Yazarlar

Roald Dahl
Roald Dahl
3 Eser
Roald Dahl (d. 13 Eylül 1916 – ö. 23 Kasım 1990), Norveçli roman ve öykü yazarı. Roald Dahl, 1916 yılında İngiltere, Galler''ın Llandaff kentinde Norveçli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Eğitimini İngiltere'de tamamladıktan sonra Afrika'da Shell firması için çalışmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı’nda RAF savaş uçaklarında pilotluk yaparken, başından aldığı ağır bir darbe sonucu ordudan ayrıldı. Yazar olmaya kara vererek başından geçenleri roman olarak yazmaya başladı. Walt Disney için yazdığı Gremlins adlı ilk kitabı ile çocuk romancısı olmaya karar verdi. 1953 yılında Patricia Neal ile evlendi ve 1983 yılında boşandı. Beş çocukları oldu. Aynı yıl Felicity Ann d'Abreu Crosland ile evlendi ve ölene kadar evli kaldı. Roald Dahl, başarılı ve tanınan çocuk kitapları yazarlarından biridir. Çocuk kitaplarının yanı sıra büyükler için yazdığı kitapları ve oyunları vardır. Roald Dahl, 1990 yılında 74 yaşındayken ölmüştür.
Robin Cook
Robin Cook
0 Eser
Robin Cook Mayıs 1940 Newyork doğumlu Amerikalı doktor ve roman yazarıdır. New York'ta doğan yazar Woodside, Queens’te büyümüş sekiz yaşındayken ailem ile Leonia New Jersey'e taşınmışlardır. Liseye kadar ki eğitimini New Jersey Leonia ‘da tamamlayan yazar, Wesleyan Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi Fizik Tedavi ve Cerrahlar Koleji'nden mezun olmuş, lisansüstü tıp eğitimini de Harvard'da tamamlamıştır. Fransa' da Cousteau Derneği'nde çalışmaya başlayan yazar 1969’da ABD Donanması'nda denizaltı doktoru olarak çalışmaya başlar. 1971'e kadar Donanma'da görev yapan ve teğmen rütbesine erişen yazar ilk romanı olan “Year of the Intern'i” bir denizaltında görev yaparken yazmıştır. İlk romanı ilgi görmemiş ancak yasadışı organ nakli konusunu işlediği Coma adlı romanı ile ciddi bir telif hakkı kazanıp popüler bir romancı olmayı başarmıştı. Çok satan romanlarda yazarların okurları nasıl manipüle ettiği konusunda çok detaylı çalışmalar yapan yazar; Coma adlı eseri de dahil diğer romanlarını da bu veriler ışığında yazmaya başlamıştı. Romanlarını bilimsel verilerden de faydalanarak heyecanlı, gerilimli, her insanın merak edebileceği ilgi çekici konularda yazmaya yönelmişti. Temel amacı para ve şöhret kazanmak olan yazar, büyük sanatçı olmak yerine popüler romancı olmayı tercih etmişti. Bu yoldan giderek Antik Mısır medeniyetini incelemiş ve 1979'da Sphinx adlı gerilim türü romanını yazmıştı. 1981'de tıbbi bilgilerini de katarak diğer gerilim romanı olan Brain adlı eserini yayımlattı. Bu romanların ilgi görünce doktorluğu bırakıp hayatını yazar olarak sürdürmek kararı aldı. Doktorluk eğitimi ve görevleri sırasında edindiği tıbbi bilgileri, fantezi, hayal ve yaratıcılık ile birleştiren Cook, daha ziyade, merak, heyecan ve gerilim konularını öne çıkaran fantastik bir romancı hüviyeti kazanmıştı. Her ne kadar popüler romanı olmak, çok satan romanlar yazmak, para kazan amak amaçlı yazmış olsa da halkı tıp konusunda bilinçlendirmek amacı taşıyan mevzulara girdiği de oluyordu. "halkın tıp hakkında bilmedikleri şeylerle ilgilenmesini sağlama fırsatı verdiğini" düşünen yazar “ insanlara bir şeyler öğretmeye de çalışmıştı. Eserlerinin arka planında okurlarına Mısır medeniyeti, biyomedikal, organ nakli, kök hücre, doğurganlık tedavisi, genetik mühendisliği, tüp bebek, tıbbi bakım ve uygulama hataları, ilaç bulma gibi konularda bilgiler de aktarmıştı. Romanlarında insanlığı yok edecek virüs salgını gibi konulara giren, bu tip romanları ile sık sık en çok satanlar “Best Seller” listelerine giren yazar okurlara tıbbi bilgiler aktarmak konusunda da ciddi çaba sarf etmişti. Gerilim romanlarını tıbbi bilgiler ve bilim ile zenginleştiren yazar ” ölümüne korkutmayı bilen, bir gün herkesin hastalanacağını ve öleceğini ” hissettiren, insanların bilinçaltındaki korkularını deşeleyerek, onlarla yüzleştirmeyi başaran birisidir. .
