Atatürk'ü Sevmek
Bayram Kaya · 14.11.2013
· Makale
Bu Eser 15.11.2013 Tarihinde Günün Yazısı Seçilmiştir
İlişkinliği içinde, bağıntılarıyla güncel ya da aktüel olan
sosyo toplumsa girişme ve giriştirmelerin kural kılınan işlerleşmesi
(tabulaşmasıyla) vardır. Bunlar biraz ileride doğal olanın kendilik dinamizminden ötürü ilişkinliği
hani sıfıra inmiş; yeni durumla hiç bir bağ ve bağıntısı kalmamış bir duruma
dönüşürler.
Yeni durum bambaşka sosyo toplumsa bağıntılarla süreçlinirler. İleri
süreçlerin içinde siz hala eski tabuyu devinme eksenli kılıyorsanız; yanlış
olan, çağ dışı olan, klik olan, put olan ve zararlı tabu olan durumlar
bunlardır.
Atatürk sevgisi bağımsızlık savaşı yapmanın, devrimler yapmanın,
baştanbaşa inşalaşmanın yanı sıra aktüel oluşla eskimiş yapıyı yıkan devrimci
ruhtur. Kendisinden sonraki yepyeni gelişmişliğin üreten, paylaştıran teknik
teknolojik bağıntılı hukuksallığına rağmen; kurduğu bu yapının da eskiyip;
değişip, dönüşerek süreceğini bilmenin ve öngörmenin de ruhudur.
Atatürk sevgisi, haksızlığa karşıdır. Atatürk sevgisi,
Atatürk sevgisi üzerinde ve hukuksal zemin üzerinde birlik yapmanın ruhudur.
Atatürk sevgisi, dostluğa, güvende oluşa, iyi güzel şeyleri paylaşıma çağrışın
birlik ruhudur. Atatürk sevgisi olan sembolizm, değişme dönüşme sürecinin de kendisidir.
Atatürk’le eşleştireceğiniz özellikler olmadan (özellikleri bilmeden)
Atatürk’ü sevemezsiniz. Dünler geçmişe dek mantık oluşlarıyla, günümüzü
kavrayamaz olmalarındaki ilişkin bağıntılarını bilmek, zaten Atatürk sevgisinin
kendisidir. Atatürk, bu tutumun ve deneyselliğin tarihsel bilincidir. Atatürk
sevgisi bu bağlamlarıyla düzenleyen ve düzenlenen ilkedir. Böyle olunca, söz
gelimi günümüzün ilerleyen bilim teknik teknolojik üretim ve paylaşım değerler
zümresi, Sevgili Gazi’nin kendi anlayışıyla, zıtlaşıp; değişme ve dönüşmelere
uğrayacaktır.
Bunu bilen Sevgili Gazi'nin;
bilim, teknoloji demesi; geçmişteki kullanımların (kendi uygulamalarının
bile) bugün hurafe durumuna düşen uygulayımlarına karşı olması demek olup; bu
nedenle, aklı, bilimi önceleyen referanslarla, yapıyı inşa etmeyi önermiştir.
Bilimi, yol ve hakikat olarak önermek; kendi kurduğu düzen
ve ilkelerin de bilimsel olan gelişme ve bağıntılarla değişeceğinin öngörüsü ve
salık verilmesinin ta kendisidir. Zaten akıl bilim ve güncelliğin içinde bulunmakta bunu gerektirir. Bu
öngörüler, Atatürk'ün süreç sel izleğini, gerisin geri tepe taklak çevirmeğe
dönüşmenin sığlığı da hiç değildir.
