bozkır tarlalarında ilerlerken
çocuk bakışlı insanlar görüyorum
çiçekten yapılmış çizmeler dizlerinde
ve keçeden elbiseler üzerinde 
çatlamış avuçlarıyla direniyorlar toprağa
yaşamak zor oysa 
yaşatmak çok zor..
bir yudum su içmek  
çatlamış avuçlarından
kim bilir ne kadar güzel
ne kadar anlamlı..
ya  zem zem suyuna benzeyen 
gülüşerinde kaybolmak...
ayrımcılık yok 
öfke yok
sevgi kelebekleri uçuşur bedenlerinde
terden saklambaç oynayarak
hasretlik yaşarayak geçirirler zamanı
bölüşmek en kıymetli dayanakları
mevsimin rengiyle bötünleşir
 bozkırın  çocukları
herkes ekmek peşinde ...
uçururken çocuklar uçurtmaları
onlara karışmak istiyorum...