Romancı Emine Işınsu
Romancı Emine Işınsu
1 Eser
Emine Işınsu Doğum , Kars 17 Mayıs 1938 (74 yaşında) Gazete köşe yazarlığı, dergi editörlüğü ve yayıncılığı yapan, ödüllü oyunları bulunan en çok romancılığıyla tanınmış olan kadın yazarımızdır. Işınsu, 17 Mayıs 1938 yılında iken babasının Tümen Komutanı olarak görev yaptığı Kars’ta doğdu. Cumhuriyet döneminin tanınmış kadın şair ve yazarı olan Halide Nusret Zorlutuna ile Tümgeneral Aziz Vecihi Zorlutuna’nın kızıdır.[1] Babası Tümgeneral Aziz Vecihi Zorlutuna, Bulgaristan Eskicuma'dan gelen göçmenlerden; Annesi Halide Nusret Zorlutuna ise Erzurumlu bir aileden gelmektedir. Annesi Halide Nusret Zorlutuna'nın yaşadığı edebi muhitin içinde edebiyata ilgi duyarak büyümüş, edebiyattan söz edilen, şiir okunan bir çevrede yetişmiş, küçük yaşlarından beri edebiyata heves etmiş ve edebiyata olan ilgisini geliştirmişti. [2] Babasının görev yerlerinin sık sık değişmesinden dolayı Sarıkamış, Urfa, Karaman gibi yurdun çeşitli yerlerinde ve her birinde birkaç yıl yaşayarak Anadolu’yu yakından gözlemleyerek ve tanıyarak büyümüştü. Çocukluk yıllarında dolaştığı ve yak....................
Ruhi Çelebi
Ruhi Çelebi
1 Eser
Ruhi Çelebi’nin tam adı Mevlana Ruhi Fazıl Çelebi Edirnevi [928 h. 1522 m.] dir. [1]Osmanlı tarihçisi, şair ve ilim adamı olan Ruhi Çelebinin hayatı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Ruhi Çelebi eserinde Fahreddin er-Râzî’nin soyundan geldiğini, Şeyhülislâm Zembilli Ali Efendi’nin beş oğlundan biri olup Muhyiddin Mehmed Şah’ın küçüğü olduğunu ifade eder. [2]Kaynaklarda onu adı Mevlânâ Fâzıl, Fâzıl Çelebi ve Rûhî olarak da geçmektedir. Asıl adı Fâzıl, mahlası Rûhî olmalıdır.[3] Rûhî Çelebinin müderris olarak görev yaptığı, hac farizasını yerine getirdiği, Sultan II. Bayezid’in ve Osmanlı devlet adamlarının dikkatini çektiği bilinmektedir. [4] Rûhî Çelebi’nin eserindeki anlatılarından 915 (1509) İstanbul depreminden sonra II. Bayezıt ile Edirne’ye gittiği ortaya çıkmaktadır. Hayatı hakkında pek az şey bilinmesine rağmen Ruhi Çelebi hakkında bilgi veren Latifi onun Rodos adasının fethi sırasında (928/1522) İstanbul’da vefat ettiği ve Zeyrek Yokuşu’nda babasının kabrinin bulunduğu Zembilli Ali Efendi Muallimhânesi’nin bitişiği...........
