Hiç duydunuz mu Acem Palavrası nedir.  Omuzlarında çifte yılan çıkan Dahhak, Bastığı kayaları yere gömen, Turan hükümdarı Afrasyap’tan bile yetmiş arşın uzun olan, Rüstem-i zal, her kası demir olan Demir Pehlivan, Küllerinden doğan Anka, Kahraman-ıı Katil, daha niceleri

Bugün yine bir Acem yalanı, 700 yıl yaşayan Güneşin oğlu Cem ve Nevruz bayramının doğuşu mitinden söz edeceğiz

Yazıda Sümer, Akad, Babil ve Perslerden başlayarak Nevruz bayramının kökeni ele alarak Nevruz ile ilgili adetler ve ayinlerin ortaya çıkışları, Nevruz kutlamalarının kuzey yarıküredeki Asya ve Avrupa kültürlerine geçişleri üzerinde duralım mı?

Mezopotamya uygarlıklarında ortaya çıkan Hitit, Mısır, Hint mitolojilerinde de varlığı bilinen Nevruz kavramının Farisilere ve Zerdüşt inançlarına hangi yolla geçtiği tartışılacak bir konudur.  Kimilerine göre Zerdüşt, Hindistan’dan gelip İran’a yerleşerek Zerdüştlük inancını yaydığı için Nevruz ve ilgili inançları da Hindistan’dan İran’a taşınmıştır. Ancak Sümer uygarlığının Hint uygarlığından daha eski olması, yukarı Mezopotamya’da bulunan Persler’in Sümer, Babil, Akad uygarlıklarının çöküşünden sonra aşağı Mezopotamya’ya da hâkim olması bu görüşleri zayıflatacak gerçeklerdir.  Ama netice olarak Nevruz Farisilerin ve Zerdüştlerin ( bkz Ehrimen Ehremen Angra Menyu- Zerdüşt İblisi) yazıya da geçirdikleri esatirleri haline gelmiş, Ön Asya uygarlıklarında da olduğu gibi 21 Mart günü Acemlerin de bayramı olmuştur.

 

Mart ayı eski takvimlerde ferverdi ayı olarak bilinmektedir. Coğrafyada bahar ekinoksu olarak adlandırılan 21 Mart’ta gece ile gündüzün uzunluğu eşittir.  Eski takvimlere göre ferverdi ayının ilk günü olan Nevruz, eski takvimin yılbaşı olmaktadır.

Nevruz ve İnanna ve Damuzi ile alakalı bu söylence temel hikâyesini koruyarak Babillilerde Baal, Mısırlılarda ise İsis ile Osiris, Hititlerde ise benzeri bir hikâyeye dönüşmüştür. Efsanenin bu yapısı Yunan mitolojisinde ise Adonis ile Afrodit mitosu haline evirilmiştir.

İnanna (Akadlarda İştar) ile Damuzi mitosu Antik Mısırlılarda da İsis ile Osiris arasındaki hikâyenin de dayanağı olmaktadır. Bu öykü Hitit metinlerinde Telibinu hikâyesi; Fenikeliler de genç bir Bbylos Tanrısının öyküsü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hıristiyanlıkta ise bu bayram İsa’nın çarmıha gerildikten sonra 3.  günde dirilişi; “ Hz İsa’nın dirildikten sonra yeraltından çıkması” gerekçesi ile Easter, Ostern Bayramı adlarıyla kutlanır.  İsa'nın dirilişin ayın kaçında ve hangi gün olduğu ihtilafı MS. 325 yılında yapılan İznik Konsilinde tartışılıp karara bağlanmıştı

