Yorumlar (5)
@seferioren-103 | Ateşe koşan kelebek yanacağını bile bile sevgiliye koşan âşıktır zaten. Siz burda kendiniz sevgili etrafında dönmüyorsunuz. Aşkın pervanesi sevda yelleri estiriyor demişsiniz. Kendinizi savunmayın şiirde ne yazdıysanız onu söylüyorum.
@seferioren-103 | ağyar: yabancılar, belki de düşmanlar demektir.Fiil değil...
@ecirdemirkiran404 | Ağyar ayrı düşmek, yabancı kolmak
@ecirdemirkiran404 | Nurcan hocam maşallah yine döktürmüşsünüz, Ağyardan maksad ayrılık ayrı olmak olarak kullanmışım , yani ölmeden senden ayrı düşmeden gel diyorum bu benim hakkım değil mi, ins-u cin yani insan mı yoksa cin misin bir göster kendini bilemiyorum , sadece rüyalarımda varsın diyorum, şiirde umut var umutsuzluk var ayrılık var rüyada da olsa kavuşma var sitem var umut var umutsuzluk var yani geniş bir zaman dilimi var , duygular biraz karışık ama olsun kayat hep iniş ve çıkışlı değilmi, pervaneye gelince 21.ci yüzyılda pervane olarak hala kelebeği döndürecek değilim, ben yârin pervanesi oldum dönüp dururum sevgilinin etrafında. bu kadar geniş ve detaylı bir yorum ancak bu kadar güzel olur, duygularımı bire bir özetlemiş gibisiniz, hasta halinizle şiirime bunca zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim sağlığınıza tezden kavuşmanız dileği ile hayırlı ramazanlar.
Her dörtlüğü ayrı ayrı kafiyelendirmişsiniz, bir ana kafiye yok ama ilhamın gelişine göre şiir kendi sistemini kendi seçer diyenlerdenim, o sebeple sorun değil. Şiirinizin anlamına gelince; Önce sevgiliyi rüyada görüyoruz, keşke dokunabilsem, insan mı cin mi anlayabilsem tarzında, özlemimizi dile getiriyoruz. Onun gönüllü kölesi olmaya varız. Ayrı kalmak istemiyoruz, mutlaka bir gün kavuşacağız, çünkü kaderimiz böyle...İkinci dörtlükte; onun sürmeli gözlerinde geleceğe dair bir işaret arıyoruz, onun için cefa çekiyoruz, ama kendisi de sefa süren sevgilinin cennetimiz olduğuna inanıyoruz. Aşkın pervanesi sevda yelleri estiriyor derken, (ateşe koşan kelebekleri değil bildiğimiz vantilatörü hayal etmişiz, ilginç bir buluş olmuş) kalan ömrümüzü bedenimizi yoluna feda ediyoruz. (Buraya kadar bildiğimiz âşık-sevgili ikilisinin durumu) Üçüncü dörtlükte iş değişiyor sanki. Sen gelmeden ben ölürsem mezarıma çiçekler dök, sen benim yarımdın yüce Mevla bizi birbirimize kavuştursun. (Yani ben öldüm sen de öl). Hani yoluna feda oluyorduk, sevgilinin de ölmesini niye istiyoruz ki...Dördüncü dörtlükte; Gönlüm sendeyken zindan hayatı sürüyor, korkarım bir gün âzâd olmadan ölüp gideceğim, melekler bile bana yas tutuyor. (Gönül bizde değildir zaten, gönül sevgilidedir. Sevgili onu asar,keser, parçalar âşık bununla mutludur. Âşık âzâd olmak istemez, şikayetinde bile memnuniyet vardır.) Ama âşık, bu işkenceden memnun değilmiş gibi "yakanı Allah görür" şeklinde aslında etmem dese de beddua etmiş. Neyse ki son dörtlükte toparlamışsınız; Bütün bir ömür kör bir inat uğruna ayrı geçti, artık kavuşalım, şikayet etmeye Arş-ı âlâya da gitsem çözüm sende, gel kavuşalım... (Kimse kimsenin ölmesini istemiyor, kavuşmak isteğiyle bitirmişsiniz. Bu arada yanlış kullanılan bazı deyimler de var, mesela "ağyarına düşmek" diye bir deyim yok, belki "ağyarın diline düşmek" i kastettmiş olabilirsiniz. "ins ü cin misin" derken de "ins mi cin misin" daha doğru bir soru olabilir. Selamlar, saygılar...