Ruhi ve Tevârîh-i Âl-i Osmân
Ruhi ve Tevârîh-i Âl-i Osmân
0 Eser
Ruhi Tarihi Tevârîh-i Âl-i Osmân Ruhi Çelebi’nin tam adı Mevlana Ruhi Fazıl Çelebi Edirnevi [928 h. 1522 m.] dir. [1]Osmanlı tarihçisi, şair ve ilim adamı olan Ruhi Çelebinin hayatı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Ruhi Çelebi eserinde Fahreddin er-Râzî’nin soyundan geldiğini, Şeyhülislâm Zembilli Ali Efendi’nin beş oğlundan biri olup Muhyiddin Mehmed Şah’ın küçüğü olduğunu ifade eder. [2]Kaynaklarda onu adı Mevlânâ Fâzıl, Fâzıl Çelebi ve Rûhî olarak da geçmektedir. Asıl adı Fâzıl, mahlası Rûhî olmalıdır.[3] Rûhî Çelebinin müderris olarak görev yaptığı, hac farizasını yerine getirdiği, Sultan II. Bayezid’in ve Osmanlı devlet adamlarının dikkatini çektiği bilinmektedir. [4] Rûhî Çelebi’nin eserindeki anlatılarından 915 (1509) İstanbul depreminden sonra II. Bayezıt ile Edirne’ye gittiği ortaya çıkmaktadır. Hayatı hakkında pek az şey bilinmesine rağmen Ruhi Çelebi hakkında bilgi veren Latifi onun Rodos adasının fethi sırasında (928/1522) İstanbul’da vefat ettiği ve Zeyrek Yokuşu’nda babasının kabrinin bulunduğu Zembilli Ali Efendi Muallimhânesi’nin bitişiğindeki aile kabristanına defnedildiği hakkında bilgiler vermektedir.[5]............
Ruhsatii
Ruhsatii
12 Eser
( D.1835? yılında Tonus ( Altınyayla) Deliktaş, ö. 1911 Deliktaş ) Sivas- Kangal veya Tonus’un Deliktaş köyünde âşıklık kolu oluşturan saz şairi. Ruhsatî, kesin olmamakla birlikte H. 1251 (Miladî 1835) yılında eski adı Tonus olan Altınyayla ilçesi Deliktaş köyünde doğmuştur. Eskiden Şarkışla’ya bağlı bir nahiye olan Tonus’un adı 1972 yılında Altınyayla haline dönüştürülmüş ve Sivas’ın ilçelerinden birisi haline gelmiştir. Tonus, 1865 yılında Fırka-ı Islahiye hareketiyle birlikte göçer Elbeyi ve Avşar oymaklarının 1878 Osmanlı Rus savaşından sonra ise Kafkas göçmenlerinin İskân edildiği bir ilçedir. Bu nedenle bu ilçemizde Avşar ve Elebeyi Türkmenleri ile Kafkas göçmenleri yoğun olarak yaşamaktadır. Bazı kaynakların Ruhsati’yi bir Avşar ozanı olarak göstermesinin diğer bir nedeni Pınarpaşı ve Tonus civarındaki meraların 13. Yy.dan beridir Avşarların yazlık mekânlarından birisi olması sebebiyledir. Ruhsati’nin doğum tarihini belli ettiği şiirlerinden onun 1831 veya 1835 yıllarında dünyaya geldiği anlaşılır. Kangal veya daha büyük ihtimalle eski adı Tonus, yeni adı Altınyayla Deliktaş köyünde doğan şairin asıl adı Mustafa’dır. Kaynaklara göre babasının adı Şeyh Mehmed, annesinin adı Safiye’dir.[1] Ben bilirim Şeyh Ahmet'tir pederim Ruhsatî'ye eş ben oldum ağlarım
Ruşen Eşref Ünaydın
Ruşen Eşref Ünaydın
4 Eser
Ruşen Eşref Ünaydın (d. 1892 İstanbul ö. 21 Eylül 1959 İstanbul Türkiye), Atatürk’e yakın Türk siyasetçi, gazeteci, yazar, diplomat ve öğretmendir. 1892'de İstanbul'da doğdu. Babası devrin önemli hekimlerinden biri olan Doktor Eşref Ruşen Bey’dir. Babası, Doktor Eşref Ruşen Bey, Aslen Sivaslıdır. Eşref Ruşen Bey’in ataları XVII. yüzyılda Sivas’tan göçerek Selânik’in Köprülü kazasına yerleşmiş Vâizzâdeler ailesi olmaktadır.[1] Yazarın annesi ise Yaver Mehmed Paşa’nın torunlarından Nimet Fıtnat Hanım’dır. Yazarın annesi Nimet Fıtnat Hanım, erken yaşta ölmüş, yazar henüz dört yaşında iken yetim kalmıştır. Babası Doktor Eşref Ruşen Bey de ihtisas yapmak için Berlin’e gidince Ruşen Eşref amcası Tevfik Paşa’nın yanında büyümek zorunda kalır....
