@tahireker156 | Tayyip Atmacadost, yorum için teşekkürler, sevgiler.
@tahireker156 | Sibel Cihan dost teşekkürler, selamlar...
@tahireker156 | Şahammettin kuzucular dost, kelime, üretimini, sözcüklere, yeni manalar yükleme işini alimlerin yaptığına katılmıyorum.” demişsiniz. Ben de sözcüğe manalar yükleme konusunda Dil bilimci yapar demedim Yeni bir nesneye isim bulma ve o yeni nesneyi adlandırma konusu dil bilimcilerinin işi ve görevi dedim.
Antik çağdan günümüze bilimsel ve nesnel dünyayı algılamamız giderek sevmemiz, her nesnedeki estetik ve sanatsal duruşdur bence. Bu estetik ve sanatsal duruşu görüp gösterebilen, anlatabilendir sanatçı. Bilim İnsanının merakı, hayali olmasa yeni ufuklara yelken açamazdı. Sanatçı ruhu olmasa bilim insanı bulduğu ve vardığı yeri topluma taşıyamazlardı diye düşünüyorum. Son olarak diyorum ki, "HAYAL, DÜŞÜNCE DERYASINDA YENİ UFUKLARA YELKEN AÇANLARIN PUSULASIDIR.” Buradan bakınca hem Bilim İnsan, hem de Sanatçı aynı deryanın gezginleridir. Bilim insanı nesneyi bulur adını koyar, Sanatçı o nesnedeki estetiği görür, sanatsal duruşunu yakalar ve topluma taşır, diyerek sözü bitiriyorum. Sevgiyle kal.
Tahir bey ben de şimdilik tebrik etmekle yetineyim vesselam
@tahireker156 | Bukre Şen dost, Şiiri beğendiğiniz ve erinmeden, yerinmeden yorum yazdığınız için teşekkürler, selamlar.
Bir selam göndermez vefasız yâr da
Daha söyleyecek çok sözüm varda…
Bu benim yârimdir, el değil dostlar
Candan öte olanı kime şikayet edebilirsin ki???
@sibelcihan163 | Yorum ve tenkit kuvvetiniz şiiriniz düzeyinde . Tebrik ederim.
@sahamettinkuzucular293 | Yorum yaparken bende onlarca yanlış yapıyorum Tahir Bey. Yorumlarda da bunlara dikkat edilmesi bence anlamsız. Fakat Yorum DÜZELT seçenenğinin olmaması teknik bir eksiklik. Yazılımcılarımızın bunu yapmaları elzem. Bu arada yorumda adınız da çıkmamış. Nedenlerini yazılmcılarımıza soracağım.
@sahamettinkuzucular293 | Oldukça doyurucu, uzun ve mantıklı açıklamalar getirmişsiniz. Söylenmemiş kelime kullanmak elbet ki mümkün değil. Bilinmeyen kelime kullanmak zaten okura da hitap etmemk demektir. Fakat edebiyatta kelimelerin seçiminden ve farklı varvasyonlarda kullanımı ile çok farklı söylemler ortaya çıkmaktadır. Üç kelimelik bir cümle dahi dokuz türlü söylenebilir. İşte bu manada kendi özgü stil gerçekleştirebilen şair ve edipler öne çıkarlar . Biz onlara üslup oluşturabilmiş edip diyoruz. Kelime, üretimini, sözcüklere yeni manalar yükleme işini alimlerin yaptığına katılmıyorum. Deyimler üreten, sözcüklere, yan ve mecaz anlamlar kazandıran, yeni tamlamalar kuran, sözcüklerle benzetmeler yapanlar çoğunlukla şairler ve ediplerdir. Bana göre dilin mimarları şairler ve yazarlardır. Güzel konulara temas etmiş, güzel izahlar getirmişsiniz. Kaleminizin ve ifade gücünüzün hayli iyi olduğunu görüyorum. Bu birikiminizi yakında tam şekillenecek olan FORUM bölümümüzde ve sitemiz için aradığımız ELEŞTİRMENLER arasına girerek kullanmanızı – tabi siz de isterseniz – rica edeceğim. Yakında eitörlük baş vuruları için sizleri arayacağım. Sevgilerimle …..
Tahir der bu başım, sıkıda, darda
Bir selam göndermez vefasız yâr da
Daha söyleyecek çok sözüm varda…
Bu benim yârimdir, el değil dostlar
Aşık şiirinin en büyük sorunu aşıkların söylemediği sözün, kullanmadığı ayağın ve redifin kalmamasıdır. Üstüne üstlük aşıkların bazı sözleri kalıp benzetmeler haline getirmeleri yaratıcı şairlerin dahi yaratıcı olmadığı zannını yaratıyor. Şiirinizde kendine has bir çok deyiş olmasına rağmen kendinize has olmayanların arasında onlar da kaynayıp gidiyor. Aşık şiirine yeni bir söylem getirmek karacaoğlan gibi bir kaç dehaya bağlı. Söyledikleri yeni olmasa da söyleyişi güzel olan şairi kutluyorum.