Türkçede Kökler Ekler ve Yapıları

Ekleyen : ESA , 25 Ağustos 2016 Perşembe aaa Beğen

Türkçede Kökler Ekler ve Yapıları

KELİME  VE KÖK


Bir kelimenin temel anlamını ifade eden- temel anlamı ile kesinkes ilişkili- anlamlı en küçük parçasıdır. Bir kelimenin kökü seslerinden hiç bir ses alınamayacak , hiç bir harf eksiltilemeyecek anlamlı en küçük parçasıdır.  kemik, sarı, yüz, çiçek vb

Türemiş veya ek almış kelimlerde kelimenin anlamı ile ilşikili olan anlamlı en küçük parçadır.  örneğin balkonların kelimesinde anlamlı en küçük parça - bal - kelimesidir. Fakat bal ile balkonların kelimesi arasında anlamca ilişki olmadığından kelimenin anlamı ile ilişkili anlamlı en küçük parça - balkon- köküdür. Okulların kelimesinin anlamlı en küçük parçası ok kelimesidir fakat ok ve  oku kelime kökleri ile okumak kelimesi arasında anlamca bir bağ olmadığından  okulların kelimesinin kökü ok veya oku değil, okul kelimesidir.

ÖRNEKLER

kelime =     kök
---------         ---------
Ayılar =           ayı
sulandırmak=    su
içecekler=        iç
etkilenmiş =     etki


1- Kökler, kelimelerin yapıca parçalanamayan anlamlı en küçük parçalarıdır. Meselâ evlenme kelimesinde ev köktür. Görüş işinin anlamı gör kökü üzerindedir. Buradan gör-me işinin anlamını çıkarırız.
2- Kökler, kelimelerin parçalanamayan kısımlarıdır. Meselâ çiçek kökü daha fazla parçalanamaz. Parçalanırsa çiçek ile ilgili anlamı ortadan kalkar.
3- Kökler varlıkların ve hareketlerin yalın karşılıklarıdır. Kök halindeki halleri ile şahıs, mülkiyet, zaman gibi halleri ifade edemez, soyut olarak ifade ederler.
4- Kökler, kelimelerin anlam çekirdekleridir. Meselâ gözlemek, gözlem, gözcü, gözcülük, gözlük kelimeleri hep göz kökünden türetilmiştir.
5- Her varlık veya hareket için dilde bir kök yoktur. Birbirine yakın varlık veya kavramlar aynı kök etrafında yapılan kelimelerle karşılanır. Meselâ sev kökünden sevgi, sevinç, sevgili, sevişmek, sevi, sevim, sevimli, sevimsiz gibi çeşitli kelimler türetilebilir. Fakat türeyen her sözcük kökün temel anlamı ile kesinkes alakalıdır.
6-Dilde iki çeşit kök vardır: isim kökleri, fiil kökleri. Çünkü kâinatta iki çeşit varlıktan söz edebiliriz: Kökler nesneli ve nesnellikle ilgili olan varlıkları veya eylemlerin karşılamak üzere iki gruba ayrılır.

İnsan, kuş ayı, böcek kol masa, kemik, , bitki, sen, bu, güzel ,akşam, erken, şişman , mutlu vb. nesne veya nesnelerle ilgili köklerdir. Bunların gelmesi, gitmesi, yanması, büyümesi, tükenmesi vs. Hareketlerdir. Kökler nesne veya nesnelerle ilgili durumlarla, hareket ve fiilleri karşılayan kelime kökleridir.

Kökler karşıladıkları anlamlara göre iki ana gruba ayrılırlar:
a) İsim kökleri : Varlıkların adları ile varlıkla ilişkili olan anlamları karşılayan köklerdir. Ev araba, masa, taş çiçek dağ, kör, göz, el kol, güzel çirkin, iyi, kırmızı, akşam vb
b) Fill Kökleri: Hareket ifade eden köklerdir: Koş, sev, gel , kır, tut, at, bil, sor, zıpla, oyna, uç, ağla vb
C) Ortak (ikili) kökler: Sesleri, kök hali ve anlamı değişmediği halde   Anlamca hem isim kökü hem de fiil kökü olabilen köklerdir. Bu tip köklerimiz sayıca azdır. Cümle içerisinde kullanıldıkları yere veya anlama göre hem isim hem de fiil anlamlarıyla kullanılabilirler

sıva, boya, savaş, barış

Sıva alıp şurayı sıva
Barış yapmayanlar da barıştıılar
Savaş yapmış olmak için savaşmayın

Not . Ortak ikili kök ile esşesli kökler karıştırılmamalıdır. eş sesli kökler de anlam farklıdır. ( al ) kırmızı,(  al)  almak , gül çiçek ismi ;gül gülmek fiili gibi

TÜRKÇENİN KÖK YAPISI


Türkçe asıllı kelimlerin veya dilimize yabancı dillerden girmiş kelimelerin kökleri  en fazla dört heceliktir. Kelime köklerimiz bir , iki, üç veya dört heceden meydana gelebilir.