Rüstem Alyansoğlu
Rüstem Alyansoğlu
6 Eser
Rüstem Alyansoğlu 939–1982. Selim ilçesinin Baykara köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okumuştur. Halk ozanı geleneğine güçlü âşıklar yetiştiren Kars yöresinin zengin âşıklık ve hikâyeci âşık gelenekleri içinde yetişen ozanlarımızdan birisidir. Ozan Geleneğine ilişkin ilk bilgileri yörenin âşıklarından birisi olan babası Hüseyin Alyansoğlu’ndan almıştır. [1] Köyüne gelen bir göçebe kızı olan Bergüzar’a âşık olduktan sonra [2] şiir yazmaya ve bağlama çalmaya başladı. Önce yöredeki, daha sonra Türkiye’nin öteki yörelerindeki birçok âşıkla tanışıp karşılaşma olanağı buldu. Kendisinin de kabul ettiği gibi Kuzeydoğu Anadolu’nun ünlü âşıklarından Âşık Şenlik ve Erzurumlu Sümmani’nin etkisinde olan Âşık Alyansoğlu, hem usta malı hem de kendi türkülerini söylemiştir. Çok sayıda plak ve kaset çalışmaları bulunan Alyansoğlu’nun aynı yörede yetişen ve aşağı yukarı çağdaşları sayılabilecek olan MURAT ÇOBANOĞLU ve ŞEREF TAŞLIOVA ile birlikte birçok etkinliklere katılmış pek çok halk ozanı ile atışmalar yapmıştır. Ozan geleneğine birçok çırak yetiştirerek de katkıda bulunan Rüstem Alyansoğlu’nun yetiştirdiği çıraklarından bir tanesi de yeğeni Mansur Alyansoğlu’dur. [3] Kendi anlatımıyla, Kuzeydoğu Anadolu’nun ünlü Âşıklarından Şenlik ve Sümmani’nin etkisinde olan Âşık Alyansoğlu, hem usta malı türküleri hem de kendi türkülerini söyledi. 1970 yılından itibaren Konya Âşıklar Bayramına katılmış, Karlı diğer arkadaşları ile birlikte meydanlaşmalar yapmış, Çeşitli dallarda başarılar göstermiştir
Rüstem Paşa
Rüstem Paşa
1 Eser
Rüstem Paşa, (1500-1561) Hırvat asıllı Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak “ Bazı tarihçiler Bosnalı ve Müslüman asıllı bir ailenin oğlu olduğu görüşündedir “ Saraybosna yakınlarında bir köyde doğmuş, İstanbul'a devşirme olarak getirilip Enderun'da acemi oğlanılar ocağında eğitime başlamış, eğitim görerek rikâb ağalığı ile Enderun’u bitirmiştir. Saraydaki görevlerinde hızla yükselen Rüstem paşa 1526 Mohaç Muharebesi'ne silahtar olarak katılmış, Mohaç seferinden sonra birinci imrahor görevine geldikten sonra Önce Diyarbakır, saha sonra da Erzurum ve Anadolu Beylerbeyliğine yükselmiştir. Yetenekleri ve sadakati ile Kanuni’nin gözüne giren Rüstem Paşa, Hürrem Sultan ile de yakın ilişkiler kurarak Kanuni’ye damat adayı olmuştur. Fakat onu çekemeyenler Rüstem Paşa’nın cüzzamlı olduğunu iddia edince Kanuni söylentinin aslını öğrenmek üzere hassa hekimlerinden birini Diyarbakır'a gönderir. Hekim, Rüstem Paşa'nın üzerinde bir bit (kehle) görünce, cüzzamlı olanların vücudunda bit bulunamayacağından paşanın cüzzam olmadığını padişaha bildirir. Bunun üzerine Kanuni, Hürrem Sultan’dan olma kızı Mihrimah Sultanı Rüstem Paşa ile evlendirmiştir (1539....................
