Wictor Hugo Gülen Adam ( L'Homme qui rit ) Hakkında Konusu ve Özeti


Esa
17.3.2020
 
 
 
Gülen Adam ve HUGO Hakkında Genel Bilgiler
 
Orijinal adı L'Homme qui rit  olan ve Türkçeye (Gülen Adam adı ile çevrilen roman büyük Fransız romancısı Wiktor Hugo’nun ilk baskısı 1869[1] yılında yapılmış olan ilginç bir romanıdır.
 
Ülkemizde Notre Dame'nin Kamburu , Sefiller , Bir İdam Mahkumunun Son Günü, Deniz İşçileri  adlı romanları  özellikle Hernani ve Cromwell' adlı romanları ile  tanınan  VİCTOR HUGO’nun Gülen Adlı eseri yazarın olgunluk döneminde yazılan beki de en güzel romanlarından birisidir. Gülen Adam adlı roman yazarın yazdığı en son ikinci romanı olmuş, romantik akımın en ünlü romancılarından birisi olan Hugo, bu romanında da özelikle ilginç karakter yaratmaktaki ustalığını bu romanında da sürdürmüştür.
 
Victor Hugo’nun romanı Channel Adaları'nda sürgünde iken yazmış ve diğer bir çok eserinde de olduğu gibi yazar bu romanında da Kraliyet ailesi ile aristokratların karanlık iç yüzünü ortaya dökmeyi amaçlamıştır. Hugo’nun bu romanı  “Kraliyet ve aristokrat despotizm hakkında “ [2]yazılmış karanlık bir roman olarak nitelendirilir.
Victor Hugo bu romanında halkın sefaletini ortaya koymaya çalışmış, gelir adaletsizliğini vurgulamış, aristokratlar arasındaki çıkar ilişkilerini tüm çirkin yönleri ile ortaya koymaya çalışmıştır.  
 
Hugo’nun bu romanında yaratmış olduğu Gwynplaine karakteri Batman’deki Joker’in öncü fikri olmaktadır. Gwynplaine karakteri görünüşündeki acayipliği ve görüntüsü nedeni ile Notre Dame'nin Kamburu  adlı romanındaki Quasimodo ya benzemektedir.[3] Romnatik edebiyatın en ünlü temsilcilerinden birisi olan Hugo, korkunç acayip, aşırı çirkin karakterler üretmeye düşkün bir yazar olduğunu bu romanında da ortaya koymuş olur.
 
Dış görünüşü özellikle haydutlar tararından deforme edilen  sırıtkan yüzü ile dikkati çeken Gwynplaine kötü ruhlu  bir karakter değildir. Yaşadığı  tüm kötü şeylere rağmen aşka ve iyiliğe inan biridir. Hugo, estetiğe çok değer veren Aristokların çirkin  ve korkunç yüzüne rağmen  hak ettiği mirası nedeni ile Gwynplaine’ye gösterdikleri tavır değişiklileri yüzünden onların iki yüzlülüğünü ortaya dökmek istemiş sınıf farklılıklarını eleştirdiği bu romanında çirkin yüzüne rağmen Gwynplaine’nin aristokrasiden  tiksinmesini ironik bir  vaka sistemiyle açığa çıkarmıştır.
 
Gülen Adam Film Uyarlamaları 
 
Gülen adam ilk kez 1928 yılında roman Alman yönetmen Paul Leni tarafından sessiz sinemaya uyarlanmış, Gwynplaine karakterini efsanevi oyuncu Conrad Veidt, gözleri görmeyen Dea’yı da Mary Philbin oynamıştır.
Romanın ikinci film uyarlaması ise 1971'de  gerçekleşir. Fransız Antenne 2 kanalında üç bölümlük dizi olarak gösterime giren  film Paule de Beaumont tarafından uyarlanmış bu dizi filmde baş rolleri ise  Xavier Depraz , Philippe Bouclet ve Delphine Desyeux adlı oyuncular rol almıştır.
 
Gülen Adam Özeti 
 
Oalylar 17. Yy da ve İngiltere'de Kraliçe Anne döneminde gerçekleşir. Çok yetenekli yaşlı bir hokkabaz olan Ursus, tek arkadaşı Homo adlı bir kurt ile İngiltere'nin güneyine seyahat ederken akşamki fırtınadan kurtulan bir kadın cesedi ile yanında biri kız, diğeri de erkek iki çocuğu bulmuştur.
 
