Bir Şiir “Garip Kuşum” Gülümsememle Tahlil İnceleme

Hasret zordur aşk her Gönül’e girmez. Aşkla hasret iline düşerse âşık, her an her dakika nazlı yâri hatırlatır her şey. Dünü aşkla sevmeyle dolu iken, düne ait her anıyı hatırladıkça hasret ilinde kalbi sanki parçalanır. Gecenin hasret dolu kalp atışları, gözlerinde yaşları akıtır durduramaz. Sessiz çığlıklar yükseliyor gökyüzüne Mevla’ya, o aşk kokan, saçları kadar siyah gecemi Rabbim aydınlat, yüreği kadar geniş o diyara kavuştur Mevla’m, der yüreği duayla. Bu bir meçhule yürüyüş değildir, lakin sabırsızdır Mevla’m der bu kadar uzun mu olur aşkın yolu sen kısalt…
GARİP KUŞUM
Garip kuşum bu gelişin nereden
Uçup geldin hangi dağdan dereden
Ben anlamam göğsündeki yaradan
Beyhudedir bende melhem arama
 
Melhem olsa koyarım öz yarama
Kim dost ola yarama ilişe
Bir eş bulsam öz derdimi bölüşe
Gel aldanma yüzümdeki gülüşe


Dal ruhuma geçirdiğim ahı gör
Gir kalbime içten akan kanı gör
Mustafa Yıldızdoğan
 
Bugün Sanatçı şair dostumuz Mustafa Yıldızdoğanın “Garip Kuşum” şiirine gülümsememle bir tahlil inceleme için klavyenin başına geçtim.
GİRİŞ
Kuşla konuşan aşk yarasına düşmüş aşığın muhabbetiyle giriş yapıyoruz.
ŞİİRİN TÜRÜ
Bir aşk türüdür.
ANA BABA KONUSU BURADA BABA KONUYLA İLGİLENEN YOK
Hayatın yolunda aşkla yürürken hasretle kalan yâre kavuşmayan aşığı hıçkırıklar düğüm düğümdü boğazında dizilişine şahit oluyoruz. Yol bulamadı varmadı istediği olmadı. Atamadı gönlünde aşkı sevdayı.
Garip kuşum bu gelişin nereden
Uçup geldin hangi dağdan dereden
 
Ey garip kuşum bu gelişin nereden, uçup geldin hangi dağdan dereden. Burada kendisi gibi bir yurt arayan kuşa soruyor. Sanki kendisi gibi gurbet yoluna düşmüş kışa soruyor. Sen anlar mısın ey benim gibi olan garip kuşum halimden? El açıp Mevla’ya duaya ama gözlerin sırılsıklam hasret acısı batar yüreğine cehennem olsa bu kadar yakmaz kurutmaz gözyaşlarım derdime derman olmaz sendemi,  ararsın. Sanki yokluğun en dibinde kıvranmış gibi. Yoksun ömrünü heba ettiğin varlığın içinde bir şeyler bulamadan sende mi koskoca bir yoksunsun.
 
Ben anlamam göğsündeki yaradan
Beyhudedir bende melhem arama
 
İşte ben bulamadım bir çare sende benim gibi sen anlamam naçar kalmışım, boşadır benden merhem bekleme. Ben ki sevdanın yurdundan o yârden ayrı kalarak atılmış birisiyim. Unutmak istiyorum unutamıyorum. Ona dair her şeyi, kokusunu, gülüşünü, öpüşünü, sarılışını, sıcacık bakışlarını, beraber uyuduğumuzu, hayallerimizi unutamıyorum. Bende hasret var sana vereceğim bir vuslat yoktur.
 
GELİŞME VE İLERLEME DURUMU 
Gelişme konusunda her hangi bir adım atılacak hal kalmamıştır sabırdan başka. Kelimler Zor çıkar ağızdan lakin sabır devadır.
 
Melhem olsa koyarım öz yarama
Kim dost ola yarama ilişe

Ben bulsam önce merhemi ben sürerim öz yarama, bulamadım senin gibi ararım bir dost merhem sürerek yolumu aydınlatarak nazlı yârden haber vererek yarama derman ola.

Bir eş bulsam öz derdimi bölüşe
Gel aldanma yüzümdeki gülüşe

Bir seven yâr bulsam içimdeki öz gerçek yaramı iyileştirecek benimle derdimi bölüşecek, beni güldüren aşktır derdime derman merhem buldum diye gülmüyorum sen bunu anlayarak aldanma sakın.
 