Sabahattin Ali
Sabahattin Ali
63 Eser
Sabahattin Ali (d. 25 Şubat, 1907 - ö. 2 Nisan, 1948) Yazılarında Sabahattin, Gültekin, Halit Ziya, Sabahattin, A. Metin takma adlarını da kullanan toplumsal gerçekçi Türk romancı, öykücü, şair, yazar, çevirmen ve öğretmen. 1906–1948) 25 Şubat 1907 tarihinde, Edirne'nin Gümülcine kazası Egridere köyünde dünyaya gelmişti. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey, annesi ise Hüsniye Hanım'dır. Annesi babasından on altı yaş küçüktü. Aile İlk oğluna Sabahattin, diğerine ise Fikret (1911) adını vermişti. 1920’de ise Süheyla adını verdikleri bir de kızları oldu. Ama kızları Süheyla'yı “ Süha “ diye çağırıyorlardı. Babasının sık sık görev yerlerinin değişmesi nedeniyle, İstanbul, Üsküdar’da Doğancılar mahallesinde “Füyûzâtı Osmâniye Mektebinde " başlayan ilköğrenimini İstanbul’da yapmış ancak babasının Çanakkale'de görev alması nedeni ile ilköğrenimini Çanakkale İptidai Mektebinde sürdürmüş, 1921'de Edremit İptidai Mektebi’nden mezun olarak ilköğretimini tamamlamıştı.
Sabahattin Kudret Aksal
Sabahattin Kudret Aksal
3 Eser
Sabahattin Kudret Aksal
Sabiha Bengütaş
Sabiha Bengütaş
1 Eser
Sabiha Bengütaş (D. İstanbul 1904, Ölüm. 1992 Ankara) Türkiye’nin ilk kadın heykeltıraşı ve ilk kadın ressamlarından Kadınlarımızın heykeltıraşlığı meslek olarak benimsemesinde ise Sabiha Ziya Hanım’ın öncülüğü unutulamaz. Sabiha Hanım, mesleğinin doruğunda ve ondan sonra Sabiha Bengütaş olarak tanınacaktır. Asıl adı Sabiha Ziya Hanım'dır. Bengütaş soyadını Şair Abdülhak Hâmid’in torunu Büyükelçi Şakir Emin Bengütaş ile evlendikten sonra almıştır. [1] Sabiha Bengütaş 1904 yılında da İstanbul’da doğmuştur. İlk tahsilini özel öğretmenlerden görmüş, İlköğrenimini Eyubsultan Numune Mektebi’nde yapmıştır. (Bugünkü Eyüp Anadolu Lisesi) Babası Ziya Bey’in Şam’da görevlendirilmesi üzerine E Şam’da sürdürdü ilkokulun dört yılını Şam'da tamamlamış, bir yıl da Fransız Katolik Mektebi’ne devam etmiştir. Daha sonra İstanbul’a dönerek ailesiyle birlikte Büyükada’ya yerleşmişler, buradaki Köprülü Fuat Paşa Okulu’ndan mezun olmuştur. Resim ve heykele olan merakı yüzünden daha liseyi bitirmeden, 1920’de Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Resim Şubesi’ne girdi. Sanayi-i Nefise Mektebi’nin Resim Şubesi’nde bir yıl çalıştıktan sonra bölüm değiştirerek, Heykel Şubesi’ndeki erkek öğrenci arasına ilk kız öğrenci olarak katıldı. 16 yaşındayken 1924 te “Sanayii Nefise” mektebinin kız kısmına girdi.......................