Bu çocuklardan erkek olanın adı Gwynplaine, kız olanın adı ise Dea’dır.   Özellikle erkek çocuğunun hikâyesi oldukça acıklıdır.Üstelik erkek olan sürekli  sırıtmaktadır. Ursus ilk önce  sürekli olarak gülen bu erkek çocuğu karşısında önce dehgşete düşer. Daha sonra ise durumu biraz anlayıp acımaya başlamıştır. Üstelik kendisi sürekli olara karnavallara gidip para kazanan biridir. Dea adındaki küçük kız ise kördür. Ursus bu iki çocuğu yanına alarak kulübesine getirip onlara sahip çıkar.
 
Gwynplaine’nin öyküsü çok acıklıdır. Gwynplaine, aslında bir asilzadedir. II.James soylularından birini idam ettirmiş onun oğlunu da  Fermain adlı birisi kanalı ile Comprachico’lara ( çocuk hırsızlarına) sattırmıştır. Comprachico’lar çocuk ticareti yapan İspanyol haydutlarıdır. Bu haydutlar aldıkları çocukları sakatlayıp, vücutlarını da deforme ederek dilendiren ve satan çok kötü insanlardır.  Bu haydutlar adı Gwynplaine olan bu çocuğu almışlar ve idam edilen babasının aptallığına gülsün diye yüzüne iki tane derin çizgi bırakmışlardır.
Bu çocuk bu nedenle sakat bırakılmış vücudu darb edilerek kötürüm bırakılmış yüzü de bu çizgiler yüzünden sürekli olarak sırıtan oldukça tuhaf görünümlü bir çocuktur.  .  
 
Gwynplaine ve Dea,  Ursus’un kulübesinde büyürler. Mesleği cambazlık olan Ursus onları panayırlara götürerek büyütmüştür. Yıllar sonra Gwynplaine ve Dea büyümüş Dea kör ama genç ve güzel bir genç kız olmuştur.  Korkunç görünümlü Gwynplaine ise genç bir adam haline gelmiş, ama yüzündeki sırıtır ifadesi dışında korkunç hali kalmamıştır. Kör olan Dea ile sürekli sırıtan  Gwynplaine bir birlerine aşık olmuşlardır. Her ikisi de Londra’ya gelmişler ve sirklere katılarak cüzi bir gelir ile hayatlarını idame etmeye başlamışlardır. Londralılar yüzüne açılan yara izinden dolayı sürekli sırıtan Gwynplaine’yi görmek ve gülmek için karnavala gelmekte ve Gwynplaine kokunç ve sırıtan yüzünü ortaya çıkarınca herkes gülmeye başlamakta bunun içinde bir miktar para da vermekte iki genç de bu gelirle idare etmektedirler.
 
Kral II. James'in gayri meşru kızı şımarık  Düşes Josiana, rutin hayatından sıkılmış, nişanlısı David Dirry-Moir de , Josiana'yı can sıkıntısından kurtarmak için  onu Gwynplaine’nin bir gösterisine götürmüştür. Düşes Josiana bu gösteride. Gwynplaine'nin deforme edilmiş ve sırıtan yüzünden çok etkilenir.   
 
Olaylar daha sonra Fermain’in itirafları,  Gwynplaine’nin  Corleone Markisi Lord Linnaeus Clancharlie’nin oğlu olduğunun ortaya çıkarılması, ile hareketlenir. İlk önce Gwynplaine tutuklanır ve Ursus ile Dea’ya da onun öldüğü söylenir.  Bu haber üzerine Dea çok üzülerek hastalanır.
 
 Josiana, Gwynplaine’ye kalacak olan  miras nedeni  ile  Gwynplaine’ ile evlenmek zorunda kalır. Çünkü nişanlısı olan David, Gwynplaine’nin üvey kardeşidir. Gwynplaine, Marki’nin yasal oğlu olduğu için tüm miras Gwynplaine’ye kalacaktır. Bunun üzerine Josiana’ya David’den ayrılması ve Gwynplaine ile evlenmesi emredilir.
 
 Ve İngiltereli Baron Clancharlie olarak ilan edilmesi Lordlar Kamarası'na yerleştirilmesi ile de hız kazanır. Fakat Gwynplaine, bu ortamdan çok sıkılmış , etrafındak iki yüzlü  asillerden, döen dalaverelerden tiksinmiş;   yetersiz ve talihsiz bir aristokrat olarak yaşamayacağını anlamıştır. Sonunda dayanamadığı bu ortamdan kaçıp kutrular, Dea ile Ursus’u bulmaya karar verir. Onları bir teknede bulmayı başarmış ama Dea kollarında ölürken Gwynplaine umutsuzluk içinde boğulmuştur.
 
[1] https://salon-litteraire.linternaute.com/fr/victor-hugo/content/1917993-l-homme-qui-rit-de-victor-hugo-resume
[2] https://en.wikipedia.org/wiki/The_Man_Who_Laughs

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış