Derki Ne ki
Gönül bu yaşatırken derki
 Seninle hissetmek mümkün sen temel taşsın yaşat sana öldürmek ne ki
 
Yaşlar akarken göz derki
Güldürmek varken ağlatmak ne ki
 
Kalkmazken kol derki
Neden kırık gibi durusun sarsana sana yakışmaz ki
 
Adım atamazken ayak derki
Bu adım’sızlık nedir yollar seni bekler yazık değil mi ki
 
Gözler bakarken nefret penceresinde der ki
Nedir sendeki bu kin güzele bakmak görmek için yaratıldın ne bu yaman çelişki
 
Dil lal olmuş sanki der ki
Kim kesti seni kökünden muhabbet için gönüller bekler susmak nedir ki
 
Kös kös oturan gönül yine der ki
Ey hisler duygular uyandırın beni nedir sizdeki uyuşukluk sizde mi oldunuz eski
 
Kulaklar duymaz sanki der ki
Ey duyurmayan hislerim merkezi nedir bu rezillik ne iştir aramızdaki yok sanki ilişki
 
Akıl kayarken yönsüz’lüğe düşerken karanlık dipsiz kuyulara der ki
Ey aklım nedir sendeki bu kör sarhoşluk kendine gel kamil insan yapsana yıkılıyor beden hisler duygular olsana hakiki
 
Akıl çalar şuur izan idrak kapısını iman zırhı ile uyandırır
Tutar ellerinde çıkarlar yola bedeni aklı hisleri duyguları… Yıkmaya çalışanı yıkar bedeni iman kalesi yapar onarır
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet