Gel kaçma korkularından çocuk

Yaşamın sana verdiği bilmezi heyecanlar

Oyun iken oyuncak; oyuncak iken oyun

Düşersin acı, coşkun koşarken baş tacı

Doyum doyum olur senin el ve duygularında

 

İlk adım ve ilk duraktır

Bu coşku ve sevinçlerle sence yaşama uğraktır

Biliriz ki çocuksudur, bu hallerle aralıksız solursun

İtin, uğursuzun eline bu nedenle gözü kapalı olursun

İlk durakta ilk kez balı acı eyleyişle, tatmaya katılırsın

Koşmanın, coşmanın tam taamındayken paydos denir oyundan atılırsın

 

İşte bu anı başlayışla her şey devrilir

Bir bir...

Güzellikler yamuğa, yamuklar güzelliğe evrilir

Eline verilmiş olanlar yoktur

Verilmiş gibi olanlar kenara çekildim olur

Bu kahrı dirençle

Eline alacaklarınla, aldıkların yeniden oyun olur

Bu eylemi düşünmelerinle

Yer yer ürperip, üşünmelerinle

Derin dalmalarla çıkılmazda gibisindir

 

Oyun geçmişi

Olur, şimdinin seçmişi

Ak aydınlığın aklıdır

Fecir belirir

Bu dağılmışlarında

Özne fecir diyalektiği

Bazen fecre uymak

Bazen fer fecri duymak

Bilmek bilmemek

İnanmak inanmamak

Pişme sacındır

Çelişiklikteki olu, oluşla; kah bal, kah acındır...

 

10.01.2015

 

Fecir-Fecr: Güneş’in doğmadan önceki tan yeri ağarması oluşla; ayrı ayrı olan  şeyleri birbirinden ayırmak.