Stefan Zweig Olağanüstü Bir Gece Hakkında Özet

Ekleyen : ESA , 13 Mart 2019 Çarşamba aaa Beğen 1
 
 
 
Yazıda “ Stefan Zweig Phantastische Nacht Olağanüstü Bir Gece      romanı hakkında bilgiler, romanının özeti,  romanın konusu, ana fikri,  romanın kahramanları, romanın olay örgüsü,  romanın yazarı,  “ Stefan Zweig Phantastische Nacht Olağanüstü Bir Gece    ”    hakkında bilgiler “  Stefan Zweig Phantastische Nacht Olağanüstü Bir Gece    ”    romanın şahıs kadrosu  yazarın diğer romanları,  “   Stefan Zweig Phantastische Nacht Olağanüstü Bir Gece   ”    adlı eserden alıntılar yer alır.  Eser hakkında yorumlar,  romanın anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, romanın tekniği, romanın türü, çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 
 
 
ESERİN İÇERİĞİ KONUSU YAZARI HAKKINDA
 
Olağanüstü Bir Gece,   özgün adı ile Phantastische Nacht adlı  öykü Stefan Zweıg’ in  Sabırsız Yürek,  dışındaki Amok Koşucusu, Satranç , Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu  adlı eserlerinde de olduğu gibi romandan ziyade uzun bir öykü hacmindeki bir eseridir.
 
Sabırsız Yürek,  Stefan Zweig’ın tek romanı olarak kabul edilmiş[1] onun diğer eserleri romandan ziyade uzun hikâye örnekleri olarak görülmüştür.
 
II. Dünya savaşında Gestapo ve Nazilerden fiziki olarak kaçmayı başaran Zweig, ruhen onlardan kaçamamış, Naziler geliyor korkusunu sürekli olarak içinde büyütmüştü.  Yazar, Nazilerin gidebilme ihtimali en uzak olan ülkelere kaçıp oralarda yaşamaya başlasa bile gittiği her yerin Naziler tarafından işgal edileceğini sanmış romanını ve pek çok öyküsünü bu psikoloji içinde ve sürekli olarak intiharı düşünen bir ruh hali içindeyken yazmıştı.[2]
 
Nitekim İntihar, Stefan Zweig'ın zihnini gençlik yıllarından beri meşgul eden bir kavramdı.  Zaten henüz üniversite yıllarında bile kendi yaşamına kendi eli ile son verebileceğini yaşamına kendi eliyle son verebileceğini dile getiren bir yazardı. Zaten    Sabırsız Yürek , hatta diğer eserlerinde de bu düşüncesini sık sık açığa çıkaran yazar daha ilk evliliği sırasında karısı Friederike ile intihar etmek istemiş [3]ve İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1942 yılında  ikinci karısıyla birlikte intihar ederek hayatına son vermişti.[4]
 
Bu öyküdeki zaman 1914 yılı gösterilmiş ama eser ilk kez 1922 yılında yayınlanmıştır.  Eser 1914 yılında  Rava-Ruska'da bir Avusturya hafif süvari alayıyla katıldığı  çarpışmada ölen  Baron Fredrich M. Von R. ‘nin  masasında bulunan notlara dayanmaktadır. Bu notlar Baron’un ailesi tarafından yazara teslim edilmiş ve yazardan hikâyesinin yazılması istenmiştir
 
Stefan Zweig, bu notlarda anlatılan ve sadece altı saatlik bir zaman dilimini kapsayan o gecenin ismini değiştirerek Olağanüstü Bir Gece kitabı ile yazıya dökmüştür.  
 
 
ESERDEN ALINTILAR
 
“Örneğin dış dünyada olup bitenlerin insanın içindeki yansısını eşzamanlı olarak sıralamak için öğrenilebilecek herhangi bir teknik olup olmadığını bile bilmem. Ayrıca anlama uygun olan sözcüğü bulup, sözcüğe uygun anlamı verip veremeyeceğimi ve böylece, ne zaman gerçek bir yazarın elinden çıkanları okusam her defasında bilincine varmadan hissettiğim o dengeyi yaratıp yaratamayacağımı da hep merak etmişimdir.”
 
