Sol Ayağım Romanı Hakkında Özet ve İnceleme Chrısty Brown

Ekleyen : ESA , 15 Kasım 2016 Salı aaa Beğen








KİTABIN KÜNYESİ 

 
  • Eser adı: SOL AYAĞIM
  • Yazar adı: CHRISTY BROWN’
  • Basım yılı: 1. Baskı 2009 Ağustos
  • Basım  evi: Nemesis
Yazıda “Christy Brown'un  Sol Ayağım (İngilizce: My Left Foot”   romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “Christy Brown'un  ” hakkında bilgiler “  Christy Brown'un  Sol Ayağım (İngilizce: My Left Foot “   romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları, “Christy Brown'un  Sol Ayağım (İngilizce: My Left Foot “   adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
ESER HAKKINDA
 
Sol Ayağım (İngilizce: My Left Foot),  adlı roman esasında yazarının kendi hayatını anlattığı, anı ve biyografi özellikli bir romandır.  Bu bakımdan eser daha ziyade roman türünde yazılmış bir biyografi özelliği taşımaktadır.
 
Roman beyin felci geçirdiği için sadece sol ayağını kullanabilen İrlandalı yazar, ressam ve şair Christy Brown tarafından 1954 yılında kaleme alınmıştır.  Yazar bu romanını da sadece sol ayağını kullanabilerek yazabilmiştir. Bu nedenle romanın adı da yazarın kullanabildiği tek organı olan sol ayağından gelmektedir.   Otobiyografi olmasından öte öğrencileri ve insanları mükemmel bir şekilde motive etmeyi başaran içeriği ile aynı zamanda dünyanın en iyi kişisel gelişim kitabı olarak da görülen bu roman yazarın kendi hayatının oto biyografisidir.
 
 Beyin felci geçiren İrlandalı yazar, ressam ve şair Christy Brown beyin felci geçirerek doğmuş,  beş yaşına kadar hiç bir zekâ belirtisi göstermemiştir.  Sadece sol ayak parmaklarını kımıldatabilen özürlü ve engelli bir çocuk olarak dünyaya gelmiş olan yazar, zamanla sadece sol ayak parmaklarını kullanarak resim yapmayı, yazmayı, okumayı ve konuşmayı dahi başarmıştır. Bu roman da tüm bunları anlatmaktadır.

Eser, yazarın engelli bir çocuk olarak dünyaya gelmesinden sonra bunları başarmak için yaptığı çabaları kaleme almış olan bir otobiyografi şeklindedir. “Doğuştan beyin felçli doğduğu için sadece sol ayağını kullanabilen İrlandalı yazar Christy Brown'un aynı adı taşıyan kitabından uyarlanmış gerçek bir yaşam öyküsüdür."
 
Yazar, kitapta sol ayağıyla kalem tutmayı, konuşamamanın verdiği acizlikleri ve annesiyle babasının yardımıyla tekrar hayata ümitlendirilmesini anlatmaktadır.
Kitap,  pek çok dile çevrilmiş pek çok ülkede ilgiyle karşılanmış, pek çok ülkede "en çok satanlar" listesine girmeyi başarmıştır.  Kitabın gördüğü bu ilgi üzerine eserin film uyarlaması da yapılmış,  Daniel Day-Lewis'in başrolünü oynadığı ve performansıyla Oscar Ödülü kazandığı filme de konu olmuştur.[1]
 
 Christy Brown’u canlandıran Daniel Day-Lewis 1989 yılında, bu filmdeki performansıyla en iyi erkek oyuncu dalında Oscar kazanmıştır. Brenda Fricker ise bu filmdeki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu Oscar’ını kazanmıştır. Ayrıca film en iyi film, en iyi yönetmen ve en iyi senaryo dalında da Oscar'a aday gösterilmiştir.[2]
 
 
KİTABIN KONUSU: 
 