Sabir Mirza Alekber
Sabir Mirza Alekber
1 Eser
Mirza Alekber Sabir Şamahı 30 Mayıs 1862 - 12 Temmuz 1911 Sabir, Mirza Alekber Sabir, Mirza Alekber Zeynelabidin oğlu Tahirzade Mirzə Ələkbər - Azerbaycanlı şair, yeni satirik akımın kurucusu. 30 Mayıs 1862 de Şamahı’da doğdu. Babası küçük bir bakkal dükkânı ve dindar bir kişi olan Zeynelabidin Bey’dir. Tüccar olan babası oğlunu bir din adamı yetiştirmek için Sabir henüz 7 yaşında iken Molla haneye verdi. İlk şiirini 8 yaşında yazdı. Sabir 12 yaşına kadar medresede okudu. [1]1874'te Seyid Ezim Şirvani'nin Şamahı'da açtığı yeni usulde Rusça ve Türkçe derslerin okutulduğu Meclis Mektebine“ usûl-i cedid okuluna “ devam etmeye başladı. Bu okulda iyi düzeyde Farsça öğrendi ve öğretmenleri onu Farsçadan metinler tercüme ettirerek, şiire ve edebiyata olan merakından dolayı şiire ve edebiyata yönlendirmeye gayret ederek yetiştiriyordu. [2] İlk şiirlerini de hocası Hacı Seyyid Azim Şirvânî’nin şiirlerine yazdığı nazirelerin de bulunduğu rubailer, gazel, kaside, dinî ve mizahî şiirlerdi. [3] Fakat babası onu okuldan alarak dükkânda çalıştırmaya başlamıştı. Buna rağmen şiire ve edebiyata olan tutkusu devam etti. Babası ise onun şiirden ziyade dükkân işleri ile ilgilenmesini arzu ediyordu. Fakat şiirden kopamayan şair kendisine “Sâbir” mahlasını seçerek hocası Seyyid Azim Şirvânî’nin başkanlık ettiği Şamahı’daki Beytüssefâ adlı şiir meclislerine devam etmeye ve geliştirmeye başlamıştı...............
Sabri Altınel
Sabri Altınel
1 Eser
Sabri ALTINEL (1925-1985) 16 Nisan 1925'te Balıkesir'in Susurluk İlçesi'nde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Balıkesir'de tamamladı. 1949 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Master eğitimini yarım bıraktı. Kısa süre gazetecilik yaptıktan sonra öğretmenlik mesleğini seçti. Saint Joseph ve Saint Benoit liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1959'da gittiği Fransa'da 1 yıl kaldı. 19 Ekim 1985'te İstanbul'da öldü.[1] İlk şiirleri Balıkesir’de yayımlanan "Kaynak" dergisinde yayımlandı. Şiirlerinde ferdi konulara değindi. Yalnızlık ve yabancılaşma, kentlerde sıkılan insan temalarını işledi. Zengin hayalleri ve duyguları olan şiirler yazdı. Şiirlerini 1947 1955 yılları arasında Sanat ve Edebiyat, Genç Nesil, Edebiyat Dünyası, Yağmur ve Toprak, Şairler yaprağı, Kaynak, Yeni Ufuklar, Yücel, Yelken, Yeditepe gibi dergilerde yayımlandı. Soyut Dergisi'nde "Yaban Yazıları" adıyla şiir dizisi yayımlandı.
Sabri Fettah Berkel
Sabri Fettah Berkel
1 Eser
Sabri Fettah Berkel Sabri Fettah Berkel (1907, Üsküp–1993, İstanbul) Türk Resim Sanatında Soyut Sanatın öncü ve özgün Ressamlarından Üsküp doğumlu Türk Ressamı 1907 Üsküp doğumlu olan Sabri Berkel, Üsküp Sırp-Fransız Okulu'nu ve Belgrat Güzel Sanatlar Okulu'nun hazırlık bölümünü bitirdikten sonra, Belgrat Güzel Sanatlar Okulu'nun hazırlık bölümüne devam etmiş, Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nde (Regia Accademia di Belle Arti) (1929–1935) Felice Carena’nın atölyesinde çalışmıştır. [1] Bu akademide iki yıl fresk ve Gravür derslerini aldıktan sonra 1935’te Türkiye’ye dönen sanatçı, çeşitli okullarda resim öğretmenliği yapmıştır. Türkiye’de resim öğretmeni olarak çalışırken Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde çalışmakta olan Leopold Lévy’nin isteği üzerine Güzel Sanatlar Akademisi Gravür Atölyesi asistanlığına atanmıştır (1939). Akademi reformu sırasında Leopold Levy’nin kendisini daveti üzerine Akademi hocalığına atanan Sabri Berkel, atandığı Gravür atölyesinde 1977 yılına kad..............
