Aç gönül kapını yoksa Rahmete erişemeyiz
İnsanları sevmedikçe gerçek iman etmişiz diyemeyiz
 
Gül goncadır kokusuyla büyür bülbül başında öter
Bu bir ömürdür günleri sayılıdır bir gün sessizce biter
 
Bu gönül divanedir delidir dilinden bir ah çıkmaz
Bu deli divane gönlü o nedenden aşk odu yakmaz
 
Sinende açan güllerin kokusu beni mest eyledi
Aşk elimden tuttu ben gonca güllerinin bahçesine kilitledi
 
Zülfün bir teli aldı bu gönlümü aşkla saz eyledi inletti
Aldı bu gönlümü benimle aşk şarabı diye kazanlarda demletti
 
Ey cananım gül yüzlüm dünya üstüme yıkılsa da beni senden alamaz
Ey cananım gül yüzlüm ölüm ölüm olsa da vuslatı elimden koparamaz
 
Aradım rakip bulamadım gözlerindeki aşkla bakmayan bakışı silmek için
Aradım kaçmak için yer bulamadım aşkı bilmemek kalmamak için bitkin
 
Aşk kulun elinde bir anahtar olsaydı açardım gönlünün kapısını
Elimde yok aşk dolu bir anahtar bekliyorum gönlünün beni içeri almasını
 
Aşık canan için vefasızlığa olur talip gözlerindeki bakışı sönmesin
Razı olur cananın gamına nazına yeter ki cananı kendinden önce ölmesin
 
Aşık Gülveren’im murada ermek bu dünyada olsa da pek zor
Aşk o kadar rahmet doludur ki yakmaz kül etmez o yakan içindeki tatlı kor
 
Mehmet Aluç / Aşık Gülveren
 
 
 
Bu dünya üç günlük handır
Ona uyarsan gideceğin yer nardır
Hakka varmadan önce gönlünde ne vardır
Aç bak içini yoksa hakka varacak baktıracak bir yüz var mıdır
Mehmet Aluç /Kul Mehmet