Bir Hecelik Kökler= Taş, kol, el et, ev, aşk, dert , kırk, yurt
İki Hecelik Kökler = a kıl, sa rı, kek lik, şe kil, te miz
Üç Hecelik Kökler= pen ce re, man za ra, ten ce re, kır mı zı,
Dört Hecelik Kökler=  Türkçe asıllı  dört hecelik kök çok azdır,  dört hecelik kökler genellikle yabancı asıllı kelime kökleridir. ma te ma tik, fiz yo lo ji vb

Türkçe asıllı kökler  tek hecede en fazla dört sesten oluşabilir

İki sesten oluşan tek hecelik kökler: At, et, ot, it, ol, öl, vb
üç sesten oluşan tek hecelik kökler: koş, bil, sev, gül, tut, sen, kız, beş vb
Dört sesten oluşan tek hecelik kökler: Kırk, yurt, sert,  dert, mert, renk, kalk, sark vb

Dört sesten fazla sasyıda sesten oluşan tek hecelik kökler yabancı asıllıdır. sfenks, frank, frenk, prens,  gibi


Sesteş (Eşsesli ) Kökler : Kullanıldığı cümleye göre hem isim, hem fiil olabilecek köklere denir. Örnek: Yaz, kız, geç... Sesteş köklerde anlam farklı sesler aynıdır.

İSİM  VE İSİM SOYLU KÖKLERİ : Bir varlığı, niteliği, ilgiyi veya duyguyu en kısa biçimde tanıtan köklere denir. Dört çeşittir:

a) Varlık kökleri : Çöl, yol, sıra, ev...
b) Nitelik kökleri : İyi, güzel, kötü...
c) Duygu kökleri : Ah, vah, tüh, ey...
d) İlgi kökleri : Ben, sen, o, ile, için...

İsim soylu kökleri;isimzamir, zarf, sıfat, edatbağlaç ve ünlem olarak gruplandırabiliriz. İsim soylu kelime grupları hareket ve eylem bildirmeyen isim veya isimlerle ilgili köklerdir.

İsim kökleri : varlık isimlerini karşılayan anlamdaki köklerdir.  Çiçek, boğa, kuzu, dağ, oba, Hakan, Tokat, maral, kuş,
İsim soylu kökler: İsimle ilgili olarak isimleri niteleyen ( Sıfat), isimlerin yerine kullanılan( zamir) , duyguyu bildiren ( ünlem) ,isimle ilgili bağlantılar kuran ( edat, bağlaç), yansımalı isimler oluşturan( yansıma kelimeler) fiileri veya isimleri zaman, yön gibi iismle ilgili çeşitli yönlerden tamamlayan ( zarf) gibi türlerdeki köklerdir
sıfat: ( güzel)kız, ( sarı) gelin, ( bir) asker, ( bazı ) kuşlar
Zamir kökleri: o, bu, şu , biz, kendi, ( isimlerin yerine kullanılan kökler)
Edat ve Bağlaç kökleri:  kuş ( gibi), onun ( ile)
Ünlem kökleri : ah vah, eyvah, imdat
Zarf kökleri : akşam, geç, öğle, yavaş, ağır , vb
Yansıma kökleri: çıt, pat , küt, hışırtı,

Dilimizde isim kökleri en fazla üç heceden oluşur. Örnek: Karınca, kelebek, araba...

FİİL KÖKLERİ : Hareketleri, işleri anlatan köklere denir. Örnek: Gel-, otur-, ver- ...

BİRLEŞİK İSİM VE  BİRLEŞİK FİLLERDE KÖK


Birleşik iism ve birleşik fillerde kural olarak birden fazla kök bulunur. Birleşik kelimler kalıplaşarak tek bir varlığın veya fiilin anlamı haline dönüşebilir.