Sabri Şimşekoğlu Âşık Fezo
Sabri Şimşekoğlu Âşık Fezo
11 Eser
Sabri Şimşekoğlu ( Âşık Fezo ) 1948-1990. Kars ili Arpaçay İlçesi Cala (şimdiki adı Doğruyol) köyünde doğdu. İlkokulu Doğruyol köyünde okumuştur. Âşık Ayhan Şimşekoğlu’nun amcası olmaktadır. [1] Babası fakir bir köylü olan Medet Efendidir. Annesi ise Çıldırlı Aşık Şenlik’ in çıraklarından olan Âşık Mehmet’in kızı Reyhan hanımdır. Anne tarafından dedesi olan Âşık Mehmet ve Annesi Reyhan Hanım, Çıldır’ın Kakaç köyündendir. Âşıklık Geleneği ve halk şiirine olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Çocukluğu köyünde çobanlık yaparak geçti. Bu dönemde köyüne gelen yörenin birçok halk ozanını dinleyerek kendini geliştirmiş ve bağlama çalmayı öğrenmeye heves etmişti. Ailesi çok fakir olduğundan ilkokul tahsilini devam ettirememişti. Bu nedenle de ilkokul üçüncü sınıfta iken okulu bırakmak zorunda kalmıştı. Geleneklere bağlı olarak özel bir usta-çırak ilişkisinde yetişmeyen Sabri Şimşekoğlu saz çalmayı şiir söylemeyi, türkü okumayı kendi çabası ile öğrenmiştir. [2] Sabri Şimşekoğlu, Murat Çobanoğlu , Şeref Taşlıova , Çıldırlı Aşık Şenlik’ , A. Gülistan gibi yörede Terekeme olarak adlandırılan Karapapak Türklerinden bir halk ozanı olmuştu. Çağdaşı olan Murat Çobanoğlu , Şeref Taşlıova gibi yaşadığı dönemde en çok tanınan Karslı ozanlar arasında olmuştu. Bir gözü arızalı olan şair kendi kendisine öğrendiği sazı ve âşıklığı ile dikkatleri çekiyordu. İlk şiirlerinde Âşık Fezo mahlasını kullanan şair daha sonra kendi adını da kullanmaya gayret etmiştir. Terekeme halk ozanları arasında Karapapak kültürünü, ağzı ve deyiş özelliklerini en iyi yansıtabilen âşıklardan birisi olarak kabul edilmektedir. [3]................
Sadık Şendil
Sadık Şendil
1 Eser
Sadık Şendil Sadık Şendil, (d. 1913, İstanbul - ö. 26 Temmuz 1986, İstanbul), yazar, güftekar, tiyatrocu ve senarist. Sadık Şendil 1913 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Lozan’da da görev alan Hariciye bakanlığında çalışan bir diplomattı. Başarılı bir hariciye görevlisi olan babası Sadık Şendil’e pek şefkat göstermemiştir. İlköğretimine İstanbul’da başlayan Şendil, önce Saint- Mitchell Fransız lisesi ardından Galatasaray Lisesi’ne devam eder. Liseden sonra Tütün Eksperliği Yüksekokulu’na giren Şendil, emekliliği gelene kadar Ziraat Bankası’nın başarılı tütün eksperlerinden biri olarak çalışmış bu görevinde iken de senaryo ve oyunlar yazmakla meşgul olmuştur. Küçük yaşlarda tiyatroya ilgi duyan Şendil bir yandan Ziraat Bankası’nda Tütün eksperliği işini sürdürürken bir yandan Bakırköy Halkevi'nde [1]oyun yazıp, yönetmeye başlamıştır. . İlk evliliğini 18 yaşında iken yapmış bu evliliği uzun sürmemiştir. İkinci evliliğini, Bursa Kız Lisesi’nde oyun sahnelerken başrolü oynayan Lâhut Hanım âşık olarak yapar. Lâhut Hanım’dan Cem adında bir.....................