Eser, bir oto biyografi çalışmasıdır. Beyin felci geçiren İrlandalı yazar, ressam ve şair Christy Brown beyin felci geçirerek doğmuş, dünyaya geldiğinde Sadece sol ayak parmaklarını kımıldatabilen özürlü ve engelli bir çocuktur.  Hayatı idame ettirebilmek için okumayı öğrenmek, bazı şeyleri kendi kendine yapabilmek için bazı zorlukları aşmak zorundadır. Eser beyin felçli olarak dünyaya gelen yazarın yaşadığı zorlukları ve iradesi ile üstesinden gelebildiği güçlükleri konu edinmektedir.
 
KİTABIN ANA FİKRİ.
 
Azmin elinden hiçbir şey kurtulmaz. Hayata olan bağlılığımız ve kendimize olan inancımızla imkânsız gözüken pek çok şeyi başarmamız mümkündür.
 
SOL AYAĞIM ROMAN ÖZETİ
 
5. Haziran 1930’da rotunda hastanesinde doğmuştur. Benimle ilgili ilk sorunu gören annemmiş. Bu yüzden çok endişelenen annem endişelerini babama anlatmış ve bir an önce tıbbi tavsiye almaya karar vermişler. Beni gören tüm doktorlar ümitsiz vaka olarak değerlendirmişler. Dört yıl geçip gitmiş artık. 5 yaşında olmama karşı hala yeni doğmuş bir bebek gibi bakıma muhtaçtım,  Hala herhangi bir zekâ belirtisi göstermiyordum. Sol ayak parmaklarım hariç hiçbir şeyle belirgin biçimde ilgilenemiyordum. Annemi bana ayağımla A harfini çizmeye öğrettikten sonra bütün alfabeyi hemen hemen aynı yolla öğrenmeye koyuldum. Yavaş ve sıkıntılı bir sürecin sonunda yirmi altı harfin hepsini öğrendim. Zaman geçtikçe sol ayağımı daha fazla kullanmaya başladım..
 
Yavaş yavaş benim için vazgeçilmez yaşıtlarımla arkadaş olmaya başlamıştım. On üç yaşındaydım ve hala kendini keşfetmemiş ya da yeteneklerini henüz bunları kullanabilecek kadar anlayamamış küçük bir ressamdım. Küçük sulu boya resimlerini yapmaya devam ediyordu. Hiç görmediğim yalnızca hayal ettiğim kır manzaraları köy manzaraları gemiler bir parkta havuzun yanındaki ağaçlar fizan yapıyordum. Birkaç ay sonra içimde yeni bir his belirdi çok kötü bir his Artık yalnızca mutsuz üzgün değildim, öfkeliydim de. Çarpık ağzım yamuk ellerim ve işe yaramayan bedenim yüzünden bütün dünyaya kırgındım. Büyüdükçe tanrı bile benden uzaklaşıyordu sanki. Derken bir gün Magvire geldi ve ‘’Chistry Lourdes’e gitmeya ne dersin?’’ dedi olur dedim. Annem bizi havaalanına arabalarıyla götüren Bayan Maguire ve kocasıyla birlikte yolcu etti. Bir sedyeye kondum ve iki ambulans görevlisi tarafından uçağa taşındım. Doktor kibardı rahip ve hemşirelerde öle ambulanstan indirildik, Laurdes’in mucizelerine ve güzelliğine rağmen hala uslu olmayı öğrenememiş bir çocuktum. Lourdes zihnine hiç silinmeyecek bir etki bırakmıştı. Dünyanın her yerinde acı çeken bir sürü insandan yalnızca biri olduğunu görmüştüm. Artık evdeyim. Lourdes ‘ten döndükten yedi sekiz gün sonra bir araba kapımızın önünde durdu.
 
Arabadan inen adam kapıyı çaldı, annem kapıyı açtı. Biraz sonra yanında bir yabancıyla mutfağa geldi karşımda durmuş bana gülümseyen adama baktım doktor olduğuna söyledi.
 
