Dün, pazara gittiğim sırada salâ okunuyordu. Kulaklarımdan yüreğime akıp gitti salânın yankısı...Yaşam ve ölüm yan yanaydı. Hayat devam ediyordu. Yine her zamanki gibi, takip edilmesi bile zor ve yorucu olan hızıyla.
Önümde, hayatının son mevsiminde olan bir teyze, pazar arabasıyla yavaş yavaş ilerliyordu. Aslında bu güzel bir kareydi. Hayata tutunuyordu bir anlamda. Nefes aldığımız, tabiî sağlıkla nefes aldığımız sürece, hayatın akışı içerisindeki yerimizi alabilmek güzeldir.
Pazara doğru ilerlerken yollardaki insanlara bakıyordum bir yandan. Kimisi, elinde telefonu, heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Kimisi gençliğinin verdiği özgür haliyle başka bir dünyadaydı sanki. Kimbilir neler geçiriyordu aklından. Genç yüreğinde ne kıpırtılar yaşıyordu. Bir yandan salâ yankılanmaya devam ediyordu o hayat koşuşturmasında.
Tabii bu arada yoğun trafiği de unutmayayım. Otobüsler, minibüsler ve özel araçlar her zamanki gibi akıp gidiyordu yollarda. Hayat tüm hızıyla akıp gidiyordu.
Cuma günlerinin ayrı bir güzelliği vardır. Bütün bir haftanın koşuşturması- hafta sonu mesai yapanlar hariç- geride bırakılır ve hafta sonunun özgür atmosferine hazırlanılır adeta. Çoğumuzun kendimize göre bir planı vardır. Daha bize aittir sanki o iki gün. Hatta cuma akşamını da dahil edebiliriz o iki güne. Çocukluğumda da bir başka severdim cuma günlerini.
Beklentilerimiz ve plânlarımız iyi olsa da bizi nelerin beklediğini bilemeyiz. Birçoğumuz, yorgun bir günün ardından sıcak yuvasına adımını atar ve günün yorgunluğunu dışarıda bırakır. Tabii bu sıradan gibi görünen anı yaşayamayanlar da var. Evsizler... Onlar, Necip Fazıl 'ın "Kaldırımlar " şiirindeki kimsesizliği yaşarlar. O soğuk taşlarda günün son saatlerini karşılarlar. Soğuk ve çaresizliktir kaderleri. Ama biz evlerimizden göremeyiz o kimsesizliği.
Yürüdüğümüz yollarda birçok insanla karşılaşırız. Hepsinin ayrı bir hikâyesi vardır. Yüzündeki çizgilerde ayrı yaşanmışlıkların izleri vardır. Her cuma onlarla aynı duyguları yaşamayabiliriz ama soluduğumuz hava aynıdır. Ancak bir farkla: Onlar, yalnızlığın ve kimsesizliğin hüküm sürdüğü bir geceye daha katlanmanın ağır yükünü taşırlar yüreklerinde.
Her cuma, yeni bir haftaya daha merhaba demeden önce kendimizi yenilediğimiz iki gecenin başlangıcıdır. Bazıları için pek öyle olmasa da her cuma, bizim için özel anlamını korumaya devam eder. İçine hüzün karışsa da cumalar bir başka güzeldir. Yeter ki hüzün alıp götürmesin yaşama sevincimizi.
Yaşama sevincinizin eksilmemesi dileğiyle!
18.11.2017
BİR CUMA GÜNÜNDEN NOTLAR
♡