O şeyi, Atatürk öyle söyledi diye o şey öyle değildir. O şey
öyle olduğu için o şeyi Atatürk' te bildiği için Atatürk onu öyle
söyleyebilmenin yüce gönüllülüğü olan diyalektik bir bilinçtir. Atatürk bu
yüzden de gelecekte sevilmenin sembolizmi olmayı hak etmiş bir değerdir. Sosyal
söylemle, kibirini aşmıştır
Kendisinden sonrakilere kıyasla bu yazının yazıldığı güne
kadar kimseye nasip olamayan bir tarihsel diyalektiktir sevgili Gazimiz. Gazi’nin
genel ilerlemeci olan yanı dışında, o günün konjonktürüne göre oluşmuş, dinamik
sağlam düşüncelerini olgulayan bağ ve bağıntılardı olan her bir gelişmiş bilim
ve teknolojiler sayesinde Gazi; yeni yapının aktüelliğini başarmıştır. Aynı bağ
ve bağıntı sal dinamizmin kendi eseri üzerinde ve kendisinden sonraki bugünkü
günlerde de farklı işleyeceğini bilmektedir.
Bu değiştirici dönüştürücüleri bilmekle birlikte
düşünceleriniz de farklı olmaktadır. Bu Atatürk'ü dışlamaz. Dünün mantığı ve
aklı; ilerinin değişeceğini bilir. Ama o, dünün mantığı oluşla, günün mantığı
olmayacağını da bilir. Zaten Atatürk te dünün mantığına karşı olan, aktüellik
değil miydi?
Sevgili Atatürk kendisinden önceye saltanat ve halifelik
ihdas ettiler diye saltanat ve halifeliğe ne çattı Ne kusur buldu. Ne de böyle
yaptılar diye deli Dumrul gibi işleri tersine çevirmeğe gayret etti. Ne de
bunları kötülemenin dile getirilişiyle meşrulaşmanın gayretine düştü.
Biliyordu ki onlar zamanın, güne göre aktüel ve cari
inşalarıydı. Atatürk'ü Atatürk kılan, Atatürk’ün Tarihsel diyalektik oluşu
buydu. Bu nedenle kendisinden önceye atıfları olsa da, Atatürk kendi öncesi ile
dövüşmedi. Kendi öncesinin güncellenememelerinin örneki tespitleriyle,
kendisini bu hatalardan arındırdı. Tarihsellik bilinci buydu. Bunun
yoksunluğuyla kendisine yel değirmenleri inşa etmedi.
Sevgili Gazi'mizin kendisini halk ve toplum refahına adamış
bir erdemdi. Bu erdemli olan gayretinin muzafferiyet ulviliklerine, manevi
sevgi bağıyla bağlıyız. Atatürk'e olan bu sevgi sel bağ; Atatürk'ün gelişmeci
ve ilerlemeci ruh olmasının dışında; Atatürk'ümüz günümüzün dengeleri içinde
oluşla ve Atatürk dönemine göre inşanın gerisine düşmemek kaydıyla
tasarruflarınız, zaten kendilik meşrudur.
Bu bilinçle gereği oluşla, her süreç ve her şey gibi o günkü
süreçlerin inşa üstü bağ ve bağıntısı oluşla yeni düzenletişler içinde, Atatürk
döneminin hani neredeyse hiç bir bağ ve bağıntısı kalmamış gibidir. Bu Atatürk’ü dışlamaz. Bunlar Atatürk
sevgimizi dışlamaz. Aksine bu öngörüyü salık vermesiyle, bu öngörüyü demeyip hale
doğru uzanan bayatların kendilerinden menkul yalancı kerametlerini her ifşa
edişlerinde, Atatürk’ümüze olan bu sevgimiz,
pekişip katmerli olarak katlanmaktadır.
Her şeyin üzerinde olan zaman farkının bir dinamizmi; bu
öngörülerin nedenidir. Atatürk bu aklın
ve bu öngörünün emozesi oluşla; put kılınır düzlemli olan, kendini önerten,
kendini sevicilik tabuculuğu yerine; Atatürk’ün aklı ve bilimi eylemlerin
merkezine koymasıyla, Atatürk’ümüz kendi
kıratını ikame eden bir tevazuen bilinçtir.
