Dâruga

Osmanlıca yazılışı: Daruğa :  داروغه

Daruga sözcüğü Moğol dilinden Türkçeye ve diğer dillere geçen bir sözcüktür.  Moğol Devletlerinde   İdari, siyasi ve  mali olarak büyük yetkilere sahip devlet adamlarına verilen bir unvandır.

Mogollarda ve Moğol idaresini örnek alan eski devletlerde valilerden ayrı olarak yüksek komiser durumunda görev yapan görevli.  “Şehir, kasaba ve köylerde işlere hâkim durumda olan, güvenlik, ahlâk, vergi toplama vb. hususlarla görevli kimse.  Moğollarda hazine gelirini kontrol eden büyük memurlara verilen bu unvan. “[1]

Moğolcada, basmak, sıkmak, daraltmak anlamlarından hareketle mühürlemek manasına gelen  daruhu kelimesinden türemiş, Farsçaya giren bu sözcük Acem dilinde  Daruğa  şeklinde söylenmiştir.  Mogollar yeni zapt ettikleri şehirlere bir Daruga adamışlar, şehrin mülki, idari ve mali işlerinin yönetimini bu memurlara bırakmışlardır. O halde Darugalar, bir şehrin valisine benzeyen bir idari memurluktur.  Daruğa sözcüğü Türkçede yargan ve baskak, Acemce de ise  hâkim ve şahne kelimesi ile aynı anlamda kullanıldığı anlaşılır.

Darugaların , nufus sayımı yapmak, mahalli orduyu yönetmek, ve düzenlemek, vergileri toplamak, posta teşkilatı kurmak toplanan vergiyi merkeze iletmek gibi görevleri olduğu anlaşılmaktadır. Darugaların Mogol, Timur, Akkoyunlu, Babürlü  ve Safevi devletlerinde  şehirdeki hükümdarların mahalli  temsilcisi olduğu ortaya çıkar. Üstelik ileri düzeydeki kimi devlet memurlarına Daruga dendiği de anlaşılır.  Bazı idarelerin  ve kurumların başlarında olan kişilere de daruga dendiği  daruga-ı tophane, daruga-ı  havas, daruga-ı adalet gibi unvanların  kullanıldığı görülmektedir.

Daruga sözcüğü divan şairlerimizin şiirlerin de karşımıza çıkar. Buna göre 13 yy da Mogol egemenliği altına giren Anadolu’da bu sözcüğün kalıcı etki bıraktığı, hatta eskiden şehirlerde “ şehri zapt- u rapta memur olan  şehir ve çarşı ağası[2] olarak da bilinen bir memuriyetin de olduğu anlaşılır.

Divan şiirimizde de geçtiğine göre Osmanlıların idare sistemlerinde bir çeşit memurluk olarak yaşadığı düşünülebilir.

Daruga soyadı ile ülkemizde çok sayıda kişinin bulunması bu sözcüğün yakın zamanlara  kadar canlılığını göstermesi bakımından da ilginçtir.

Öperken la’i dildarı rakip kine- cu geldi
Bizi etti daruga nuş-ı meyle muttehem bastı.      Hami [3]

KAYNAKÇA

 

[1] http://www.lugatim.com/s/daruga#:~:text=1.,2.

[2] A . TALAT Onay , EdebiyatımızdaMazmunlar, 1996 , shf,  181

[3] A . TALAT Onay , EdebiyatımızdaMazmunlar, 1996 , shf,  181