Cem'iyyet Nedir:
Osmanlıca yazılışı : cem'iyyet : جمعيت
Cem'iyyet sözcüğü cem ' kelimesinden türemiştir. Cem' ( جمع ) sözcüğü Arapça kökenlidir. Cem’ı kelimesinin sözlüklerdeki anlamları: Toplama. Çoğul cem' edilmek:, toplanılmak, derlemek, “ bir araya getirmek; dikkat ve iradeyi bir noktaya teksif etmek.” Şekillerindedir.
Arapça kökenli bir sözcük olan cem'iyyet’in pek çok anlamı vardır. Sözcük dar ve geniş anlamları ile pek çok mana taşır. Daha ziyade cem olmak, toplanmak, bir araya gelmek grup oluşturmak, heyet, aynı düşünceyi oluşturan insanlardan bir topluluk kurmak, anlamlarında kullanılmıştır. Buna rağmen dini, tasavvufi, hukuki ve edebi olarak birçok anlamı daha vardır. Sözlük anlamları şunlardır:
[1] Topluluk, birlik. Heyet, dernek
[2] Bir yerde cem olmak, toplanmak
[3] Manevi - kalben bir araya gelen kişilerden oluşan cemaat
[4] Hukuki bir terim olarak: Kazanç paylaşmaktan başka bir maksadla, ikiden ziyade şahsın ilim ve malumatlarını ve faaliyetlerini devamlı bir şekilde birleştirmek suretiyle bir esas nizamnameye müsteniden ve hükmî şahsiyyeti hâiz olarak kurdukları teşekkül.
[5] Tasavvufi: : Yalnızca Allah ile meşgul olmak için bir araya gelen tasavvufi topluluk
Fakat cemiyet kelimesi edebiyatta bir terim olarak da kullanılmıştır.
Edebiyatta Cem’iyyet Terimi
Edebiyat) tenâsübü veya tezadı dolayısıyla birbirine uyan kelimeleri veya zıd olan kelimeleri beraber aynı ifade içinde bulundurmak. Birbirine uygun veya birbirine karşıt anlamlı sözcükleri bir arada kulllanmak sanatı olarak tarif edilebilir. Daha teknik bir tabirle: Tezatları ve tenasüpleri bir arada bulundurmak şeklinde ifade edilebilir.
Bir tair –i kudsiyi uçurdun yuvasından
Bir lane-i sevdayı tebah eyledin ey mevt
Bir tude türaba çevirip cism –i latifin
Bir haclegah-i hâk-i siyah eyledin ey mevt [1]
Beyitlerinde tair, uçurdun, yuva, lane, türap, tude ve hâk kelimeleri arasında uygunluk – Tenasüp vardır. Fakat “Bir tude türab” ile “cism –i latif “,”haclegah “ ile “ hâk-i siyah” arasında da tezat bulunur. Tair ile uçurmak bir bilerine yakın - münasip ve mukabildir. Fakat diğer dizelerdeki tude, türap, hak kelimeleri uçmak ile tezat teşkil ederken, ölüm, toprak mezar taşı, gömülmek anlamları ile tenasüplüdür.
Kimisi nistî gamla beka- cuy-i vücud
Kimi hestî elemle talep efzâ- yi adem Akif Paşa[2]
Beytinde : nisti, hesti, beka- cuy-i vücud, talep efzâ- yi adem kelime ve terkipleri tezat sanatına göre bir arada kullanılarak cemiyet edilmiştir. nist-i gamla , hesti elem, beka- cuy-i vucud ile talep- efza-i adem sözleri aralarında manaca hem münasebet hem de tezat bakımından cemiyet toplanma söz konusudur.
KAYNAKÇA
[1] Tahir Ül Mevlevi Edebiyat lUğati, Enderun Kitabevi- 1970, sh. 30
[2] Tahir Ül Mevlevi Edebiyat lUğati, Enderun Kitabevi- 1970, sh. 30
Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!