BAYAT
Oğuzlardan geliyor Türk’ ün özüdür boy’un,
Surre yolu üstünde silinmez izin Bayat.
Huzurlu bir İlçesin, Yörük Türkmendir soy’un,
Afyonkarahisar’ la güler hep yüzün Bayat.
Frigya’dan kalmadır İnpazarcık’ta inin,
Tarihi eserlerle çevrilmiş her bir yönün,
Kurtuluş savaşında gururla dolu dünün,
Yarbay Arif beyinle şanlıdır mazin Bayat.
Namusludur kadının kötülükten sakınır,
Düğün, bayram olunca kınaları yakınır,
Yöresel giysi giyer, ziynetleri takınır,
Düğünlerinde oynar gelinle kızın Bayat.
İnsanların mutludur obanda bitmez neşen,
Buğday, arpa ve haşhaş ekilidir her köşen,
Dağlarının süsüdür, pinarla çam ve meşen,
Yükseğinde eyleşir kar ile buzun Bayat.
Yoktur hiç iş sahası, gençlerin şehre gider,
Namusuyla çalışır varsa borcunu öder,
Hayvancılığı bilen, yaylada davar güder,
Meralarında otlar koyunla kuzun Bayat.
Gençlerine hasretin, yüreklere dokunur,
Çarşı cami(i) nde ezan beş vakitte okunur,
Kök boyalı kilimin tezgâhlarda dokunur,
Güzel olan her şeyi görüyor gözün Bayat.
Bahar geldiği zaman, derenin buzu erir,
İki tane göletin toprağına can verir,
Çiftçilerin tırpanı alıp ekine yürür,
Harman telaşı ile geçiyor yazın Bayat.
Eğrilen yünlerinle çorapların örülür,
Sıcak bazlamalara tereyağın sürülür,
Tuluk peynirlerinle şepitlerin dürülür,
Yoğurt ve sütlerinle geçiyor sözün Bayat.
Beydağıyla Eğerli, başı karlı dağların,
Eskiden bağyerinde vardı güzel bağların,
Osmanlı döneminde geçti güzel çağların,
Geçmişine hep sahip çıkıyor özün Bayat.
Ulvi der ki, yörende toprağın çoğu taşlı,
Asarda ki kalenin ömrü bin yıldan yaşlı,
Eğerli dağda kaya, kilisen resim işli,
Tarihin ocağında yanıyor közün Bayat.
Ulvi YÜRÜK