Sadi Şirazi
Sadi Şirazi
5 Eser
Sadi Şirazi Hayatı H.589)te Şiraz'da doğmuş, 1292 (H. 691) de Şiraz’da vefat etmiştir Sadi Şirazi’nin asıl adı Müslihüddin Şeyh Sadi'dir. Sa'di'nin doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Doğum tarihi 1193-1213 yılları arasına denk gelmektedir.[1] Ömrü ilim öğrenmekle, talebe yetiştirmek ve insanlara doğru yolu göstermekle geçmiş Moğol ve Haçlılarla yapılan savaşlara katılıp, cihad etmiş bir defasında Haçlılara esir düşmüş, bir seyyah, kaside ve gazel şairi ve bir ilim adamıdır.[2] Sadi, Henüz on iki yaşında iken yetim kalmış, babasını kaybedip dedesi ve amcası tarafından yetiştirilmiştir. [3] İlk tahsilini Şiraz'da tamamladıktan sonra, Moğol istilası üzerine Bağdat'a gitmiş, Bağdat'ta Nizamiye Medresesinde Abdülkadir Geylani hazretlerinin halifesinin derslerinde yetişerek tahsilini tamamlamıştır. Sonra İslam ülkelerini gezmeye başlamıştır. Sadi, gençlik çağından sonraki yıllarda sürekli seyahat etmiş ve maceralı bir hayat sürmüş olan Sadi, Anadolu, Mısır, Suriye, Delhi, AZERBAYCAN ve Belh'e uğramış pek çok âlim ve insanla tanışmış, çöllerde vahalarda hanlarda geçen bir ömür sürmüştür..............
Sadri Ertem
Sadri Ertem
2 Eser
Sadri Ertem (d. 1898/9? / ö. 13 Kasım 1943) Roman ve hikâye yazarı, gazeteci, milletvekili. Sadri Ethem’in adı kaynaklarda i Sadri E. Ertem, Sadri Etem (Ethem), Sadri Ethem Ertem, Sadri Ertem gibi farklı şekillerde yazılmıştır. Ancak yazarın asıl isminin Sadreddin olduğu, nüfus defterine ise Hayreddin yazıldığı bilinmektedir. Yazarın doğum tarihi de farklı tarihler olarak belirtilmiştir. Yazar soyadı kanunundan önce Sadri Etem (Ethem), daha sonra ise Sadri Ertem adını kullanmıştır. Yazarın babası ise Konya Ermenek’te Askerlik Şube Başkanı iken vefat eden Binbaşı İbrahim Ethem Bey, annesi ise soyu Kanuni’nin veziri Kara Ahmet Paşa’ya kadar dayanan Nadire Hanım’dır. Sadri Ethem’in adı İhsan Ethem olan bir de kız kardeşi vardır. Babasının subay oluşu nedeniyle çocukluk yıllarını ve eğitim hayatını Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli kentlerinde geçiren Sadri Ertem, ilk mektebe Ermenek’teki Mekteb-i İbtidaiye’de başlamıştır. [1] Babasının ölümü üzerine İstanbul’a gelmiş ve tahsiline Üsküdar’daki Ravza-i Terakki’de devam e.............
Sadri Maksudi ArsaL
Sadri Maksudi ArsaL
1 Eser
Sadri Maksudi Arsal Doğum 1879, Kazan Guberniyası, Rusya İmparatorluğu Ölüm, 20 Şubat 1957 (78 yaşında)İstanbul, Türkiye, Türk-Tatar devlet adamı, hukukçu, akademisyen, düşünür ve siyasetçi. 1917'de Ufa'da kurulan Milli İdare'nin ve parlamentosu Milli Meclis'in başkanı olmuş Bolşevik ihtilalinden sonra Atatürk tarafından Türkiye'ye davet edilmiştir. Ankara Hukuk Fakültesi, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurucularındadır. Şebinkarahisar, Giresun ve Ankara milletvekili olarak görev yapmıştır. Özerk Tataristan Cumhuriyeti'nin başken...............