Bu öneklerimiz, kavrama bağlamında örneklerdir. Bir boyutlu alan ipliksi kuantların ileri geri çizgisel devinmesi gibi bir etki, yük eylemi olukla belirmeydi. Zar yüzeyli kuantlar hem bir boyutlu eylemleri içeriyordu. Hem bileşim yüzeyli gerilimle vardı. Hem de bileşimi veren yüzeyde sağa sola salınımlarla olunan yük etkisiydi. 

İleri doğru olan kesikli sürekli eylemler, ilerinin geriye olan farkı nedenle aralarında fark (potansiyel) oluşuyordu. Fark potansiyel de iplik kuantlarla, zar yüzeye yük etkisi; bir enerji dönüşümü olmasıyla boyutlara yansıyordu. 

Her sağa sola yapılan salınım hareketi aynı başlangıç noktasında tersi bir salınımla, geri olmaya bağlı gecikme açısından oluşan girişmeler salınımı ortaya koyar. Böylece iki salınım arasında açı momentine bağlı bir fark potansiyel durum oluşuyordu. Bir ve daha çok fark potansiyele sahip durumun enerji alan etkisi de yük akışıydı.

Bir boyut içindeki ileri geri titreşimle sağa sola salınımlar yine bir yük etkisiydi. Genleşişi olan alandı. Her alan en az bir boyutla ileri geri; iki boyutla da ileri geri ve sağa sola doğru salınım gerilimiydi. 

Bileşim yüzeyi, alan hareketini iki boyuta taşımıştı. İki boyut sağa sola, ileri geri salınımlarla yüzey alanı oluştu. Süreç matematik bir değer olan noktasal durumdan hareketle, nokta sal titreşim bileşen bir boyutlu ipliksi yapılarda sadece ileri geri hareketle bir boyuttu. Bir boyutlu fiziğinin yan yana olan bileşimleriyle eni vardı.

Yan yana ve en, boy oluğuyla iki boyutlu ayırt bileşimleri üst üste bileşimlerde verdi. İki boyutlu üst üste yüzey fiziği olan bileşimler, ikinci boyuta üçüncü bir yükseklik ya da derinlik boyutu eklemiştiler. Üçüncü boyut kendi içinde, kendisine hacim ve zaman olan kübik veya prizmatik alan etkisiydi. 

Nasıl ki iki boyut, bir boyuta “en “ ayırtı olmanın bir alan etkisiydi. İşte üçüncü ayırt ta üçüncü boyuta hacim veya oylum etkisiydi. Boyutlanan durumla sürecin hem sabit bir başlangıç olarak kendisi olukla kalan soyutlukla, daha azı olası olmayan bir en az enerji durumla boşluktu. Boşluğun enerjisiydi. 

Hem de kırılan simetrinin kendi olukla başlangıçtaki gibi kalamamasıyla sünen incelen bir açılmanın gerisinde başlangıç enerjisi olan boşluk alanı bırakmıştı. Gerideki boşluğun enerjisi ileri bileşimler olan potansiyel farklı genleşmeyle ileri de fizik ve fizikler bileşimi en, boy derinlik ayırtıl düzlemleriyle boyuttular.  

Fizik yüzeyler şimdi iki boyut üzerine hacimle fark gerilimdi. Tesseract (tetraküp-teserat) ta dördüncü boyuta, dördüncü ayırt olmakla dördüncü ayırtın da fizik hacme olan alan etkisi ZAMANDI.

El doğa yasaları gereği üç boyutlu zaman içindeydi. Üç boyutlu zaman içindeki biri daha çok boyut içindeymiş gibi davranamıyordu. Ancak acizliği yenen kolektif bir akıl içinde olmakla sanal boyut görüntüleri içinde hayal ve düşüncelerle oluyordu. 

İşte El ‘e El ‘in ikinci özelliği kazandıran inanıcı algılar, kolektif kapasiteli düşünce içinde üç boyutla sınırlı kalmayan bu düşüncelerdi. El ‘in sahiplik kontrolünde olan, kişileri kontrol eden düşüncelerdi. 

Kolektif alan, evrimsel başlangıcın kendi kendisine organizasyonuyla kimsenin determine etmediği bir tekrarlar organizasyondur. Bu kolektif organizasyon nedenle beslenme (avcı, toplayıcı olma), savunma, yavru bakımı, barınma vs. vardır. 

Bu şu demek kolektif bir yapı alan bileşimi içinde kimse size iş vermiyordu. İşveren iş belirleyen yoktu. Kimse lütuf etmiyordu. Kolektif oluş kendi kendisine organize oluşla zaten bir iş görmeyi zorunlu eder.