BEYANAT
Güneş vursun, gök inlesin.
Karanlığı asıyorum!
Rüzgâr bulut aşka gelsin,
Muhabbeti esiyorum.
 
Bir akisim netameli,
Huyum garip; soyum deli…
Yüzün gözümden gideli,
Aynalara küsüyorum.
 
Aman vermem korkulara,
Sual olmaz sorgulara,
Volkan içip dalgalara,
Hasretimi kusuyorum.
 
Şart koşmuşlar teraziye,
Düzen değişmezmiş; niye?
Bağır taşla gülsün diye,
Taşa bağır basıyorum!
 
Ormanların iç cebine,
Tacına muhtaç çimene,
Yağmurların perçemine,
Gökkuşağı taşıyorum.
 
Poyrazlarla yaşamıyor,
Gülü susuz okşamıyor,
Hep sükûnet kuşanıyor;
Metanete pusuyorum.
 
Sağım bıçak solum bıçak,
Karşı dağda gülüm bıçak,
Elim balta; dilim bıçak,
Ayrılığı kesiyorum.
 
Aşk semaya sofra kursun,
Yıldız coşsun; ay kudursun!
Hicran sesi şöyle dursun,
Ben vuslatı susuyorum…