Çektim Gerekince Ben Halayı



Geçtim denizi geçemedim küçük çayı

Köprüden geçerken dayıya dedim ayı

Sabrı demlemeden içtim de geçtim

Koparsa kopsun dedim okun gergin yayı

Baktım etrafıma çıkaramadım kendime payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



İkiyüzlü olamadım yıktım var olan samimiyeti

İkiyüzlülük anladım getirmeyecekti Rahmeti

Tercih ettim attım adımları seçtim ben gurbeti

Ben ipleri koparırken gönlüm geçti sabır etti

Baktım etrafıma çıkaramadım kendime payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Şifa diye sundular bana zehir dolu acı şerbeti

Dilim acı doldu yıktım yığdıkları boş serveti

Yola çıktım tek başına lakin buldum bereketi

Paylaştıkça buldum ben yanımda ben Rahmeti

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Dar gün içinde olanlara koştum kapıma nur yağdı

Zaten bu gönlüm sanki bir adımda çıkılacak dağdı

Sağlık sıhhat var iken bu gönlüm ömrümle sağdı

Kötü günler gelince etrafımda olanlar bana baktı

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Mecalsiz kalana Rabbim verirmiş kuluna mecal  

Güzele koşanın paylaşanın iyi olurmuş ahval

Cevap bulursun bak âleme kalır mı cevapsız sual

İnsan kendi kendine boşa koymuş onca kural

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Kurt gibi yiyenler bir baktılar ki kendini yemiş

Kazanılmadan yediği harammış tat almadan bitmiş

Ele tuttuğu okun gergin yayını kendine doğru çekmiş

Ok sinesine saplanınca yediği haramlarla gebermiş gitmiş

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Heybeme verdiklerimi yığdım vardım hak yoluna

Beraber gidelim dediler peki dedim girdiler koluma

Rabbim merhameti verdi onu aldım doladım ruhuma

Rabbim deva verdi her bir müşkül dermansız anıma

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Sözüm varsa söyledim demedim susayım sonra söyleyeyim

Kendime geldim dünde çıkmaz yollara neden ben gideyim

Çıkmaz yol çıksa da karşımıza çıkar yol yaptık ben diyeyim

Tek başına yolun kahrı çekilmez ben bu dostlarımla sevineyim

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı



Âşık Gülveren’im ispata gerek yok gönlümü serdim yola

Tutundum kırılmış tutmaz sağlam olmayan her bir kola

Çıktık kırık kollarla yola tutundum dedim halimiz derman bula

Derman olduk birbirimize gönlümüze ömrümüze nurlar dola

Baktım etrafıma çıkardım kendime bitmeyen payı



Güzelliklere eşlik ettim çektim gerekince ben halayı

Lazım olunca kendime de çektim güzel olan kalayı

Gönülden seversen hayatın her anı olurmuş balayı

İnsan kendisi kurarmış aşkla gönlünde yârine sarayı

Mehmet Aluç / Âşık Gülveren