Cemşid –i Hurşid, 21 Mart sabahı şafak vaktinden önce üzerinde türlü çeşit mücevherler dolu altın işlemeli elbisesini giyerek çeşitli cevahirlerle süslenmiş altın tahtına oturur.  Şafağın sökmesi ve Güneşin doğuşu ile birlikte ayağa kalkarak hükümdarlığını ilan eder.  Cemşid –i Hurşid’in tahtı, tacı ve elbisesinden saçılan ışıltılar her tarafı gün gibi ağartmış, bu parıltı ve ihtişama karşılık ahali saygıyla selam durarak Cem’e biat etmiştir. Böylece Cem, tahta çıktığı ilk gün olan 21 Mart’ı ve devamındaki yedi günü bayram olarak ilan eder. Cem; tahta çıktıktan sonra mahkûmları serbest bırakmış, beratları yenilemiş, yeni memurlar atamış, devasa kutlama ateşleri yaktırmış, macunlar dağıtmış, fakirlerin ihtiyaçları gidermiş, fakirlere yiyecek ve giysiler dağıtmış, [mahzenleri ve ambarları halka açmış, bir hafta boyunca herkesin yiyip içmesi ve eğlenmesini sağlamıştır. Halk, bu altı gün boyunca kırlara çıkmış, vaktini eğlence ile geçirmiştir. Cem, yedinci günü ise Tanrı’ya şükür tapınma günü olarak ilan etmiştir. [20] “ Eski İran şahları nevrûz-ı âmme ile nevrûz-ı hâssa arasındaki altı günde ihtiyaç sahiplerinin bütün ihtiyaçlarını gidermek üzere tahta oturur ve herkese yardım ederlermiş. Mahpusları serbest bırakır, içki ve eğlence ile vakit geçirirlermiş. Bu günlerde macunlar dağıtılır, tatlılar yapılır kırlara çıkılırmış.”

Güneşin Oğlu Cemşid-i Hurşit olarak kendini tanrı ilan etmiş, her şehre heykellerini diktirmiş ahali ise o heykellerinden Cem’in kendilerini gözetlediğine inanmışlardır.

Cem, 21 Martta altından bir tahta oturmuş altın elbiseler giymiş güneşin doğuşu ile birlikte herkesin gözünü kamaştırmış, tahta çıktığı 21 Mar’tı bayram ilan etmiştir. ) İran esatirlerinde Cemşid ile ilgi bir başka efsaneye göre Cemşîd, ifritleri nevruz gününde yakalamış onları ilâhî saltanat arabasına bağlamış ve onların sayesinde saltanat arabasını göklere yükseltmiştir. Cemşîd, yakaladığı bu ifritleri insanlara hizmet etmeleri için de görevlendirmiştir

İran destanlarında: Hz. Âdem’in yedinci oğlu Geyûmers’in torunu olarak gösterilir. “Cem’e güzel yüzlü oluşu sebebiyle Pehlevîce “ışık ve nur” anlamına gelen Şîd lakabı verilmiş ve Cemşîd adıyla da anılmıştır.”

Çemşid denmesinin nedeni ise Güneş’in oğlu ( Ay) olarak kabul edilmesi ile ilgilidir. Cem toplumu, askerler, sanatkârlar ve çiftçiler olmak üzere üç sınıfa ayırmış mesleklerin pek çoğu onun zamanında ortaya çıkmıştır. Topraktan maden üretimi ve savaş aletleri onun zamanında icad olmuş, sekiz yüz sene yaşadığı söylenen Cem’in zamanında birçok ilim ve meslek dalı ortaya çıkmış, şarabı, çiftçiliği, resim, heykel, müzik, müzik aletlerinin pek çoğu vb onun zamanında bulunmuştur. Yabel onun zamanında tıbbı, Yübel onun zamanında musikiyi, diğer kardeşleri Tübel ise çiftçilik ve diğer meslekleri bulmuştur. Bihzad ve Mani resim sanatını bulan kişiler olmuşlardır.

 

 

 

/post/cem-divan-siirinde-cemsid-i-hursit/85236

/post/ilkcagdan-bugune-destanlar-gelenekler-inanclar-ve/135296