Bulanık umutlardan söz et
Kuş tüyünden habersiz
Yelle koklaşmayan
Çınar ağacında is,
Nemli sabahlardan dem vur
Öksüz çocukların oynaştığı
Kırık hayallerden,
Haber ver toprağı yalayan sisten
Yamaçlarda barınan tutku
Sesini iletemeyen güneşe hasret
Şu çalıya bak ki nasıl da titrer
Işınları tek tek öpmediğinden
Yıkık dökük odalarda dert
Külü soğumuş sobada ıslık
Sızlıyor bedenler çığlıkla yazık
Gözlerin süzdüğü tencerelerin
Bir parça etin hasretliğinde.