AKÇA DİKMEK

Akça eski devrilerde madeni paraya denirdi. Eski devrilerde kadınlar başlarına başlık, serpuş, tepelik adlarını verdikleri bir fes veya madeni bir başlık takarlar bu başlıklarının üstüne de delikli akçalar, sahte paralar veya penezler eklerlerdi. Bu madeni paralar veya penezler bu başlığın üzerinde sallanırdı.

Gelinlerin genç ve yaşlı kadınların zenginlik ölçütleri de olan bu başlıkların bir benzeri de çocukların başlarında bulunurdu. Çocukların başlarına ise delikli akçalar da dâhil nazar boncukları da asılırdı. Küçük çocukların  saçlarına nazar boncuğu veya delikli akça dikmeye ise eski devrilerde akça dikmek denirdi.  Eskiden kadınların başlıklarına, tepelik denilen serpuşlarına, ya da feslerine para, altın veya penez  ( sahte altın ) dikilirken, hafızlık kursunu  bitiren gençlerin başlarına da altın veya akça bağlanırmış buna da akça dikmek denirmiş. [1]

Daye- i ebr yine goncaların şebnemden
Başına akça dize niteki  etfsali sağar   ( Baki)

Çocuklarına başına akça dizer gibi  goncaları başlarına da  bulutlar şebnemden akça dizer

Günde iki kez çözerler, başına akça dizerler
Ağzına emcek verirler, nefs kabzına düştü gönül   ( Yunus Emre



KAYNAKÇA 

[1] A.Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB,  İstanbul 1996, shf 95