Arkaik Kökeni Anlamı Arkaik Edebiyat Şiir Örnekleri

 

Antik Yunancaarχaïkós 

Fransızca: archaïque

Arkaik ve Arkaizm Kelimelerinin Kökeni

Arkaik sözcüğünün kökeni antik Yunancada en eskiye ait, ilkel anlamına gelen  arχaïkós ve en eski ilk anlamına gelen αρχαïκός -“ ikos” sözcüklerine dayanır. “Bu sözcük Eski Yunanca arχaîos αρχαῖος  "ilk, en eski (sıfat)" sözcüğünden +ikos sonekiyle türetilmiştir.”[1]

Arkaizm kelimesi Yunancadan Batı dillerine ve Fransızcadan dilimize girmiştir.

Arkaik ve Arkaizm Sözlük Anlamları

Arkaizm sözcüğü sözlüklerde “ Bir dilin, artık kullanılmayan eski sözcüklerini deyimlerini ya da eski söz dizimine özgü biçimleri kullanma sanatı” olarak tanımlanır. TDK Sözlüğünde “Kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa ait biçimin, yapının özelliği” olarak tarif edilmiştir.

Edebiyatta Arkaizm

Edebiyatta arkaizm, bir edebi eseri yazıldığı ana dilin eski, tarihe karışmış hatta artık kullanımda dahi olmayan sözcüklerini kullanarak yazmak olarak anlaşılır. Bir edebi eserde artık kullanımdan düşmüş eski sözcükler, deyimler, dilin eski, ilk yani arkaik devrilerine ait cümle ve unutulmuş diğer unsurlar kullanılmış ise arkaizm yapılmış demektir.

Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan eski söz ve deyim”. Eski çağlara ait olan artık kullanımdan düşmüş kelime, deyim ve söz gruplarını bir yazıda kullanmak olarak da tarif edilebilir.

Bu tip yazıların kullanıldığı yazılara arkaik eser, bu tip kelimelere de arkaik kelime denir. Arkaizm, edebiyatın dışında belli bir jargon kullanılan hukuk gibi alanlarda da tercih edilir.

Örnekler:

BAYIR GÜLÜNE-II

Varsam obanıza konuk eğlensem,

Candan keşik tutar elden el Gül’üm !..?

Kaçamak işmarla bu hasret dinmez,

Koz ağacın çimenine gel Gül’üm !..

 

Sayrı düştüm göç alayın kaçırdım,

Yarpuzlu gözeye kömen göçürdüm,

Neden sonra doru tayı uçurdum,

Darıbük’te yolu kesti sel Gül’üm !..

 

Göynük Çoban Albız’dan can apardı,

Dal uzatıp azgın sudan çıkardı,

Çöğen dövdü, yaram berem otardı,

Kırıntı’dan esti karayel Gül’üm !..

 

Ey Honamlı güzel ıhtır mayayı !..

Aşkıma şahit tut İsli Kaya’yı !..?

Sana yaktım bunca uzun havayı,

Ondan sebep ağlamaklı tel Gül’üm !...

 

Ayı Yalağı’na bastım sazımı,

Akarca’da ti’ye aldım sızımı,

Ketenlik’te sardım Yörük kızını,

Gamzelendim gül yanağa, gül Gül’üm !...

 

Yayla serini bu seven de üşür;

O köz dudaklarda höşmerim pişir !..?

Oyalı yaşmağın omzuna düşür,

Siyah zülfün ak gerdana çel Gül’üm !..

 

Dağlar sırasında Anamas namlı,

Obalar içinde "Garsavurdanlı",

"Üç etek" kuşanmış eli kirmanlı,

Kurban olsun sana, bin Sindel Gül’üm !..

 

Üstüne gül koklar olsam, ay bedir,

Haylaz kurdu kırk çomarla sür getir !..

Altı kurşun bir hançerle iş bitir,

Yüreğimi yedi yerden del Gül’üm !..

 

Alaçık çadırda od, ocak sönmez;

Bilge tapşırdığı sözünden dönmez;

Yavukludan önce yayladan inmez,

Onunkisi karasevda bil Gül’üm !..  YUSUF BİLGE

 

ALMILA

Karangu balası ülkerim !.

.Ayçam, ıldızım, tizi güneşim !..

Özleminde yitmeme izin verme !..

Bilirem, danışmadı diye kızgınsın,

Öfke buzlarını erit sevginle

Er bitiğim içine doğsun, oku !..

Yalanım varsa

Görklü Tengri’den ölmemi dile !..

And’olsun seni sevirem,İnan çok sevirem,

Bekle beni Almıla !..  YUSUF BİLGE



Keşik : Sıra nöbeti

İşmar : Kaş göz işareti, 

Koz ağacı : Ceviz ağacı

Albız : Ezrail Meleği

Çöğen : Helva ve ilaç yapımında kullanılan sütlü bir bitki

Darıbük, Kırıntı, Ayı Yalağı : Antalya Serik tarafından Anamas yaylalarına yola çıkan yörük göçünün Yazılı Kanyon, Isparta-Sütçüler, Eğirdir üzerinden takip ettikleri güzergah isimleri

Honamlı : Bir yörük oymağı adı

Maya : Dişi Deve

Akarca, Ketenlik, Sindel : Anamaslarda yayla isimleri

Höşmerim : Kaymakla yapılan bir tatlı çeşidi

Garsavudanlı : Honamlı Yörüklerinde bir oba adı

Kirman : Yün ip eğirmek için tahdadan el döndürgeci

Alaçık Çadır : Keçi kılı ipinden dokunmuş çul haba gerintisi, bir ailenin barınmasına yetecek yayla çadırı

Bedir : Ayın dolunay hali

 

Kaynakça 

[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/arkaik