Allah’ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Alemlerin Rabbi yüce Allah kuluna ne bildirmiş ise onu bilir
Ondan gayrısını bilemez akıl sır erdiremez
İmandan bir sırdır bu bunu herkes bilemez
İman etmeyende bu alemde mutlulukla gülemez
Ahiret yurduna sevapları götüremez
Varalım bugünde bir muhabbet kapısına
Hakkımıza düşen hisse ne ise onu alalım
Alalım hayat heybemiz izine koyalım
Yolda lazım olur bize mutlulukla doğru yolda
Hak yolda hak ile gönüllerle olalım
Haydi bismillah diyelim başlayalım
 
 Vehb b. Münebbih’ ten rivayet edilmiştir, diyor ki: 
   
“İsrail Oğullarının abidelerinden biri vardı ki,
nehrin kenarındaki ibadethanesinde ibadet ederdi.
 Yakınında bir elbise tamir ve temizleyicisi vardı.
 Belinde para kemeri bulunan bir atlı gelip,
kemerini ve elbisesini çıkarır nehirde elbisesini yıkar.
 Elbisesini giyer, fakat para kemerini orda unutup gider.
O gittikten sonra bir avcı gelip serpme ile balık avlamaya başlar.
Para kemerini gören balıkçı onu alır, çekip gider.
Sonra atlı gelir, para kemerini orda bulamaz.
Elbise temizleyiciye
Para kemerimi burada unuttum der.
Ben onu görmedim” diye cevap verir.
Bu cevaba kızan atlı kılıcını çekip elbise temizleyiciyi öldürür.
Abid bu hali görünce, az kalsın fitneye kapılacaktı.
Kendisini toparlayan Abid, Cenabı Hakk’a şöyle niyazda bulunur.
 “Ey Yüce Allah’ım! Para kemerini balıkçı alır, elbise temizleyici öldürür.”
Gece olup uyuduğu vakit, Allahü Teala abide rüyasında şöyle buyurur:
Ey abid ve Salih kulum, fitneye kapılma Rabbinin ilmine müdahale etme.
 
Şunu iyi bil ki, o atlı, balıkçının babasını öldürüp malını almıştı.
Para kemeri onun babasının malındandır.
Elbise temizleyicisine gelince, onun sevap sahifeleri dopdolu idi.
Ancak o sahifelerde günah vardı.
Atlının amel defteri günahlarla dolu idi.
Sevap hanesinde tek bir sevaptan başka bir şey yoktu.
O elbise temizleyicisini öldürdüğü vakit,
onun amel defterindeki bir tek günah silindi,
atlının amel defterindeki sevap da silindi.
Senin Rabbin dilediğini yapar, istediği şekilde hükmede.
 
Kul Mehmet im alalım nasihati anında
Görünenin birde görünmeyen yüzü var
Kul acele eder ama bilemez ruhu olur dar
Az sabırla beklemez gelecek o vakti
Zamanı gelen bildi kimisi bilmeden gitti
Bilenler muradına hakkın nuruna erdi
Bilmek istemeyen yaklaşmayanlar eli boş gitti
Boş gidenlerin feryadını toprak sabır edemedi
Yerin altına gömdükçe gömdü hayatları boşa bitti
Mehmet Aluç-Kul Mehmet