Arkaizm Nedir Edebiyatta Arkaizm ve Örnekler
İngilizce : arcahism
Fransızca: archaïsme
Arkaizm sözcüğü dilimize Fransızca archaïsme kelimesinden girmiştir.
Arkaizm, günümüzde “kullanıldığı çağdan daha eski bir çağa özgü bir biçimin, bir yapının ayırıcı özelliğini kullanmak “ olarak da tarif edilebilinir.
Arkaizm Tanımları
Türkçe Sözlükte arkaizm : “Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan; edebiyatta ise eskimiş söz veya eser” olarak tarif edilir. Gramer Terimleri Sözlüğü’nde “Bugün artık kullanılıştan düşmüş bulunan veya eski biçimi ile kullanılan kelime.” Tanımlanır. Bu tanımların ortak yanı arkaizmin “eski çağlarda kalmış olan çağdaş hayatta artık kullanılmayan” biçimlerin yapıların vb çağdaş hayatta yeniden kullanılmaya kalkışılması olmasıdır.
Edebiyatta Arkaizm
Edebiyatta arkaizm, bir dilin, artık kullanılmayan eski sözcüklerini deyimlerini ya da eski söz dizimine özgü biçimleri kullanma sanatıdır. Konuşulan ve yazılan dilde, edebi ürünlerde artık kullanımdan düşmüş olan eski söz ve deyimleri kullanmak demektir. Bu tip yazıların kullanıldığı yazılara arkaik eser, bu tip kelimelere de arkaik kelime denmektedir.
Bir dilin eski devrilerinde kullanıldığı halde güncel kullanımdan düşmüş olan eski sözcüklerini, deyimlerini veya eski söyleyiş biçimleri ile söz dizimlerini güncel edebiyatta ve anlatımda kullanma eğilimine arkaizm denmektedir. Arkaizm sadece edebiyatta değil mimaride, müzikte, resimde ve diğer dallarda da görülebilir. Bu nedenle
Arkaizm, edebiyatın dışında belli bir jargon kullanılan hukuk gibi alanlarda da tercih edilir.
Bir yazıda şimdi yerine” imdi” , yabancı başkaları yerine “ yâd” , cehennem yerine “ tamu”, asker yerine “çeri” , düşman yerine “ yağı” , hayat yerine “ beng” demek arkaik kelime kullanmak demektir.
Geçdi yanumdan “agzuma sögdi” bir iki yâr
Gûya ki biz kulına şeker sundı şehriyâr Hayretî,
Ahmedi hecrinde görüp nice bir gülsün rakîb
“Ancılayın “bülbüle lâyık mıdır bu cevr-i zâğ Ahmed Paşa
Şeh-süvâr-ı nâz olmış gün gibi ol yüzi ay
At salup “aylandurur “ mahbûblar alayına Sehî Bey [1]
Ancılayın: Anca, öylece, onun/bunun/şunun gibi ya da kadar
Aylandurmak: savsaklamak, geciktirmek, gezdirmek
BAYIR GÜLÜNE-II
Varsam obanıza konuk eğlensem,
Candan keşik tutar elden el Gül’üm !..?
Kaçamak işmarla bu hasret dinmez,
Koz ağacın çimenine gel Gül’üm !..
Sayrı düştüm göç alayın kaçırdım,
Yarpuzlu gözeye kömen göçürdüm,
Neden sonra doru tayı uçurdum,
Darıbük’te yolu kesti sel Gül’üm !..
Göynük Çoban Albız’dan can apardı,
Dal uzatıp azgın sudan çıkardı,
Çöğen dövdü, yaram berem otardı,
Kırıntı’dan esti karayel Gül’üm !..
Ey Honamlı güzel ıhtır mayayı !..
Aşkıma şahit tut İsli Kaya’yı !..?
Sana yaktım bunca uzun havayı,
Ondan sebep ağlamaklı tel Gül’üm !...
Ayı Yalağı’na bastım sazımı,
Akarca’da ti’ye aldım sızımı,
Ketenlik’te sardım Yörük kızını,
Gamzelendim gül yanağa, gül Gül’üm !...
Yayla serini bu seven de üşür;
O köz dudaklarda höşmerim pişir !..?
Oyalı yaşmağın omzuna düşür,
Siyah zülfün ak gerdana çel Gül’üm !..
Dağlar sırasında Anamas namlı,
Obalar içinde "Garsavurdanlı",
"Üç etek" kuşanmış eli kirmanlı,
Kurban olsun sana, bin Sindel Gül’üm !..
Üstüne gül koklar olsam, ay bedir,
Haylaz kurdu kırk çomarla sür getir !..
Altı kurşun bir hançerle iş bitir,
Yüreğimi yedi yerden del Gül’üm !..
Alaçık çadırda od, ocak sönmez;
Bilge tapşırdığı sözünden dönmez;
Yavukludan önce yayladan inmez,
Onunkisi karasevda bil Gül’üm !.. YUSUF BİLGE
* Keşik : Sıra nöbeti
* İşmar : Kaş göz işareti
* Koz ağacı : Ceviz ağacı
* Albız : Ezrail Meleği
* Çöğen : Helva ve ilaç yapımında kullanılan sütlü bir bitki
* Darıbük, Kırıntı, Ayı Yalağı : Antalya Serik tarafından Anamas yaylalarına yola çıkan yörük göçünün Yazılı Kanyon, Isparta-Sütçüler, Eğirdir üzerinden takip ettikleri güzergah isimleri[2]
* Honamlı : Bir yörük oymağı adı
* Maya : Dişi Deve
* Akarca, Ketenlik, Sindel : Anamaslarda yayla isimleri
* Höşmerim : Kaymakla yapılan bir tatlı çeşidi
* Garsavudanlı : Honamlı Yörüklerinde bir oba adı
* Kirman : Yün ip eğirmek için tahdadan el döndürgeci
* Alaçık Çadır: Keçi kılı ipinden dokunmuş çul haba gerintisi, bir ailenin barınmasına yetecek yayla çadırı
[1] Sevda Eren Özatalay, Murat Keklik, “Yapı ve Anlam Bakımından Klasik Türk Şiirinde Arkaizm Örnekleri”, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt: 59, Sayı: 1, 2019, 131-157
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!