Dal ruhuma geçirdiğim ahı gör
Gir kalbime içten akan kanı gör
Dal gibi yeşerirken kuruyan içinde tohum canlılık aradığım o dünyamda içimdeki ahımı sen bir gör, gir kalbime de içinde akan kanı gör, böylesine yaralıyım böylesine acılar içindeyim ey kuş
 
 
ŞİİRDE SÖZ SANATI
Şiirde bulunan söz sanatı benzetilen varlıkla güçlü bir anlatım his ve duygu vurgu ile anlatılmış.
Benzetme yönü ile gurbetini arayan kulun da kendisi gibi kaybettiği yârin gönlü olan gurbetini vatanını aramasının ortak noktasını vurgulamıştır.
Benzetme edadı aramak hasretle yanmak
Benzetme, aşk hasret
Benzetilen hasret gurbet
Benzetme yönü hasrete doğru yürüyen aşığın yüreğinin yanması
Açık İstiare
Ben anlamam göğsündeki yaradan
Beyhudedir bende melhem arama
Kafiye Örgüsü Düz Kafiyeyedir.
Garip kuşum bu gelişin nereden         a
Uçup geldin hangi dağdan dereden    a
Ben anlamam göğsündeki yaradan     a
Beyhudedir bende melhem arama      b
 
Melhem olsa koyarım öz yarama          b
Kim dost ola yarama ilişe                        c
Bir eş bulsam öz derdimi bölüşe            c
Gel aldanma yüzümdeki gülüşe             c


Dal ruhuma geçirdiğim ahı gör                d
Gir kalbime içten akan kanı gör               d
 
TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME)insan dışında kuşla konuşması ona kendisi gibi bir konuşan varlık olarak özellik vermiştir.
Garip kuşum bu gelişin nereden?
Uçup geldin hangi dağdan dereden?
 
Bende sen gibi ararım o yârin gönül yurdunu bulamadım yolunu anlamam bu hasreti, yâre varan o yolu bulamam, benden sana bu konuda yardım bekleme bende naçarım senin gibi.
ŞİİRİN YAPISI GÖRSEL ÇATISI
 
Şiirin yapısı hasret ile baş başa kalan aşığın kuşla hasbihal etmesi, görsel açıdan kafasının içine düşünceler karışmış hatta yok olmuş, anılar o güzel günleri hatırlatırken uzakta kalmasının sancısını yaşarken, hasret uzak diyarlara atarak artık ne düşüneceğini bilmeyen aşığın feryadını görsel açıdan gösteriyordu. Gönül çatısı yıkıldı yıkılacak bir görüntü arz ediyordu.
FUZULİDEN BİR ÖRNEK
Işka saldum ben beni pend almayup bir dôstdan
Hîç düşmen eylemez anı ki itdüm ben bana
(Bir dosttan nasihat almayıp kendimi aşka saldım.
Benim kendime ettiğimi hiçbir düşman yapmaz)

Cân ü ten oldukça benden derd ü dâğ eksük degül
Çıhsa cân hâk olsa ten ni cân gerek ni ten bana
(Canım ve tenim var oldukça benden dert ve aşk yarası eksik olmaz.
Canım çıksa tenim toprak olsa daha iyi. Çünkü bana ne can ne de ten gerekir)
Aşk kolay değildir yanmaktır ham iken pişmektir, kendine gelmektir.
Gamze tîgin çekdi ol mâh olma gâfil ey gönül
Kim mukarrerdür bu gün ölmek sana şîven bana
(Ey gönül! O ay yüzlü kılıcını çekti. Gafil olma.
Bugün senin ölmen benim de yas tutmam kararlaştırılmıştır)

Ey Fuzûlî çıhsa can çıhman tarîk-i ışkdan
Reh-güzâr-ı ehl-i ışk üzre kılun medfen bana
(Ey Fuzuli! Canım çıksa aşk yolundan çıkmam.
Mezarımı âşıkların gelip geçtiği yol üzerine yapın)
Aşk bir cennet bahçesidir girdin mi çıkmayı istemezsin Fuzulide bunu ispatlamış oluyor.
DÜŞÜNCE YAPISI KAPISI BAKIŞ AÇISI
Düşünce yapısı karmaşık yapısı ise yıkılmak üzere, bakış açısı ise sabırsız sanki kör bakıyor. Ey insan ey canı taşıyan insan sana diyorum ben evet ben, bu neyin umutsuzluğu bakışın düşüncen bir yıkım, hani nerede düğün bayram havası içinde o ilk günkü sevişin, nereyedir bu gidişin? Var Mevla kapısında sabırla bekle, aşkı kolay mı sanırsın, bu hissettiğin mahşeri yalnızlık acizliğini bilerek mutlak güç kudret Rabbine varman ona sığınman için anlaman içindir gezme böyle gafil, aşkı taşıyan gezmez gafil.
DÜŞÜNCE YAPISI OLAYIN BOYUTU ANLAM SONUÇ AÇISINDAN DURUMU
 
Ey âşık kırılırsa bir dalın başka dallarını açtırır Mevla. Düşme yeise var Mevla’ya çare zaten ondadır anlaman pişerek olgunlaşman anlaman içindir. Sende dağılanı toplayacak tam edecekte Mevla’dır, silkelen sen aşklasın madem bu aşka yakışmaz, vesselam. Başka bir şiir tahlilinde gülümsememle buluşmak üzere Âlemlerin Rabbi Allah C.C. Emanet olun selamlarımla.
Mehmet Aluç