 Chırsty dedi güzel bir sesle ‘’Senin hastalığın için yeni bir tedavi geliştirildi’’ senin iyileşebileceğini inanıyorum. Sende bizimle çalışmaya gönüllü olmalısın. Sana yardım edersem dener misin?’’ Dedi konuşamıyordu bu yüzden ona cevap veremedim gözlerindeki ifadeyi anlamış olmalı peki yarın başlıyoruz dedi. Doktor Warnats daha çok fiziksel egzersiz içeren özel bir tedavi hazırlamış. Bir gün Dr.collis geldi ve beni Londra’ya göndermeye karar verdiğini söyledi. Yengesi Bayan İrene Collis beyin felci konusunda ünlü bir uzmandı. Birkaç gün içinde uçakla Londra’ ya gidecektim oraya benden önce giden Dr.Warnats gelip beni Northolt vatanından olacaktı soğuk bir cumartesi sabah saat on birde nort hotla vardı ki kliniğe ilk defa giderken çok heyecanlandım. Klinikte 1 hafta süresince Dr.Warnants isteği üzerine muayene edilecek yavaş yavaş tedavi olmaya başladım.
 
Kliniğe gitmeye başladı bir yıl olmuştu. Zamanla kliniğin de yardımıyla normal ya da en azından daha bağımsız bir yaşam için kendimi aşabilirdim konuşmayı öle istiyordum ki tüm dünyaya bir şeyler söylemek istiyordum.  Sonra birden aklıma bir fikir geldi söylemek istediklerimi kâğıda nasıl aktarabileceğimi düşünürken kardeşimden not defterine bir şeyler yazdığını gördüm. Ona karşılığında bir şey yaparsam yardım edeceğini söyledi.
 
Sonunda şartımı kabul etti onun ödevini yaptım. Otobiyografimi yazdığımda 18 yaşındaydım.  Birkaç ay sonra konuşmanın epey geliştiğini gördüm. Doktor Collis Burt Ivese beyin felci hastaları yararına bir konser verip vermeyeceğini sord.  Burt Ivese hemen kabul etti. Doktor beni görmeye geldi ve neler olduğunu sordu.
 
Fikir şöyle dedi ‘’Burt Ivese şarkı söyleyecek ve bende beyin felci hakkında konuşma yapacağım ama bunun senin yapman daha iyi olur ‘’ -Ben mi -Nasıl -Ayağınla Artık rahatlayıp eğlenebilirdim huzurlu ve mutluydum
 
       
CHRISTY BROWN’UN HAYATI:  
 
Chrısty Brown 1932 yılında doğdu. Dublinli bir duvar örme ustasının yirmi iki çocuğundan biriydi. Beyin felci kurbanıydı; konuşmasını ve sol ayağı dışında hareketlerini kontrol edemiyordu. Fakat çok büyük bir çabayla sol ayaklarının parmaklarını kullanarak resim yapmayı alfabeyi sökmeyi hatta konuşmayı da başarmıştı. Bu onun resim yapmasını ve bu otobiyografiyi yazmasını da mümkün kılmıştı.
 Brown daha sonra çok başarılı olan DOWN ALL THE DAYS adlı otobiyografik bir roman yazdı. Diğer romanları A Proöising Career , A Shadow on Summer ve Wild Grow The Lilies adlarını taşımaktadır. Bir de Collected Poems adlı şiir kitabını yayımladı. Christy Brown 1981 yılında öldü.
 
[1] tr.wikipedia.org/wiki/Sol_Ayağım
[2] tr.wikipedia.org/wiki/Sol_Ayağım_film)


 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

İlayda Şahin
12 Şubat 2018 Pazartesi 18:10:32
Sol ayağım kitabında sizi etkileyen bir cümle var mı ? Neden

ESA
13 Şubat 2018 Salı 07:18:17
Mutlaka oldu elbette, ama romanı yıllar önce okumuştum.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...