Bu asosyallerde bir alem. Sade bir alemde değil hem de ne alem. Sonra ne der el alem diye de her şeyi dert ederler... Buradan asosyallere, hatta ve dahi b sosyallere, c sosyallere de sesleniyorum. Sadece ğ sosyalleri bunlardan ayrı tutuyor, onlara seslenmediğim gibi kâle de almıyorum. Bir topluma girdiğiniz zaman gözler üzerinizdeyse korkmayın sakın sizi yemezler kesinlikle... Gözlerini dikip size dikkatlice bakıyorlarsa, demek ki sizde, sizin bile belki farkında olmadığınız bir çekiciliğiniz var.
Birde şunu unutmayın asosyalliğinizi üzerinizden atmak için ortaokullarda okutulan sosyal bilgiler kitabını bir yerlerden bulup okumanıza hiç mi hiç gerek yok. Hayatta bir uğraşınız olsun mutlaka. Şiir yazın, burada ki bütün vatandaşların yaptığı gibi, öykü, deneme yazın. Olmadı sevdiğiniz birilerine yazın, hem şiir hem de aşkınızın hikayesini... Bir müzik aleti çalın, çalmaya çalışın en azından. Evde kendi kendinize halk oyunları oynayın. Bilmiyor musunuz? Uydurun kaydırın figürleri canım nasılsa kendi kendinizesiniz kimse görmez Allah'tan başka, o da kendi kendine oynanan halk oyunlarına da günah yazmaz herhalde...
Eskiden çok daha kolaydı sosyal olmak. Mahalle bakkalımız, mahalle kasabımız, mahalle manavımız vardı en azından insan onlarla alış veriş yaparken bile kısa hal hatır sorar sosyalleşirdi... Şimdi bir zincir markete giriyorsun, ayda bir kasiyerleri değişiyor, tanı tanıyabilirsen... Bizler şu meşhur 68 kuşağından sonra seksen (80) kuşağı diye anılırız. O meşhur 68 kuşağının da, bizim kuşağımız 80 kuşağının da üretimlerimiz sonlandı... Ne darbeler, ne muhtıralar. ne ekonomik krizler, siyasette de ne kerizler gördük... Gençler delikanlılar bebeler, sizin de bir tanıdığınız varsa 68 kuşağından ya da 80 kuşağından amcanız, dayınız, halanız, teyzeniz, onların sohbetlerinde bulunun mutlaka çok şey kazanırsınız...
Mutlaka büyük ya da küçük bir siyasi partiye girin ve de örgütlerinde çalışın. İktidar ya da ana muhalefet partisi de olması gerekmez. Küçük partilerde de iyi insanlar vardır mutlaka her ne kadar ülkenin kaderinde söz sahibi olamasalar da, bir bakarsınız sizi iyi bir yerden birinci sırada milletvekili adayı yapmışlar hem de beş kuruş para istemeden sizden. Vayyyy ki vayyyy! Ne güzel işte ''Tabi oğlum bu güne bu gün milletvekili adayıyım.'' diye de eşe dosta yakınlarınıza da hava atılır yani...
Benim gibi orta yaşlıysanız illaki belediye hizmetlerinden ayrıcalıklı bir şekilde yararlanırsınız. Çıkın evden atlayın bir belediye otobüsüne ya da metroya gezin durun, gitmediğiniz görmediğiniz yerlere gidin. Oralarda da sizin gibiler vardır onlarla tanışın selamlaşın bir çay kahve için. Şehirlerde hele de yaşlı vatandaşlarımıza yönelik öyle güzel belediye hizmetleri var ki yararlanmaya bakın. Zaten evde oturmaya kalktınız mı hanımınız temizlik bahanesiyle bir şekilde kışkışlayacaktır sizi, yanılıyor muyum?
Çocuklar, evet çocuklar ile insan o kadar güzel sosyalleşiyor ki... Çocukların insani duyguları biz yetişkinlerden çok daha saf ve temiz olduğu için, onların gönüllerine girmek büyüklerinkine nazaran çok daha kolay oluyor. Torunlarınız varsa torunlarınızı kucaklayın, öpün, okşayın. Torunlarınız yoksa da sokakta oynayan çocukları, apartmanınızda ki, mahallelerde ki çocukları, akrabalarınızın çocuklarını sevin. Sokakta top oynarlarken aralarına girin bir vole de siz patlatın o toplara... Bir şeyler öğretin bildiklerinizden... Ne güzel olur...
Her ne kadar ben sevmesem de kahvelerde okey oynamak, tavla oynamakta sosyalleşmenin adımlarından birisidir... Yine eskiye nazaran iyi oldu, sigara içme olayını kaldırdıkları için bir bakıma o oyunları sevenlerin sosyalleştikleri yerler kahvehaneler... Birde tavla oynarken bilhassa sinirlenmeseler daha da güzel olacak. Sosyalleşelim derken karakolda da bitmesin olaylar...
Bütün belediyelerde var cüzi bir ücretli ya da tamamen ücretsiz el becerisi kursları, müzik ile ilgili etkinlikler, tiyatro, edebiyat gibi değişik faaliyetler. Sabahtan akşama kadar bilgisayarın başına geçip de sosyal medyada zaman geçirmeyin derim, her ne kadar adı üstünde sosyal medya olsa da inanın buna, hem de yürekten, sosyalleşmek sosyal medya ile olmuyor özelde insanlar ile genelde ise bütün canlılar ile birebir iletişime geçmek en güzeli...
Ha birde çok önemli hayati bir konu var apartmanda oturan abilerimiz, ablalarımız, kardeşlerimiz için. Bu önemli bilgiyi de sizin iyiliğiniz için mutlaka söylemem lazım. Sabah ya da günün herhangi bir saati asansöre bindiğiniz zaman, asansörde bir bayan ya da erkek varsa mutlaka günaydın, hayırlı sabahlar deyin. Asansörden çıkarken de günün durumuna göre iyi günler ya da hayırlı akşamlar demeyi unutmayın. İnanın kızarıp bozarıp size kötü bir şey demiyorlar bilakis mutlu oluyorlar. Denemesi bedava... Bir de ne bedava, hava ile su... Yağmur suyu tabi ki...
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!