Bırak Hüzünler Çöksün Geceme

 Camgüzeli: HÜZÜNLÜ GECE


Bir durağım vardı seni beklediğim

Etrafına nergis çiçekler diktiğim

Çiğnedin giderken beni çiğner gibi

Acımadım emeğime aşkıma ne diyeyim

Sarhoş cümlelerin içinde bittiğim

Sen gittin ya gelmeler bana küstü

Küsen küssün bülbül daha ötmeden öldü

 

Bir sonbahar akşamı durakta karşılaşmıştık

Sen sekiz otuz otobüsünü sormuştun sohbete başlamıştık

Saat dokuzda gelmişti yarım saat gecikmeyle fark etmemiştik

Son duraktan önce sen inerken vedalaşmamıştık

Ondan sonrası her gün aynı durakta karşılaştık

Sondan öncesinde manasızca neden bakıştık

Anlamış mıydık ayrılığın vaktini acaba

Kalbim duracaktı sanki o bir ara

 

O günden sonra uyumuyorum

Ayrılık rüyaları görüyorum

Sana koşamıyorum düşüyorum

Ben düştükçe işte uyanıyorum

Kızıyorum kendime sana değil

Kendini bulacağın durağa çeviremedim

Anlatamadım kendimi sanki geveledim

Senin anlamanı beklerdim

Anladığın an gözlerinden öperdim

 

Bırak hüzünler çöksün geceme

Yıldızlar doğmasın karanlık doğsun her bir heceme

Tek yönlü sana gelmeyen dönüşlerim uçuruma çıksın

Sana ait tüm sözlerim karşıma kanlı kılıcıyla çıksın

Bir adın kaldı bende hala söylerken titrediğim

Kırdığımız aşkın kırıkları batarken canıma

Sen diye gurbeti yalnızlığı aldım yanıma

 

Hiç ateşe atmadım yüreğimi kendisi yandı

Bütün şarkılar beni ağlatmadı kemanın sesi ağlattı

Çal dedim kemancı ağlat ağlattığın kadar ne kaldı

Yerin dibine geçtim yer kabul etmedi adın dilimdeyken

Yer özlem beni çatlatır dedi sar daha yaşıyorken

Saramadım varamadım aklım başımda gitmişken

 

Şimdi kendi yolumu çizdiğimde seni anladım

Sen arzularına yenik düşmüş birisiydin kopamadım

Yaşanırken öğrenilirmiş her şey anladım

Kopamıyorum hala senden birde bunu anlayamadım

Sen şimdi günün gün ederken şen şakrak

Ben geziyorum sokakları aylak aylak

Gözyaşımı kahkahaya çeviremedim ben acemi çaylak

Gecelerimden sonra artık güneş doğuyor

Seni seven yüreğim ise nihayet soğuyor

Mehmet Aluç