Mevsimi yok ki mutluluğun:
Azap kuşlarını hür bıraktığımdan beri
Tembihlidir ruhum
Dün değil kaykıldığım anda saklı elbet varlığım
Yarınların sökün ettiği
Gecenin sönmeden feri
Hızlıca uçmalıyım pencereden
Görünmeden geçip gitmeliyim yollardan
Kala kala umudumla kâhin bellediğim mihraptan
Geçip gideyim işte hayattan
Gerçi daha çok işim var ama.
Ne geçkindir serildiğim
Ne geç kalmışlığıma serzenişim
Doğdum sanırım birilerinin soktuğu nifaktan
Meğerse özlemim kendime
İki el mademki bir baş için
Yetmedi elbet ezelden
Sevgiyle yâd ettiğim ömür
Seyyah sırça köşkümde kimine göre süründüğüm
Bilemezler oysa bilemezler
İçimdeki t/aşkın neferi
Hala sözcüklere vurgun
Binlerce kere tutulmuş olsa da nutkum
Bir ömür uyuduğum yetmedi mi?
Matemin perçemini kırptım az evvel
Düştüğüm yolda rast geldiğim o minval
Meğerse ilk günden beri saklıymış gönlümde
Ne yangınlar sönen
Ne de coşkum dinmedi ezelden.
Arpacı kumrusu olmadığım yetmedi mi hem?
Ne besili kanatları efkârın
Ne de soluk yüzünde açan güller varlığımın.
Gün bu gün işte
Büktüğüm her dün ve her hece
Esefle söylendiğim sadece kendime
Nazımı niyazımı kuşandım da düştüm yola
Gözümden düşse de üç beş hasret yaşı
Elbet dikildiğim kadar gecenin ufkunda
Bir eremediğim sabah
Bir de eremediğim hidayet
Ne yakınırım artık
Ne de suskumla yaşarım
Varsın olsun içine düştüğüm esaret
Namıyla yürüsün benliğim
Nisan tasına doldurduğum rahmetin
Dileyen de ağır desin hani Molla’nın izi
Dileyen nazımı ezsin ayağının hamuruyla.
Rengim pembe bu gün ve mutum aşkla
Yoğurduğum bir hayal teknesi ki
Silip süpürdüğüm dünüm
Varsın kanıksanayım yasla.
Yaşım ne ki ya da yasa bildiğim
Başım nasıl da arşa değdi
Ta ilk günden beri.
Acıların haşmetine yenik düştüm madem
Andığım kadar dünü
Katıksız eziyet ettiğim içimde saklı matem
Şiarı sözcüklerin
Aştığım dağ tepe
Yalnızlığın miadı da doldu hani
Yakardığım Rabbimin rızasıyla.
Bir sevda ki içimde serili
Bir rahmet kuşandığım dolu dolu
Ben ki beşinci mevsimin ta kendisi.
Ektiğimi biçiyorum madem, ne ala.
Yanlışımla bulmaksa doğruyu
Çözülsün de dilim sözcüklerin katkısıyla.
Denk düştüğüm hangi renk hangi şiir?
Şiire namzet yazdığım ne ki?
Eklem yerleri yerin göğün
Ektiğim kâh umut kâh hüzün.
En alasında bir teknedir içinde salındığım
Köpüren dalgalar ne ki
Siz daha görmediniz içimdekini.
Bir renk bir şiir bir mevsim
Bir sinede saklı
Bir sirayet eden günde
Şikâyetim Rabbime
Yana yakıla söylendiğim serzenişimse sadece kendime.