“Toplumun içinde olduğum zamanlarda da hayranlığımı ifade ederken yapay bir heyecan sergileyip etkileyici şeyleri abartarak içimin ne kadar hissiz ve kayıtsız olduğunu gizlemek için bir anlamda gösteri yapıyordum.”
 
“Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.”
 
ÖZET
 
1914 yılında Rava-Ruska'da bir Avusturya hafif süvari alayıyla katıldığı çarpışmada ölen Baron Fredrich M. Von R. ‘nin hikayesi şu şekildedir.
 
Baron Fredrich M. seçkin ve zengin bir burjuvadır. 7 Haziran 1913 de otuz altı yaşında iken ona ölen ailesinden yüklü bir miras kalmıştır. Bunun üzerine subaylıktan ayrılıp emekli olur.  O günden sonra o olağan üstü geceye kadar, kadınlar, antikalar, kitaplar ile vakit geçiren biridir. Fakat bu zenginlik dolu yaşam onu derin bir durgunluğa doğru sürüklemekte gide gide tüm heveslerinden uzaklaşmakta, artık kitaplar, antikalar ve kadınlar bile ona heyecan vermemektedir. Aniden hissizleşip hayattan kopmaya başlayan baron artık bu hayatından iyice bunalmaya başlamıştır.
 
O gün ne için çıktığını bile bilmeden evden çıkmış, bir faytona atlamış, arabacısı  " At yarışlarına değil mi efendim? " diye sorunca başı ile onayladığından dolayı at yarışına gelmişti.  
Bu Pazar günü at yarışını izlerken ilk kez de bir “suç” işlemişti. Yarış başlayınca tüm soylular bambaşka biri oluvermişler,  kazanmasını istedikleri atın ismini bağıra çağıra seslenmeye başlamışlardı.
Bir ara bir sessizlik olmuş baronun gözü bir hanıma takılmıştı. Bu kadın gözleriyle barona cilveler yapıyordu. Bu gizli oyun Baron’a heyecan veriyordu. Ama bir müddet sonra kadının yanına kel bir adam yaklaşmış ve adam elini kadının omuzlarına atmıştı. Bu adam belliydi ki kadının kocasıydı.
Yarış tekrar başlarken o kadının şişman kocası elindeki kuponları düşürmüş, kuponların bir tanesi de baronun ayağına gelmişti. Baron bu kuponu eline aldığında at yarışı başlamış Baron’un elindeki kuponda yazılı olan at yarışta öne geçmişti. Yarış bitmiş ve tüm ikramiye yerden kuponu alan barona çıkmıştı.  
 
İlk kez bir suç işlemenin yarattığı duygu ile tekrar bir bilet almış ikinci ikramiye de aldığı bu bilete çıkmıştı. Şimdi çok parası vardı. Fakat hiç memnun olamamıştı.  Yaptığı şeyi soylu birisine hiç yakıştıramamış ve neşesi çok kaçmıştı. Oradan ayrılıp bir panayıra gelse bile ruhu yatışmamıştı.. Üzerine acayip bir durgunluk çökmüş nedenini de anlamak istiyordu.
Panayır dağılırken yanına bir fahişe geldi ve onun peşinden gitti. Fakat biraz uzaklaşırken kendilerini izleyen iki kişiyi fark etti. Hem fahişeye hem de arkalarından gelen adamlara yüklü paralar verdi. Onların yüzlerindeki beliren mutluluktan oldukça haz duymuştu.
 
O akşam baloncunun tüm balonlarını, kek satan kadının tüm keklerini satın aldı.. O akşam duyduğu hazlar onu kendine getirmiş,  artık yalnızlıktan da kurtulmuş, sokakta gördüğü her insanla muhabbet eden şakalaşan yardımlaşan bir adam olup çıkmıştı.
 
 
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...