki başarısı ile dikkat çekmişti.  
Dikkatli ve titiz bir üslupçu olan yazarın bu romanındaki anlatım biçiminin ve  cümle yapılarının özellikle   Marcel Proust’a öncülük ettiği kabul gören bir görüştür.
 
Salambo özet olarak Kartaca ile Romalılar arasında yapılan bir savaştan sonra , Kartacalılardan parasını alamayan paralı asker ile Kartacalılar arasında çıkan bir savaşa dayanmaktadır. İsyancıların lideri olan Libyalı Matho, Kartacalıların  güzel rahibesi Salambo’ya da aşık olmuş ve işler daha da karışmıştır. Bu aşk hüzünlü bir şekilde bitecek arzular hedefine varamadan bitecektir.  
 
 
 
KONUSU
 
“Salambo”nun konusu MÖ 264-241 yıllarında Roma ile Kartaca arasındaki ilk savaştan sonra, Kartaca’da geçer. Kartaca’nın yenilmesiyle sonuçlanan bu savaşın ardından kente dönen paralı askerler paralarını alamamışlar, kenti tehdit etmeye başlamışlardır. Bunun üzerine, paralı askerlerin elebaşısı Libyalı Matho ve yardımcıları ile ilkin Kartacalı General Hannon, daha sonra da Büyük Komutan Hamilkar Barka arasında kanlı, korkunç savaşlar olur.
 
ROMANIN ÖZETİ
 
“Ortasında bir direk dikili olan bu geniş çadırı Lotus çiçeği şeklinde bir büyük lamba aydınlatıyordu. Bu lamba sarı bir yağ ile dolu idi ve içinde avuçlarla kıtık yüzüyordu. Karanlıkta asker eşyaları parıldıyordu. Bir kalkanın yanında yalın bir kılıç bir iskemleye dayalı idi. Deniz aygırı derisinden kırbaçlar, ziller, yuvarlak çıngıraklar, boyun halkaları karmakarışık hasır senetler üstünde yayılı idi. Bir keçe yorganın üzerinde siyah ekmek kırıntıları vardı. Bir köşede yuvalar bir taş üzerinde, bakır paralar yağı duruyordu.”
 
“Barbarlar gülmeyi bırakarak büyük bir hayret içine düştüler. Aslanları çarmıha çekmekle eğlenen bu kavim nasıl kavimdir? diye düşünüyorlardı.”
 
 
Salambo milattan önce üçüncü yüzyılın ikinci çeyreğinde yaşayan Kartacalı Komutan Hamilkar’ın kızıdır.  241 yılında Kartaca ile Roma arasındaki savaşın sona ermesinden sonra,  general Hamilcar Barca'nın bahçelerinde büyük bir ziyafet verilmektedir. Kartacalılar tuttukları paralı askerlerin maaşlarını ödeyemedikleri için endişelidir. Bu öfkeli paralı asker güruhu her an isyan çıkaracak durumdadır.  
 
Kartaca’yı savunmak için toplanan paralı asker ordusu Hamilcar'ın bahçelerinde bir şölen için toplanmıştır. Bu paralı askerlerin içinde  Liguryalılar, Lusitanyalılar, Kuzey Afrika'dan gelen göçebe barbarlar, Romalılar, Yunanlılar, Galyalılar ve Mısırlılar da vardır. Bu binlerce işe alınmış savaşçı için bir şölen hazırlanıyor. Bu şöleni  Kartaca’nın Yaşlılar Konseyi tertip etmiş paralı askerlerin yemesi için pek çok sığır getirtmiştir. Bu sığırların etleri ateşlerde pişmekte Karataca’yı savunmaya gelen paralı askerler canlı ateşte pişen bu etleri yemek için sabırsızlık göstermektedir.  
 
Fakat bu askerlerin pek çoğu oldukça huzursuzdur. Akdeniz’den buraya kadar devam eden pek çok savaşa katılmışlar, bıkkınlık veren savaşlardan, hatta yenilgilerden sonra sağ kalanları bu şölen için toplanmışlardır. Askerlerin hepsi Kartacalıların vaat ettiği paralarını alamadıkları için öfkelidir. Fakat çok sevdikleri komutanları  Hamilcar, onlara maaşlarının verileceğini vaat etmiş ama maaşlar ödenmemiştir.
 