Dörtyol, Çanakkale, Pınarhisar, düşüvermek,

HECE NEDİR VE TÜRKÇENİN HECE YAPISI


Hece, seslendirme organlarımızın tek bir hareketiyle ağzımızdan bir çırpıda çıkartabildiği ses veya sesler topluluğudur.
Türkçede hecenin temelini oluşturan sesler ünlülerdir.  Ünlüler tek başlarına hece özelliği gösterdikleri gibi ünsüzlerle birlikte bir hece oluşturabilirler. Ünlünün olmadığı ses topluluğu hece olamaz . Dolayısıyla Türkçe bir kelimede kaç tane ünlü varsa, o kadar da hece var demektir. Türkçe bir hecede, birden fazla ünlü bulunamaz. İçerisinde birden fazla ünlünün bulunduğu kelimeler Türkçe asıllı olmayan bir kelimelerdir. Yabancı asıllı olsalar bile iki ünlü ile bir hecenin oluştuğunu kabul edemyiz.O halde saat, şair , şiir gibi türkçe asıllı olmayan kelimeleri de iki hece olarak değerlendirmek zorundayız. Şa- ir, şi- ir, sa - at gibi

O halde   bir kelimede kaç hecenin olduğunu belirleyen ölçüt sesli ünlü saysıdır. Bir kelimede kaç tane sesli- ünlü var ise o kadar hece var demektir.

Türkçecilik kelimesindeki ünlü sayısıyla (ü, e, i, i) hece sayısının (Türk-çe-ci-lik ) birbirine eşit olması gibi.

Ünsüzler, kendilerini takip eden ünlülerle birleşerek hece oluştururlar. Bu sebeple bir kelime hecelerine ayrılırken -yan yana iki ünsüz gelmemişse- ünlü+ünsüz şeklinde değil, ünsüz+ünlü şeklinde hecelenir: ev – in – iz – de değil, e – vi – niz – de; güz – el – ler – in değil, gü – zel – le – rin vb. Benzer bir durum peş peşe gelen kelimeler arasında da vardır: Ünsüzle biten bir kelimeden sonra ünlüyle başlayan bir kelime gelirse okurken birinci kelimenin son ünsüzü ikinci kelimenin ilk hecesine bağlanır. Buna da ulama denir: Dün akşam üç ekmek aldım. / Dü – nak- şa – mü -çek – me – kal – dım gibi.

Kelime içinde iki ünsüzün yan yana gelmesi durumunda ünsüzlerden bi*rincisi önceki heceye, ikincisi sonraki heceye ait olacak şekilde heceleme yapılır: bil – gin, öğ – ret – men – lik.
Yazıda, kelimenin hecelerine doğru yerden ayrılıp ayrılmadığı çok basit bir uygulamayla kontrol edilebilir: Kelime, hecelerine ayrıldığı şekliyle çok kolay ve akıcı bir şekilde söylenebiliyorsa heceleme doğru yapılmıştır. Tutukluk veya zorlanma oluyorsa kelime, yanlış yerden bölünmüş demektir.

Satır sonuna sığmayan kelimeler, hecelerine ayrılırken satır sonunda veya satır başında tek hece olacak şekilde ayrılmaz. Özel adlar, satır sonunda hecelerine ayrılmaz.  kelimeleri gelişigüzel yerlerden bölmek doğru değildir.
Türkçede hece çeşitleri

Türkçe bir hecede en fazla dört ses bulunabilir. Türkçede, heceyi oluşturan seslerin sayısına ve bu seslerin hecedeki yerine göre altı çeşit hece vardır: (Aşağıdaki kısaltmalarda Ü ünlü, sesli yerine; S ünsüz, sessiz yerine kullanılmıştır.)

1. Bir ünlüden oluşan heceler ( Ü): e – rik, a-rı, u – yan.
2. Bir ünlü,bir ünsüzden oluşan heceler (Ü+S): el – ma, or – du, ül – ke.
3. Bir ünlü, iki ünsüzden oluşan heceler (Ü+S+S): ilk, üst, art,
4. Bir ünsüz, bir ünlüden oluşan heceler (S+Ü): el – ma, ar – ka – daş, gör- gü
5. Bir ünsüz, bir ünlü, bir ünsüzden oluşan heceler (S+Ü+S): bil-dik, yal – nız – lık
6. Bir ünsüz, bir ünlü ,iki ünsüzden oluşan heceler (S+Ü+S+S): Türk, kurt, sarp, se-vinç-ten.

Bunlardan ilk üçü kelimenin sadece ilk hecesi olabilir. Diğerleri kelimenin başında, ortasında veya sonunda bulunabilir.

 

)

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com       

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...