Barok Sanatı Üslubu Dönemi ve Genel Özellikleri

Barok sözcüğü Portekizce eğri büğrü, düzensiz inci anlamına gelen ”  barroco  “ [1]sözcüğünden türeyen bir terimdir. Barok sözcüğü, Rönesans  ile klasikçilik arasında kalan barok sanatı dönemi ( Barok sanat dönemi) ve bütün çağlarda verilmiş bazı eserlerin tarzını ( barok üslubu)   ifade etmek için kullanılmıştır.

SözlüklerdeAvrupa’da XVI. yüzyılın sonlarında başlayıp XVIII. yüzyılın ortalarına değin süren, güzel sanatlarda şaşırtmayı, görkemi ve göz kamaştırıcılığı yeğleyen bir sanat biçemi; özellikle mimaride, plastik sanatlarda, müzikte bu biçemle büyük yapıtlar ortaya koyan sanat üslubuolarak tarif edilir.

Barok ve Barok Sanatı terimi, mimarlık, heykelcilik, resim, müzik edebiyat ve süsleme sanatlarında Rönesans ve klasisizme tepki olarak ilk önce İtalya ve Roma'da kilise etkisinde ortaya çıkan sonra da Avrupa, Latin Amerika’ya yayılan bir sanat akımıdır.  Gösterişi, şatafatı, masalsı ifadeyi, büyüleyici göz kamaştırıcı eserler ortaya çıkarmayı amaçlayan üslup hemen hemen sanatın her dalına yayılmıştır. ( bkz Barok Sanatı ve Heykelciliği )

Barok Üslubu

Barok dönemi ve üslubu düzene kurallara bağlı olmayı çok önemseyen Rönesans sanatına bir tepki olarak doğmuş,  düzen ve kaideleri büyük bir serbestlik, heyecan ve taşkınlıkla yorumlayan, şaşırtmayı amaçlayan, masalsı bir büyüleyicilik peşinde koşan, şaşırtıcı bir hayranlık yaratmayı hedefleyen gösterişe çok önem veren bir üslup olarak belirginleşmiştir. Rönesans’tan farklı, yeni bir dünya görüşüne dayanan bu üsluba Barok Sanatı denmiştir.

Barok sanatçıları sanatı doğayı taklit etmek olarak değil, aksine onu yeniden biçimlendirmek olarak yorumlamışlardı. Bu nedenle doğada ki figürleri ve desenleri değil yeniden biçimledikleri yaratıcılık mahsulü desenler işlemişlerdi. Bu nedenle Barok üslubu mimari, heykel ve süslemecilikte tipik formlara, dışarıdan içeriye doğru eğik cephelere, oval düzlemlere, ışık ve gölge oyunlarına göz aldatmacalarına şaşırtıcı, desen ve figürlere aşırı önem veren bir süslemecilik ortaya çıktı.

Mimarlık, müzik, resim ve heykelin etkileyici temalar altında birleştirilmeyi amaçlayan barok üslubu 18. Yüzyılda daha kaba ve sert bir üslup olan rokoko üslubunun da hareket noktası olmaktadır. Bu sanat üslubu,  Papaların Roma ve kiliseler için verdikleri siparişler ile ortaya çıksa da [2]; kiliselerin;  devletler, krallar prensler ve soylular üzerindeki etkisini yitirmesine neden olan Martin Luther hareketi ve Otuz Yıl Savaşları sonrasında dallanıp budaklanmıştır. Kiliselerin tahakkümünden kurtulmaya çalışan krallar, prensler ve soylular sahip oldukları kudret, ihtişam ve şatafatı, şanlarına yakışır bir şekilde göstermek eğiliminde olmuşlar ve barok sanatı bu eğilimler sonunda ortaya çıkmıştır.  Bu şatafatlı ve görkemli görünme isteği tüm sanat dallarına yayılmış, mimarlar,  heykeltıraşlar şairler, ressamlar, müzisyenler de bu akıma kapılmıştı. Bu ihtişam devrin modasına ve “kıyafetlere de yansımış, barok devri kıyafetleri zengin etekler, geniş kenarlı şapkalar, uzun peruklar[3] modası başlamıştı. ( bkz Barok Resim )

Sanat Dallarında Barok Üslubu  ve Özellikleri

Barok üslubu ilk önce ve en etkili şekilde mimaride kendisini göstermiştir. Barok üslubu ile saraylar, havuzlar, büyüleyici kiliseler, köşkler, çeşmeler vb yapıldı.  Bu binaların dışı ve iç süslemelerinde mitoloji konulu gösterişli ve ihtişamlı resimler, desenler, freskler, çarpıcı çizgilere sahip bezemeler, süs öğeleri, kompozisyonlar, şaşırtıcı süslemeler ve heykeller kullanılmıştı. Daha ziyade dalgalı, eğri, oval ama özgür ve şaşırtıcı çizgilere sahip bezemeler ve süslemeler kullanılmıştı. Mimar Louis Le Vau ve bahçeci André Le Nôtre’nin inşa ettiği   Versailles Sarayı, Roma’daki San Carlione alle Quattro Fontane kilisesi ( 1641) , İspanya’daki Murcia Katedrali, Torino’daki Madamme Sarayı ve merdiveni, Viyana’daki Schönbrun Sarayı, Ruccelai Sarayı, Würzburg Piskoposluk Sarayı, barok üslubunun en tipik ve güzel örnekleridir.

Barok heykelcileri barok üsluba uygun hareketli ve coşkun figürlere önem vermişlerdi.  Elbise kıvrımlarına vücut hareketlerine, jest ve ifadelerde aşırılığa kaçmışlar, yapılması ve süslemesi çok zor eserler üretmişlerdi. Malzeme olarak çoğunlukla mermer, tunç, ahşap kullanılmışlar mermerlerde ve , ahşaplarda da göz alıcı renklerden yararlanılmışlardı.

Resimde Caravaggio, Rembrandt, Rubens, Vermeer; heykelde Gianlorenzo Bernini; a Filippo Carcani, Filippo Parodi, Camillo Rusconi, Luişi Vanvitelli, Antonio Canova Gregorio Hernândez, Manuel Pereira, Juan Martinez Montanes, Alonso Cano, Pedro de Mano ve Jqs de Mora en önemli barok heykelcileri olarak şöhret kazandı. [4]

 Müzikte Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Domenico Scarlatti, Georg Friedrich Handel, Georg Philipp Telemann Barok tarzında eser vermiş önemli sanatçılardır.

KAYNAKÇA 

[1] /post/barok-sanati-ve-heykelciligi/112519

[2] Meydan Laorusse, Milliyet Yayınları, C.III, s. 1330

[3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Barok)

[4] /post/barok-resim/112805