Hamilcar, askerlere maaşlarının ödeneceğini ama biraz zamana ihtiyaçları olduğunu söylemiştir. Fakat Hamilkar Barca seferinden henüz dönmemiş ve bu nedenle de paralı askerlere olan vaadidni yerine getirememiştir. Bunun üzerine bazı askerler isyan ederek Hamilcar’ın sarayını yağmalamaya başlar.  İsyancılar, saraya girerek mücevherleri talan eder. Ayrıca isyancılar kutsal balıkların olduğu gölete de dalarak kutsal balıkları yakalayıp pişirmeye de başlar. Sarayın dehlizlerindeki şarap fıçılarını da çıkarıp içmeye başlamışlardır.
 
Bunun üzerine Hamilcar’ın kızı ve Kartaca bir rahibesi olan Salammbô ortaya çıkar ve onları azarlar. Barbarlar onun sözlerini anlamamış ama onun güzelliği herkesi özellikle de  Libyalı dev savaşçı  Mâtho'yu etkilemiştir. Matho ve Salambo’dan etkilenen diğer savaşçı önderleri isyanın bastırılmasında etkili olmuşlardır. Paralı askerler ziyafet sonrasında şehirden ayrılmayı kabul etmişler ancak paralarının ödenmesi hususunda pek çoğu hala şüphe içindedir.
 
Mâtho ve arkadaşı Numidian, Kartaca’nın surları altında kamp kurup beklemektedir.  Mâtho  Kartaca’nın rahibesi Salammbô’a  aşık olmuştur. Yunan kölesi olan kurnaz Spendius, Salambo’ya aşık olan Matho’ya bir akıl verir.  Böylece Mayho, Kartaca’ın en büyük hazinesi olan kutsal örtüyü çalmaya karar vermiştir.
 
 Spendius ve Mâtho,  su kemerlerinin içinden geçerek Kartaca’nın Ay Tanrıçası Tanit Tapınağı’na ulaşıp Kutsal Örtü’yü – kutsal duvak- çalarlar. Şehrin mistik gücünü barındıran bu örtü Kartaca ve Salambo için oldukça önemlidir.
 
Kutsal duvağı ele geçiren Matho,  bu sayede isyancı askerlerin lideri haline gelir. Bu arada Hamilcar da şehre dönmüş Kartaca’nın diğer askerlerini de bir nizama sokmuştur.
 
Asıl amacı Salambo’yu elde etmek olan Marto , paralı ve isyancı askerleri  Kartaca’ya karşı kışkırtmaktadır. Tanit'in yüksek rahibi Schahabarim, Kartaca’yı kurtarması ve Tanit’in kutsal duvağını geri getirmesi için Salambo’yu Matho ile buluşması konusunda ikna eder. Bunun üzerine Salambo kendi hayatını hiçe sayarak Matho’nun çadırına kadar gider. Salambo,  o geceyi Mahto ile geçirir. Güzelliği ile Libyalıyı büyüleyen Salombo Kutsal duvağı alarak Kartaca’ya geri döner.
 
Ama Matho ve isyancı askerler Kartaca’yı düşürmeye kararlıdır. Hamilcar Barca ise  Narr'Havas ve onun savaşçı Numidian süvarileri ile anlaşarak isyancıları ikiye bölmüştür. Kızı  Salambo’yu Narr Havas’a vereceğini vaat eden Hamılcar , isyancılar üzerine yürümüştür. Paralı askerler şehri kuşattığında, Spendius su kemerinde bir delik açarak şehrin su kaynağını duvarlarının dışına dökmeyi başarmıştır. Kartaca çok zor durumdadır.  Kentin yaşlıları ise kuşatmadan kurtulmak için masum gençleri öfkeli tanrı Moloch'un ateşine atmaya başlamışlardır.
 
Hamilcar , Numidian süvarileri ile birlikte kuşatmayı yararak isyancı askerleri bir vadinin içine doğru çekmeyi başarmıştır.  Açlıktan da kırılmakta olan Matho ve askerleri yenilir. Esir edilen Matho , her yerinden kanlar fışkıra fışkıra yaralı bir halde Salambo’nun önüne getirilmiştir.
 
[1] Dr.Battal OĞUZ, L’IMPOSSIBILITE DE LA PASSION DE MATHO POUR SALAMMBO DANS SALAMMBO DE GUSTAVE FLAUBERT, http://pauegitimdergi.pau.edu.tr/Makaleler/1330254138_6-l'imposibilite.pdf
[2] https://www.dr.com.tr/Kitap/Salambo/Edebiyat/Roman/Dunya-Roman/urunno=0001726122001
[3] https://www.enotes.com/topics/salammbo/critical-essays/salammbo-gustave-flaubert


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...