Ama kirli siyasetler, kirli işlerini hep sevgili Gazi gibi
dinmez sevgi selimize maal ederler. Kirli işlerini referans ederek bizi
sömürtmekte ve anti demokratik uygulamalarını Atatürk diye diye ortaya koyar
olmaktadırlar. Söz gelimi 12 Eylül yöneticileri, kendi her melanetlerini,
Atatürk adı altında, kimi açık açık melanetlerini topluma ve halka
dayatılmasının bir kullanım süreci olmuşturlar.
Nasıl Atatürk sevgisinin oluşulmasına Atatürk’le eşleşen
anlama ve düzenlemeler varsa; demokratik olmayan tutumları da demokratik
ilerlemeymiş gibi her seferinde Atatürk anılarak yapılırsa; bu da bilinç
altında Atatürk nefretini ortaya koyar.
Atatürk adının istismarı kullanımı, hem zamanın ön görüsü
olmamakla; hem Sevgili Gazi'mizin vefat etmiş olmasıyla ve sevgili Gazi’mizin
günün muhatabı olmaması, hesabıyla; günün ne sorumlusu, ne de günün nedendesi
değildir. Ve güncel melanetin nedeni olamaması yüzünden, güncel melanetleri
onunla referanslaştıran ihanetler, zararlı bir tabu kullanımına dönüştürüldü.
Sabah kalkıyorsunuz Atatürk, Akşam yatana dek yine Atatürk
duyuyorsunuz! Bu bilinçli bir yıpratma ve onunla kötülükleri referanslaşmanın bilinçaltına
uzanan bir kötülenmesiydi. Siz 12 Eylül'ün anti demokratikliklerini Atatürk'le algılarsanız,
Atatürk zihninizde nasıl yer ederdi acaba?
Geçmişteki kimi sevgili değerlerimiz gibi onları anlamak
yerine onları sopa imleci gibi kullanıp, sevgili Gazi'mizi de putlaştırıp
gözlerden düşürmenin empozesini yapmışlardır. Her çıkar çevresi, her iyi güzel
referansı kendilerine sömürü ve baskı dayatması yaparlar.
Aydın ve ilerici olan; Atatürk gibi değerleri içselleştirmiş
olan; bu tür bilgileri, bir bilmezi mantığı gibi kullanmaz. Yanlış olan,
zararlı olan, insanlığı batağa saplayan şey; günceldeki yararlı tabunun, güncel
kullanım dışında da, kendisinden sonranın da hala bağıntı ve işlerliklisiymiş
gibi tabu olarak kullanılma tabusudur. Çok yanlış olan ve savaşımı verilmesi
gereken bir durumdur. Bu gibi yaklaşımlar daha çok yeni olanın bağıntı ve
referanslarını kuramayan güdük ve kısır basiretsizliklerin, kısa devre yoludur.
Şu da unutulmasın ki memlekette her haksızlık ve
başarısızlık. Her yolsuzluk ve korumacılık. Ne yaparsa yapsın, ister hukuki
olsun; ister hukuk dışı olsun demeye getirilen "ben valimi yedirtmem"
türü havsala dışı söylem ve savunma; sıradan bile olsa bir yöneticinin
kurabileceği cümle değildir.
İşte yolsuzluk, işsizlik, işlerin rayından çıkması, hayat
görüşlerinin genel görüş gibi dayatılması vs. olan bunlar halk nazarında
rahatsızlıkla; halkın bunları bir düzleme seslenmesi ve bunları bir düzleme şikâyet
etmesi nedeniyle; halkın seslenme ve şikâyeti, o düzleme sevgi seline dönüşür.
Bu düzlem de hali hazırda Atatürk’tür. Hem kendinize olan nefret ve
hoşnutsuzlukla bu sevgiyi bilmeden istemeden inşa edip pekiştirirsiniz; Hem bu
sevgiden kendinize Donkişot lük vazifesi çıkarırsınız. Şancho Panza’lar
hazırdır.
Bizler, Atatürk'ü severken; Atatürk'le aldatıp, aldatılmayacağız.
13.11.2013
♡
0 beğeni · 0 yorum
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!